# İzmir 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36216
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 6 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 75 gün sonra, 20 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f6069d86-ea57-48ae-b97b-019a59348ef5
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36216-izmir-2-nolu-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddia

> Serhat Eren (DEM Parti), 6 Kasım 2025 tarihinde 7/36216 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 75 gün sonra, 20 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98"inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

İzmir 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan Yusuf Birkan'ın 13 Ekim 2024 tarihli mektubu, cezaevlerinde süregelen hak ihlallerini, keyfi uygulamaları ve cezaevi idarelerinin mahkeme kararlarına rağmen hukuku tanımayan yaklaşımını bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Birkan'ın aktardığına göre; ailesi tarafından kendisine gönderilen fotoğraflar, ağır ceza mahkemesinin "kesin olarak teslim edilmelidir" yönündeki kararına rağmen cezaevi idaresi tarafından yeniden engellenmiştir. Ayrıca, kendisine gelen mektuplar da içeriklerine bakılmaksızın yalnızca "el yazısıyla yazılmadıkları" gerekçesiyle teslim edilmemiştir. Dahası, tutanakların ve idari işlemlere ilişkin belgelerin mahkeme kararlarına rağmen tebliğ edilmediği, konuyu takip etmek isteyen Birkan'ın günlerce sonuç alamadığı belirtilmiştir. Birkan'a göre, bu keyfi uygulamaların özellikle "Barış Süreci" ile ilgili siyasi gelişmeler sonrası belirgin biçimde arttığı, cezaevi personelinin tutumunun sertleştiği ve idarenin çözüm üretmek yerine sorunları derinleştirdiği gözlemlenmektedir. Bu yaklaşım yalnızca idari takdir yetkisinin suistimali değil, aynı zamanda kişilerin haberleşme hakkı, özel hayata saygı hakkı, aile hayatına saygı hakkı, ifade özgürlüğü ve mahkeme kararlarının bağlayıcılığı gibi anayasal güvencelerin ihlalidir.

Başvuruların infaz hâkimliklerince reddedilmesi, AYM'nin de kararları yerinde görmesi, yargının cezaevi uygulamalarındaki hak ihlallerine karşı yurttaşlar lehine koruyucu bir işlev icra etmediğini göstermektedir. Birkan'ın bu nedenle dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıma hazırlığında olması, ulusal hukuk yollarının etkisizliğini işaret etmektedir. Öte yandan cezaevlerinde yayın yasaklarının sürmesi, örneğin Yeni Yaşam Gazetesi gibi süreli yayınlara erişimin keyfi biçimde engellenmesi, basın ve ifade özgürlüğüne aykırı olmakla birlikte, cezaevlerinde "haber alma hakkının" ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir.

| Sayı 24734 MO, 3 6 2 1 6

Bu bağlamda;

Yusuf Birkan'ın aile fotoğraflarının ağır ceza mahkemesi kararıyla "kesin" olarak verilmesi yönünde hüküm bulunmasına rağmen, cezaevi idaresi tarafından neden yeniden engellendiği konusunda Bakanlığınızın bilgisi var mıdır?

Yeğeni tarafından gönderilen mektubun "el yazısı olmadığı" gerekçesiyle teslim edilmemesi hangi mevzuata dayanmaktadır? Bilgisayar çıktısı mektupların engellenmesi yönünde cezaevlerine genel bir talimat verilmiş midir?

Cezaevi idaresi tarafından tutanağın bir nüshasının hükümlüye verilmemesi, mahkeme kararlarına rağmen işlem yapılmaması ve tutanakların tebliğ edilmemesi hukuka aykırı değil midir? Bu konuda ilgili cezaevi idaresi hakkında bir inceleme başlatılmış mıdır? Söz konusu mektupta aktarıldığı üzere "Barış Süreci" söylemlerinin yoğunlaştığı dönemlerde cezaevi idarelerinde tutum değişikliği yaşandığı, personelin daha olumsuz davranışlar sergilediği yönündeki iddialar Bakanlığınız tarafından araştırılmış mıdır? Bu süreçte cezaevlerindeki uygulamalarda değişiklik olduğu iddiaları doğru mudur? Cezaevlerinde tutulan kişilerin süreli yayınlara erişiminin keyfi olarak engellendiği yönündeki iddialar (ör. Yeni Yaşam Gazetesi'nin dağıtımına izin verilmemesi) neden araştırılmamaktadır? Cezaevlerinde yayın yasaklarına ilişkin hukuki dayanaklar nelerdir?

Cezaevlerinde mahkeme kararlarının bilerek ve isteyerek uygulanmaması, yetkili kamu görevlilerinin sorumluluğu kapsamında değerlendirilecek midir? Bu iddialar hakkında Bakanlığınız bünyesinde bir inceleme ya da soruşturma başlatılmış mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1736862 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36216 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 8Wht001 - 02mj âAhF - vUwsXn / - WhZz88Y- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1948-7012/9656 Konu : Yazılı soru önergesi 0. 01. /2026

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36216 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

• 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden GUovTir - LsGylL*tv - ZeVDİ kr - NWVnLRoOz ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fikrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.

Ul- Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlin Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

IV- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 24/11/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, adı geçene gelen mektup içerisinde yer alan 23 fotoğraftan aile fertlerine ait olan 18 fotoğrafın hükümlüye teslim edildiği, 3 fotoğrafın emanet eşya deposuna alındığı,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bn dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden GUovTir - LsGyLsv - ZevVDijkt - NVnLRO ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “İzmir 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36216, 6 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36216-izmir-2-nolu-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddia (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f6069d86-ea57-48ae-b97b-019a59348ef5

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
