# Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/35193
- **Veren:** Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 15 Ekim 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 96 gün sonra, 19 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/25a1c920-6250-410b-be1b-0199ec0ef882
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35193-tekirdag-2-nolu-f-tipi-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Çiçek Otlu (DEM Parti), 15 Ekim 2025 tarihinde 7/35193 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 96 gün sonra, 19 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98. ve

İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ni gil İstanbul Milletvekili Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmakta olan bir tutuklu tarafıma gönderdiği mektupta ceza infaz kurumunda yaşadıkları hak ihlallerini, mağduriyetlerini ve idarenin keyfi tutumunu dile getirmiştir. Buna göre;

Tutuklular her geçen gün artan zamlar nedeniyle mektuplaşmakta zorluk çekmekte, dış dünya ile iletişim kuramamaktadır. Bu durum Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan iletişim özgürlüğünü ortadan kaldırmaktadır.

Tutukluların yasal hakkı olan ve sosyalleşmelerini sağlayan sohbet hakkı ve spor hakkı, arama gibi çeşitli nedenlerle engellenmekte, haftalık değil ayda bir kez uygulanmaktadır. Ortak faaliyetlerin oengellenmesi ceza infaz kurumu idaresinin keyfi tutumu olarak değerlendirilmektedir. Sohbet ve spor hakkının engellenmesi Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi kapsamında değerlendirildiğinde insan onuruna aykırı bir uygulamadır.

Evrensel, Yeni Yaşam gibi günlük gazeteler alınamamakta, abone olmak koşuluyla verilen dergiler için kota bulunmaktadır. Kitaplara erişim de sınırlıdır. Evrensel ve Yeni Yaşam gibi gazetelere abone olmak istediklerinde Basın İlan Kurulu gerekçe gösterilerek talepleri reddedilmektedir. Bu uygulamalar da bilgiye erişim hakkını ve ifade özgürlüğünü ihlal etmektedir.

Koşullu salıverilme hakkı doğan tutukluların bu hakları çeşitli gerekçelerle en az bir yıl ertelenmektedir.

Avlulardaki kameralar koğuşların üst katlarını, yattıkları yerleri görmekte bu da özel hayatın gizliliğini ihlal etmektedir. Bu kameraları haklı gerekçelerle kapatanlar için disiplin soruşturmaları başlatılmıştır.

Hastaneye gidişte binilen kafes tipi ring araçlarında kamera olması nedeniyle tutuklular binmek istememektedir. Ayrıca tutuklular revire geç çıkartılmakta, hastane sevkleri geç yapılmakta, işlemler iki aya kadar sarkmaktadır. Hastanede kelepçeli muayene dayatılmaktadır.

Bu durumlar tutukluların tedavi haklarını engellenmekte, sağlığa erişimi kısıtlamaktadır.

Koğuş değişikliklerinde tutukluların eşyaları başka yere götürülüp aranmakta, tutuklular aramaya refakat edememekte, eşyaları sonradan kendilerine verilmektedir.

Bir yıldır idare genel aramalar dışında neredeyse her gün bir koğuşa baskın araması yapmakta, eşyalar tek tek elden geçirilerek etrafa saçılmaktadır.

Tutuklulara gönderilen kargolar açılmakta, yerele ait kültürel elbiseler ve bazı illerin takım formaları verilmemektedir. Ayakkabılar ise geldiğinde tutuklulara teslim edilmekte ancak daha sonra el konularak içinde demir var mı gerekçesiyle içi açılarak teslim edilmektedir.

Ayakkabılar böylelikle giyilemez hale getirilmektedir.

Çok önemli bir hijyen sorunu mevcuttur. Ceza infaz kurumunun kanalizasyon sistemi zaman zaman patlamakta ve koğuşların bulunduğu avluya lağım suları dolmaktadır. Bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Tutukluların defalarca başvurusuna rağmen tamirat yüzeysel şekilde yapıldığından sorun tekrar etmektedir.

