# Erzincan ilindeki cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/36962
- **Veren:** Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 24 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 58 gün sonra, 21 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2ac2cc09-448c-4ab6-9fd8-019abb63d33d
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36962-erzincan-ilindeki-cezaevlerinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti), 24 Kasım 2025 tarihinde 7/36962 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 58 gün sonra, 21 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Erzincan Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu ile Erzincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda ağır, sistematik ve süreklilik kazanan hak ihlallerine ilişkin çok sayıda başvuru milletvekili makamımıza, meslek örgütlerine ve insan hakları kurumlarına ulaşmaktadır. Bu başvuruların içeriği; yaşam hakkı, sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, haberleşme özgürlüğü, aile hayatına saygı hakkı ve koşullu salıverilme hakkının ihlal edildiğine işaret etmektedir. İhlallerin niteliği sıradan idari sorunları aşmış, yapısal bir kriz boyutuna ulaşmıştır.

Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevinde mahpusların uzun süredir tecrit koşullarında tutulduğu, 23 saat kapalı alanda bırakıldıkları, yalnızca bir saat havalandırmaya çıkarıldıkları, sohbet, spor, kurs, atölye ve ortak etkinlik haklarının fiilen ortadan kaldırıldığı aktarılmaktadır. Siyasi mahpusların adli mahpuslarla aynı bloklarda tutulması ceza infaz hukukunun ayrıştırma ilkesinin açık ihlalidir. Bu uygulama gerilim ve saldırı riskini artırmakta, provokatif nitelikte sözlü saldırılar nedeniyle mahpusların can güvenliğini tehdit etmektedir.

Ailelerin cezaevi ziyaretlerinde maruz bırakıldığı ağız içi arama ve detaylı fiziksel arama dayatmaları, görüş saatlerinin keyfi uygulamalarla aileler açısından erişilemez hale getirilmesi ve bir mahpus yakınının Erzincan yolu üzerinde trafik kazası geçirmesi hem aile hayatına saygı hakkının hem de güvenli seyahat koşullarını sağlama yükümlülüğünün ihlalidir.

Haberleşme ve ifade özgürlüğü alanında da ağır ihlaller yaşanmakta; mektupların özellikle Kürtçe olanların sansüre uğradığı veya gönderilmediği, Jineoloji ve Demokratik Modernite gibi yasal yayınların keyfi biçimde yasaklandığı, gazetelere erişimin sınırlandığı bildirilmektedir. Telefon görüşmelerinde Türkçe dışındaki dillerin kullanılmasının engellenmesi anadilde iletişim hakkının ihlalidir.

Sağlık hakkı bakımından durum son derece ciddidir. Kronik rahatsızlığı bulunan mahpusların revir ve hastane sevkleri geciktirilmekte, kelepçeli muayene dayatması nedeniyle birçok muayene yapılamamakta, bazı mahpuslar tamamen tedavisiz bırakılmaktadır. AİHM'in Gülay Çetin/Türkiye, Kudtfa/Polonya ve Tekin/Türkiye kararları cezaevindeki hastaların kesintisiz ve insan onuruna uygun sağlık hizmetine erişmesinin devletin pozitif yükümlülüğü olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. CPT raporlarında kelepçeli muayenenin insanlık dışı muamele niteliğinde olduğu defalarca vurgulanmışken, Erzincan'da bu uygulamanın sistematik hale geldiği görülmektedir.

İdare ve Gözlem Kurullarının 2021 sonrası uygulamaları iyi hâl değerlendirmesi olmaktan çıkmış, mahpusları siyasi kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle cezalandıran bir mekanizmaya dönüşmüştür. Kurul görüşmelerinde "örgütle bağını koparıp koparmadığı", "pişman olup olmadığı" gibi ideolojik içerikli sorular yöneltilmekte, bu sorulara verilen yanıtlar tahliye engellemelerine gerekçe yapılmaktadır. Erzincan Kadın Hapishanesinde Nurcan Aslan, Ardıl Çeşme ve Ziynet Sağlam; Yüksek Güvenlikli Hapishanede ise Abdülmecit Yüksekbağ, Mustafa Amutgan ve Keleş Celal, infaz sürelerini tamamlamış olmalarına rağmen yalnızca "pişmanlık göstermedikleri" veya "örgütsel duruş sergiledikleri" gerekçesiyle tahliye edilmemiştir. AİHM'in Harakchiev ve Tolumow/Bulgaristan ile Horych/Polonya kararları, özgürlüğe erişimin siyasal değerlendirmelere bağlanamayacağını açık biçimde ortaya koymaktadır.

