# İstanbul'da zehirlenerek hayatını kaybeden bir ailenin kaldıkları otelin denetimine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36918
- **Veren:** Ali Karaoba (CHP, Uşak)
- **Muhatap:** Kültür ve Turizm Bakanlığı (Mehmet Nuri Ersoy)
- **Veriliş tarihi:** 25 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 248 gün sonra, 31 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b3089755-5b4a-4c9a-b4ed-019abf0844f6
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36918-istanbul-da-zehirlenerek-hayatini-kaybeden-bir-ailenin-kaldiklari-otelin-denetimine-iliski

> Ali Karaoba (CHP), 25 Kasım 2025 tarihinde 7/36918 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 248 gün sonra, 31 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.

Op. Dr. Ali KARAOBA

Turizm kentlerinde konaklama tesislerinin güvenliği, hijyeni ve kriz yönetimi, ülkemizin imajı ve turist güvenliği açısından kritik önemdedir. Grand Sami Otel vakası ve akabindeki gelişmeler, konaklama tesislerinin belgelendirme, sınıflandırma ve denetime ilişkin süreçlerinde kamuoyunun şeffaf bilgiye erişim ihtiyacını göstermiştir. Basına yansıyan bilgiler; Ağustos 2025'teki ölüm vakasında numunelerin Adli Tıp'a gönderildiğini, Kasım 2025'teki vakada ise aynı otelde kalan iki kişinin daha hastaneye başvurduğunu ve denetim/ilaçlama işlemleri yapıldığını göstermektedir. Ancak nihai rapor ve yaptırımlar konusunda kamuoyuna açık, bütünlüklü bir açıklama bulunmamaktadır.

Turizm, yalnızca döviz geliri değil; güven, itibar ve standart demektir. Ne var ki son yıllarda Bakanlığın denetim fonksiyonunda ortaya çıkan zafiyetler, turizm politikalarının sermaye odaklı genişleme anlayışına teslim edildiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, kısa vadede doluluk ve gelir rakamlarına odaklanırken, orta—uzun vadede ülkemizin marka değerini, turist güvenliğini ve sürdürülebilirliği zedelemektedir.

Birincisi; denetim kapasitesi nitelik ve nicelik bakımından aşınmıştır. Mevsimsel yoğunluk dönemlerinde risk temelli planlama yerine "evrak ve prosedür" denetimleri öne çıkmakta; yerinde, çapraz ve habersiz kontroller yeterince yapılamamaktadır. Konaklama tesislerinde gıda güvenliği, kimyasal/ilaçlama uygulamaları, havalandırma—su sistemleri, iş sağlığı ve güvenliği, acil durum hazırlığı gibi alanlarda çok kurumlu koordinasyon (Kültür ve Turizm, Sağlık, Tarım, Çevre, AFAD, belediyeler) kopuktur. Şikâyet—-denetim—yaptırım döngüsü; veri paylaşımı yetersizliği ve geciken raporlamalar nedeniyle etkisiz bir kuzeye savrulmaktadır.

İkincisi; Türkiye bu alanda yetişmiş insan kaynağını yurtdışına kaptırmaktadır. Otelciliğin, yiyecek-içecek yönetiminin, turizm güvenliği ve denetiminin uzmanları düşük ücret, güvencesizlik ve liyakat dışı atamalar nedeniyle tersine beyin göçü yaşamaktadır. Kalifiye denetçi/uzman kaybı; sahadaki rehberlik kapasitesini düşürmekte, yeni personelin mentörlük zinciri kırıldığı için kaliteyi aşağı çekmektedir. Bu tablo, "hızlı büyüme" uğruna nitelik kaybını kalıcılaştırmaktadır.

Üçüncüsü; sermaye odaklı strateji, kayıt dışı ve gri alanları büyütmektedir. Büyük ölçekli yatırımlara verilen kolaylık ve esneklikler, küçük ve orta ölçekli tesisleri haksız rekabetle baş başa bırakırken; kısa dönem kiralama piyasası (gölge konaklama) denetim dışı kalmakta hem güvenlik hem vergi kaybı doğurmaktadır. Yaptırımların caydırıcılığı düşüktür; tekerrürde artan ceza, belge askıya alma/iptal ve şeffaf ilan mekanizmaları yeterince işletilmemektedir. Böylece "yakalanırsam öderim" mantığı, kurallara uyan işletmeler aleyhine negatif teşvik üretmektedir.

Dördüncüsü; dijital denetim ekosistemi eksiktir. Gerçek zamanlı bildirim, risk puanlama, şikâyet analitiği, numune/rapor takibi ve kamuya açık erken uyarı panoları olmadan, sistem reaktif kalmakta; krizler "olduktan sonra yönetilen" olaylara dönüşmektedir. Oysa modem destinasyonlar, tesislerin uygunluk skorlarını kamuya açıklayarak güven inşa etmekte ve kötü aktörleri piyasadan ayıklamaktadır.

