# 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye genelinde verilen maden ruhsatlarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36553
- **Veren:** Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 13 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 34 gün sonra, 17 Aralık 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c5081997-01d0-40d5-b41a-019a8268f19c
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36553-2024-ve-2025-yillarinda-turkiye-genelinde-verilen-maden-ruhsatlarina-iliskin

> Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 13 Kasım 2025 tarihinde 7/36553 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 34 gün sonra, 17 Aralık 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Türkiye'de madencilik faaliyetlerinin hızla artması, sadece doğrudan çevresel yıkımlarla değil; aynı zamanda kamusal denetim zafiyetleri, bölgedeki vatandaşların yaşam alanlarının daralması ve stratejik ekosistemlerin kaybı gibi çok yönlü risklerle gündeme gelmektedir. Bu kapsamda bağımsız araştırma gruplarının ortaya koyduğu bulgulara göre, sadece 1,5 yıl içinde Trabzon ili yüzölçümünden daha fazla bir alanın özel maden şirketlerine tahsis edildiği belirtilmiştir.

Verilere göre, 2024'ün başından 2025 ortasına kadar geçen sürede Türkiye?deki toplam maden ruhsatlı alan yaklaşık 12 milyon hektarı bulmuştur. Bu miktar, ülke yüzölçümünün neredeyse 9015ine denk gelmektedir. Özellikle orman, mera, kırsal yaşam alanları, su havzaları ve tarım topraklarının içinde ya da yakınında olan ruhsatlı sahalar, sosyo-ekolojik çatışmaların kaynağı haline gelmiştir.

Bu ruhsatların büyük çoğunluğunda Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçleri ya hiç başlatılmadan "Gerekli Değildir" kararları verilmiş ya da yürütülen süreçler sınırlı katılımla ve şeffaflık ilkelerine aykırı şekilde tamamlanmıştır. Türkiye genelinde bölgedeki vatandaşlar, çiftçiler, köylüler, çevre örgütleri ve bilim insanları çok sayıda projeye karşı hukuki mücadele vermekte ancak bu itirazların çoğu idari karar süreçlerinde karşılık bulamamakta ya da yargı kararları fiilen askıya alınmaktadır. İ

Diğer yandan, verilen maden ruhsatları yalnızca kâğıt üzerinde kalmamış ve fiili işletmelere dönüşmeye başlamıştır. Ancak bu işletmelerin rehabilitasyon planları, atık yönetim stratejileri, su kullanımı izni, flora — fauna üzerindeki etkileri gibi kritik hususlar yeterince izlenmemektedir.

Türkiye'deki madencilik politikalarının mevcut yönelimi hem doğal varlıkların sürdürülebilirliği hem gıda güvenliği ve kırsal kalkınma hem de çevre adaleti açısından yeniden sorgulanmalı, ruhsat tahsis süreçleri ve bu süreçlerde görevli kamu kurumlarının denetim yükümlülükleri parlamenter düzeyde ele alınmalıdır.

Bu bağlamda;

İ. Bakanlığınız tarafından 2024 ve 2025 yıllarında toplam kaç adet maden arama ve işletme ruhsatı verilmiştir? Bu ruhsatların illere, ruhsat gruplarına (IV) ve arazi türlerine göre (tarım, mera, orman, sit alanı vb.) dağılımı nedir?

2. 2024 — 2025 döneminde tahsis edilen ruhsatlarla birlikte ülke genelinde toplam kaç hektar alan maden ruhsatlı hale gelmiştir? Bu alanın Türkiye yüzölçümüne oranı nedir?

3. Aynı dönemde verilen ruhsatların kaçı için ÇED süreci başlatılmış, kaçı için "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir? Bu kararların sayısal ve bölgesel dağılımı nedir?

4. Ruhsat verilen projelerin kaçında fiilen işletmeye geçilmiştir? Bu işletmelerin kapasite, üretim türü, yıllık atık üretimi ve su kullanımı ne kadardır?

• . Bakanlığınızın izleme ve denetim faaliyetleri kapsamında 2023 — 2025 yılları arasında ruhsatlı sahalarda toplam kaç denetim yapılmıştır? Bu denetimlerin sonucu olarak kaç idari yaptırım kararı uygulanmıştır?

6. Maden ruhsatlarının su havzaları, sulak alanlar ve içme suyu kaynaklarına yakınlığı konusunda bakanlıkların eşgüdüm içerisinde çalıştığı ortak bir çevresel eşik analizi var mıdır? Varsa kamuoyuna açık mıdır?

