# 2025 yılının Eylül ayının enflasyon verilerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/35238
- **Veren:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Hazine ve Maliye Bakanlığı (Mehmet Şimşek)
- **Veriliş tarihi:** 8 Ekim 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 79 gün sonra, 26 Aralık 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1eb4764a-b863-4ff2-8d6f-0199c824d380
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35238-2025-yilinin-eylul-ayinin-enflasyon-verilerine-iliskin

> Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 8 Ekim 2025 tarihinde 7/35238 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 79 gün sonra, 26 Aralık 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

Av/D/ Sezgin Tanrıkulu Diyafbakır Milletvekili

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül 2025 enflasyon verileri sonrasında sosyal medya hesabı üzerinden 3 Ekim 2025 tarihinde yaptığı açıklamalarda yer alan iddialar ile resmi veriler arasında ciddi . farklar ve çelişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bu çelişkilerin açıklığa kavuşturulması ve enflasyonla mücadele programının şeffaflığı açısından;

I- Eylül ayı aylık enflasyon verisi yüzde 3,23 olarak gerçekleşirken, ekonomistlerin beklentisinin yüzde 2,47 olması arasındaki 0,76 puanlık sapmanın temel nedenleri nelerdir? Bakanlık olarak piyasa beklentilerini doğru yönetme ve tahmin etme noktasındaki başarısızlığın kaynağı nedir?

2- Zirai don ve kuraklık kaynaklı gıda enflasyonunun aylık enflasyona 1,1 puan katkı yaptığını belirtmektesiniz. TÜİK verilerine göre ise gıda ve alkolsüz içecekler grubunun aylık değişime etkisi yüzde 1,11 olarak açıklanmıştır. Bakanlığın bu "o1,11'lik etkinin tamamını zirai don ve kuraklık gibi dönemsel ve dışsal nedenlere bağlaması, yapısal gıda enflasyonu sorunlarının üzerini örtmek anlamına mı gelmektedir?

3- Okulların açılmasıyla eğitim grubunun aylık enflasyona yaklaşık 0,7 puan katkı yaptığını ifade etmektesiniz. Ancak TÜİK verilerinde bu kalemin net etkisi detaylandırılmamıştır. Eğitim ve ilgili kalemlerdeki bu yüksek artış, özel okulların ücret politikaları ve okul harcamalarındaki denetimsizliğin bir sonucu mudur; yoksa Bakanlık bu artışı da "dönemsel etki" olarak değerlendirip politika hatası görmezden mi gelmektedir?

4- Yıllık enflasyonun Ağustos'taki yüzde 32,95'ten Eylül'de yüzde 33,29'a yükselmesine, yani ivmenin hızlanmasına rağmen, "Enflasyonun ana eğilimi dezenflasyonun süreceğine işaret ediyor" açıklamanız hangi matematiksel modele veya göstergeye dayanmaktadır?

5- "Dönemsel etkilerin azalması" ile dezenflasyonun süreceğini belirtmektesiniz. Zirai don, kuraklık ve okul açılışları gibi dönemsel etkiler dışında, Eylül ayında enflasyona etki eden yapısal maliyet baskıları (kur, vergi artışları, ücret artışları, monopol piyasalar vb.) hangi oranda azalmıştır veya ne zaman azalması beklenmektedir?

6- Bakanlık tarafından açıklanan 2025 yıl sonu enflasyon beklentisi Eylül ayında yüzde 30,09 olarak gerçekleşmiştir. Ancak Eylül ayı gerçekleşen yıllık enflasyon yüzde, 33,29'dur. Bu hedefe ulaşılabilmesi için kalan son üç ayda (Ekim, Kasım, Aralık) aylık" enflasyonun ortalama kaç olması gerekmektedir? Bu seviyede bir aylık enflasyon; mevcut ekonomik koşullar altında gerçekçi midir?

7- Yıllık enflasyonda gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 36,06, konutta yüzde 51,36 artış görülmektedir. Bu iki ana grubun yıllık enflasyona katkısı toplamda yüzde 16,45 iken, bu artışların ne kadarlık bir kısmı tarımsal arz şokları, ne kadarlık bir kısmı ise kira piyasalarındaki regülasyon eksikliği ve inşaat maliyetlerindeki artış gibi yapısal sorunlardan kaynaklanmaktadır?

