# Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde gerçekleştiği iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36535
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 13 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 82 gün sonra, 3 Şubat 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/81ec2382-2463-4c39-8870-019a82804d4c
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36535-sincan-kadin-kapali-cezaevinde-gerceklestigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Serhat Eren (DEM Parti), 13 Kasım 2025 tarihinde 7/36535 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 82 gün sonra, 3 Şubat 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Özgür Kadın Hareketi üyesi Zelal Bilgin, avukatları aracılığıyla kamuoyuna ilettiği mektubunda kadın tutsakların sağlık hakkının sistematik biçimde engellendiğini aktarmıştır. Bilgin'in beyanına göre, tutukluların hastane randevuları kimi zaman açık görüş günlerine denk getirilmekte ve bu durum mahpusları "ya görüş ya tedavi" ikilemine zorlamaktadır. Ayrıca, aynı gün içinde birden fazla hastaneden randevu verilmekte, tutsaklar her birine yetişemedikleri için muayeneleri aksamakta, teşhis ve tedavi süreçleri ciddi şekilde gecikmektedir.

Cezaevinde kelepçeli muayene dayatması sürdüğü gibi, jandarma personelinin yönlendirmeleriyle doktorların kelepçesiz muayeneye izin vermediği belirtilmektedir. Etlik Şehir Hastanesi başta olmak üzere birçok hastanede, kelepçelerin çıkarılmaması hem insan onurunu zedelemekte hem de Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan "işkence ve kötü muamele yasağı"nı ihlal etmektedir.

Yine mektupta, diş tedavisi gören tutuklu Nuriye Adet'in "doktor izinli" gerekçesiyle hastaneye götürülmediği, tedavisinin bu nedenle aylarca ertelendiği, dişlerinin olmaması sebebiyle yemek yiyemediği ve sindirim sorunları yaşadığı aktarılmıştır. Bazı doktorların randevularının cezaevi idaresi tarafından keyfi biçimde iptal edildiği veya jandarma yokluğu gerekçesiyle tutsakların hastaneye götürülmediği de ifade edilmiştir.

Ceza infaz kurumlarında yaşanan bu uygulamalar, yalnızca Hasta Mahpusların Durumlarına

Dair CPT ve BM Mandela Kuralları ile değil, Anayasa'nın 56. maddesinde düzenlenen sağlık hakkı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 72. maddesi ve

Hasta Hakları Yönetmeliği ile de açıkça çelişmektedir. Sağlık hakkının cezaevi idaresinin keyfine bırakılması, özellikle kadın tutsaklar açısından hem fiziksel hem psikolojik olarak onur kırıcı ve ayrımcı bir muameleye dönüşmüştür. Bu durum, devletin "tutulan kişilerin yaşamını | ve sağlığını koruma yükümlülüğü"nün ağır biçimde ihlalidir.

Bu bağlamda;

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Zelal Bilgin ve diğer mahpusların hastane sevklerinin "açık görüş günlerine" denk getirilmesi yönünde bir uygulama var mıdır?

Cezaevinde kelepçeli muayene dayatmasının halen sürmesinin gerekçesi nedir? Bu konuda Adalet Bakanlığı'nın veya Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün bir genelgesi mevcut mudur?

Etlik Şehir Hastanesi başta olmak üzere cezaevi mahpuslarına kelepçeli muayene dayatan hekimler hakkında herhangi bir idari veya disiplin soruşturması yürütülmüş müdür?

"Doktor izinli" gerekçesiyle hastane sevklerinin ertelenmesi ya da iptali hangi mevzuata dayanmaktadır? Bu gerekçeyle tedaviye erişemeyen mahpus sayısı kaçtır?

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde son bir yıl içinde kaç mahpusun hastane sevki "personel yetersizliği" veya "jandarma Ooo bulunmaması" gerekçesiyle gerçekleştirilmemiştir?

Cezaevlerinde kadın mahpusların düzenli diş ve genel sağlık kontrollerine erişimi sağlamak için Bakanlığınızın yürüttüğü özel bir program ya da denetim mekanizması bulunmakta mıdır?

Zelal Bilgin'in ve Nuriye Adet'in tedavi süreçlerinin engellenmesiyle ilgili olarak Adalet Bakanlığı tarafından bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1739032 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36535 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden g3LTDFd - tMDRxpO - EWb713B - gISWrÜ— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı :E-56020453-610-1997-7040/9687 Konu : Yazılı soru önergesi 02/2). /2026

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36535 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

11- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 5Wp9y10 - uaRl5rB - Ssg1I7vGo - 8bh2k0- ile erişebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

Ii- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Bu kapsamda, söz konusu ilaç alımlarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesi, denetiminin yapılması, tutuklu ve hükümlü sağlığının daha iyi korunması, ilaç kullanımının izlenebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesi, ilaç kullanımındaki suistimallerin önüne geçilmesi ve finansman planlamasının öngörülebilmesi amacıyla Reçete Provizyon Sistemi (CETAS) kurulmuştur.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

D) Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında e-doktor görüntülü muayene işlemleri Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve

Türk Telekom iş birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

E-doktor uygulamasıyla; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin teknolojik gelişmelerden faydalanılarak geliştirilmesi, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişiminin hızlandırılması, ceza infaz kurumlarındaki sağlık uygulamalarına ilişkin memnuniyetin artırılması amaçlanmıştır.

IV- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 5SWp9y10 - uaRL5rB - Sg1I7vGo - 8bh2kK0- ileerişebilirsin

Diya

Mevzuat Genel Müdürlüğü hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafinda çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

V- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 02/12/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlü ve hükümözlünün Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldıkları, adı geçenlerin çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildikleri gibi gerektiğinde Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi, Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Etlik Şehir Hastanesi ve Gazi Üniversitesi Hastanesinin ilgili polikliniklerine sevklerinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendilerine teslim edildiği,

B) Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların hastane sevklerinin açık görüş günlerine denk gelmesi hâlinde mağduriyet yaşamamaları adına açık görüşlerini bir sonraki gün yapabildikleri, bekleyen ya da gerçekleşmeyen sevk işleminin bulunmadığı,

C) Kurumda diş ünitesinin bulunduğu ve haftanın beş günü tam zamanlı diş hekiminin görev yaptığı,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 5Wp9y10 - uaRlS5rB - sg I7vGo - 8bh 2k0> ile erişebilirsin

Ime

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde gerçekleştiği iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36535, 13 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36535-sincan-kadin-kapali-cezaevinde-gerceklestigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/81ec2382-2463-4c39-8870-019a82804d4c

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
