# Harran Ovası'nda ve Şanlıurfa'da yaşanan kuraklıkla mücadeleye ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/37451
- **Veren:** Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa)
- **Muhatap:** Tarım ve Orman Bakanlığı (İbrahim Yumaklı)
- **Veriliş tarihi:** 5 Aralık 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 76 gün sonra, 19 Şubat 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5081c09d-0010-48bc-b679-019afcfed3ab
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37451-harran-ovasi-nda-ve-sanliurfa-da-yasanan-kuraklikla-mucadeleye-iliskin

> Mahmut Tanal (CHP), 5 Aralık 2025 tarihinde 7/37451 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 76 gün sonra, 19 Şubat 2026).

## Önerge metni

Aşağıda belirtilen sorularımın, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yuma Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96 maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. yoksa yaşam yoktur.

Uzmanlar özellikle Harran Ovası başta olmak üzere Şanlıurfa'da:

Su kaynaklarının hızla azaldığını,

Yeraltı su seviyesinin düştüğünü, Erozyon ve arazi bozulmasının arttığını, Tarım arazilerinin verim kaybı yaşadığını bilimsel rapor ve çalışmalarla ortaya koymaktadır. Bu durum yalnızca Şanlıurfalıların değil tüm ülke ekonomisinin ve gıda güvenliğinin geleceğini tehdit etmektedir.

Geç kalınmış her karar geriye dönüşü olmayan bir kayıp doğuracaktır. Türkiye'nin verimli toprakları aynı hatalarla çölleşmeye terk edilemez. Tarım politikalarında seyirci değil çözüm üreten olmak zorunluluktur.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını ve toprak kaybını önlemeyi devletin yükümlülüğü olarak düzenlemektedir. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Kanunu ile 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu ise su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması ve sürdürülebilir yönetimini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca Anayasa'nın 56'ncı maddesi, devlete sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını koruma ödevi yüklemektedir. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) de toprak bozulumunun önlenmesi, erozyonla mücadele ve arazi tahribatının azaltılması konusunda açık hükümler getirmektedir.

Bu ulusal ve uluslararası yükümlülüklere rağmen Şanlıurfa'daki toprak kaybı, su azalması ve arazi bozulumuna ilişkin güncel verilerin şeffaf biçimde paylaşılmaması, bölgenin ve ülkenin gıda güvenliği açısından ciddi bir denetim ve politika boşluğuna işaret etmektedir.

Bu bağlamda;

1. Şanlıurfa ve Harran Ovasında toprak kaybı erozyon arazi bozulması ve su azalması ile ilgili Bakanlığınızın son 10 yıl içinde hazırladığı resmi veri ve analiz raporları var mıdır? Varsa neden kamuoyuna açıklanmamıştır?

2. Yeraltı sularının çekilmesi nedeniyle çökme obruk tuzluluk artışı ve sulama krizine dair Bakanlığınızın yaptığı tespit nedir? Bu risklere karşı bir acil eylem planı hazırlanmış mıdır?

3. Şanlıurfa tarım arazilerinin korunması amacıyla kaç hektar arazi son 10 yılda tarım dışına çıkarılmıştır? Bu uygulamaların ekonomik ve çevresel kaybı analiz edilmiş midir?

4. Devlet Su İşleri ve ilgili birimler tarafından Harran Ovasında su yönetimi iyileştirilmesi için hangi somut yatırımlar planlanmıştır? Bu yatırımların tarih takvimi nedir?

5. Toprak kaybı ve verim düşüşünün azaltılması için çiftçilere modern sulama teknikleri toprak ıslahı ve sürdürülebilir tarım kapsamında hangi destek programları yürütülmektedir?

6. Şanlıurfa ve çevresine özgü iklim değişikliği etkileri değerlendirilmiş midir? Tarım ürünlerinin gelecekteki üretim riskleri için uyum stratejisi geliştirilmiş midir?

7. Toprak koruma kurulunun yaptığı çalışmaların sonuçları nelerdir? Bu kurul en son ne zaman toplanmıştır ve hangi kararları almıştır?

## Bakanlığın cevabı

Bakanlığımız Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından, ihtiyaç duyulan alanlarda tarla içi drenaj çalışmaları yürütülmektedir. Söz konusu çalışmalar ile sulama kaynaklı taban suyu yükselmesi kontrol altına alınmakta, toprak tuzluluğu ve çoraklaşma riskinin azaltılması, tarım arazilerinin sürdürülebilir kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır.