8- "Uyguladığımız arz yönlü politikalarla program önceliğimiz olan dezenflasyonun devamını sağlayacağız" açıklamanız sonrası hangi spesifik arz yönlü politikalar Eylül ayında devreye alınmıştır ve bu politikaların enflasyonu düşürücü etkisi niçin TÜİK verilerine yansımamıştır?

9- Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 2,52 ve yıllık yüzde 26,59 artmıştır. Bu, gelecekteki Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) için devam eden maliyet baskılarına işaret etmiyor mu? Bakanlığınız, ÜFE ile TÜFE arasındaki makasın kapanması ve maliyet enflasyonunun düşürülmesi için hangi somut adımları atacaktır?

10- İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç tutulan ve enflasyonun ana eğilimini gösterdiği kabul edilen Özel Kapsamlı TÜFE (yıllık) yüzde 32,86 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran, manşet enflasyona (9633,29) oldukça yakın ve yüksek seyretmektedir. Bu durum, enflasyonun sadece dışsal şoklardan değil, içsel ve talep kaynaklı baskılardan da beslendiğini göstermiyor mu? Bakanlık talep yönlü politikalarını ne zaman daha agresif hale getirmeyi planlamaktadır?

11- TÜİK verilerine göre gıda ve alkolsüz içeceklerin aylık enflasyona etkisi (901,11), ulaştırma (960,44) ve konutun (900,44) toplam etkisinden daha yüksektir. Bu, uygulanan maliyet odaklı politikaların gıda arz güvenliği ve tarım politikaları alanında yetersiz kaldığına işaret etmekte midir?

12- Eylül 2025 itibarıyla 143 temel başlıktan sadece 25'inde düşüş ve 113'ünde artış gerçekleşmiştir. Enflasyondaki artışın bu denli genele yayılmış olması, Bakanlığın dezenflasyon programının sadece bazı kalemlere odaklandığı ve genel fiyat istikrarını henüz sağlayamadığı eleştirisine cevabınız nedir?

13- X hesabınızdan paylaştığız veriler, kuraklık ve zirai don haritaları, bu durumun yeni bir gelişme olmadığını ve mevsimsel olarak öngörülebilir olduğunu göstermektedir. Bakanlık, gıda enflasyonundaki bu tür şokları yönetmek ve etkisini minimize etmek için neden daha önceden etkili stoklama, lojistik ve üretim planlaması önlemleri almamıştır?

14- On iki aylık ortalamalara göre TÜFE'deki artış yüzde 38,36 olarak gerçekleşmiştir. Bu yüksek ortalama, sözleşme ve fiyatlama davranışlarının katılığına ve geçmiş enflasyonun beklentiler üzerindeki baskısının gücüne işaret etmektedir. Bu beklentileri kırmak için para ve maliye politikalarının eşgüdümünde hangi ek ve radikal adımlar atılacaktır?

15- Enflasyonun beklentiyi aşmasına, yıllık artışın hızlanmasına ve temel harcama gruplarındaki rekor artışlara rağmen açıklamanızda ağırlıklı olarak iyimser bir dil kullanmanız, başarısızlığın sorumluluğunu dışsal faktörlere yükleme ve uygulanan politikaların eleştiriden kaçırma çabası mıdır? Hükümet, kendi kontrolündeki maliye politikaları (vergi ve ücret ayarlamaları) kaynaklı enflasyon katkısını neden açıkça dile getirmemektedir?

