# 29 Aralık 2025'te Yalova'da IŞİD terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyona ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/38804
- **Veren:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 5 Ocak 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b08ea529-2044-4721-9b2d-019b92639eaf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38804-29-aralik-2025-te-yalova-da-isid-teror-orgutune-yonelik-gerceklestirilen-operasyona-iliski

> İbrahim Akın (DEM Parti), 5 Ocak 2026 tarihinde 7/38804 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

TEM Ni HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ

GRUP BAŞKANLIĞI yi ERİN... wi in osıolı 202.6 - 38804

Aşağıdaki soruların İçişleri Bakanı Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Ju

İbrahim AKIN İzmir Milletvekili

Yalova'da 29 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilen IŞİD operasyonu sırasında örgüt mensuplarının saatler süren silahlı direniş gösterebilmesi, Türkiye'de IŞİD'le mücadelenin güvenlik boyutunda ciddi zaaflar bulunduğunu açık-biçimde ortaya koymuştur.

Basına yansıyan bilgiler, çatışmada etkisiz hâle getirilen bazı IŞİD mensuplarının daha önce terör örgütü bağlantısı nedeniyle gözaltına alındığını veya tutuklandığını, ancak kısa süre içinde serbest bırakıldıktan sonra yeniden örgütsel faaliyetlere katıldığını göstermektedir. Bu durum, serbest bırakılan örgüt mensuplarına yönelik etkili bir idari takip, denetim ve risk izleme mekanizmasının işletilmediğine işaret etmektedir. Oysa IŞİD'le mücadele yalnızca operasyon anına indirgenemez; örgüt üyelerinin yeniden silahlı kapasite kazanmasının önlenmesi, yürütmenin asli görevleri arasındadır.

Türkiye"de muhalif siyasal faaliyetler, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, basın açıklamaları ve sosyal medya paylaşımları dahi yoğun bir kolluk takibi, soruşturma ve idari yaptırımlarla karşı karşıya kalırken; IŞİD örgütü mensuplarının şehir merkezlerinde rahatça dolaşabilmesi, örgütlenme faaliyetlerini sürdürebilmesi ve hatta konvoy hâlinde geçit yapabilmesi, güvenlik politikalarında açık bir seçicilik ve çifte standart olduğunu göstermektedir.

Yaklaşık beş ay önce Yalova'da IŞİD bağlantılı kişilerin araç konvoyu hâlinde şehir içinde dolaştığına ilişkin haberler basına yansımış; kamuoyunda büyük tepki doğmasına rağmen bu olayın nasıl gerçekleştiği, kimlerin sorumluluğunda olduğu ve sonrasında ne tür idari işlemler yapıldığına dair tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır. Muhaliflere karşı en küçük eylem dahi anında bastırılırken, açık terör tehdidi içeren bu görüntülerin cezasız kalması, IŞİD'in filen korunduğu ya da en azından görmezden gelindiği yönündeki kuşkuları güçlendirmektedir.

Öte yandan, Yalova'daki kanlı operasyonun hemen ertesi günü, İçişleri Bakanlığı tarafından 21 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda bir defada 357 kişinin gözaltına alındığının açıklanması, son derece kritik bir soruyu gündeme getirmiştir. Bu kişilere ilişkin bilgiler güvenlik birimlerinin elinde zaten mevcut idiyse, neden bu kişiler Yalova'daki çatışmadan önce değil de, ancak polislerimizin şehit edilmesinden sonra gözaltına alınmıştır?

Bir defada yüzlerce kişinin gözaltına alınabilmesi, söz konusu kişilerin kimliklerinin, bağlantılarının ve faaliyetlerinin önceden bilindiğini açıkça göstermektedir. Bu durum, IŞİD yapılanmasına ilişkin bilgilerin uzun süredir devletin elinde olmasına rağmen, önleyici müdahale mekanizmalarının bilinçli ya da ihmalkâr biçimde işletilmediği şüphesini doğurmaktadır. Eğer bu kişilere daha önce müdahale edilmiş olsaydı, Yalova'da yaşanan ve can kayıplarına yol açan saldırıların önlenip önlenemeyeceği sorusu kaçınılmazdır.

