# Uluslararası bir saat şirketinin Türkiye'deki fabrikasında yürütülen toplu iş sözleşmesi sürecine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36752
- **Veren:** Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 20 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 302 gün sonra, 18 Eylül 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0b89c556-ec9c-4915-acca-019aa5acc593
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36752-uluslararasi-bir-saat-sirketinin-turkiye-deki-fabrikasinda-yurutulen-toplu-is-sozlesmesi-s

> Perihan Koca Doğan (DEM Parti), 20 Kasım 2025 tarihinde 7/36752 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 302 gün sonra, 18 Eylül 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Perihan KOCA | Mersin Milletvekili

İsviçre'nin en büyük saat şirketi SMH, Swatch Group Ltd., 50'den fazla ülkede faaliyet yapan, on binlerce çalışanıyla dünyanın en büyük saat üreticisidir.

Küresel ölçekte faaliyet yapan firma, Swatch Group Turkey Saat Tic. Ltd. Şti adıyla Türkiye'de de faaliyet yapmaktadır. Firmanın Türkiye'deki işçileri düşük ücretli ve yoğun tempoyla çalıştırdığı ifade edilmektedir. Diğer yandan işçilerin izin haklarının da gasp edildiği ve işçilerin sağlıksız çalışma koşullarında çalıştırıldıkları da ifade edilmiştir. İşçilerin ifade ettiklerine göre, firma, mağazalarında çalışanların haklarını vermemek için iki yılı aşkın bir süredir işçileri oyalamaktadır. İşveren, işçilerin anayasal haklarını kullanarak örgütlendikleri sendikaya toplu iş sözleşmesi sürecinin başında, önce yetki tespitine ilişkin itirazda bulunmuş ve bu girişimden sonuç alamayınca TİS sürecini tıkamıştır.

2023'ten bu yana sendikayla yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde sonuç alınamaması üzerine çalışanlar 10 Kasım 2025 Pazartesi günü saat 10.00"dan itibaren tüm işyerlerinde grev kararı almıştır.

Türk-İş'e bağlı Koop-İş Sendikası üyesi işçilerin talepleri arasında, maaşlara yüzde 30 oranında zam yapılması, yüzde 3 refah payı ödenmesi, sosyal haklarda iyileştirme yapılması ve eşit işe eşit ücret kapsamında ofis ve mağaza çalışanları arasındaki farkın kaldırılması yer almaktadır.

Bu bağlamda;

1. Uluslararası yatırımcıların Türkiye faaliyetlerinde keyfi olarak anayasal ve yasal yükümlülükleri yerine getirmeyip işçi haklarını tanımamalarıyla ilgili bakanlığınız ne gibi çalışmalar yapmaktadır? Bu firmaların yasalara ve anayasaya aykırı davranmaları ile ilgili bakanlığınız niçin bir adım atmamaktadır?

2. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) üyesidir. Dolayısıyla sözleşmenin koşulları yabancı veya yerli fark etmeksizin tüm yatırımcılar işçilerin sendika ve toplu sözleşme hakkını garanti altına almak zorundadır. Bahsi geçen firma işçilere karşı takındığı tutumla hem 4857 Sayılı İş Kanunu'nun hem de ILO sözleşmesinin gereğini yerine getirmemektedir. Bakanlığınız bu firma hakkında herhangi bir yaptırımda bulunmayı düşünüyor mu?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o :28.11.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1748470 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Mersin Milletvekili Sayın Perihan KOCA tarafından yöneltilen 7/36752 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Anayasamız ile belirlendiği üzere çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Ayrıca, işçi ve işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirleri almak da devletin görevleri arasındadır. Bu doğrultuda, işçi ile işveren arasındaki ilişkiler, sözleşme serbestisi ve demokratik ilkeler doğrultusunda belirlenmektedir. Taraflar iş ve çalışma koşullarını kendi aralarında istedikleri şekilde düzenlemektedirler. 4857 sayılı İş Kanunu Anayasa temelinde çalışma hayatını düzenleyici temel mevzuat olarak işlev görmektedir. Hem iş güvencesi hem de sendikal haklar bağlamında güncel mevzuatımız uluslararası normlar ile uyum içindedir.

Öte yandan, Anayasamızın 53 üncü maddesinde; işçiler ve işverenlerin, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip oldukları ve toplu iş sözleşmelerinin nasıl yapılacağının kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Anayasamız ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, taraflar arasında serbest toplu pazarlık sistemini öngörmüştür. Bu bağlamda tarafların toplu iş sözleşmelerine yasalarca yasaklanmamış olmak koşuluyla serbest iradelerini kullanarak istedikleri hükümleri koyma konusunda serbesilikleri bulunmaktadır. Böylece, gerek toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında, gerekse taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulmuş bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanması aşamasında, taraflar dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa müdahale hakkı tanınmamıştır.

Diğer taraftan işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi iş mahkemelerine ait bulunmaktadır.

Bununla birlikte, çalışma hayatına ilişkin Başkanlığımızca yürütülen teftişler; geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınmak suretiyle programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin tamamının veya bir kısmının uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığımıza intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte ol, n teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir. "

Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68

Telefnn' (2191 294 Anan

---

**Kaynak gösterme:** Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin). “Uluslararası bir saat şirketinin Türkiye'deki fabrikasında yürütülen toplu iş sözleşmesi sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36752, 20 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36752-uluslararasi-bir-saat-sirketinin-turkiye-deki-fabrikasinda-yurutulen-toplu-is-sozlesmesi-s (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0b89c556-ec9c-4915-acca-019aa5acc593

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
