# Tunceli'de bir kadına zorla fuhuş yaptırıldığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/37361
- **Veren:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 5 Aralık 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 220 gün sonra, 13 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3511c248-2c73-420e-a751-019afcd4f549
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37361-tunceli-de-bir-kadina-zorla-fuhus-yaptirildigi-iddiasina-iliskin

> İbrahim Akın (DEM Parti), 5 Aralık 2025 tarihinde 7/37361 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 220 gün sonra, 13 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki soruların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN İzmir Milletvekili

Basına ve sosyal medyaya yansıyan güncel haberlerde Dersim'de bir kadının fuhuşa zorlandığını, bu süreçte bazı kamu görevlilerinin adlarının geçtiğini belirterek savcılığa başvurduğu görülmektedir. Bu iddialar, yalnızca kişisel bir mağduriyet değil; kamu görevlilerinin bir suç ağıyla ilişkilendirilmesi, bu ağın ilde ne kadar yaygınlaştığı, kimler tarafından korunduğu ve neden önceden tespit edilemediği gibi kamu güvenliğini doğrudan ilgilendiren ağır soruları gündeme getirmektedir.

İddialarda mağdur kadının bir süre KYK Kurumuna ait Kız Yurdunda barındırıldığı yönünde bilgiler dikkat çekmektedir. Bunun hangi gerekçeyle yapıldığı, hangi idari onayla gerçekleştirildiği ve hangi yasal dayanağa oturtulduğu kamu güvenliği açısından oldukça önemlidir. KYK denetimindeki yurtlar, yasalar ve yönetmelikler gereği yalnızca ilgili yaş grubundaki kız öğrencilerin barınma hakkına yönelik hizmet veren kurumlardır. Bu yurtlara öğrenci olmayan bir bireyin yerleştirilmesi; geçici koruma, sığınma talebi veya sosyal himaye amacıyla dahi olsa, çok net bir yasal mekanizma ve kayıtlı prosedür gerektirir. Bu nedenle mağdur kadının KYK denetimindeki bir kız yurdunda barındırılmasının mevzuata uygun olup olmadığı, bu kararın kimler tarafından verildiği, yurt yönetiminin bu konuda bilgilendirilip bilgilendirilmediği, valilik ve ilgili birimlerin bu yerleştirmeden haberdar olup olmadığı detaylı biçimde araştırmayı zorunlu kılmaktadır.

Bu durum yalnızca idari açıdan değil, Kız Yurdunda kalan kız öğrencilerin güvenliği açısından da kaygı verici sonuçlar doğurmaktadır. Bir fuhuş ağına zorlandığı iddia edilen bir kişinin, dahası bazı kamu görevlileriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen bir suç örgütünün temas alanında bulunmuş bir bireyin KYK denetimindeki bir kız yurdunda barınması; yurt ortamındaki öğrenciler açısından ciddi bir risk yaratmaktadır. Bu risk yalnızca fiziksel güvenlik açısından değil, yurda dışarıdan kimlerin girip çıktığı, hangi ilişkilerin burayı istismar etmiş olabileceği, güvenlik kameralarının ve giriş kontrollerinin nasıl işlediği, yurt müdürlüğünün bilgilendirilip bilgilendirilmediği gibi pek çok yönü içermektedir. Bu nedenle Kız Yurdunun bu süreçte nasıl kullanıldığı, Kız Yurdunun güvenlik mekanizmalarının bu durumdan nasıl etkilendiği ve yurt idaresinin hangi bilgilere sahip olduğu ayrıntılı biçimde ortaya konmalıdır.

Ayrıca, 4 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrılan, o tarihten bugüne kadar, (yaklaşık 6 yıldır) kendisinden haber alınamayan ve akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku da bu Kız Yurdunda kalmaktaydı. Gülistan Doku'nun kaybedilmesi olayı, Dersim halkı ve özellikle genç kadınlar üzerinde derin bir güvensizlik ve çaresizlik duygusu yaratmış; devletin adalet ve güvenlik | mekanizmalarına yönelik güvensizliği pekiştirmiştir. Gülistan Doku'nun akıbetinin açıklığa kavuşturulamamış olması, kamusal alanda bir cezasızlık kültürü oluşturmuş, suç işleyen veya suça karışan yapıların hesap verebilirlik kaygısı yaşamamasına neden olmuştur. Bu olay, günümüzde yaşananlarla birlikte değerlendirildiğinde Dersim'de Kız Yurdu ekseninde devam edegelen bir sorun alanının boyutuna ve sürekliliğine işaret etmektedir.

Bu nedenle olay yalnızca bireysel suç iddialarından ibaret değildir. Dersim'de güvenlik, istihbarat, idari denetim ve sosyal hizmet kurumlarının birlikte işleyişindeki muhtemel aksaklıkların açığa çıkarılması; çeteleşme ihtimalinin tüm yönleriyle incelenmesi; İŞKUR kanalıyla yapılan yönlendirmelerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi; Kız Yurdunun hangi gerekçeyle, kimlerin talimatıyla ve hangi hukuki dayanakla kullanıldığının açıklanması; Kız Yurdunda kalan kız öğrencilerin güvenliğinin nasıl etkilediğinin belirlenmesi ve benzer olayların tekrarını önleyecek yapısal tedbirlerin alınması zorunludur.

