# Tahsil kabiliyeti olmayan vergi ve ceza borçlarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/38504
- **Veren:** İbrahim Arslan (CHP, Eskişehir)
- **Muhatap:** Hazine ve Maliye Bakanlığı (Mehmet Şimşek)
- **Veriliş tarihi:** 2 Ocak 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 47 gün sonra, 18 Şubat 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9f29d887-38e9-4c2b-91f2-019b8d0d008f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38504-tahsil-kabiliyeti-olmayan-vergi-ve-ceza-borclarina-iliskin

> İbrahim Arslan (CHP), 2 Ocak 2026 tarihinde 7/38504 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 47 gün sonra, 18 Şubat 2026).

## Önerge metni

Başkanlığınıza 28/4 dönem 7/36993 esas numarası ile sunulan, ancak Anayasa ve Meclis içtüzüğüne aykırı biçimde bugüne kadar yanıtlanmayan ve cevaplanmadığı gelen kağıtlarda ilan edilen aşağıdaki sorularımın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet ŞİMŞEK tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 29/12/2025

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, I Kasım 2024 tarihinde yaptığı açıklamada; Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından toplam borcu 5 milyon TL ve üzeri olan 36.806 mükellefin kamuoyuna ilan edildiğini duyurmuştur.

Bakan Şimşek'in açıklamasına göre:

• Bu mükelleflerin 30.696'sının hiçbir mal varlığı bulunmadığı veya fiilen iflas etmiş durumda olduğu,

" Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş vergi ve ceza toplamının 919,9 milyar TL,

• Bunun 812,8 milyar TI sinin (©088,8) ise tahsil kabiliyeti bulunmayan kamu alacağı olduğu tespit edilmiştir.

Borçların "çok uzun yıllara yayıldığı", "zaman aşımına uğrayana kadar devlet kayıtlarında tutulduğu" ve bu süreçte önemli bölümünün tahsil edilemediği yönündeki ifadeler; vergi tahsil sistemi, denetim kapasitesi ve kamu alacaklarının korunması konusunda ciddi sorunlar bulunduğunu göstermektedir.

Benzer açıklamaları Sayın Bakan, 2014 yılında Maliye Bakanı iken de yapmış; borçların önemli kısmının iflas etmiş veya mal varlığı bulunmayan mükelleflerden oluştuğunu, icra hükümlerinin #titizlikle yürütüldüğünü? ve zaman aşımı süreçlerinin işletildiğini ifade etmişti.

Aradan 10 yıl geçmiş, açıklamalar değişmemiş; ancak borçlu sayısı ve tahsil edilemeyen kamu alacağı bu süre içinde katlanarak yüz milyarlarca lirayı aşan seviyelere yükselmiştir.

Bu durum, vergi yönetiminde yıllardır yapısal bir iyileşme sağlanamadığını ortaya koymaktadır.

Ülkemizde milyonlarca yurttaş; yüksek enflasyon, ağırlaşan yaşam maliyetleri, çalışanların gelir vergisi dilimlerinin güncellenmemesi nedeniyle ücret artışlarının geri alınması, küçük esnafın (bakkal, lokantacı, berber, kuaför, tamirci, manav vb.) işletmelerinin içine kadar giren yoğun denetimlerle karşı karşıya kalması, "kaynak yok" denilerek sosyal desteklerin ve maaş artışlarının sınırlanması, gibi zor koşullarda hayatta kalmaya çalışırken, yüz milyarlarca liralık vergi alacağının bir kalemde tahsil edilemeyeceğinin açıklanması kamu vicdanında derin bir kırılmaya yol açmaktadır.

Bu tablonun bir diğer yönü de şudur:

Ekonomik sebeplerle yükümlülüklerini yerine getiremeyen, vergi borcunu zamanında ödeyemeyen veya iflas eden mükellef sayısındaki artış, yalnızca idari süreçlerin değil; uzun yıllardır uygulanan ekonomik politikaların, gelir dağılımını bozucu tercihlerinin, yüksek enflasyonun ve finansman koşullarının doğrudan sonucudur. Dolayısıyla tahsil edilemeyen yüz milyarlarca liralık kamu alacağında iktidarın tercih ettiği ekonomik politikaların payı bulunmaktadır.