7. Ruhsat alanlarıyla çakışan mera, yayla ve tarım alanları hakkında bölgedeki vatandaşlar ve çiftçilerin itiraz süreçlerine dair hangi veri ve istatistikler mevcuttur? Halk katılımı toplantılarının sayısı ve katılımcı oranları nelerdir?

8. Türkiye genelinde ruhsat verilen maden sahalarında uygulanması gereken rehabilitasyon planları, kapatma senaryoları ve ekolojik telafi uygulamaları denetlenmekte midir? Varsa, hangi oranla uygulanmaktadır?

9. Bakanlığınız 2026 — 2030 dönemine dair maden politikası çerçevesinde ruhsat büyüklüğü, izin türleri, çevresel sınırlandırmalar gibi başlıklarda bir strateji belgesi hazırlamakta mıdır?

10. Yerli ve yabancı şirketler arasında ruhsat tahsisi, denetim yoğunluğu ve yükümlülükler açısından bir farklılık söz konusu mudur? Eşitlik ilkesi nasıl güvence altına alınmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

l 284 | 736553

Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.

Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır. Bu kapsamda madencilik faaliyetleri için kazılan alanların Ülkemiz yüzölçümüne oranı 960,18 olarak gerçekleşmiştir.

3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında maden ocaklarına verilen ruhsatlar 4 ayrı gruba ayrılmış olup çok az riskli ruhsatlar 36 ay, az riskli ruhsatlar 24 ay, riskli ruhsatlar 12 ay ve çok riskli ruhsatlar ise 6 ayda bir periyodik olarak denetlenmektedir. Ayrıca Bakanlığımız haricinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca da kendi mevzuatları kapsamında denetimler yapılmaktadır.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen denetimler 3213 sayılı Maden Kanunu, Maden Yönetmeliği ve Maden Sahaları Denetim Yönergesi çerçevesinde hayata geçirilmekte ve gerçekleştirilen bu denetimler sonucunda mevzuata aykırı bir durum tespit edilmesi halinde ise MAPEG tarafından gerekli işlemler tesis edilmektedir.

Bununla birlikte madencilik sektörüne ilişkin olarak: yıllar itibarıyla ruhsat müracaat sayıları, terk ve iptal edilen ruhsat sayıları, Türkiye geneli ruhsat sayıları, maden üretim değerleri, madencilik sektörünün GSYH içerisindeki payı, devlet hakkı gelirleri, denetlenen saha sayıları gibi detaylı bilgilere Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEGY'in https://www.mapeg.gov.tr/ internet adresindeki "Bilgi Merkezi" sekmesinden ulaşılabilmektedir.

3213 sayılı Maden Kanunu'nda yerli ve yabancı yatırımcı arasında ayrım gözetilmemiş, bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişiliğine sahip şirketler arasında gerek hak ve yükümlülüklere ilişkin meri mevzuatın tatbiki. gerekse de maden hakkı iktisabı açısından bir ayrım yapılmamıştır.

3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Özel çevre koruma bölgeleri, 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa göre korunan alanlar, sulak alanlar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, ormanlar, 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa göre ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, birinci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kalan sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafindan uygun görüş verilen elekirik santralleri, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, petrol, doğal gaz ve Jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir." hükmü gereği tescil edilen özel izin alanları MAPEG'e bildirildiğinde bu alanlar sistem kayıtlarına izine tabi alan veya madenciliğe kapalı alan olarak işlenmektedir.

MAPEG tarafından Türkiye Geneli Rehabilite Edilmiş Maden Sahaları ile Madencilik Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Tespiti Projesi (TÜRMES) ile Ulusal Maden Rehabilitasyon Bilgi Sistemi kurularak madencilik faaliyetlerinin çevresel duyarlılıkla yürütüldüğünü somut verilerle ortaya koyan kapsamlı bir belgeleme ve kamuoyu bilgilendirme çalışması yapılmış olup, 1 Kasım 2025 itibarıyla TÜRMES Projesi EKMEN'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR 28-4 | 736553 kapsamında, 53 farklı ilde, 186 maden ruhsatlı saha yerinde incelenerek, 13.016,30 hektarlık alanda 23.744.238 adet ağaç dikildiği tespit edilmiştir.

Bununla birlikte, yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği ÇED sürecine ilişkin işlemler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde yürütülmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “2024 ve 2025 yıllarında Türkiye genelinde verilen maden ruhsatlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36553, 13 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36553-2024-ve-2025-yillarinda-turkiye-genelinde-verilen-maden-ruhsatlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c5081997-01d0-40d5-b41a-019a8268f19c

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
