# Kanser hastası bir kişinin Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yanlış tanı ve tedavi nedeniyle mağdur edildiği iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/38691
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Sağlık Bakanlığı (Kemal Memişoğlu)
- **Veriliş tarihi:** 6 Ocak 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c639b8f5-e7ee-459e-b155-019b9763152e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38691-kanser-hastasi-bir-kisinin-dicle-universitesi-tip-fakultesi-hastanesinde-yanlis-tani-ve-te

> Serhat Eren (DEM Parti), 6 Ocak 2026 tarihinde 7/38691 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Diyarbakır'da ikamet eden Murat Atalay isimli yurttaş, 2022 yılından bu yana ağır bir kanser tedavi süreci içindedir. Murat Atalay, ilk olarak Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi görmüş, burada kendisine AML-M3 (Akut Myeloid Lösemi) tanısı konulmuş ve bu tanıya dayanılarak ağır kemoterapi uygulanmıştır. Ancak daha sonra Ankara Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda bu tanının yanlış olduğu, hastanın aslında KML (Kronik Myeloid Lösemi) hastası olduğu ortaya konulmuştur.

Yanlış tanı ve yanlış tedavi nedeniyle Murat Atalay ağır sağlık kayıpları yaşamış; belden aşağısında hissizlik, yürüyememe, ciddi kilo kaybı ve kalıcı fonksiyon kayıpları meydana gelmiştir. Bu sürece ilişkin olarak hasta ve ailesi tarafından Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi aleyhine hukuki süreç başlatılmış ve dava yoluna gidilmiştir.

Ancak dava açılmasının ardından, Murat Atalay'ın sağlık hizmetine erişiminin fiilen engellendiği; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Bölümünde görev yapan doktorlar tarafından, hasta ve hasta yakınlarına "davanızı geri çekerseniz sizinle ilgileniriz" şeklinde açık ifadeler kullanıldığı bildirilmiştir. Dava gerekçe gösterilerek kanser hastasının hayati öneme sahip ilaçlarının yazılmasının reddedildiği, tedavi süreçlerinin geciktirildiği ve hastanın psikolojik olarak çöktüğü, ağlamaya varan durumlar yaşadığı aktarılmıştır.

18.11.2025 tarihinde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine giden Murat Atalay, devam eden kanser tedavisi kapsamında ilaç yazdırma talebiyle Hematoloji Bölümüne başvurmuş; ancak bu talebi reddedilmiştir. Bunun üzerine hasta, tedavisini sürdürebilmek için ertesi gün özel araçla Muş Devlet Hastanesine gitmek zorunda kalmıştır.

Aynı süreçte Murat Atalay'ın engelli raporu başvurularının da dava gerekçe gösterilerek keyfi şekilde uzatıldığı, hastane içindeki fiziki koşulların yetersiz olduğu ve temel hasta haklarının ihlal edildiği ifade edilmiştir.

Yaşanan bu gelişmeler üzerine hasta yakınları tarafından 15.12.2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden şikâyet başvurusu yapılmış; başvuru Sağlık Bakanlığına sevk edilmiştir. Ancak tüm bu süreçte hastanın sağlık hizmetine erişimi güvence altına alınmamış, mağduriyet devam etmiştir.

Sağlık hizmetinin, hukuki başvuru veya dava geri çekme şartı haline getirilmesi; kamu hastanesinde bir hastanın dava açtığı için cezalandırıcı uygulamalara maruz bırakılması, hasta hakları mevzuatına ve kamu görevlilerinin tarafsızlık ilkesine açıkça aykırıdır. Kanser gibi hayati risk taşıyan bir hastalıkta ilaç yazılmaması veya tedavinin geciktirilmesi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.

Bu bağlamda;

1. Murat Atalay isimli hastanın Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gördüğü tedavi, yanlış tanı ve yanlış tedavi iddialarıyla ilgili olarak Bakanlığınızca bugüne kadar herhangi bir idari veya tıbbi inceleme yapılmış mıdır?

2. Dava açılmasının ardından, Hematoloji Bölümünde görev yapan doktorların "davanızı geri çekerseniz sizinle ilgileniriz" şeklinde ifadeler kullandığı iddiaları doğru mudur? Bu iddialarla ilgili bir soruşturma başlatılmış mıdır?

3. 18.11.2025 tarihinde Murat Atalay'ın devam eden kanser tedavisi kapsamında hayati öneme sahip ilaçlarının yazılmamasının gerekçesi nedir? Bu uygulama Hasta Hakları Yönetmeliğine aykırı değil midir?

4. Kanser hastası bir kişinin ilacı yazılmadığı için başka bir ile gitmek zorunda bırakılması, sağlık hizmetine erişimin engellenmesi anlamına gelmez mi?

5. Murat Atalay'ın engelli raporu işlemlerinin dava gerekçe gösterilerek uzatıldığı iddialarıyla ilgili Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu işlemler kimlerin sorumluluğundadır?

6. 15.12.2025 tarihli CİMER başvurusu Bakanlığınızca hangi aşamada değerlendirilmiş, başvuru üzerine hangi işlemler yapılmıştır?

7. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, dava veya şikâyet yoluna başvuran başka hastaların da benzer şekilde sağlık hizmetine erişiminin zorlaştırıldığı yönünde Bakanlığınıza ulaşmış başka başvurular bulunmakta mıdır?

8. Kamu hastanelerinde, hukuki haklarını kullanan hastalara yönelik baskı ve cezalandırıcı uygulamaların önlenmesi için Bakanlığınızca alınması planlanan önlemler nelerdir?

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Kanser hastası bir kişinin Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yanlış tanı ve tedavi nedeniyle mağdur edildiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38691, 6 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38691-kanser-hastasi-bir-kisinin-dicle-universitesi-tip-fakultesi-hastanesinde-yanlis-tani-ve-te (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c639b8f5-e7ee-459e-b155-019b9763152e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