IŞİD yapılanmasının legal görünümlü dernekler, yardım faaliyetleri ve ticari yapılar üzerinden örgütlenebildiği uzun süredir bilinmesine rağmen, bu alanlara yönelik denetimlerin yetersiz kalması, İçişleri Bakanlığı'nın idari denetim sorumluluğunu tartışmalı hâle getirmektedir. Bu tablo, güvenlik politikalarının parçalı, geçici ve tepkisel yürütüldüğünü; kalıcı ve bütünlüklü bir stratejinin oluşturulamadığını göstermektedir. Bu nedenle Bakanlığın, yaşanan olaylar karşısındaki sorumluluğunun Meclis denetimi kapsamında açıklığa kavuşturulması zorunludur.

Bu bağlamda;

Operasyonda öldürülen IŞİD mensuplarından kaçının daha önce Türkiye'de IŞİD bağlantısı nedeniyle gözaltına alındığı veya tutuklandığı tespit edilmiştir?

Daha önce yakalanmış ve tutuklanmış IŞİD mensuplarının kısa süre içinde serbest bırakılmalarının ardından yeniden silahlı faaliyet yürütebildikleri dikkate alındığında, İçişleri Bakanlığı tarafından bu kişilere yönelik herhangi bir idari denetim, takip veya risk izleme mekanizması işletilmiş midir?

IŞİD yapılanmasının legal görünümlü dernekler, yardım faaliyetleri ve ticari yapılar üzerinden örgütlenmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın tespit ettiği kaç aktif yapı bulunmaktadır?

Yaklaşık beş ay önce Yalova'da basına yansıyan IŞİD konvoyu görüntüleri hakkında Bakanlığınızca başlatılan bir idari veya adli işlem olmuş mudur? Olduysa sonuçları nelerdir?

Muhalif toplantı ve eylemler en küçük gerekçelerle engellenirken, açık terör tehdidi içeren bu konvoyun şehir içinde nasıl gerçekleşebildiği Bakanlığınızca nasıl açıklanmaktadır?

Muhaliflere karşı sert, yaygın ve yıldırıcı biçimde uygulanan güvenlik politikalarının, IŞİD gibi açık bir terör örgütüne karşı aynı kararlılıkla uygulanmadığı yönündeki eleştiriler hakkında Bakanlığınızın yanıtı nedir?

21 ilde eş zamanlı yapılan son operasyonda bir defada 357 kişinin gözaltına alınabilmesi, bu kişilere ilişkin bilgilerin güvenlik birimlerinin elinde uzun süredir bulunduğunu göstermiyor mu?

Eğer bu kişiler güvenlik birimlerince biliniyorsa, neden Yalova'daki ölümcül operasyon gerçekleşmeden önce değil de, ancak operasyonun ertesi günü gözaltına alınmışlardır? Yalova operasyonundan önce, söz konusu 357 kişi hakkında herhangi bir önleyici takip, idari denetim veya adli işlem yapılmamasının gerekçesi nedir?

Muhalif yurttaşlar en küçük eylem ve paylaşım nedeniyle sürekli takibe alınırken, IŞİD mensuplarının şehir içinde rahatça örgütlenebilmesi ve propaganda faaliyeti yürütebilmesi Bakanlığınızca nasıl açıklanmaktadır?

IŞİD'e yönelik müdahalelerin neden önleyici değil, can kayıplarından sonra ve toplu gözaltılarla yapılabildiği hususunda Bakanlığınızca yürütülen bir iç soruşturma bulunmakta mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “29 Aralık 2025'te Yalova'da IŞİD terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyona ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38804, 5 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38804-29-aralik-2025-te-yalova-da-isid-teror-orgutune-yonelik-gerceklestirilen-operasyona-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b08ea529-2044-4721-9b2d-019b92639eaf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