Uluslararası sözleşmeler; kişilerin cezaevinde bulunuyor olmalarının tüm haklarının askıya alınması anlamını içermediğini, cezaevi koşullarının asla ek bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini belirtmektedir. Mektuptan da anlaşıldığı gibi Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklular; başta sağlık, iletişim, tahliye süreçleri olmak üzere sistematik hak ihlalleri yaşamakta, idarenin keyfi tutum ve davranışlarına maruz kalmaktadır. Bu durum uluslararası sözleşmelere, insan haklarına, Anayasa'ya ve yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.

Bu bağlamda:

I- Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda tutukluların sosyal faaliyet (sohbet, spor, kültürel etkinlik vb.) haklarının ayda bir kullandırılmasının gerekçesi nedir? Bu hakları haftalık olarak kullanmaları için girişimleriniz olacak mıdır?

2- Tutukluların Evrensel, Yeni Yaşam vb. gazetelere ve süreli yayınlara erişim engellerinin yasal dayanağı nedir?

3- Koşullu salıverilme hakkı doğmuş tutukluların tahliyelerinin keyfi gerekçelerle ertelendiği iddiaları hakkında inceleme başlatılmış mıdır? Son bir yılda kaç tutuklunun infazı ertelenmiştir? 4- Ceza infaz kurumundaki kamera sistemlerinin mahremiyet alanlarını görecek şekilde konumlandırıldığı iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır? Bu durumun özel hayatın gizliliği açısından denetimi yapılacak mıdır?

5- Revir ve hastane sevklerinin geciktirilmesi, kelepçeli muayenenin dayatılması, tutukluların sağlık hizmetlerine erişimlerinin engellenmesi konusunda Bakanlığınız ne gibi çalışmalar yapacaktır?

6- Baskın şeklinde yapılan aramaların gerekçesi nedir? Bu aramalar hangi sıklıkta yapılmaktadır? Bu tür aramaların ayrı bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığı iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?

7- Tutuklulara kültürel kıyafetlerin, spor takımı formalarının verilmemesinin gerekçesi nedir?

8- Tutukluların ayakkabılarının içi açılarak, kullanılmaz hale getirildiği iddiası doğru mudur?

Ayakkabısı kullanılmaz hale gelen tutukluların mağduriyetleri nasıl giderilecektir?

9- Kurumun altyapı sorununun kalıcı çözümüne ilişkin yapılan çalışmalar var mıdır? Kanalizasyon patlamalarının yaratacağı hijyen ve sağlık sorunları nasıl giderilecektir? Tutukluların yaşam koşulları (barınma, hijyen, gıda, su, ısınma) uluslararası standartlara uygun hale getirilecek midir?

10- Koğuş değişikliklerinde tutukluların eşyalarının başka yerde, refakat edilmeden aranmasının gerekçesi nedir?

11- Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda denetimler ne şekilde hangi sıklıkta yapılmaktadır? Bu denetimlerin sonuçları kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

12- Son iki yılda Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda kalan kaç tutuklu hak ihlalleri nedeniyle Bakanlığınıza başvuru yapmıştır?

13- Son iki yılda Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda darp, kötü muamele ve işkence iddiasıyla açılmış soruşturma var mıdır?

14- Tutukluların anayasa, yasalar, uluslararası sözleşmelerde tanımlanan haklarını tam olarak kullanmaları, insan onuruna yakışır muamele ve yaşam koşullarına sahip olmaları amacıyla

Bakanlığınızın planladığı yasal veya idari düzenlemeler var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1722809 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/35193 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ERE

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden NVVBF3A - gFBIZ5n - MWPPL194 - pVRDRO- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1812-6357/8752 Konu : Yazılı soru önergesi (2. 101. (2096

Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/35193 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

11- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 8., 9. ve 10. maddeleri uyarınca kapalı ceza infaz kurumları, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz

EŞE

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap, gov.tr adresinden ÇOgYİtd - bJ8iCtd - TBİx*I)c - WİrVXC- ile erişebilirsin işle

Mevzuat Genel Müdürlüğü kurumları ve kadın kapalı ceza infaz kurumları firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fiziki engellerle donatılmış tesislerdir.

B) Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıkları arasında imzalanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri ile Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün "Ceza İnfaz Kurumlarında Dış Kontrol ve Arama" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Kurumların teknik donanımı" kenar başlıklı 15. maddesinde, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumundan başlamak üzere, mevcut kapalı ceza infaz kurumlarının dış korumasındaki aydınlatma, kule, tel örgü, kafes tel, ihata duvarı, dinleme cihazı, kamera, nöbetçi kulübeleri, kapı ve pencere demirleri ve elektronik kontrol cihazları gibi fiziki noksanlıkların giderilmesi suretiyle, tünel kazılarak vuku bulacak firarları önlemek amacıyla, Bakanlığımızca bütçe imkânları ölçüsünde gerekli tedbirlerin alınacağı, yeni yapılacak ve yapılmakta olan ceza infaz kurumlarında da aynı fiziki tedbirlerin alınarak uygulamaya konulacağı hükmüne yer verilmiştir.

Ceza infaz kurumlarında, firar ve benzeri olaylar ile güvenlik zafiyetine meydan verilmemesi için yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca kamera sistemi kullanılmaktadır. Söz konusu uygulamalar ulusal mevzuat, uluslararası cezaevi kuralları ve temel insan hakları gözetilerek gerçekleştirilmektedir.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden O0gYFtd - bI8iCtd - TBİ X#jc - Wİ PVXC ile erişebilirsin isli:

Mevzuat Genel Müdürlüğü düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fikrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ©OeYftd - bI8iCtd - TBİ Xtjc - Wİ MVXC ile erişebilirsin

(eliz

Mevzuat Genel Müdürlüğü iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

V- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

VE Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce

EYE

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ÇOgYftd - bJ8iCtd - TBİX#İc - WİrVXCS ile erişebilirsin ili5

Mevzuat Genel Müdürlüğü yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

VII- "Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 22/01/2007 tarihli ve 45/1 Nolu Genelgenin "Ortak Etkinlikler" başlıklı Üçüncü Bölümünün 13. maddesinde, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutukluların, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebileceği, bu faaliyetin hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılacağı belirtilmiştir.

VIL- "Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelgenin "Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetler" başlıklı Üçüncü Bölümünün "A- Genel Esaslar" kısmının 1 ilâ 5. maddelerinde, eğitim-öğretim çalışmaları ile sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerin Standartlar Sistemi çerçevesinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak kurumlara gönderilen "eğitim haritası" kapsamında yürütülmesi ile bu amaçla yapılacak duyuru, seçim ve yerine getirmeye ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Anılan Bölümün "B- Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar" kısmının 1. maddesinde ise yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutukluların, bireysel veya 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan genel esaslar çerçevesinde yararlandırılacağı belirtilmiştir.

IX- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden OÖgYftd - bJ8iCtd - TBİx#Jc - WİrVXC ileerişebilirsin isliz