## Bakanlığın cevabı

İlgi yazınız ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU'na âit yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Matlar

Mehmet ŞİMŞEK Bakan

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

7135238 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni

Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

Uyguladığımız programın nihai hedefi sürdürülebilir, yüksek ve kapsayıcı büyüme ile kalıcı refah artışı sağlamaktır. Bunun ön koşulu fiyat istikrarının tesisidir. Program sayesinde dezenflasyon sürecinde önemli ilerleme kaydedilmiş, yıllık enflasyon 2025 yılı Kasım ayında geçen yıl Mayıs ayındaki zirvesine göre 44,4 puan azalarak yüzde 31,07? ye gerilemiştir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hizmetler sektörü dezenflasyon politikalarına daha geç tepki vermekte, kira ve eğitim gibi alt kalemler başta olmak üzere, geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi nedeniyle manşet enflasyonun üzerinde seyretmektedir. Ancak söz konusu kalemlerde de dikkate değer mesafe kat edildiği görülmektedir.

Diğer taraftan, dezenflasyon programı ve alınan tedbirlerin etkisiyle gıda enflasyonunda 2024 yılının ikinci yarısından itibaren belirgin gerileme kaydedilmiştir. 2025 yılında yurt genelinde gerçekleşen Zirai don hadisesinin özellikle meyve üretimi ve fiyatları üzerindeki olumsuz etkisine rağmen gıda enflasyonu 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla yıllık yüzde 27,44 olarak gerçekleşmiştir.

Enflasyonla mücadele, sadece talep yönlü politikalarla değil; gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok alanda uygulanan arz yönlü tedbirler ve yapısal reformlarla da desteklenmektedir. Böylelikle enflasyonun arızi şoklara karşı duyarlılığı azaltılmaktadır.

Bu kapsamda, iklim değişikliğine bağlı olarak mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar ve düşük yağışlar sonucunda ortaya çıkan kuraklık tarımsal üretimi azaltarak gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluştursa da gıda arz güvenliğini sağlamak üzere gereken tedbirler alınmaktadır. Gıda arzını artırmak amacıyla sulama projeleri, arazi toplulaştırması, uyarı sistemiyle izlenerek fiyat istikrarını desteklemek üzere maliye ve dış ticaret politikaları uygulanmaktadır. Tarım sektöründe sürdürülebilir ve verimli üretim teşvik edilmektedir.

Ayrıca, konut arzını artıracak, deprem kaynaklı konut stokundaki kayıpları telafi edecek ve vatandaşların konut edinimini kolaylaştıracak politikalar uygulanmaktadır. Sosyal konut hamlesi kapsamında 2023-28 döneminde 500 bin sosyal konut, I milyon konutluk arsa ve 50 bin işyerine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bunlara ilaveten, dar gelirli vatandaşlar için

TOKİ tarafından ilk kez İstanbul'da kiralık konut uygulaması hayata geçirilecektir.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, MBlok, Kat: 3-4 e-posta; svbşorüonereeleri ighmb goy Elektronik Ağ' www.hmb.gov.ir

Önümüzdeki dönemde de yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar bütçe imkânlarının elverdiği ölçüde program hedefleriyle uyumlu belirlenecek, maliye politikasının dezenflasyona katkısı artacaktır. Enflasyonla mücadele, kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar çok boyutlu, koordineli ve kararlı bir şekilde sürdürülecektir.

Öte yandan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Resmi İstatistik Programı kapsamında yayınlamakta olduğu tüm istatistiklerde olduğu gibi, Tüketici Fiyat Endeksi'ni (TÜFE) de uluslararası norm ve standartlar doğrultusunda, Avrupa İstatistikleri Uygulama Esaslarının bütününü dikkate alarak hesaplamakta ve yayınlamaktadır. Bu kapsamda yayımlanan uygulama sonuçları, yerli ve yabancı kurum ve kuruluşlardaki uzmanların değerlendirmelerine açıktır.

Soru önergesinde bahsi geçen hususlara ilişkin açıklamalara,

"https./www.tuik. gov.tr/Kurumsal/Kamuoyu Bilgilendirme " adresinden erişilebilmektedir.

Devlet Mah, Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 e-posta; sgbsoruvnergelerrahmh goviir Elektronik Ağ: www.hmb.gov.ir

Mehmet ŞİMŞEK
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “2025 yılının Eylül ayının enflasyon verilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/35238, 8 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35238-2025-yilinin-eylul-ayinin-enflasyon-verilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1eb4764a-b863-4ff2-8d6f-0199c824d380

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