Her ne kadar KYK yurtları Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı olsa da

Yurtlarda barınma koşulları,

Çocuk—genç kadın güvenliği,

Risk altındaki bireylerin korunması,

Geçici barınma / acil koruma ihtiyacı olan kişilerin yönlendirilmesi,

"Acil kadın sığınma" veya "geçici kadın koruma" ihtiyacı oluştuğunda devreye giren mekanizmalar

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görev alanıdır.

Bu bağlamda;

1. Fuhuşağına zorlandığı iddia edilen mağdur kadının Kız Yurdunda barındırılması iddiası doğru mudur? Doğruysa bu barınma işlemi hangi gerekçeyle, hangi idari onayla ve hangi hukuki dayanakla gerçekleştirilmiştir?

2. Kız Yurtları yalnızca öğrenci barındıran kurumlardır. Öğrenci olmayan bir kişinin yurtlara yerleştirilmesi, "geçici koruma, acil sosyal hizmet müdahalesi, şiddetten korunma" gibi mevzuat istisnalarından hangisine dayandırılmıştır?

3. Bu barınma işlemi yurt yönetimine hangi aşamada bildirilmiştir? Yurt müdürlüğünün, il müdürlüğünün ve valiliğin bu işlemden bilgisi var mıdır?

4. Kız Yurdunda kalan kız öğrencilerin güvenliği açısından oluşturulan riskin değerlendirilmesi için Bakanlığınızca özel bir inceleme başlatılmış mıdır?

5. Bakanlığınız ile İçişleri Bakanlığı arasında mağdurların korunması, sığınma, gizlilik,

| geçici barınma ve sosyal destek sağlanmasına yönelik koordinasyon hangi mekanizmalar üzerinden yürütülmektedir? Bu vaka özelinde hangi adımlar atılmıştır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o :a)15.12.2025 tarihli ve 1757971 sayılı yazınız. b)24.12.2025 tarihli ve 1764302 sayılı yazınız.

İlgi yazılar ekinde alınan İzmir Milletvekili Sayın İbrahim AKIN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/37361 ve 7/37848 Esas Numaralı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazılarımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 7/37361 Cevap Metni (2 Sayfa)

2. 7/37848 Cevap Metni (3 Sayfa)

Telefon No:(312) 705 58 09

İzmir Milletvekili Sayın İbrahim AKIN'a Ait 7/37361 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadın konukevleri, fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve sözlü istismara veya şiddete uğrayan kadınların, şiddetten korunması, psiko-sosyal sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır Kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 151 kadın konukevi bulunmaktadır.

Bakanlığımıza bağlı 112 kadın konukevinde 2.819 kapasite ile hizmet verilmekte olup 2025 yılı doluluk oranı ortalama 9070-75 olarak gerçekleşmiştir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında alınan tedbir kararlarına ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile 2012 yılında, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ile 2018 yılında, Jandarma Genel Komutanlığı ile 2019 yılında ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile 2022 yılında veri entegrasyonu sağlanmış durumda olup anlık elektronik veri akışı başlatılmıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 86 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Psikososyal desteğin yanı sıra barınma, hukuki, ekonomik, eğitim, mesleki ve sağlık alanlarında bütüncül destekler sağlanarak vaka yönetimi gerçekleştirilmektedir. Şiddet uygulayanların ise öfke kontrolü, stresle başa çıkma ve şiddeti önlemeye yönelik farkındalık kazandırmayı hedefleyen eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılmasına, bağımlılık ya da ruhsal bozukluk durumlarında sağlık kuruluşlarında muayene ve tedavi olmasına, meslek edindirme kurslarına yönlendirmeye yönelik faaliyetler gerçekleştirilmektedir.

Bakanlığımızca, bu ve benzeri vakalarda taşra teşkilatımızda yer alan ilgili kuruluşlarımız aracılığıyla gerekli takip süreçleri yürütülmekte; mağdurla irtibat kurulmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Psikososyal destek, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sunulması yönünde gerekli değerlendirmeler yapılmakta, ihtiyaç halinde ilgili hizmet modelleri devreye alınmaktadır.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un başlıklı 20. maddesinin "Harçlar ve masraflardan, vergilerden muafiyet ve davaya katılma' 2. fıkrasında; "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmüne istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmaktadır.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin olarak; Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma halen devam etmekte olup Bakanlığımızca Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına soruşturma sonucunun bildirilmesi talepli yazı gönderilmiştir. Ayrıca Bakanlığımız tarafından süreç yakından takip edilmekte ve olaya ilişkin şüpheli durumların tespiti halinde bu hususların araştırılması için Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasına talepte bulunulmaktadır. Soruşturma sonucunda iddianamenin düzenlenmesi durumunda 6284 sayılı Yasa kapsamında davaya müdahillik talebinde bulunulacaktır.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, diğer Bakanlıkların görev ve yetki alanına girdiğinden Bakanlığımızca değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Tunceli'de bir kadına zorla fuhuş yaptırıldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37361, 5 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37361-tunceli-de-bir-kadina-zorla-fuhus-yaptirildigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3511c248-2c73-420e-a751-019afcd4f549

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
