# 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı'nda meydana gelen patlama sonrası yürütülen soruşturmaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/35355
- **Veren:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 8 Ekim 2025
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/67da2ec5-a429-4a56-87f3-0199c7e796c3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35355-10-ekim-2015-tarihinde-ankara-gari-nda-meydana-gelen-patlama-sonrasi-yurutulen-sorusturmay

> İskender Bayhan (EMEP), 8 Ekim 2025 tarihinde 7/35355 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

KESK, DİSK TMMOB ve TTB'nin 10 Ekim 2015 günü gerçekleştirmek istediği "Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi", IŞİD'li 2 canlı bombanın mitingin toplanma alanı olan Ankara Garı'na saldırmasıyla gerçekleştirilememiştir. Katliam düzeyindeki bu saldırı neticesinde 103 insan hayatını kaybetmiş, yüzlerce insan yaralanmıştır.

Katliama ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde IŞİD üyeleri hakkında süren yargılamada, dava dosyasına giren belgeler, devlet sorumluluğuna ilişkin çok çarpıcı bilgiler açığa çıkarmıştır. Ankara Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından hazırlanan ön inceleme raporunda şu tespitlere yer verilmiştir:

• Katliamın öncesinde IŞİD saldırısına dönük, canlı bombalardan biri olan Yunus Emre Alagöz'ün de adını içerecek şekilde onlarca istihbarat bilgisi gelmiştir. Bunlardan en dikkat çekeni ise IŞİD'in metropollerde miting gibi kalabalık bir yerde, birden çok canlı bombayla eylem yapacağına dair 14 Eylül 2015 tarihli istihbarattır. Bu istihbarat amirler tarafından gizlenerek ilgili birimlere ulaştırılmamış, mitingin tertip komitesine bildirilmemiştir.

• Canlı bombaların örgütlendiği Adıyaman Emniyet Müdürlüğünden gelen ve Yunus Emre Alagöz'ün de isminin yazdığı istihbarat bilgileri dikkate alınmamıştır.

• o 10 Ekim katliamı öncesinde Diyarbakır ve Suruç saldırıları olmasına karşın mitingin toplanma alanı olan Gar meydanı korumasız bırakılmıştır. 10 Ekim mitinginden kısa süre önce AKP organizesinde yapılan "Teröre Karşı Kardeşlik Mitingi" için alınan önlemler alınmamış, daha az kişiyle yapılan bu mitingde görevlendirilen polis sayısının çok altında polis görevlendirilmiştir.

• Miting için kritik saatler olan 9 Ekim gecesi ve 10 Ekim sabahı, rutin yol kontrol uygulamasına ara verilmiştir. Canlı bombaların aramadan geçmeden Ankara'ya varmaları sağlanmıştır.

Mülkiye Müfettişleri, bu tespitlerin ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü personeli olan bir kısım Emniyet Müdürleri ve amirleri hakkında soruşturma açılması gerektiği sonucuna vardıklarını belirtmişlerdir. Ancak Ankara Valiliği soruşturmaya izin vermemiştir. Aynı şekilde, katliamın hemen ardından sağlık yardımında bulunmak yerine ölen ve yaralananların üstüne biber gazı sıkan Ankara Emniyeti polislerinin yargılanması da engellenmiştir. Önlenebilir bu katliamı, görevlerinin gereğini yerine getirmeyerek engellemeyen ve 103 kişinin ölümüne sebep olan bu amirlerin yargılanmadan muaf tutulması, tartışmasız bir şekilde suçun ve suçluların korunmasıdır.

Bu bağlamda;

1I- Neredeyse Ankara katliamını tarif edecek şekilde; canlı bombaların ismi, eylemin yapılacağı yer ve mekanın somut şekilde yer aldığı istihbarat bilgilerinin saklanıldığı Bakanlık müfettişlerince tespit edilmesine karşın bu amirler neden korunmaktadır?

2- Canlı bomba fabrikasına dönen Adıyaman'dan gelen somut bilgileri dikkate almayan ve bazıları hakkında dinleme kararı bulunan canlı bombaların durdurulması için işlem yapmayan sorumlu polisler hangi gerekçeyle suçsuz sayılmıştır?

3- IŞİD'in Suruç ve Diyarbakır saldırıları bilinmesine karşın yol aramasını kaldıran, toplanma alanında önlem almayan, polis görevlendirmeyen Ankara Emniyeti'nin bu katliamdaki rolü nedir?

4- Önlenebilir ve öngörülebilir bir katliamı durdurmayarak Türkiye'nin en kanlı katliamının gerçekleşmesine olanak sağlayan polisler hala "görev" başında mıdır?

5- Katliamın ardından hayatını kaybedenler ve yaralıların üzerine biber gazı sıkarak tıbbi müdahaleye de engel olan polislerin ölümlerdeki payı araştırılmış mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı'nda meydana gelen patlama sonrası yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/35355, 8 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35355-10-ekim-2015-tarihinde-ankara-gari-nda-meydana-gelen-patlama-sonrasi-yurutulen-sorusturmay (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/67da2ec5-a429-4a56-87f3-0199c7e796c3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
