# Sivas'ın Divriği ilçesindeki bir demir madeninde üretimin durdurulmasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/38439
- **Veren:** Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 30 Aralık 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 56 gün sonra, 24 Şubat 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/869be570-d1c8-42d6-a37c-019b73859841
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38439-sivas-in-divrigi-ilcesindeki-bir-demir-madeninde-uretimin-durdurulmasina-iliskin

> Özgül Saki (DEM Parti), 30 Aralık 2025 tarihinde 7/38439 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 56 gün sonra, 24 Şubat 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince O Jab Özgül SAKİ İstanbul Milletvekili yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Stratejik Bir Maden Kapatılıyor, Emekçiler İşsiz Bırakılıyor: Divriği Demir Madeni

Kararında Kamusal Sorumluluk Nerede? Sermaye Kârı mı, Kamusal Yarar mı?

Sivas Divriği'de ERDEMİR'e bağlı ERMADEN A.Ş. tarafından işletilen demir madeninde üretimin durdurulması ve alt taşeron ÇİFTAY Madencilik'in sahadan çekilmesi, yalnızca bir isihdam meselesi değil; Türkiye'nin maden politikası, stratejik hammaddeler yaklaşımı ve kamusal kaynak yönetimi bakımından ciddi sonuçlar doğuran yapısal bir sorundur. Demir cevheri gibi stratejik bir madenin üretiminin durdurulması, ülkenin sanayi girdileri, bölgesel kalkınma ve kamu yararı açısından doğrudan etkiler yaratmaktadır.

ERDEMİR*in 2006 yılında OYAK'a devriyle birlikte maden sahalarının fiili yönetimi yarı-kamusal bir sermaye yapısının eline geçmiş olmasına rağmen, üretimin durdurulması kararının ulusal maden stratejisi, kamu yararı ve bölgesel istihdam üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınız tarafından kamuoyuna açıklanmış herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır. Divriği gibi tek sektöre bağımlı bir ilçede, stratejik bir maden sahasının kapatılmasının yaratacağı ekonomik ve sosyal tahribatın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın gözetim ve planlama sorumluluğu kapsamında ele alınması zorunludur.

Bu bağlamda;

1. Divriği'de ERMADEN A.Ş. tarafından işletilen demir madeninde üretimin durdurulmasına ilişkin karar, Bakanlığınızın bilgisi ve onayı dâhilinde mi alınmıştır? Bakanlığınıza bu karar öncesinde herhangi bir bildirim yapılmış mıdır?

2. Söz konusu maden sahasında üretimin durdurulmasının gerekçesi nedir? Bu gerekçeler teknik, ekonomik veya rezerv yetersizliği gibi hangi somut verilere dayanmaktadır?

3. Demir cevheri gibi stratejik bir madenin üretiminin durdurulmasının; ulusal maden politikası, sanayi girdileri, ithalat bağımlılığı üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınızca hazırlanmış bir analiz var mıdır?

4. Üretimin durdurulması kararı alınırken, Divriği ve çevresinde ortaya çıkacak istihdam kaybı ve bölgesel ekonomik daralma Bakanlığınız tarafından değerlendirilmiş midir?

Değerlendirilmişse sonuçları nelerdir? Değerlendirilmemişse bunun gerekçesi nedir?

5. ERDEMİR ve iştiraki ERMADEN A.Ş.'nin işlettiği maden sahaları, kamu yararı ve süreklilik ilkesi açısından Bakanlığınız tarafından düzenli olarak denetlenmekte midir? Son beş yıl içinde Divriği sahasında yapılan denetim sayısı kaçtır?

6. Üretimin durdurulması sonrası maden ruhsatının durumu nedir? Ruhsat askıya alınmış mıdır, devri veya yeniden işletmeye açılması planlanmakta mıdır?

7. Bakanlığınızın Divriği özelinde; kamu eliyle, kamu iştirakiyle ya da farklı bir üretim modeliyle maden faaliyetlerinin sürdürülmesine ilişkin herhangi bir planlaması bulunmakta mıdır?

8. Taşeronlaşmanın maden işletmeciliğinde yol açtığı iş güvencesi ve üretim sürekliliği sorunlarına ilişkin Bakanlığınızın politika veya düzenleme çalışması var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.

Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.

Maden sahalarının denetimine ilişkin olarak; 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında maden ocaklarına verilen ruhsatlar 4 ayrı gruba ayrılmış olup, çok az riskli ruhsatlar 36 ay, az riskli ruhsatlar 24 ay, riskli ruhsatlar 12 ay ve çok riskli ruhsatlar ise 6 ayda bir periyodik olarak denetlenmektedir. Ayrıca Bakanlığımız haricinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca da kendi mevzuatları kapsamında denetimler yapılmaktadır.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen denetimler 3213 sayılı Maden Kanunu, Maden Yönetmeliği ve Maden Sahaları Denetim Yönergesi çerçevesinde hayata geçirilmekte ve gerçekleştirilen bu denetimler sonucunda mevzuata aykırı bir durum tespit edilmesi halinde MAPEG tarafından gerekli işlemler tesis edilmektedir.

Bu bilgiler ışığında; Önergede bahsi geçen şirket uhdesinde 4 adet işletme izinli ruhsat sahasının bulunduğu, bu sahalardan 1 adet ruhsat sahasında 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 31'inci maddesi kapsamında daimi nezaretçi ataması olmadığı için faaliyetin durdurulduğu, 1 adet ruhsat sahasında henüz madencilik faaliyetine başlanmadığı ve 2 adet ruhsat sahasında ise herhangi bir faaliyet durdurma hususunun olmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu maden sahaları MAPEG tarafından son 5 yıl içerisinde toplamda 21 kez denetlenmiş olup, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 31'inci maddesi kapsamında daimi nezaretçi ataması olmadığı için faaliyeti durdurulan ruhsat sahasında mezkur Kanuna uygun şekilde daimi nezaretçi ataması yapılması halinde faaliyet durdurma kararı kaldırılabilecektir.

Bununla birlikte, Önergede yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “Sivas'ın Divriği ilçesindeki bir demir madeninde üretimin durdurulmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38439, 30 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38439-sivas-in-divrigi-ilcesindeki-bir-demir-madeninde-uretimin-durdurulmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/869be570-d1c8-42d6-a37c-019b73859841

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