Kamu zararının büyüklüğü son derece çarpıcıdır:

Tahsil edilemeyeceği açıklanan 812,8 milyar TL, Türkiye'deki 16,5 milyon emekliye eşit olarak dağıtılsaydı, bir yıl boyunca; kişi başına yaklaşık 49.000 TL, aylık bazda ise 4.100 TL ek gelir sağlanabilirdi. Emekli aylıklarının açlık sınırının bile altında kaldığı bir dönemde bu durum, vergi adaletine ilişkin çok daha ağır bir sorgulamayı zorunlu kılmaktadır.

Sayın Bakan'ın geçmişte sarf ettiği "Vergisini zamanında ödeyenlerin hakkını koruyoruz. Yüzsüzleri herkes tanımalı; bunlar milyonlara borçlu." sözleri hatırlandığında; bugün yüz milyarlarca liralık kamu alacağının tahsil edilememesinin, hatta önemli kısmının silinmesinin dürüst mükelleflerin hakkını nasıl koruduğu sorusunu daha da yakıcı hâle getirdiği açıktır.

Bu kapsamda;

1. I Kasım 202/te ilan edilen 36.806 mükellefin toplam 919,9 milyar TL'lik vergi ve ceza borcunun bugüne kadar ne kadarı tahsil edilmiştir?

2. Aynı listedeki 812,8 milyar TL'lik "tahsil kabiliyeti olmayan" kısmın ne kadarı resmen terkin edilmiştir?

3. "Tahsil kabiliyeti olmayan" olarak sınıflandırılan 30.696 mükellef için yapılan "mal varlığı yoktur" tespitleri hangi idari ve hukuki kriterlere dayanmaktadır?

4. Söz konusu mükelleflerden borcu tamamen silinenlerin sayısı kaçtır?

5. Borcu terkin edilen mükelleflerin ticari unvanları kişisel veri kapsamında olmadığına göre, bu kişi ve kurumların Listesi kamuoyuna açıklanacak mıdır? Açıklanmayacaksa gerekçesi nedir?

6. Yüz milyarlarca liralık kamu alacağının tahsil edilememesi nedeniyle Bakanlığınız bünyesinde herhangi bir idari inceleme, denetim veya soruşturma başlatılmış mıdır?

7. Vergi borçlarını zamanında ödeyemeyen, iflas eden veya ekonomik sebeplerle borçlarını ödeyemeyen mükellef sayısındaki artışın; uygulanan ekonomik politikalar, yüksek enflasyon ve finansman koşullarıyla ilişkisine dair Bakanlığınızca hazırlanmış bir çalışma ya da değerlendirme var mıdır?

8. Bakanlığınızın sıkça kullandığı "mükelleflere yardımcı oluyoruz" ifadesi somut olarak hangi uygulamaları kapsamaktadır? Taksitlendirme, gecikme faizi indirimi, yeniden yapılandırma, matrah artırımı veya borç silme gibi hangi yöntemler kullanılmaktadır? Bu kolaylıklar hangi kriterlere göre kimlere ve nasıl sağlanmaktadır?

9. Sayın Bakan'ın geçmişte ifade ettiği "vergisini zamanında ödeyenlerin hakkını koruyoruz" sözü dikkate alındığında; yüz milyarlarca liralık kamu alacağının tahsil edilememesi ve önemli kısmının silinmesi, dürüst mükelleflerin hakkı bu şekilde mi korunmaktadır?

E-posta; İbrahim.arslan2(dtbmm.gov.tr

## Bakanlığın cevabı

b) 12/01/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1775544 sayılı yazınız.

İlgi yazılarınız ekinde alınan Eskişehir Milletvekili Sayın İbrahim ARSLAN" a ait yazılı soru önergelerine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Mev.

