# Hakkari'de yaşanan hava kirliliği sorununa ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39204
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Tarım ve Orman Bakanlığı (İbrahim Yumaklı)
- **Veriliş tarihi:** 13 Ocak 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 8 Nisan 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/54cff61d-9085-4e9c-9724-019bbbe5b2f6
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39204-hakkari-de-yasanan-hava-kirliligi-sorununa-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 13 Ocak 2026 tarihinde 7/39204 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 8 Nisan 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Sil

Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili

Temiz Hava Hakkı Platformu'nun (THHP) yayımladığı Kara Rapor 2024 ve Kara Rapor 2025, Türkiye'de hava kirliliğinin ulaştığı boyutun artık bölgesel ya da dönemsel bir sorun olmaktan çıkıp ülke genelinde süreklilik arz eden, yapısal ve çok boyutlu bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Rapora göre 2024 yılı itibarıyla Türkiye'de hiçbir il, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) PM2.5 için belirlediği yıllık ortalama 5 yg/m? temiz hava kılavuz değerini karşılayamamıştır. Bu durum, Anayasa'nın 56'ncı maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının fiilen ihlal edildiğini göstermektedir. |

Kara Rapor 2025 verilerine göre, PM2,5 kirliliği 2024 yılında 62 bin 644 erken ölümle ilişkilendirilmiştir. Bu sayı, 30 yaş üzeri tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 13'üne karşılık gelmektedir. Bilimsel modellemeler, PM2,5 düzeylerinin DSÖ kılavuz değerlerine çekilmesi halinde yılda 60 binin üzerinde ölümün önlenebileceğini ortaya koymaktadır. Bu tablo, hava kirliliğinin kaçınılmaz değil; önlenebilir, dolayısıyla kamusal sorumluluk alanında yer alan bir | sorun olduğunu açıkça göstermektedir.

Kara Rapor 2024'te, PM2,5 düzeylerinin en yüksek olduğu ve hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin en ağır hissedildiği iller arasında Hakkâri ilk sırada yer almıştır. Bu sıralama, ölüm sayısının mutlak büyüklüğünden ziyade, hava kirliliğine bağlı oransal sağlık etkileri ve risk yoğunluğu temelinde yapılmıştır. Nitekim rapora göre Hakkari'de 2024 yılında hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle 230 kişi yaşamını yitirmiş, PM2,5 düzeylerinin DSÖ sınırının altına düşürülebilmesi halinde bu ölümlerin yaklaşık yüzde 41'inin önlenebileceği hesaplanmıştır.

Hakkari'nin bu riskli konumu; sanayileşme ve nüfus yoğunluğu ile açıklanamayacak ölçüde, enerji politikaları, yakıt tercihleri, çevresel denetim eksiklikleri ve 'bölgesel altyapı eşitsizlikleriyle doğrudan ilişkilidir. Dağları, yüksek rakımı ve doğa varlıklarıyla bilinen Hakkâri; uzun ve sert kış koşulları nedeniyle aylarca süren kömür kullanımı, yüksek kükürtlü ve düşük kaliteli yakıtların yaygınlığı, ilçe düzeyinde doğal gaz altyapısının yetersizliği, madencilik, petrol arama ve taş ocağı faaliyetleri ile doğal alan tahribatı, hava kirliliğini kronik hale getirmektedir.

EEE ....444..222 , Zaro g. vw

Kent merkezinde doğal gaz kullanımının başlaması ve Yüksekova'da sınırlı altyapının devreye alınması, hava kirliliğini kısmen azaltma potansiyeli taşımakla birlikte; ilçelerin büyük bölümünde kömür kullanımının sürmesi nedeniyle hava kirliliğine bağlı hastalık yükünün önümüzdeki yıllarda da devam edeceği öngörülmektedir. Nitekim Hakkari'de akciğer kanseri, KOAH, solunum yetmezliği ve kalp-damar hastalıklarının yaygınlığına ilişkin sağlık meslek örgütlerinin tespitleri bu durumu doğrulamaktadır.

PM2,5; çapı 2,5 mikrometreden küçük, solunum yoluyla akciğerlerin derin dokularına ve kan dolaşımına kadar ulaşabilen partikül maddeleri ifade etmekte olup; kömür ve odun yakımı, egzoz gazları, sanayi faaliyetleri, termik santraller ve orman yangınları başlıca kaynaklar arasında yer almaktadır. Uzun süreli PM2,5 maruziyetinin; KOAH, iskemik kalp hastalığı, inme, akciğer kanseri ve diyabetin yanı sıra demans riskini artırdığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur.

Öte yandan hava kirliliğinin ekonomik maliyeti de son derece yüksektir. THHP'nin hesaplamalarına göre hava kirliliğinin Türkiye ekonomisine yıllık faturası yaklaşık 138 milyar dolar olup, bu tutar 2024 yılı GSYH'sinin yaklaşık yüzde 10'una karşılık gelmektedir. Bu durum, hava kirliliğinin yalnızca çevresel ve sağlıkla ilgili değil; aynı zamanda kalkınma, sosyal refah ve kamu maliyesiyle doğrudan ilişkili yapısal bir sorun olduğunu göstermektedir.