Tüm bu ağır ihlaller nedeniyle Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevinde mahpuslar 3 Kasım 2025'te süresiz-dönüşümlü açlık grevine başlamışlardır. Açlık grevi uluslararası hukukta son çare olarak tanımlanan bir protesto biçimidir. Mahpusların bu yönteme başvurmuş olması cezaevindeki hak ihlallerinin kurumsallaştığının göstergesidir.

AİHM'in Nevmerzhitsky/Ukrayna ve Ciorap/Romanya kararları açlık grevindeki mahpusların bağımsız hekimlerce izlenmesi ve temel şikâyetlerin giderilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Buna karşın Erzincan'da bağımsız hekim erişimi sağlanmadığı gibi, grevin temel sebeplerine ilişkin hiçbir iyileştirme yapılmamaktadır.

Bu bağlamda;

I- Açlık grevindeki mahpusların temel şikayetlerine (tecrit koşulları, sağlık hakkı, infaz ertelemeleri vb.) ilişkin Bakanlığınızca herhangi bir iyileştirme planı hazırlanmış mıdır?

Erzincan Yüksek Güvenlikli ve Erzincan Kadın Cezaevlerinde mahpusların 23 saat kapalı alanda tutulmasına neden olan uygulamalar Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bu uygulamayı sonlandırmak üzere herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?

Siyasi mahpusların adli mahpuslarla aynı bloklarda tutulmasına yol açan idari tercihler hangi gerekçelere dayanmaktadır? Bu uygulamanın yarattığı güvenlik risklerine ilişkin bir değerlendirme yapılmış mıdır?

4- Mahpus yakınlarına ağız içi arama ve detaylı fiziksel arama uygulanması konusunda

Bakanlığınıza ulaşan şikayetler var mıdır? Bu uygulamaların durdurulmasına yönelik bir talimat verme düşünceniz var mıdır?

Kürtçe mektupların sansürlenmesi, Türkçe dışındaki dillerde telefon görüşmelerinin engellenmesi ve yasal süreli yayınların mahpuslara verilmemesi konusunda Bakanlığınıza kaç başvuru yapılmıştır? Bu uygulamaların yasal dayanağı nedir? " 6- Kelepçeli muayene dayatması nedeniyle gerçekleşmeyen muayene sayısı kaçtır? CPT standartlarına aykırı bu uygulamayı sonlandırmak üzere bir düzenleme yapılacak mıdır?

7- Erzincan Kadın Hapishanesinde Nurcan Aslan, Ardıl Çeşme ve Ziynet Sağlam'ın; Yüksek Güvenlikli Hapishanede ise Abdülmecit Yüksekbağ, Mustafa Amutgan ve Keleş Celal'in infazları hangi gerekçelerle ertelenmiştir? Bu kararlar hangi objektif kriterlere dayanmaktadır?

İdare ve Gözlem Kurullarının "pişmanlık beyanı" ve benzeri ideolojik sorular temelinde tahliye ertelemesi yapmasının hukuki dayanağı nedir? Bu konuda Bakanlığınızca bir denetim yapılmakta mıdır?

Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevinde süresiz-dönüşümlü açlık grevinde bulunan mahpusların sağlık durumları nasıl izlenmektedir? Bağımsız hekim heyetlerinin cezaevine erişimine izin verilecek midir?

10- Açlık grevindeki mahpusların sağlık durumu Türk Tabipleri Birliği veya bağımsız hekim heyetleri tarafından izlenmekte midir? Bu izleme talep edildiği halde reddedildiyse gerekçesi nedir?