Mehmet ŞİMŞEK Bakan

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah, Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

7136993 ve 7/38504 Esas Sayılı Soru Önergelerine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni

Sayın İbrahim ARSLAN, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeleriniz için teşekkür ederim.

Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile bunların takip masrafları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde takip ve tahsil edilmektedir.

Bu çerçevede, süresi içinde ödenmeyen kamu alacaklarının takip ve tahsil usulü 6183 sayılı Kanunun 54 ve müteakip maddelerinde düzenlenmiş olup, söz konusu Kanunda bu kapsamda yürütülecek iş ve işlemler sırasıyla ve belli bir sistematik dâhilinde, sorumluluk alanları belirlenerek açık ve net bir şekilde belirtilmiştir.

Bu kapsamda, 6183 sayılı Kanunun 62'nci maddesinde, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı ve haczolunacak malların tespiti amacıyla yapılacak mal varlığı araştırmasının şeklini, alanını, kapsamını ve araştırma yapılacak amme alacaklarının türü ve tutarını belirlemeye Bakanlığımızın yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan maddenin Bakanlığımıza verdiği yetki kapsamında, amme alacaklarının takip ve tahsili için yapılacak mal varlığı araştırmasının usul ve esasları, Seri: A Sıra No:l Tahsilat Genel Tebliğinde düzenlenmiştir. Buna göre, amme borçlularının malvarlıklarına dair araştırmaları vergi daireleri tarafından omeri mevzuat çerçevesinde yapılmakta olup, takip işlemleri, borçlu tüm mükelleflere herhangi bir ayrım gözetilmeksizin uygulanmaktadır.

Diğer taraftan, mükelleflerimizin borçlarını ödemelerinin kolaylaştırılmasına yönelik 6183 sayılı Kanunda "Tecil" düzenlemesi bulunmakta olup, mezkur Kanunun 48'inci maddesinde; "Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir." hükmü yer almaktadır. Buna göre, mükelleflerin zor durumda olmaları nedeniyle borçlarını defaten ödeyemeyeceklerini belirterek bağlı bulundukları vergi dairesinden borçlarının tecilini

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 e-posta; sebsoruonergeleriühmb, gov.tr Elektronik Ağ: www.hmb.gov.tr defaten ödeyemeyeceklerini belirterek bağlı bulundukları vergi dairesinden borçlarının tecilini talep etmeleri ve yapılacak değerlendirme sonucunda da bu talebin kabul edilmesi halinde tecil kapsamına giren borçlarını maddedeki genel şartlar ve tecile yetkili makamın öngördüğü diğer şartlar dâhilinde taksitler halinde ödemeleri mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi" başlıklı mükerrer 121'inci maddesinde, vergisini düzenli ödeyen mükelleflere vergi indirimi uygulamasına yer verilmiştir. Söz konusu düzenleme ile ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler hariç olmak üzere, kurumlar vergisi mükelleflerinden, maddede yer alan şartları taşıyanların verecekleri yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin yüzde 5'inin, ödenmesi gereken vergiden indirilmesi, indirilemeyen tutarların ise yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilmesi imkânı sağlanmaktadır.

Bununla birlikte, mükelleflerimizin kamuya olan birikmiş borçlarının tasfiyesi amacıyla 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanmış ve günümüz itibarıyla anılan Kanun kapsamında taksit ödemeleri devam etmektedir.

Diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Vergi Mahremiyeti" başlıklı 5'inci maddesinin birinci fıkrasında, vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurların, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanların, vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenlerin ve vergi işlerinde kullanılan bilirkişilerin görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemeyecekleri ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine kullanamayacakları hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, soru önergesine konu edilen hususlar ile ilgili bilgi paylaşılmasına yasal olarak imkân bulunmamaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEK
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Arslan (CHP, Eskişehir). “Tahsil kabiliyeti olmayan vergi ve ceza borçlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38504, 2 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38504-tahsil-kabiliyeti-olmayan-vergi-ve-ceza-borclarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9f29d887-38e9-4c2b-91f2-019b8d0d008f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
