# Van-Hakkari karayolunda gerçekleşen trafik kazaları sonrası alınan önlemlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/37199
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 1 Aralık 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 315 gün sonra, 12 Ekim 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1f976abe-83c3-45b4-9053-019ade2778fa
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37199-van-hakkari-karayolunda-gerceklesen-trafik-kazalari-sonrasi-alinan-onlemlere-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 1 Aralık 2025 tarihinde 7/37199 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 315 gün sonra, 12 Ekim 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Van—Hakkâri Karayolu, uzun süredir kamu idaresinin bilgisi dâhilinde olmasına rağmen giderilmeyen yapısal ve jeoteknik riskler nedeniyle kronik bir güvenlik zaafı üretmeye devam etmektedir. Son olarak 30 Kasım 2025 tarihinde Van—Hakkâri kara yolunun 45. kilometresinde, Zernek Baraj Gölü çevresinde meydana gelen trafik kazasında Furkan Özdemir (21), Rojhat Durğun (21) ve Cihat Durna (20) yaşamını yitirmiş; viraj geometrisi, koruyucu bariyer eksikliği ve uyarı sistemlerinin bulunmaması nedeniyle araç yaklaşık 100 metrelik kot farkından baraj gölüne düşmüştür. Olay yeri incelemelerinde yol kenarı bariyerlerinin ve orta refüj düzenlemesinin bulunmadığı açıkça görülmüş; bu durum, riskin idari makamlarca bilindiği hâlde kalıcı bir müdahalede bulunulmadığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Bu kaza, aynı güzergahta yıllardır yaşanan çok sayıdaki ölümcül vakaya eklenerek hattın artık "yüksek riskli yol" statüsünün ötesine geçtiğini ve yurttaşların can güvenliğini doğrudan tehdit eder nitelikte olduğunu göstermektedir. Yalnızca son bir yıl içerisinde meydana gelen ağır kazaların bilançosu dahi, alınması gereken önlemlerin geciktirilmesinin telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açtığını göstermektedir:

Bu yolda yaşanan kazalar:

30 Kasım 2025 — Zernek Baraj Gölü çevresi: 3 yurttaş yaşamını yitirdi.

16 Kasım 2025 — Ser& Solan mevkii: Kaya düşmesi kaynaklı kazada 2 yurttaş yaşamını yitirdi. 27 Ekim 2025 — Zernek Barajı mevkii: 3 yurttaş yaşamını yitirdi, 4 yurttaş yaralandı.

30 Ağustos 2025 — Sarıtaş köyü yakınları: İkisi çocuk 5 yurttaş yaşamını yitirdi.

22 Nisan 2025 — Van—Hakkâri yolu: Minibüs—-kamyon çarpışmasında 8 yurttaş yaşamını yitirdi, 11 yurttaş yaralandı.

Bu veriler, güzergâhın yalnızca belirli noktalarında değil; genel hat boyunca mühendislik tasarımından yol geometrisine, bariyer eksikliklerinden heyelan ve kaya düşmesi riskine kadar çok boyutlu bir güvenlik açığı bulunduğunu göstermektedir.

Ulaştırma Bakanlığı'nın önergelerimize verdiği geçmiş yanıtlarda; güzergâhın büyük bölümünün bölünmüş yol standardına kavuşturulduğu,

Ser Solan ve Tekser mevkilerinde çelik ağ, perde duvar ve kaya tutucu sistemlerin uygulandığı,

7/24 bakım ve trafik güvenliği çalışmalarının sürdürüldüğü,

İfade edilmesine rağmen, kaza verilerindeki süreklilik, sahadaki gerçekliğin bu beyanlarla örtüşmediğini göstermektedir. Özellikle Zernek Barajı çevresi ve Ser& Solan hattında jeoteknik stabilizasyon, drenaj altyapısı, bariyer standardı, dar kurp düzenlemeleri ve yamaç güvenliği bakımından kalıcı ve bütüncül bir proje uygulanmadığı açıkça görülmektedir.

Anayasa'nın 17. maddesi uyarınca devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğü, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili teknik şartnameler çerçevesinde yolun güvenlik standartlarının sağlanması zorunludur. Buna karşın, Van—Hakkâri Karayolu'nda yaşanan ölümler, "çalışmalar sürmektedir" söylemi ile açıklanamayacak bir kurumsal ihmal zincirine dönüşmüş durumdadır.

Bu nedenle ilgili bakanlıklar başta olmak üzere tüm idari yapılar, güzergâhın tamamında bütüncül risk analizi, jeoteknik güncelleme, modern mühendislik uygulamaları, yüksek güvenlikli bariyerlerin kurulumu, uyarı ve ikaz sistemlerinin entegrasyonu, yol geometrisinin yeniden tasarlanması ve afet risk azaltma standartlarının uygulanması konusunda gecikmeksizin harekete geçmelidir.

Art arda yaşanan ölümler, bu yolun artık acil müdahale gerektiren bir kamu güvenliği sorunu olduğunu göstermektedir. Meclis'in denetim sorumluluğu çerçevesinde bu konuya ilişkin bütünsel bir değerlendirme yapılması ve sorumluluk zincirinin açıklığa kavuşturulması kaçınılmaz hâle gelmiştir.

Bu bağlamda;

1. Güzergâhtaki riskli noktalar yıllardır bilindiği hâlde hız kontrolü, uyarıcı levha, ışıklandırma ve trafik devriyesi gibi önleyici tedbirlerin bu noktalarda güçlendirilmemiş olmasının gerekçesi nedir?

2. Son bir yıl içindeki beş büyük kazaya ilişkin adli ve idari inceleme süreçlerinde tespit edilen kusur ve sorumluluklar kurum içi risk azaltma planlarına neden entegre edilmemiştir? ,

3. 30 Kasım 2025 kazasında ekiplerin olay yerine ulaşma süresi kaç dakikadır, müdahale süresi can kayıplarını etkilemiş midir?

4. Aynı yol hattında "art arda ölümler" yaşanmasına rağmen mevcut denetim stratejilerinin neden revize edilmediği konusunda kurumsal bir açıklama yapılacak mıdır?

5. Bakanlığınızın ilgili birimleri tarafından bu yol hattına dair daha önce hazırlanmış risk uyarıları, raporlar veya şikâyetler var ise bu bildirimlere rağmen neden kalıcı bir işlem tesis edilmemiştir?

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Van-Hakkari karayolunda gerçekleşen trafik kazaları sonrası alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37199, 1 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37199-van-hakkari-karayolunda-gerceklesen-trafik-kazalari-sonrasi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1f976abe-83c3-45b4-9053-019ade2778fa

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