11- Açlık grevindeki mahpuslara zorla müdahale edilmesine yönelik herhangi bir talimat verilmiş midir? Bu konuda Bakanlığınızın mevcut resmi politikası nedir?

12- Açlık grevine katılan mahpuslara disiplin soruşturması açıldığı, görüş ve iletişim haklarının kısıtlandığı iddiaları doğru mudur? Doğruysa kaç mahpus hakkında hangi gerekçelerle işlem yapılmıştır?

13- Açlık grevinin başlamasından bu yana Erzincan cezaevleri hakkında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne kaç rapor iletilmiştir? Bakanlığınız bu süreçte herhangi bir teftiş, denetim veya ani ziyaret gerçekleştirmiş midir?

## Bakanlığın cevabı

1752363 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36962 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 6CHKXdv - RUYİJdSb - bzUiNkU - xzsOrg- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-2042-720/905 Konu : Yazılı soru önergesi 20 01 12026

Sayın Mehmet Zeki İRMEZ Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36962 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

11- 5275 sayılı Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

NI- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YDT25Ar - AUBxjLu - DXUROIİ - 597ZDW- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır. faizi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htp://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden YDT25Ar - AUBxjlu - DXURO1L - 5977pW- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

V- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

VI 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fikrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.

VU- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malâmlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YDT25Ar - AUBxjlu - DXURO11 - 597ZDW- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

VEHI- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük

• faiz!

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden YDT25Ar - AUBxjJlu - DXURO1L - 597ZpW- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

IX- Ziyaret ve görüşlerde ziyaretçilerin aranması, 5275 sayılı Kanunun "Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar" kenar başlıklı 86. ve Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin, "Ceza infaz kurumlarına girişte arama" kenar başlıklı 6. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, ceza infaz kurumlarında düzen ve güvenliğin sağlanmasına yönelik hükümlü ve tutukluların sağlığını bozabilecek nitelikteki eşya ve maddeler ile her türlü iletişim aracının kuruma girişinin önüne geçilmesidir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YDT25Ar - AUBxjlu - DXUROI1 - 5977pW ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

X- 5275 sayılı Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.

XI- Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

XI1I- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinleneceği ve kayıt altına alınacağı, bu hakkın tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği; ikinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlülerin, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabileceği; üçüncü fıkrasında, açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin altsoy, üstsoy, eş

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http-//vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YDT25Ar - AUBxjLu - DXUROIL - 5977pW- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılacağı, görüşmelerin, tutanak ile belgeleneceği ve tutanakların özel bir dosyada saklanacağı; dördüncü fıkrasında, hükümlülerin açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramayacağı ve kullanamayacağı,

B) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı 74. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde, hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabileceği, herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebileceği, konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği, deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısının artırılabileceği; (p) bendinde, telefon görüşmelerinin Türkçe yapılacağı, ancak hükümlünün, kendisinin veya görüşeceğini bildirdiği kişinin Türkçe bilmediğini beyan etmesi hâlinde, konuşmanın yapılmasına izin verileceği ve konuşmanın kayda alınacağı, kayıtların incelenmesi sonucu, konuşmanın suç teşkil etme ihtimali olan faaliyetler için kullanıldığının anlaşılması durumunda, hükümlünün bir daha aynı kişiyle Türkçeden başka bir dille konuşmasına izin verilmeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

XHI- Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;

A) Erzincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Erzincan Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı, 18/12/2025 tarihi itibarıyla anılan Kurumlarda açlık grevi eyleminde bulunan herhangi bir tutuklu ve hükümlünün bulunmadığı,

B) Kurumlarda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden YDT25Ar - AUBxjlu - DXURO1L - 5972pW ileerişebilirsin balzi

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti, Şırnak). “Erzincan ilindeki cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36962, 24 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36962-erzincan-ilindeki-cezaevlerinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2ac2cc09-448c-4ab6-9fd8-019abb63d33d

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
