# İzmir Ege Serbest Bölgesi'nde faaliyette bulunan bir tekstil şirketinde işçilerin yaşadığı hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36459
- **Veren:** Semra Çağlar Gökalp (DEM Parti, Bitlis)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 12 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 278 gün sonra, 17 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b985bf3c-e218-4fdc-8859-019a7ce1dccb
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36459-izmir-ege-serbest-bolgesi-nde-faaliyette-bulunan-bir-tekstil-sirketinde-iscilerin-yasadigi

> Semra Çağlar Gökalp (DEM Parti), 12 Kasım 2025 tarihinde 7/36459 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 278 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasanın 98" inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. emra ÇAĞLAR GÖKALP

İzmir Ege Serbest Bölgesi'nde faaliyet gösteren DİGEL Tekstil işyerinde son dönemde ortaya çıkan ağır hak ihlalleri, sendikal baskılar, mobbing ve cinsiyet temelli ayrımcılıklar, kamuoyuna ve ilgili kurumlara çok sayıda belgeyle yansımıştır. Bu ihlaller, yalnızca DİGEL işçilerini değil, Türkiye'deki serbest bölgelerde çalışan binlerce emekçiyi ilgilendiren sistematik bir soruna dönüşmüştür.

Tarafımıza Türkiye Tekstil,Örme,Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası (TEKSİF) emekçileri tarafından aşağıda sıralanan hususlar iletilmiştir:

1. Sendikal hakihlalleri: o TEKSİF Sendikası'na üye olan en az 15 işçi, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve tazminatsız olarak işten çıkarılmıştır. o İşveren, sendikanın yetki sürecini uzatmak için davayı usulsüz biçimde Ankara'da açmış, bu nedenle Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından idari para cezasına çarptırılmıştır. o İşveren, işçiler üzerinde açık sendika düşmanlığı ve örgütlenme karşıtı baskı kurmuştur. o Sendikal faaliyetlere katılan işçilere istifa etmeleri yönünde baskı yapılmış, direnenler ise keyfi biçimde işten atılmıştır.

2. Kadın işçilere yönelik ayrımcılık ve mobbing: o Çalışanların 9685'i kadın olmasına rağmen, kadın emeği sistematik biçimde değersizleştirilmektedir. o Kadın işçilere yönelik sözlü taciz, aşağılayıcı ifadeler, psikolojik şiddet ve cinsiyetçi uygulamalar rutin hale gelmiştir. o Bazı kadın işçilerden ultrason görüntüsü talep edilerek özel sağlık bilgilerine zorla erişim sağlanmıştır. o Gebe olan işçilere yönelik onur kırıcı söylemler kullanılmıştır. o Gebe olan işçiler, erken çıkışlarda servis hizmetinden mahrum bırakılmıştır. o Kreş hizmeti sunulmamakta, çocuk bakım yükü tamamen kadın işçilere bırakılmaktadır.

3. İş sağlığı ve güvenliği ihlalleri: o Fabrikada havalandırma ve klima sistemleri bilinçli olarak kapatılmış, sıcaklık değerleri insan sağlığını tehdit eder hale gelmiştir. o Tuvalet sayısı yetersizdir, bazı tuvaletler uzun süre bozuk veya kilitli tutulmuştur. o Çalışanların tuvalete gitmesi dahi süreyle sınırlandırılmış, bu alanlar kamera ile izlenmiştir. o Bozuk musluklar, su yetersizliği, hijyen eksikliği ve iş elbiselerinin kirli ortamda saklanması tespit edilmiştir. o İşverenin, işyeri hekiminin tibbi yetkilerine müdahale ettiği; iş kazası geçiren işçilerin hastaneye sevk edilmesine izin vermediği belirlenmiştir. o Mescide ulaşım merdivenleri tehlikelidir, kadın ve erkek mescitleri ayrılmamıştır.

4. Psikolojik şiddet ve performans baskısı: o İşçiler, "mükemmellik primi" adı altında keyfi bir performans sistemine tabi tutulmuştur. o Hedefi tutturamayanlar aşağılanmakta, üretim hattı önünde rencide edilmekte ve disiplin tehdidiyle karşılaşmaktadır. o Bu baskılar sonucunda birçok işçi psikolojik rahatsızlık yaşamış, antidepresan kullanmak zorunda kalmıştır.

