# Van-Hakkari karayolunda gerçekleşen trafik kazaları sonrası alınan önlemlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36611
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 17 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 42 gün sonra, 29 Aralık 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a8a1ef4e-f3e2-42c2-ab54-019a95d04702
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36611-van-hakkari-karayolunda-gerceklesen-trafik-kazalari-sonrasi-alinan-onlemlere-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 17 Kasım 2025 tarihinde 7/36611 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 42 gün sonra, 29 Aralık 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

16 Kasım 2025 tarihinde, Van—Hakkâri Karayolu'nun Ser& Solan mevkiinde meydana gelen ve iki yurttaşımızın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trafik kazası, bölgedeki kronik risklerin artık idari sorumluluk sınırlarını aşarak, doğrudan devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün ihlali boyutuna ulaştığını göstermektedir. Yağışla birlikte dağ yamacından kopan kayalardan kaçmaya çalışan sürücünün manevrası sonucu kamyonetin yaklaşık 200 metre yükseklikten Zap Suyu'na düşmesi, yıllardır bilinen kaya düşmesi tehlikesinin gerekli mühendislik tedbirleriyle bertaraf edilmediğini açıkça ortaya koymuştur.

Kazanın ardından dört yurttaşımız yaralı olarak çıkarılmış; ancak hastaneye kaldırılan yaralılardan ikisi tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Kurtarma ekiplerinin olay yerine ne zaman ulaştığı, müdahale süresinin tıbbi sonucu etkileyip etkilemediği hâlen açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bu olay münferit değildir. Aynı güzergahta:

" 27 Ekim 2025: Zernek Barajı mevkiinde 3 yurttaş yaşamını yitirdi, 4 yurttaş yaralandı. " 30 Ağustos 2025: Sarıtaş köyü yakınlarında ikisi çocuk 5 yurttaş hayatını kaybetti.

" 22 Nisan 2025: Minibüs-kamyon çarpışması sonucu 8 yurttaş yaşamını yitirdi, 11 yurttaş yaralandı.

" Sonl10 yılda aynı yol hattında onlarca yurttaşımız hayatını kaybetti.

Güzergâhın güvenlik standartları her geçen yıl gerilerken kamu idaresi, öngörülebilir riskleri giderecek somut ve kalıcı adımları hayata geçirmemekte ısrar etmektedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na yönelttiğimiz soru önergesine verilen yanıtta; Van—Hakkâri Karayolu'nun 192 | kilometrelik hattının 141 kilometresinin bölünmüş yol, 51 kilometresinin tek yol standardında | hizmet verdiği, Güzeldere Tüneli ve Çamlık Viyadüğü gibi büyük ölçekli projelerin tamamlandığı, kaya düşmelerinin yoğunlaştığı Ser& Solan ve Tekser mevkilerinde çelik ağ, kaya tutucu sistemler ve betonarme perde duvar uygulamalarının sürdürüldüğü ifade edilmiştir.

Buna karşın, sahadaki gerçeklik bu açıklamalarla açık biçimde çelişmektedir; zira risk, yıllardır aynı noktalarda tekrarlamakta, mühendislik sorunları kronikleşmekte ve tamamlandığı belirtilen uygulamalar kaza verilerini azaltacak etkiyi göstermemektedir. Jeoteknik analizlerin, yamaç stabilizasyonunun, drenaj altyapısının, dar kurp geometrisinin ve bariyer eksikliklerinin bütüncül bir projelendirme çerçevesinde ele alınmadığı; "çalışmalar devam ediyor" vurgusunun, art arda yaşanan can kayıpları karşısında somut bir güvenlik artışı yaratmadığı görülmektedir. Bakanlık yanıtında 7/24 bakım ve trafik güvenliği çalışmalarından, yeterli personel ve iş makinesi varlığından söz edilmekle birlikte; Ser& Solan başta olmak üzere yüksek riskli segmentlerde ölümlü kazaların sürekliliği, bu beyanların sahadaki fiili durumu karşılamadığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, kamu güvenliğini sağlama sorumluluğu bulunan idarenin, riskleri bertaraf edecek zamanlı ve etkili tedbirleri hâlen hayata geçiremediğini göstermektedir.

Anayasa'nın 17. maddesi, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü açıkça düzenlerken; Karayolları Trafik Kanunu, Afet Risk Azaltma Yönetmeliği, Kamu İdarelerinde Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ve teknik şartnameler idareye açık görevler yüklemektedir. Buna rağmen, Ser& Solan hattı ve Van—Hakkâri Karayolu'nun bütününde ölümcül riskler devam etmekte; yurttaşlar "ertelenen karar süreçlerinin" bedelini yaşamlârıyla ödemektedir.

Yaşanan tüm bu ölümler, artık hiçbir kurumun "çalışmalar sürmektedir" söylemi arkasına sığınamayacağı bir boyuta ulaşmıştır. Van-Hakkâri Karayolu'ndaki yapısal riskler, yalnızca teknik bir sorun değil; devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin ölçütüdür. Ser& Solan başta olmak üzere güzergâhın tamamında yıllardır süren bu kurumsal ihmal zincirinin artık son bulması için, ilgili tüm bakanlıkların sorumluluklarını yerine getirmesi, afet ve yol güvenliği standartlarının ivedilikle uygulanması ve gerekli idari yaptırımların gecikmeksizin hayata geçirilmesi zorunludur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de denetim yetkisi çerçevesinde bu süreçte aktif rol alması; yurttaşlarımızın her gün aynı güzergahta ölümle karşı karşıya bırakıldığı bu kabul edilemez tablonun değişmesi için kaçınılmaz bir sorumluluktur. Çünkü artık sorulması gereken soru açıktır: Bu yolda daha kaç can yitireceğiz?

Bu bağlamda;

1. Van-Hakkâri Karayolu'nda son on yılda yaşanan çok sayıdaki ölümlü kaza ve kurumsal açıklamaların birbirini tekrarlayan "çalışmalar sürüyor" beyanı düzeyini aşmaması karşısında; merkezi idarenin koordinasyon görevini yerine getirmemesi, ilgili tüm bakanlıkların yükümlülüklerini eşgüdümlü biçimde yerine getireceği bir acil eylem planının oluşturulmaması, bölgenin ulusal ölçekte öncelikli risk bölgesi ilan edilmemesi ve yaşam hakkına ilişkin ağır ihlaller karşısında üst düzey yürütme organının müdahil olmamasının gerekçesi nedir; daha kaç yurttaşımızın yaşamını yitirmesi hâlinde Cumhurbaşkanlığı bu güzergâh için bütün kurumları bağlayıcı, takvime bağlı ve hesap verilebilir bir merkezi müdahale planı başlatacaktır?

## Bakanlığın cevabı

Anayasanın 98 inci maddesi uyarınca Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazılı soru önergelerinden, Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşların görev alanına giren konulara ilişkin önergeler cevaplandırılmaktadır.

İ sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır.

Bu itibarla, Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN tarafından verilen 7/36611 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının görev ve yetki alanına girmektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Cevdet YILMAZ Cumhurbaşkanı Yardımcısı İnternet Adresi: www.tccb.gov.tr Telefon No:(312) 525 43 82 İ

Cevdet YILMAZ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Van-Hakkari karayolunda gerçekleşen trafik kazaları sonrası alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36611, 17 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36611-van-hakkari-karayolunda-gerceklesen-trafik-kazalari-sonrasi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a8a1ef4e-f3e2-42c2-ab54-019a95d04702

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
