# 2025 yılında yaşanan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39225
- **Veren:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 14 Ocak 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 26 gün sonra, 9 Şubat 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/aa7b9800-ff32-44e0-aa2a-019bc0c25235
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39225-2025-yilinda-yasanan-kadin-cinayetleri-ve-supheli-kadin-olumlerine-iliskin

> Gülderen Varli (DEM Parti), 14 Ocak 2026 tarihinde 7/39225 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 26 gün sonra, 9 Şubat 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM

İçtüzüğü 'nün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 14.01.2026

2025 yılı siyasi iktidar tarafından "Aile Yılı" ilan edilmiş ve tüm kamu kurumlarının politika ve uygulamalarında ön planda tutulmuştur. Ancak kadına yönelik şiddetle mücadele eden platformlar, kadın kurumları ve bağımsız basın kuruluşları tarafından yayımlanan veriler, "Aile Yılı" ilan edilen

2025'te kadın cinayetlerinin, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin arttığını ortaya koymaktadır.

Jinnews Ajansı'nın 2025 yılı Ocak—Aralık dönemini kapsayan verilerine göre; en az 297 kadın ve 29 çocuk erkekler tarafından öldürülmüş, 191 kadın ve 28 çocuk ise şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir. Haberde ayrıca, kadın ve çocuklara yönelik şiddetin yıl boyunca sistematik biçimde sürdüğü ve faillerin büyük çoğunluğunu en yakın çevrede yer alan erkeklerin oluşturduğu ifade edilmiştir.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun raporuna göre ise 2025 yılında erkekler tarafından en az 294 kadın öldürülürken, 297 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir.

Bu verilerde görüldüğü gibi şüpheli kadın ölümlerinin kadın cinayetlerinin sayısını geçtiğini göstermektedir.

Ayrıca raporda; şüpheli kadın ölümlerinin büyük bölümünde etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturmaların yürütülmediği, dosyaların "intihar" veya "kaza" olarak kapatılmaya çalışıldığı, delil toplama ve sorumluların tespiti yükümlülüklerinin yerine getirilmediği belirtilmektedir. Son beş yılda en az 1267 şüpheli kadın ölümü kayda geçmiş, bu dosyaların büyük bir kısmı hâlâ aydınlatılamamıştır.

Öte yandan, 2025 yılı içerisinde en az 23 kadının, hakkında verilmiş koruma kararlarına rağmen öldürüldüğü; 17 kadının ise kolluk görevlileri tarafından yaşamını yitirdiği kamuoyuna yansımıştır. Ayrıca 11. Yargı paketindeki yeni infaz düzenlemesi kapsamında tahliye edilen Okay Gür'ün tahliye olduktan hemen sonra Rojda Yakışıklı"yı katletmesi, cezasızlık politikalarının kadınların yaşam hakkı üzerindeki ağır sonuçlarını bir kez daha ortaya koymuştur.

Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılar, İstanbul Sözleşmesi'nin feshi ve 6284 sayılı

Kanun'un etkin uygulanmaması, yargıda süren cezasızlık politikaları failleri daha da cesaretlendirmektedir. Kadınlar her gün sistematik biçimde yaşamın her alanında şiddetin hedefi hâline gelirken, basına yansımayan vakaların çokluğu tablonun gerçekte daha ağır olduğunu göstermektedir.

Bu tablo; cezasızlığı ve kuralsızlığı yapısal biçimde besleyen bir devlet pratiğinin sonucu olarak ortaya çıkmakta olup, Anayasa'nın 17'nci maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkı kapsamında devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediğini; ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2'nci maddesi uyarınca, kadınlara yönelik şiddeti önleme, etkin soruşturma yürütme ve failleri cezalandırma yükümlülüklerinin ihlal edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda;

. 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesine rağmen kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerindeki artış Bakanlığınız tarafından nasıl değerlendirilmektedir?

. 2025 yılı içerisinde öldürülen kadınlara ilişkin Bakanlığınızın resmi verileri nelerdir?

Kadına yönelik şiddetle mücadele eden kadın platformlarının ve bağımsız basın kuruluşlarının açıkladığı verilere dair bir açıklamanız olacak mıdır?

. 2025 yılında kayda geçen şüpheli kadın ölümlerinden kaçı hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmüştür? Kaçı sonuçlandırılmıştır? Etkili soruşturma yapılmadığı iddiaları doğru mu? Şüpheli kadın ölümlerinde etkili soruşturma yapılmama gerekçesi nedir?