5. İş kazalarının gizlenmesi ve kayıt dışı çalışma: o Meydana gelen iş kazalarının büyük bölümü resmi kayıtlara geçirilmemektedir. o Yaralı işçiler, ambulans çağrılmadan kendi imkânlarıyla hastaneye gönderilmektedir.

6. Denetim eksikliği ve kurumsal ihmaller: o Bakanlık denetimleri yetersiz kalmıştır. o İşveren, önceki teftiş raporlarındaki bulgulara rağmen aynı ihlalleri sürdürmüştür.

Yukarıda belirtilen tüm uygulamalar; e o 4857 sayılı İş Kanunu'na, e o 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na,

" Anayasa'nın49.,51.,52.,53.,54,55. ve 56. maddelerine,

" Türkiye'nin taraf olduğu ILO sözleşmelerine açıkça aykırıdır

Bu bağlamda;

DİGEL Tekstil'de 17 Ocak 2025'ten bu yana yürütülen sendikal örgütlenme süreciyle ilgili olarak Bakanlığınıza kaç işçi başvuruda bulunmuştur? Bu başvurulara ilişkin yürütülen incelemelerin sonuçları nelerdir?

Çalışma Bakanlığı?nın 04.09.2025 tarihli 3300 sayılı inceleme raporunda belirtilen, "15 işçinin haksız şekilde işten çıkarıldığı ve 10 işçiye istifa baskısı yapıldığı" tespiti doğrultusunda DİGEL Tekstil hakkında hangi idari ve cezai işlemler yapılmıştır? İşçilerin anayasal sendikal örgütlenme hakkını engellemek amacıyla işveren tarafından açılan yetki itiraz davasının İzmir yerine Ankara'da açılmasına yönelik açık hukuk ihlaline karşı Bakanlığınız hangi önlemleri almıştır?

Kadın işçilerin ultrason görüntülerinin talep edilmesi, özel sağlık bilgilerinin paylaşılmaya zorlanması ve "onur kırıcı" ifadelere maruz bırakılması hakkında Bakanlığınız bir inceleme başlatmış mıdır? Bu uygulamayı yapan kişiler hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmış mıdır?

Fabrikada tuvaletlerin bozuk, kapalı veya sayıca yetersiz olduğu; çalışanların tuvalet kullanımının saatlerce yasaklandığı ve kamera ile izlendiği iddiaları doğru mudur? Bu koşulların iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerine uygunluğu denetlenmiş midir? DİGEL Tekstil'de kadın işçilere yönelik taciz, mobbing ve sözlü şiddet iddialarıyla ilgili olarak Bakanlığınıza kaç şikâyet ulaşmıştır? Bu şikayetlere dair yürütülen soruşturmaların sonucu nedir?

İş kazası geçiren işçilerin ambulans çağrılmadan, kendi imkanlarıyla hastaneye gitmek zorunda kaldığı iddiaları doğru mudur? İşverenin bu ihmaline ilişkin bir cezai yaptırım uygulanmış mıdır?

İşverenin, işyeri hekiminin bağımsız karar alma yetkisine müdahale ettiği ve hasta işçilerin sevkine engel olduğu tespit edilmiş midir? Bu açık yasa ihlali karşısında Bakanlığınız ne tür işlem başlatmıştır?

Fabrikada görevli iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, işyerindeki ağır hijyen, sıcaklık ve havalandırma sorunlarına rağmen görevini yerine getirmemiş veya getirememiş olduğu anlaşılmaktadır. Bakanlığınız, fabrikada görevli iş sağlığı ve güvenliği uzmanının sorumluluğunu ve yükümlülüklerini denetlemiş midir?

DİGEL Tekstil'de hamile çalışanlara erken çıkışlarda servis imkânı sağlanmaması, mescidin "ölüm merdiveni" denilen güvensiz bir yolla ulaşılabilir olması ve kadın-erkek mescitlerinin ayrılmaması gibi ihlaller hakkında Bakanlığınızın tespiti nedir?