Sonuç olarak, büyüme odaklı ama denetimsiz bir turizm; kısa vadeli geliri artırsa da itibar kaybı, hukuki risk, sağlık—güvenlik zaafı ve vergi kaybı üretir. Denetim; yatırımın düşmanı değil, markanın teminatıdır. Türkiye'nin rekabet avantajı, ucuzlukta değil; güvende, standartta ve sürdürülebilirlikte inşa edilebilir. Bu bağlamda,

TEğı$

Grand Sami Otel'in turizm işletme belgesi ve/veya belediye izinleri hangi tarihlerde verilmiş/güncellenmiştir? Tesisin sınıfı ve kapasitesi nedir?

2020-2025 döneminde söz konusu otele Bakanlığınız veya bağlı/ilgili kuruluşlarca yapılan turizm mevzuatı denetimleri kaçtır? Bu denetimlerde tespit edilen eksiklik ve yaptırımlar nelerdir?

Ağustos 2025 vakası sonrasında turizm tesisleri için ek acil denetim talimatı verilmiş midir? Verildiyse kapsamı ve sonuçları nelerdir?

Kasım 2025'teki ölüm olayının ardından, turizm işletmelerine yönelik hijyen-gıda güvenliği-ilaçlama süreçlerinde Bakanlığınızın rehber/standart güncellemesi yapılmış mıdır? Sağlık ve Tarım Bakanlıklarıyla ortak protokol çalışması var mıdır?

Grand Sami Otel hakkında turizm işletme belgesinin askıya alınması veya iptali dahil bir idari işlem tesis edilmiş midir? Edildiyse tarih ve gerekçeleri nelerdir?

İstanbul'da 2020-2025 yıllarında konaklama tesislerinde gıda zehirlenmesi/kimyasal şüphesiyle yürütülen soruşturmalar kaçtır? Kaçında tesis kaynaklı kusur saptanmıştır? Turist güvenliği bakımından, turizm sezonu boyunca riskli tesisleri kamuoyuna duyuran bir erken uyarı/şeffaf bilgi platformu kurulması planlanmakta mıdır?

Otellerde haşere-kemirgen mücadelesi/ilaçlama uygulamalarına ilişkin olarak, turizm işletme belgesi sahiplerinin hangi eğitim-belgelendirme yükümlülükleri vardır? Bu yükümlülüklerin denetim sonuçları nedir?

Olayların ülke turizmine etkisi bağlamında Bakanlığınız, kriz iletişimi ve itibar yönetimi kapsamında hangi adımları atmıştır?

## Bakanlığın cevabı

Bakanlığımız (Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü) ca;

Önergeye konu edilen tesisin Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik kapsamında Bakanlığımızca düzenlenmiş Turizm İşletmesi Belgesi bulunmamakta olup İstanbul Valiliğince (İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü) düzenlenen 09.06.2022 tarihli ve 2022-34-2064 sayılı Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesi mevcuttur. Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgeli tesislerde sınıf bulunmamakta olup kapasitesi 32 oda, 64 yatak ve 32 kişilik kahvaltı salonudur.

Tesis, ilgili belediyesi tarafından İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında verilmiş olan 20.09.2017 tarihli Pansiyon işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile faaliyet göstermektedir. Tesisin faaliyetine izin veren belge, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olup Basit Konaklama Turizm İşletmesi tesise faaliyet izni vermemektedir.

Basit Konaklama Tesisleri ile Plaj İşletmelerinin Belgelendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10"uncu maddesinin ikinci fıkrasında "Plaj işletmesi turizm işletmesi belgesi veya basit konaklama turizm işletmesi belgesi talep eden tesisler ile bu belgelere sahip olan tesislerin denetimleri, Kanunun 30'uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında valilikçe yetkilendirilecek il müdürlüğü personeli, yeterli personel bulunmaması durumunda valilik tarafından görevlendirilecek diğer personel aracılığıyla gerçekleştirilir." hükmü yer almaktadır.

Anılan düzenleme uyarınca Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesine sahip tesislerin denetim yetkisi valilikçe yetkilendirilecek il müdürlüğü personeline verilmiştir.

Bu kapsamda, adı geçen tesiste 22.06.2022, 19.06.2025, 21.11.2025 tarihlerinde olmak üzere 3 denetim yapılmış olup 22.06.2022 tarihinde tesis kapasite yönünden incelenmiş; rezervasyon iptali ve ücret iadesi nedeniyle gerçekleştirilen 19.06.2025 tarihli denetimde tesisin yemek kısmında tadilat yapıldığı görülmüş; 21.11.2025 tarihli denetimde tesisin evrak eksiklikleri ile hijyen ve haşerat konusunda tespitlerde bulunulması üzerine tesis hakkında 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca gerekli işlemler ve yaptırımlar uygulanmıştır. Ayrıca, konuyla ilgili olarak İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne bilgi verilmiş ve anılan Müdürlük tarafından tesis hakkında gerekli işlemlerin yapıldığı bildirilmiştir.

Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik kapsamında turizm işletmesi belgesi verilen tesisler Bakanlığımız Kontrolörlerince, Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesi verilen konaklama tesisleri ise Valiliklerce (İl Kültür Ve Turizm Müdürlükleri) tarafından denetlenmektedir.

Ülke genelinde turizm işletmesi belgeli tesislerde, denetimler sezon nedeniyle kapalı olan tesisler hariç, tüm yıl kesintisiz olarak devam etmektedir. Denetimler Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik'te sayılan nitelikler esas alınarak gerçekleştirilmektedir. Bu kriterler dışında, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görevlileri de kendi kurum ve kuruluşlarının yetki ve sorumluluk alanlarındaki denetimlerini sürdürmektedir. Bu uygulama İstanbul özelinde de aynı şekilde sürdürülmekte olup Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgeli tüm konaklama tesisleri, Basit Konaklama Tesisleri ve Plaj İşletmelerinin Belgelendirilmesine İlişkin Yönetmelik'te sayılan kriterler esas alınarak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce ve kendi yetki ve sorumluluk alanları kapsamında diğer hususlarla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görevlilerince denetlenmektedir.

Turizm işletmelerindeki gıda alanına ilişkin (mutfak, restoran vb.) olarak Tarım ve Orman Bakanlığının denetim yetkisi; Sağlık Bakanlığının ise doğrudan hijyen, halk sağlığı, bulaşıcı hastalık kontrolü gibi alanlarda denetim yetkileri bulunmakta olup uzmanlık gerektiren söz konusu alanlarda Bakanlığımız denetim elemanlarının denetim yetkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle, turizm işletmelerinin faaliyetlerinin gıda güvenliği, halk sağlığı, çevre sağlığı veya teknik altyapı yeterliliği bakımından değerlendirilmesi, yetkili kurumların kendi görev alanları kapsamındaki denetimleri çerçevesinde yürütülmektedir. Bakanlığımızca yapılacak değerlendirmeler ise yalnızca turizm işletmesi belgelendirme sürecine yönelik nitelik ve şartlara ilişkin olarak ele alınmaktadır.

Nitekim, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te umuma açık istirahat ve işyerlerinde ruhsatlandırma sonrası denetimlerine ilişkin hükümler Yönetmeliğin 5'inci maddesi kapsamında yürütülmektedir. Bu madde uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen tesislerin, ruhsatta belirtilen koşullara, genel sağlık, güvenlik ve çevre düzenine uygunluklarının ilgili idare tarafından denetlenmesi esastır.

Bununla birlikte konaklama sektöründe hizmet güvenliğinin artırılmasına yönelik düzenleme çalışmaları ve kurumlar arası koordinasyon ihtiyacı çerçevesinde ilgili kurumlarla iş birliği sürdürülmektedir.

Basit konaklama tesisleri hakkında uygulanacak yaptırımlar 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nda düzenlenmiştir. Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesinin iptali, tesisin faaliyet iznini gösteren, ilgili yerel idaresi tarafından düzenlenmiş olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali halinde söz konusu olmaktadır. İlgili Fatih Belediyesi tarafından bu yönde bir işlem tesis edildiğine ilişkin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne herhangi bir bilgi verilmemiştir.

Bakanlığımızca turizm işletmesi belgeli tesislerde ve il kültür ve turizm müdürlüklerince de basit konaklama turizm işletmesi belgeli konaklama tesislerinde belge kriterlerine ilişkin denetimler sürdürülmekte olup aksaklıkların tespit edilmesi halinde mevzuatta belirtilen yaptırımlar uygulanmakta ve tespit edilen eksikliklerin giderilmesi sağlanmaktadır.

Otellerin haşere mücadelesi/ ilaçlama uygulamalarına ilişkin işlemler, Halk Sağlığı Alanında Haşerelere Karşı İlaçlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

Ayrıca, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin "İşyerlerinde aranacak genel şartlar" başlıklı 5"inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak mevzuatta öngörülen tedbirlerin alınmış olması zorunlu olup aynı maddenin ikinci fıkrasında da yetkili idarelerin, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapacakları denetimlerde bu hususların yerine getirilip getirilmediğini kontrol edeceği düzenlenmiştir.

Mehmet Nuri ERSOY
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ali Karaoba (CHP, Uşak). “İstanbul'da zehirlenerek hayatını kaybeden bir ailenin kaldıkları otelin denetimine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36918, 25 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36918-istanbul-da-zehirlenerek-hayatini-kaybeden-bir-ailenin-kaldiklari-otelin-denetimine-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b3089755-5b4a-4c9a-b4ed-019abf0844f6

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