Mevzuat Genel Müdürlüğü kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

X- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların hastane sevkleri, 22/01/2007 tarihli ve "Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu 45/1 Nolu Genelge ile 06/01/2020 tarihli ve "Ceza İnfaz Kurumlarında Barındırılanların Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Merkezli Sağlığa Erişimi ve Tedavileri, Tedavi Nedeniyle Nakilleri, Ceza Tehiri İşlemleri" konulu 172 Nolu Genelge hükümleri gereğince gerçekleştirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklu sevkleri ile sevklerde kullanılan araçların sevk ve idaresi ceza infaz kurumlarının dış güvenlik hizmetlerini yerine getiren jandarma tarafından planlanmaktadır. Kurum hekimi tarafından düzenlenen bir rapor bulunması hâlinde hastane sevkleri sağlık memuru gözetiminde hasta nakil aracı ile sağlanmakta, acil durumlarda ise 112 Acil Servis ekipleri refakatinde ambulans ile yapılmaktadır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevkleri Jandarma Genel Komutanlığından alınan görüşler doğrultusunda ve çeşitli üniversitelerle teknik şartname konusunda ortak çalışma yapılmak suretiyle, insan onuru ve can güvenliği dikkate alınarak, çağın getirdiği teknolojik yenilikleri kapsayacak şekilde modern nakil araçlarıyla gerçekleştirilmektedir. Sevk işlemleri sırasında hükümlü ve tutukluların ruhsal ve fiziksel durumu, diğer hükümlü ve tutuklularla hasımlılık hâli ve duruşma özelliği gibi durumlar gözetilerek sevk aracı seçimi yapılmaktadır.

XI- Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin "Giyim eşyaları" kenar başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde üç çift ayakkabı, bir çift terlik, bir adet kemer ve gerektiği kadar iç çamaşırı ve çorap ile aynı tür eşyadan 6 adedi geçmeyecek ve toplamda 30 parçayı aşmayacak şekilde; başörtüsü, fular, içlik, havlu, bornoz, palto, manto, mont, ceket, hırka, pantolon, etek, elbise, eşofman, gömlek, kazak, pijama, tişört, kravat, kaşkol, 25/11/1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanuna aykırı olmayan bir adet şapka bulundurulmasına izin verileceği; ikinci fıkrasında hükümlülerin ceza infaz kurumu dışından getirilmesine izin verilen giyim eşyalarından eskiyenlerini, yenileriyle değiştirebileceği; üçüncü fıkrasında, terör propagandası içeren veya kurum güvenliği açısından sakıncalı olan, suçu veya suçluyu övücü, suça teşvik, kamuoyunu rencide veya tahrik edici ya da müstehcen içerikli sembol, yazı ve benzeri işaretleri taşıyan giysilerin kuruma kabul edilmeyeceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

XUI- Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 31/10/2025 tarihli cevapta;

A) Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda

ERE

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden 00gYftd - bJ8iCtd - TBİ X*Jc - Wİ PVXC ile erişebilirsin imiz

Mevzuat Genel Müdürlüğü barındırılan hükümlü ve tutuklulara kargo yoluyla veya ziyaretçileri tarafından getirilen ayakkabıların x-ray cihazından geçirilmek suretiyle aramalarının gerçekleştirildiği, arama sırasında içinde demir bulunduğunun tespit edilmesi durumunda hükümlü ve tutuklulunun rızasıyla demirler çıkarıldıktan sonra ayakkabının sahibine teslim edildiği ve ayakkabıların sökülen yerlerinin yeniden yapıştırıldığı,

B) Kurumda yapılan oda ve koğuş yerleştirme işlemleri sırasında hükümlü ve tutuklulara ait eşyanın kontrol amacıyla x-ray cihazından geçirildiği, herhangi bir sakıncalı durum görülmesi hâlinde aramanın hükümlü ve tutuklu nezaretinde yapıldığı,

C) Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların lavabo ve tuvalet giderlerine attıkları malzemeler nedeniyle tıkanıklık oyaşanabildiği, bu tıkanıklıklara Kurum teknisyenlerince derhâl müdahale edilerek giderlerin açıldığı, gerekli görüldüğünde belediyeden yardım istendiği, bu hususta hükümlü ve tutukluların mağduriyet yaşamadığı,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden OOgYftd - b)8iCtd - TBjx4Jc - WİrVXCS ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/35193, 15 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35193-tekirdag-2-nolu-f-tipi-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/25a1c920-6250-410b-be1b-0199ec0ef882

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