Yaklaşık 400 çalışanın 9685'inin kadın olduğu DİGEL Tekstil'de, işverenin kreş hizmeti sunmaması 4857 sayılı Kanun'un 74. maddesine aykırıdır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle herhangi bir idari yaptırım uygulanmış mıdır? "Mükemmellik primi" adı altında konulan baskıcı performans sisteminin, işçilerin sağlık ve psikolojik dayanıklılığını tehdit ettiği açıkken, Bakanlığınız bu uygulamayı mevzuata uygun bulmakta mıdır?

DİGEL Tekstil'de psikolojik baskı, ayrımcılık ve mobbing nedeniyle antidepresan ilaç kullanan işçi sayısı Bakanlığınızın tespitlerinde yer almakta mıdır? İşyerinde psikososyal risk değerlendirmesi yapılmış mıdır?

14. Bakanlığınız; DİGEL Tekstil yönetimi ve İnsan Kaynakları biriminin, taciz ve mobbing şikayetlerini yazılı kayıt altına almadığı, sözlü olarak geçiştirdiği ve herhangi bir yaptırım uygulamadığı iddialarından haberdar mıdır? Bakanlığınız bu uygulamayı iş müfettişleri aracılığıyla denetlemiş midir?

15. Serbest Bölgelerde faaliyet gösteren benzer tekstil firmalarında da işçi hakları, sendikal özgürlük ve kadın emeği üzerindeki baskıların sistematik hale geldiği iddiaları karşısında Bakanlığınızın özel bir denetim planı veya ulusal eylem programı bulunmakta mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 20.11.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1738383 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Bitlis Milletvekili Sayın Semra ÇAĞLAR GÖKALP tarafından yöneltilen 7/36459 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak için mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alması işverenin yükümlülüğündedir.

İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre işyerinin tamamında kullanım amaçlarına göre yeterli havalandırma ve termal konfor şartları sağlanmalıdır. Çalışılan ortamın sıcaklığı; çalışma şekline ve çalışanların harcadıkları güce uygun olmalıdır. Çalışanlara uygun hijyen havalandırma ve termal konfor şartlarına sahip barınma yerleri sağlanmalı, çalışma alanı ve barınma yerlerinde gerekli temizlik malzemelerinin bulunduğu, sıcak ve soğuk su akan yeterli sayıda ve hijyen şarilarını haiz tuvalet, lavabo, duş yerleri bulunmalıdır. İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre işyeri hekimleri; kantin, yemekhane, yatakhane, kreş ve emzirme odaları ile soyunma odaları, duş ve tuvaletler dahil olmak üzere işyeri bina ve eklentilerinin genel hijyen şartlarını sürekli izleyip denetleyerek, çalışanlara yürütülen işin gerektirdiği beslenme ihtiyacının ve uygun içme suyunun sağlanması konularında işverene tavsiyelerde bulunmalıdır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlığımız iş müfettişlerince yapılmakta olup işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak idari para cezaları ve uygulamalarına yönelik hususlar Kanunun 26 ncı maddesinde düzenlenmiştir.

Bakanlığımız, çalışma hayatında insana yakışır iş anlayışının yaygınlaştırılması ve işyerlerinde şiddete sıfır tolerans gösterilmesi hususlarına önem vermekte ve bu konuda politikalar üretmektedir. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz (mobbing) olaylarının önlenmesi amacıyla hazırlanan "İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi' konulu 2011/2 sayılı Genelgenin 3 inci maddesi uyarınca Bakanlığımız bünyesinde 'Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu' oluşturulmuştur. 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kurul yeniden teşekkül ettirilmiştir.

Bununla birlikte, Bakanlığımız tarafından ALO 170 hattının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve çalışanlar tarafından bireysel dilekçeler yoluyla yapılan vr gdine G süreçleri takip edilmektedir. ' Bilgilerinize arz ederim. Ç se? IKHAN

Prof. Dr. V Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68

---

**Kaynak gösterme:** Semra Çağlar Gökalp (DEM Parti, Bitlis). “İzmir Ege Serbest Bölgesi'nde faaliyette bulunan bir tekstil şirketinde işçilerin yaşadığı hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36459, 12 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36459-izmir-ege-serbest-bolgesi-nde-faaliyette-bulunan-bir-tekstil-sirketinde-iscilerin-yasadigi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b985bf3c-e218-4fdc-8859-019a7ce1dccb

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
