# Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bir açıklamaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/38968
- **Veren:** Mustafa Adıgüzel (CHP, Ordu)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 7 Ocak 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8617c1d0-bd7e-4b8a-ae5c-019ba1decfc5
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38968-bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligi-tarafindan-yapilan-bir-aciklamaya-iliskin

> Mustafa Adıgüzel (CHP), 7 Ocak 2026 tarihinde 7/38968 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Dr. Mu ADIGÜZEL Ordu Milletvekili

KONU: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından IŞİD'lilerin serbest bırakılmasına ilişkin yapılan açıklama.

2016 yılında İstanbul Atatürk Havalimanı'na yönelik gerçekleştirilen ve 45 yurttaşımızın hayatını kaybettiği IŞİD terör saldırısına ilişkin olarak, ilk derece mahkemesince ömür boyu hapis cezasına çarptırılan ve bu cezaları istinaf incelemesinden de geçen 6 IŞİD mensubunun, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 12 Aralık 2024 tarihli kararıyla cezalarının indirilerek tahliye edildiği kamuoyunun ve TBMM'nin bilgisi dâhilindedir. Bu husus, farklı siyasi parti grupları ve milletvekilleri tarafından da eleştirilmiş, TBMM tutanaklarına girmiştir.

Son günlerde teröristlerle girilen bir çatışmada 3 polisimizin şehit edilmesi, toplumda son derece haklı bir hassasiyet yaratmış; bu hassasiyet çerçevesinde söz konusu IŞİD mensuplarının serbest bırakılmış olmasının yeniden gündeme gelmesi doğal ve meşru bir sorgulama alanı oluşturmuştur.

Ancak bu süreçte Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklama, kamuoyunu bilgilendirme iddiasıyla başlayıp, eleştiri ve sorgulama yapanlara karşı "yargı yoluna gidileceği" tehdidiyle son bulmuş; kamuoyunun endişelerini gidermek yerine, bu endişeleri daha da derinleştirmiştir. Açıklamada, "bir teröristin hâlen cezaevinde olduğu" vurgulanarak, 6 IŞİD mensubunun cezalarının indirilip tahliye edildiği gerçeği adeta yok sayılmıştır.

Bir savcılığın, Yargıtay'ın gerekçeli kararının fiili sonuçlarını görmezden gelerek, kamuoyundaki haklı soruları "yanıltıcı açıklama" olarak nitelemesi; dahası eleştiri hakkını kullanan yurttaşları ve siyasetçileri yargı sopasıyla tehdit etmesi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı açısından. ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Geçmişte FETÖ örneğinde görüldüğü üzere, yargı kurumlarının şeffaflıktan uzaklaştığı ve siyasal alanın yerine geçerek kamuoyunu dizayn etmeye yöneldiği her durumda, bunun bedelini toplum ödemiştir. Bugün milletimizin yüreği 3 şehit polisimizin acısıyla yanarken, terör örgütlerinin nasıl silahlandığı, nasıl yeniden eylem kapasitesine ulaştığı ve daha önce serbest bırakılan teröristlerin nerede, hangi ağlar içinde bulunduğu sorularının sorulması suç değil, kamu yararıdır.

Bu nedenlerle, söz konusu tahliyelerin sonuçlarının ve kamuoyuna yönelik bu baskıcı yaklaşımın aydınlatılması zorunlu hâle gelmiştir.

Bu bağlamda;

1. Atatürk Havalimanı saldırısı nedeniyle ömür boyu hapis cezası alıp Yargıtay kararıyla tahliye edilen 6 IŞİD mensubundan, sonrasında Yalova'daki olay dâhil olmak üzere herhangi bir terör eylemine doğrudan ya da dolaylı olarak karıştığı tespit edilen olmuş mudur?

2. Başka IŞİD eylemleri nedeniyle hakkında işlem yapılıp sonradan serbest bırakılan kişilerden, daha sonra yeniden terör eylemine katıldığı tespit edilenler bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa | sayısı ve eylemlerin niteliği nedir?

3. Tahliye edilen söz konusu IŞİD mensupları hakkında hâlihazırda izleme, denetim veya önleyici güvenlik tedbirleri uygulanmakta mıdır? duyuran açıklaması, ifade özgürlüğü ve kamuoyunun bilgilendirilmesi ilkeleri açısından Bakanlığınızca uygun bulunmakta mıdır?

5. Terörist yapılara karşı son günlerde artan operasyonlarında emniyet birimlerimizi olumlu yönde motive eden kamuoyu etkisinin, yapılan bu açıklama ile kırılmaya çalışılması, sadece kamuoyunun değil bu operasyonları yapan kamu birimlerinin de motivasyonunu bozabileceği düşünülmüş müdür?

4. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, kamuoyundaki eleştiriler için "yargı yoluna gidileceğini"

6. Daha önce FETÖ terör örgütünün benzer yöntemlerle Yargı içine sızdığından hareketle, tüm yargı sistemimiz içerisinde IŞİD terör örgütüne yakın ilişkiler ya da sempati besleyen kişiler hakkında geniş bir inceleme, araştırma yapmayı düşünüyor musunuz? Buna uygun olarak Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının bu açıklamasını veya benzer diğer açıklamaları da mercek altına alarak kapsamlı bir araştırma yapmayı düşünüyor musunuz?

7. Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın kendi alanı dışına çıkarak, kamuoyunun IŞID terörü ve polislerimizin şehit edilmesi konusunda gelişen hassasiyeti ile durumu sorgulamasını engellemek istemesinin ve bu açıklamanın manidar zamanlamasının bu bakımdan detaylı incelenmesi için bir girişiminiz olacak mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Adıgüzel (CHP, Ordu). “Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bir açıklamaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38968, 7 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38968-bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligi-tarafindan-yapilan-bir-aciklamaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8617c1d0-bd7e-4b8a-ae5c-019ba1decfc5

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