Harran Ovası'nda su yönetiminin iyileştirilmesine yönelik olarak "Atatürk Barajı Sulamaları Teknik Raporu Hazırlanması Mühendislik Hizmetleri" işi ihale edilmiş olup süreç devam etmektedir.

Obruk oluşumları ile bu oluşumların izlenmesi ve değerlendirilmesi, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) görev ve sorumluluk alanı içerisinde yer almaktadır. Akçakale ve Harran Ovalarında meydana gelen çökme çukurları özellikle karstik bölgelerde yaygın olarak görülen doğal jeolojik oluşumlardır (obruklar). Bu çöküntü alanları (grabenler); karstik özellikte kireç taşları ile kil, kum ve çakıldan oluşan çökellerin dokanak (fay) noktalarında ve çökel kalınlığının düşük olduğu bölgelerde meydana gelmektedir.

Bunun yanında, Harran Ovası'nda tuzluluğun önlenmesine yönelik olarak geçmiş yıllarda derin drenaj çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 2025 yılında başlatılan derin drenaj ikmal ve yenileme çalışmaları hâlen devam etmektedir.

Tarımda suyun etkin ve verimli kullanılması amacıyla, bölgesel ve ülke genelinde Ar-Ge projeleri yürütülmekte, elde edilen sonuçlar eylem planlarına ve su politikalarına yön vermek üzere ilgili uygulama birimleriyle paylaşılmaktadır.

Bu kapsamda; e Su tasarrufu sağlayan basınçlı sulama yöntemleri, e Kısıntılı sulama programları, e Kurak bölgelerde toprak rutubetinin yerinde muhafazasına yönelik yöntemler, e Toprakta nem korunumunu artırıcı tedbirler (su hasadı, yüzey akışının önlenmesi ve muhafaza uygulamaları), e Alternatif ürün planlaması, " Kuraklığa ve tuzluluğa dayanıklı bitki çeşitlerinin geliştirilmesi ve e Drenaj ve arazi ıslahı konularında Ar-Ge çalışmaları yürütülmüştür.

Tarım arazilerinin azalması sadece tarım dışı amaçla kullanımlara bağlı olmamakla birlikte, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında hangi sınıf tarım arazisinin, hangi şartlarda, hangi yatırımlar için tarım dışı amaçla kullanılacağı düzenlenmiş olup birinci derecede önemli tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılması engellenmiş ve korunması sağlanmıştır. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri üzerinde hiç bir şekilde plansız veya izinsiz yapılaşmaya izin verilmemektedir. İzinsiz yapılması halinde 5403 sayılı Kanun'un 21'inci maddesi kapsamında cezai işlem tesis edilmektedir.

5403 sayılı Kanun kapsamında yapılacak faaliyetten dolayı çevre tarım arazilerinin zarar görmesini engellemek amacıyla Toprak Koruma Projesi hazırlattırılmakta, yine aynı Kanun kapsamında tarım arazilerinin izinsiz olarak amacı dışında kullanıldığının tespit edilmesi durumunda idari yaptırımlar uygulanmaktadır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Ayrıca, Bakanlığımız tarafından tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar 5403 sayılı Kanun'un 14*üncü maddesi kapsamında koruma altına alınmaktadır. Bu amaçla, 5403 sayılı Kanun'un 14*üncü maddesi kapsamında 73 ilde 468 adet olmak üzere toplamda 9,5 milyon hektar alan büyük ova koruma alanı olarak ilan edilmiştir.

İklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemizde büyüyen ekonomi ve artan üretimle tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde suya olan ihtiyaç artmaktadır.

Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.

Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31.01.2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.

Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden dokümanlara ulaşılabilmektedir.

Tüm sektörlerde su verimliliği bilincinin ve farkındalığının oluşturulması maksadıyla ülke genelinde eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Suyun verimli kullanılmasına ilişkin afişler ve reklam panoları hazırlanmış olup halkın farkındalığının sağlanması maksadıyla ortak alanlarda sergilenmeye başlanılmıştır.

Su verimliliği seferberliğinin uygulanmasına yönelik 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmi Gazete'de "Su Verimliliği Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Mezkur Yönetmelik ile sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir.

Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğu "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır.

Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir. Ayrıca plan kapsamında tarımsal su kullanım verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla mevcut durumda 9650 olan sulama randımanının 2030 yılına kadar *660, 2050 yılına kadar 96065 seviyesine yükseltilmesi hedeflenmektedir.

Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.

Bakanlığımızca çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.

SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı normal durum ve 9 farklı kuraklık senaryosu Strateji Geliştirme Başkanlığı

(normal durum, hafif kurak, orta kurak, şiddetli ve çok şiddetli kurak dönemler) ile geleceğe yönelik (1-6 yıl, 12 yıl ve 18 yıl aralıklarda) havzadaki çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörlerin havza bazındaki su taleplerine uygun olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir.

İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ise daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları, ekstrem meteorolojik olaylarda artış, su kaynaklarında azalma, kuraklık şiddetinde artış, Su ve toprak kalitesinde bozulma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi hususlar olarak sıralanmaktadır.

Bu bağlamda; Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013- 2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.

Eylem Planı hedeflerine uygun olarak ülkemizde tarımsal kuraklığı belirlemek ve izlemek için "Tarımsal Kuraklık Risk Haritalarının Çıkarılması ve Tarımsal Kuraklığın Web Tabanlı olarak İzlenmesi" Ülkesel Projesi yürütülmüş ve proje 2025 yılında tamamlanmıştır. Projede tarımsal kuraklığın ülkesel boyutta 7 günlük periyotlar halinde izlenmesine olanak veren web portal oluşturulmuştur. Oluşturulan web portalı 2025 yılı başı itibarıyla aktif hale getirilmiş olup haftalık düzeyde üretilen ülkesel, il ve ilçe ölçeğinde yakın gerçek zamanlı tarımsal kuraklık haritaları ile birlikte Şanlıurfa ilinin de içinde bulunduğu tüm il ve ilçeler ölçeğinde aylık kuraklık serilerini içeren grafikler üretilmekte talep doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşlar ile paylaşılmaktadır.

Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için Kuraklık Yönetim Planları hazırlanmıştır.

Kuraklık Yönetim Planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler aşağıda sıralanmaktadır. e Sulamaalanlarının rehabilitasyonu ve modern sulama sistemlerine geçilmesi, e İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması,

• Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması,

Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi,

Gözlem ağının geliştirilmesi,

Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması,

Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması,

Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve Kuraklık farkındalığının artırılması.

Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı'nın yol göstericiliğinde illerin kendi dinamiklerine ve özel koşullarına uygun olarak "İl Kuraklık Eylem Planı" oluşturulmuştur. İl Eylem Planı kapsamında; Vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulan İl Kriz Merkezi kararlarıyla olası kuraklık ile ilgili tedbirler alınarak il bazında uygulanmaktadır.

Ayrıca "Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması" çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistemle kuraklık öncesinde tarım, içme Strateji Geliştirme Başkanlığı suyu, turizm, sanayi gibi su kullanan sektörlere gerekli uyarılar yapılarak kuraklık zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.

IV. Tarım Orman Şürasında iklim değişikliği ve kuraklıkla ilgili hedefler doğrultusunda kısa orta ve uzun vadeli stratejiler belirlenmiş olup şura sonuç bildirgesinde; iklim değişikliği etkilerine dayanıklı yeni bitki çeşitlerinin ve hayvan ırklarının geliştirilmesi ile kuraklık ve aşırı hava olaylarına karşı erken uyarı ve dijital kuraklık izleme sisteminin kurulması kararları alınmıştır.

İklim değişikliğinin tarıma etkileri ve uyum kapsamında Bakanlığımız Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "İklim Değişikliğinin Bazı Önemli Tarım Ürünleri Uygunluk Alanları Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi" ülkesel projesi kapsamında ülkemizde en fazla ihraç edilen meyvecilik ürünlerinden incir, ceviz, fındık, kayısı, kiraz, limon, muz, portakal, zeytin ve endüstri bitkisi olarak pamuk ürünlerine yönelik iyi ve kötü senaryolara göre uygunluk alanlarının tespiti ve değişimi belirlenmiştir.

