# İş kazası sonucu ölüm istatistiklerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/37162
- **Veren:** Talat Dinçer (CHP, Mersin)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 25 Kasım 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 265 gün sonra, 17 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/97540e50-ed06-4b91-b29c-019abeec49d3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37162-is-kazasi-sonucu-olum-istatistiklerine-iliskin

> Talat Dinçer (CHP), 25 Kasım 2025 tarihinde 7/37162 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 265 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Sayın Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98. Ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. Maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Türkiye'de yıllardır iktidar tarafından "iş kazası" olarak sunulan ölümler gerçeği yansıtmıyor. SGK'nın kendi istatistikleri bile açıklanan rakamların en az iki kat düşük gösterildiğini ortaya koyuyor. 2005—2024 arasında SGK'nin kamuoyuna açıkladığı iş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı ölüm sayısı 27.695 iken, aynı dönemde bu nedenlerle ölüm geliri bağlanan dosya sayısı 52.455. Aradaki 24.760 kişilik fark, gerçek iş cinayeti tablosunun nasıl gizlendiğini açıkça gösteriyor.

Bağımsız araştırma yapan İSİG Meclisi de SGK verilerinin gerçeği yansıtmadığını doğruluyor. SGK 2012-2024 için 18.753 ölüm bildirirken, İSİG aynı dönemde basına ve kamuya yansıyan bilgiler üzerinden 23.633 işçi ölümü tespit etti. Ancak bu rakamlar bile tam tablo değil; çünkü hem SGK hem İSİG verileri kayıtlara yansımayan, saklanan ve gecikmiş | vakaları kapsamıyor. Özellikle SGK'nın "İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sonucu Ölüm Geliri Bağlanan Dosya Sayısı" istatistiği, gerçek ölümlerin açıklanan rakamların yaklaşık 1,9 katı olduğunu gösteriyor. Bu dosyalar müfettiş raporları ve yargı kararlarıyla kesinleşmiş vakaları içerdiği için asıl gerçek tabloyu yansıtıyor. Dilovası'nda 8 Kasım 2025'te kaçak bir işyerinde 7 işçinin ölmesi, Türkiye"nin kanayan yarasını yeniden gündeme taşıdı. Ülkemizde ister kamu ister özel, ister kayıtlı ister kaçak olsun, işyerlerinde yaşanan ölümler "kaza" değil, tamamen önlenebilir cinayetlerdir. Meslek hastalıkları da aynı şekilde önlenebilir nitelikte olmasına rağmen istatistiklere çok az yansıyor.

Gerçek veriler açıklanmadıkça iş cinayetleriyle mücadele etmek mümkün değildir. Daha fazla denetim, daha güçlü yaptırım, daha yüksek iş güvenliği yatırımı ve insanca çalışma koşulları hayata geçirilmedikçe bu ölümler devam edecektir. SGK gerçek verileri açıklasın, veriler bağımsız biçimde denetlensin, iş cinayetlerindeki karanlık, perdenin arkasına geçilsin. İşçinin canı gizlenecek bir istatistik değil, korunması gereken bir yaşam hakkıdır. JAHPEN

Bu bilgiler doğrultusunda;

SGK verilerinde ölüm sayısı ile dosya sayısı arasındaki iki kat farkı nasıl açıklıyorsunuz?

Gerçek iş cinayeti sayısını açıklamayı düşünüyor musunuz?

Dilovası'ndaki gibi kaçak işyeri ölümlerini önlemek için ne yapıyorsunuz? Ölüm geliri dosyalarını baz alarak resmi ölümleri revize edecek misiniz? Önlenebilir iş cinayetlerini azaltmak için hangi somut tedbirleri aldınız? Meslek hastalıklarının eksiksiz kaydı için hangi önlemleri uyguluyorsunuz? SGK verilerinin bağımsız denetimini sağlamayı düşünüyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o :09.12.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1754503 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Mersin Milletvekili Sayın Talat DİNÇER tarafından yöneltilen 7/37162 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"6331 sayılı Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına Jaaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak için mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alması işverenin yükümlülüğündedir.

6331 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlığımız iş müfettişlerince yapılmakta olup işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak idari para cezaları ve uygulamalarına yönelik hususlar Kanunun 26 ncı maddesinde düzenlenmiştir.

Çalışma hayatında iş kazalarının önlenebilmesi için yerine getirilmesi gereken önemli hususlardan birisi de iş sağlığı ve güvenliği kültürünün toplumun tüm kesimlerine kazandırılmasıdır. Bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik ilgili kamu kurumları, üniversiteler, sendikalar ve STK'lar ile ulusal ve uluslararası projeler yürütülmekte, eğilim, seminer, toplantı, çalıştay ve bilgilendirici faaliyetler düzenlenmekte, kısa film, çizgi film, mobil uygulamalar, kamu spotları, rehber, broşür ve afişler hazırlanmakta olup ayrıca çeşitli sektörlerde çalışan kişilerin ve profesyonellerin bilgi düzeyini geliştirecek eğitimler verilmektedir.

31/3/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 20 nci maddesinin birinci fıkrasında; "İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının 9670'i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanır. ' hükmü yer almakta olup hak sahibi, sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malüllük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babası olarak tanımlanmıştır. İlgili tanımdan ve madde metninden de anlaşılacağı üzere gelir bağlanan hak sahibi birden fazla kişi olabilmekte olup ölüm sayısı ile bağlanan ölüm geliri bu sebeple farklı olabilmektedir.

Ayrıca, iş kazası meydana geldikten belli bir süre sonra sigortalının vefat etmesi hâlinde ilk etapta ölüm olarak bildirilmeyen iş kazası; İş Kazası ve Meslek Hastalıkları Bildirim Formu üzerinden "İş Kazası Anında Olmayan Ölüm' olarak güncellenmektedir. Dolayısıyla yaralanmalı olarak-isiatistiklere yansıyan iş kazası, ölümlü iş kazası olarak değiştirilmektedir. "

---

**Kaynak gösterme:** Talat Dinçer (CHP, Mersin). “İş kazası sonucu ölüm istatistiklerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37162, 25 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37162-is-kazasi-sonucu-olum-istatistiklerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/97540e50-ed06-4b91-b29c-019abeec49d3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
