# Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36000
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 31 Ekim 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 82 gün sonra, 21 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1752b9a7-94d3-46a3-bf09-019a49ebced7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36000-burdur-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Serhat Eren (DEM Parti), 31 Ekim 2025 tarihinde 7/36000 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 82 gün sonra, 21 Ocak 2026).

## Önerge metni

HALKLARIN EŞİTLİK VE DEHXOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI

EYL, jlğal.

AYAK ANI 9 d 6 0) 0) 0

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞVNA

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde tutulan siyasi mahpusların tarafıma gönderdiği mektupta, cezaevinde sistematik biçimde uygulanan tecrit koşullarının mahpusların fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit ettiği, sağlık hizmetlerine erişimin ciddi biçimde kısıtlandığı ve mahpusların tedavi haklarının engellendiği ifade edilmektedir.

Mektupta, mahpusların uzun süre tek kişilik hücrelerde tutulduğu, görüş ve sosyal etkinlik haklarının sınırlandırıldığı, mektuplarına sansür uygulandığı, hastane sevklerinin keyfi biçimde ertelendiği ve ilaç temininde ciddi sorunlar yaşandığı belirtilmiştir. Bu uygulamaların, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ve insan onuruna uygun muamele ilkesini, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 2. ve 3. maddelerini ihlal ettiği açıktır.

Ceza infaz kurumlarında uygulanan tecrit politikaları yalnızca mahpusları değil, toplumun adalet duygusunu da zedelemektedir. Mahpusların tedaviye erişimi, hekim muayenesi, ilaç kullanımı ve hijyen koşulları gibi en temel hakların dahi ihlal edilmesi, cezaevlerini fiilen "yaşam hakkı riskinin" bulunduğu alanlara dönüştürmektedir.

Türkiye, Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muamele Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela Kuralları), Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) ve Avrupa Konseyi Hasta Mahpusların Tedavisine Dair Tavsiye Kararları çerçevesinde, mahpusların sağlık ve insani koşullarının korunmasıyla yükümlüdür. Ancak Burdur Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ndeki uygulamalar bu yükümlülüklerle bağdaşmamaktadır.

Bu bağlamda;

1. Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde mahpusların tek kişilik hücrelerde tutulma süreleri ve koşulları nedir? Bu uygulamanın yasal dayanağı nedir?

2. İlgili cezaevinde mahpusların mektuplarına veya haberleşme haklarına sansür veya sınırlama uygulanmakta mıdır?

3. Cezaevinde sağlık sorunları bulunan mahpusların hastaneye sevk ve tedavi süreçleri hangi sıklıkla geciktirilmektedir? Bu konuda Bakanlığınıza ulaşan şikâyet sayısı nedir?

4. Cezaevinde hekim, psikolog ve diyetisyen gibi sağlık personeli düzenli olarak görev yapmakta mıdır? Bu görevli sayısı kaçtır?

5. Burdur Yüksek Güvenlikli Cezaevi?nde son üç yılda yaşamını yitiren, intihara teşebbüs eden veya tedavi hakkı ihlal edilen mahpus sayısı kaçtır?

6. Cezaevlerindeki tecrit uygulamalarının fiziksel ve psikolojik etkilerini incelemek üzere Bakanlığınız tarafından herhangi bir denetim veya bilimsel çalışma yapılmış mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1733357 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36000 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap gov.tr adresinden CVAD78C - fjJfSRot - M9J e33g - ÖÜWACMZ ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1915-60/61 Konu : Yazılı soru önergesi 20101 2028

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36000 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

I1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

Wi- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden G7PpdZ54 - Adg60SI - Czeo6lF - mAfTDS- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir. i

IV- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

V- 5275 sayılı Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden G 7pd z54 - Ad g605S I - Czeo6lF - mAfTDS-ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama. sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.

VE Burdur Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 18/11/2025 tarihli cevapta;

A) Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tek ve üç kişilik odaların bulunduğu,

B) Kurumda 9 psikolog, I Kurum tabibi, | diş hekimi, 1 sosyal çalışmacı ve 4 hemşirenin görev yaptığı,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden G7PpdZ54 - Adg68SI - Czeo6lF - mATTDS ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36000, 31 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36000-burdur-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1752b9a7-94d3-46a3-bf09-019a49ebced7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