Ülkemizde en çok pamuk yetiştirilen iller arasında yer alan Şanlıurfa ili için senaryolara göre pamuk üretimi için uygun alanların derecelerine göre (çok uygun, uygun, orta uygun ve a7 uygun) artma ve azalma olarak olası değişim oranları belirlenmiştir. Ayrıca 2024 yılında programa alınan "Türkiye'de Stratejik Öneme Sahip Bazı Ürünlerin Potansiyel Uygunluk Alanlarının Belirlenmesi" ülkesel projesi kapsamında Şanlıurfa ve Harran Ovasında yetiştiriciliği yapılan ve Bakanlığımız tarafından önerilen stratejik ürünlerden arpa, mısır ve soğan ürünlerinin uygunluk alanları belirlenecektir.

Ülkemizde tarımsal üretimi artırmak, verim ve kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği sağlamak, kayıtlılığı artırmak ve çevreye duyarlı alternatif tarım tekniklerinin geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla, üreticilerimize tarımsal desteklemeler verilmekte, hibe programları uygulanmakta ve projeler yürütülmektedir.

Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.

Temel destek ve planlı üretim desteği ile planlama kapsamındaki ürünlere belirlenen havzalarda ekim yapıldığı takdirde kullanılan mazotun tamamı, gübrenin ise yarısı nakdi olarak verilmektedir. Bununla birlikte, su kısıtı olan yerlerde yine belirlenen şartlara uygun üretim yapan üreticilerimizin kullandığı mazot ve gübrenin tamamı nakdi olarak verilmektedir.

Tarımsal üretim planlaması çerçevesinde 3 yıllık il üretim planlamaları, illerde kurulan ve çiftçi örgütleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı il planlama kurulu tarafından katılımcı bir yaklaşımla hazırlanmaktadır.

Bu kapsamda bölgesel verilerin kullanılmasına yönelik olarak ilçe/havzaya özel üretim planlamasının oluşturulmasında o havzaya âit; iklim, toprak, su, topografya, arazi sınıflandırması verileri kullanılarak oluşturulan ürün uygunluk alanı haritaları, arazinin sulama imkânları, taban suyu seviyesi, toprak kullanma kabiliyeti ve yağış durumunu dikkate alarak uygulanmak zorunda olan asgari münavebe planı, ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilen Strateji Geliştirme Başkanlığı iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi, su potansiyeli ve yer altı su kısıtı olan alan bilgileri, CBS, uzaktan algılama ve uydu görüntüleri, pazarlama olanakları, tarımsal sanayi durumu, depolama, işleme kapasitesi ve çiftçi deneyimleri gibi yerel koşullar dikkate alınmaktadır.

Ayrıca yer altı sularının yetersiz seviyede bulunduğu ve su kısıtı olduğunun tespit edildiği 11 ilin 52 ilçesinde bulunan sulu tarım arazilerinde, ilgili üretim yılında planlama kapsamında yer alan ve az su tüketen mercimek, nohut, fiğ, yem bezelyesi, buğday, arpa ve yağlık ayçiçeği üreten çiftçilerimize ilave su kısıtı desteği verilmektedir. Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesi su kısıtının olduğu tespit edilen ilçeler kapsamındadır.

Tarımsal yer altı su kısıtı bulunmayan havzalarda sulu ve kuru tarım arazilerinde münavebe kapsamında, aynı ürünün art arda en fazla iki kez ekimine izin verilmektedir. Yer altı su kısıtı bulunan havzalarda ise; kuru şartlarda aynı ürünün art arda en fazla iki defa ekimine izin verilmekte olup sulu tarım arazilerinde ise dörtlü münavebe uygulanmasına ve bu kapsamda mısır, patates, şekerpancarı, domates ve havuç ürünlerinin art arda gelmemek şartıyla en fazla iki defa ekimine izin verilmektedir. Su kısıtı bulunan havzalarda mısır yetiştiriciliğine damla sulama yöntemi kullanmak şartıyla izin verilecektir. Ayrıca yer altı su kısıtı bulunan havzalarda mısır ve patates ekimine destekleme ödemesi yapılmayacaktır.

Bununla birlikte 2021 yılından bu yana Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi ile ülke genelinde işlenmeyen, nadasa bırakılan veya işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin değerlendirilmesi, stratejik öneme sahip, arz açığı olan hububat, baklagil ve yağlı tohumlu ürünlerde üretimin artırılması, üretim miktarı artışı sağlanır iken de doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılması, üreticinin sertifikalı tohum kullanımına yönlendirilmesi için tohum, fide, fidan gibi girdilerde azami 9075 hibe yolu ile il/içe tarım ve orman müdürlüklerimizce hazırlanan projeler hayata geçirilmektedir.