2872 sayılı Çevre Kanunu, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile Türkiye"nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, devlete çevresel riskleri önleme, halk sağlığını koruma ve bölgesel eşitsizlikleri giderme yükümlülüğü yüklemektedir. Buna karşın, Hakkâri başta olmak üzere yüksek riskli illerde hava kalitesi izleme, temiz enerjiye erişim ve önleyici sağlık politikalarının yetersizliği, bu yükümlülüklerin etkin biçimde yerine getirilmediğini ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda;

1. Hakkâri'de orman alanlarının madencilik, yol yapımı ve güvenlik gerekçeleriyle sistematik biçimde tahrip edilmesinin ekosistemi zayıflattığı ve hava kirliliğini artırdığı bilimsel olarak ortaya konulmuşken, Bakanlığınızın bu faaliyetleri durduracak veya sınırlayacak etkili bir koruma ve yaptırım politikası geliştirmemiş olmasının gerekçesi nedir?

2. Ormanların karbon tutma, hava temizleme ve iklim düzenleme işlevleri dikkate alındığında, hava kirliliği açısından yüksek risk taşıyan Hakkâri için neden bugüne kadar özel, bütüncül ve uzun vadeli bir ağaçlandırma ve ekosistem rehabilitasyon programı hayata geçirilmemiştir?

3. Hakkâri'de orman alanlarında yürütülen madencilik ve altyapı faaliyetlerine verilen izinlerin, bölgenin ekolojik taşıma kapasitesi ve halk sağlığı üzerindeki etkileri yönünden Bakanlığınızca değerlendirilmediği eleştirileri doğru mudur, bu izinlere ilişkin herhangi bir iptal ya da revizyon süreci başlatılmış mıdır?

4. Orman tahribatının hava kirliliği, iklim krizi ve halk sağlığı üzerindeki sonuçları uzun süredir bilinmesine rağmen, Hakkâri özelinde koruma-rehabilitasyon—denetim ekseninde bağlayıcı bir eylem planının hâlâ oluşturulmamış olması, Bakanlığınızın çevre koruma sorumluluğunu ikincil bir alan olarak gördüğünü göstermiyor mu?

## Bakanlığın cevabı

Hakkâri ilinde yürütülen madencilik. yol yapımı ve güvenlik amaçlı faaliyetler; 6831 sayılı Orman Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, zorunlu hâllerle sınırlı olarak ve çevresel etki değerlendirme süreçleri işletilerek gerçekleştirilmektedir.

Söz konusu faaliyetlere ilişkin izinler, ilgili kurumların görüşleri alınarak verilmekte olup ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerin en aza indirilmesi amacıyla rehabilitasyon ve ağaçlandırma yükümlülükleri getirilmektedir.

Bakanlığımızca, mevzuata aykırı uygulamalar tespit edildiğinde idari yaptırımlar uygulanmakta, faaliyetler durdurulabilmektedir. Bu kapsamda, orman alanlarının korunmasına yönelik denetimler aralıksız sürdürülmektedir.

Ormanların karbon tutma, hava kalitesini iyileştirme ve iklim düzenleme işlevleri Bakanlığımızın temel politika alanları arasında yer almaktadır.

Hakkâri ili özelinde: topografik yapı, iklim koşulları ve erişim zorlukları nedeniyle ağaçlandırma ve ekosistem rehabilitasyonu çalışmaları planlı ve kademeli şekilde yürütülmektedir.

Hakkâri Orman İşletme Müdürlüğümüzce; 2003-2025 yıllarını kapsayan son 23 yılda, ağaçlandırma, erozyonla mücadele ve boşluklu kapalı ormanların iyileştirilmesi kapsamında 10.576 hektar alanda yaklaşık 2 milyon 248 bin adet fidan toprakla buluşturulmuştur. Önümüzdeki dönem için de bölgesel öncelikler doğrultusunda yeni çalışmalar planlanmaktadır.

Hakkâri ilinde orman alanlarında yürütülen madencilik ve altyapı faaliyetlerine ilişkin izin süreçlerinde. çevresel etkiler ve ekolojik taşıma kapasitesi hususları Çevresel Etki Değerlendirmesi mevzuatı kapsamında değerlendirilmekte olup Bakanlığımız ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde hareket etmektedir. Mevzuata aykırılık tespit edilen durumlarda idari yaptırımlar uygulanmakta, gerekli hâllerde izinlerin iptali veya revizyonu yoluna gidilmektedir.

Bakanlığımız, çevre koruma, orman varlığının sürdürülebilir yönetimi ve halk sağlığının korunmasını asli görev alanı olarak değerlendirmektedir. kurumlarla koordinasyon içinde sürdürülmektedir. Hava kirliliğiyle mücadele çok sektörlü bir konu olup Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmalar yürütülmektedir.

Bakanlığımız, Hakkâri dâhil olmak üzere tüm illerimizde orman varlığının korunması, hava kalitesinin iyileştirilmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla mevzuat çerçevesinde çalışmalarını sürdürmektedir

İbrahim YUMAKLI
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'de yaşanan hava kirliliği sorununa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39204, 13 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39204-hakkari-de-yasanan-hava-kirliligi-sorununa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/54cff61d-9085-4e9c-9724-019bbbe5b2f6

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