Bakanlığımızca tarımda kullanılan suyun etkin kullanımını sağlamak üzere 2007 yılından itibaren bireysel tarla içi modern sulama sistemlerine Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KK YDP) kapsamında "050 oranında hibe desteği sağlanmaktadır.

Sulama sistemleri başvuru konuları aşağıda sıralanmaktadır. e Tarla içi damla sulama sistemi kurulması, " Tarla içi yağmurlama sulama sistemi kurulması, e Tarlaiçi mikro yağmurlama sulama sistemi kurulması, e Tarla içi yüzey altı damla sulama sistemi kurulması, e Lincen veya Center Pivot sulama sistemi kurulması, e Tamburlu sulama sistemi kurulması, e Güneşenerjili sulama sistemi kurulması, e Tarımsal sulama amaçlı güneş enerji sistemleri ve e Akıllı sulama sistemleri.

Kurak ve yarı kurak bölgelerde yağış sularından maksimum fayda sağlanmak üzere yağmur hasadı projeleri yürütülmektedir. 2022 yılında Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KK YDP) kapsamında tarımsal kuraklığı önlemeye yönelik kırsalda yağmur hasadı için havuz yapımı (Jeomembran) 96050 hibe kapsamına alınmıştır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

IPARD HI Programı kapsamında çıkılan ve çıkılacak çağrılarda "050-735 değişen oranlarda yatırım tedbirlerine (damla sulama, yağmurlama, pivot ve tamburlu sulama sitemlerinin ayrıca suyun kaynağından çıkarılmasında ihtiyaç duyulan enerjinin karşılanabildiği modern tarımsal solar sulama sistemlerinin dahil olduğu) hibe desteği sağlanmaktadır.

İklim değişikliği kaynaklı risklerin etkilerini en aza indirmek için Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında yer alan "Köy Bazlı Verim Sigortası" ile kuru tarım alanlarında yetiştirilen buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek ve yağlık ayçiçeği ürünlerinde kuraklık, don, sıcak rüzgâr, sıcak hava dalgası, aşırı nem ve aşırı yağış risklerinden kaynaklı verim azalışları teminat altına alınmaktadır. Köy Bazlı Verim Sigortası kapsamında poliçede yazılı primin 9670'i Devlet tarafından karşılanmaktadır.

Bakanlığımız tarafından su kısıtının belirlendiği bölgelerde, belirlenen kriterlere uygun üretim yapan üreticilerimizin Devlet Destekli Tarım Sigortası yaptırmaları halinde; poliçe primi üzerinden 9010 oranında "Su Kısıtı Desteği" indirimi uygulanmaktadır.

8038 ve 8039 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024-31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda 9025-9100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.

Bu doğrultuda, e Basınçlı sulama sistemleri ve tarımsal yenilenebilir enerji yatırımlarına 15 milyon TL üst limite kadar 90100"e varan faiz/kâr payı desteği, e Hayvancılık, kanatlı sektörü ve su ürünleri sektöründe yatırım ve işletme kredi/finansman kullandırımlarında yenilenebilir/atık enerji kullanımına ilave "05,

" Bitkisel üretim konularında işletme kredi/finansman kullandırımlarında basınçlı sulama sistemi kullanımında ilave 94010, e Kapalı ortamda bitkisel üretim konusunda yatırım ve işletme kredi/finansman kullandırımlarında yenilenebilir/atık enerji kullanımına ilave 9620, yatırımlarda yağmur suyu hasatı değerlendirildiğinde ilave 9010 ve e Planlı üretime uygun üretim yapan faydalanıcılara ilave 9020 faiz/kâr payı desteği sağlanmaktadır.

Üreticilerimiz temel bitkisel ve temel hayvansal üretim konularında 300.000 TL'ye kadar (300.000 TI, dahil) sıfır faizli, 300.000 TL'nin üzerindeki kredilerde ise 10 milyon TL'ye kadar "050-0100 aralığında faiz/kâr payı destekli kredi/finansman kullanabilmektedir.

İbrahim YUMAKLI
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Harran Ovası'nda ve Şanlıurfa'da yaşanan kuraklıkla mücadeleye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37451, 5 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37451-harran-ovasi-nda-ve-sanliurfa-da-yasanan-kuraklikla-mucadeleye-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5081c09d-0010-48bc-b679-019afcfed3ab

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