Şüpheli kadın ölümlerinin "intihar" veya "kaza" olarak değerlendirilerek kapatıldığı doğru mu? Bu dosyalar hakkında Bakanlığınızın denetim ve izleme mekanizması bulunmakta mıdır?

. Hakkında koruma kararı bulunmasına rağmen öldürülen en az 23 kadına ilişkin olarak, koruma kararlarını uygulamayan kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari veya cezai işlem yapılmış mıdır?

. Koruma kararı alınmasına rağmen kadınların öldürülmesinde ihmali bulunan ve soruşturmaya tabi tutulan personel sayısı kaçtır? Buna benzer olayların yaşanmaması için bakanlığınızca alınan önlemler nelerdir?

. 2025 yılında kolluk görevlileri tarafından öldürülen 17 kadına ilişkin yürütülen soruşturmaların akıbeti nedir? Kadına yönelik şiddeti önlemeye ilişkin Kolluk birimlerine verilen eğitimler var mıdır?

8. Yeni infaz düzenlemesi sonrası tahliye edilen ve sonrasında kadın cinayeti işleyen faillerle ilgili olarak Bakanlığınızın herhangi bir risk analizi veya önleyici çalışması bulunmakta mıdır?

9. Kadınların yaşam hakkını korumaya yönelik olarak 2025 yılı içinde Bakanlığınız tarafından alınan ve uygulanan somut ve etkili önlemler var mıydı? Varsa bunlar nelerdir?

10. Bakanlığınız tarafından kadına, çocuğa ve toplumda artan şiddet sarmalını önlemeye ilişkin 2026 yılında hayata geçirilecek plan ve önlemler nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

1787827 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Van Milletvekili Gülderen Varli tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/39225 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden Fd7CYJ3 - hregGuk - M$EHUy8 - OkALGE ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-157-1200/1510 Konu : Yazılı soru önergesi 9Ğ /97-/2026

Sayın Gülderen VARLİ Van Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/39225 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

I- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Nitelikli haller" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kasten öldürme suçunun kadına karşı işlenmesi halinde, kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı malumlarıdır.

MI- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararmamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri

BAŞI

— isi UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ZÇONZZ4 - Ww8ijLYS - VHNYT#L - 31BL8S- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

C) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu m işi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ZOÇĞNZZ4 - w8ij LYS - VHNyT*#L - 31BL8S-ik erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Gadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

IV- Temel hak ve özgürlüklerin daha etkin korunması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının o geliştirilmesi, hukuki (güvenliğin güçlendirilmesi, adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi, yargıya güvenin artırılması ve insan odaklı hizmet anlayışının geliştirilmesi, günümüzde ana ilke ve değerler olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde 2002 yılından günümüze kadar aralıksız bir şekilde süregelen reform iradesi de bu ilke ve değerlerin geliştirilmesinin somut bir tezahürüdür.

2009, 2015 ve 2019 yıllarında açıklanan yargı reformu strateji belgeleriyle reform çalışmaları ivme kazanmıştır. Katılımcı bir anlayışla, uygulayıcı hâkim ve savcıların, baro temsilcilerinin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşları ile birçok paydaşın görüşü alınarak Bakanlığımızca hazırlanan ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak 2025 tarihinde açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesinde "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı" hedefi doğrultusunda "hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi" vizyonu ön plana çıkarılmıştır.

Önceki reform belgelerinin devamı ve tamamlayıcısı durumunda olan 2025-2029 dönemini kapsayan ve 5 amaç, 45 hedef ve 264 faaliyetin yer aldığı yeni reform strateji belgesiyle, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının daha da güçlendirilmesi, hukuki güvenliğin kuvvetlendirilmesi, yargılamaların makul sürede tamamlanması, çözüm merkezli ve öngörülebilir bir adalet sisteminin oluşturulması, yargılama usullerinin sadeleştirilerek verimliliğin artırılması, yargıya ilişkin güven ve memnuniyetin yükseltilmesi, onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması, ceza adalet sisteminin etkinlik ve caydırıcılığının tahkim edilmesi hedeflenmiştir. Söz konusu Belgede yer verilen faaliyetler, Bakanlığımızca hazırlanan Eylem Planında öngörülen uygulama takvimi çerçevesinde hayata geçirilecektir.

4. Yargı Reformu Strateji Belgesine Bakanlığımız "https://yargireformu.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

V- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fikrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden z00Nz24 - W8ij LYS - VHNyT*#L - 31B18sile erişebilirsin faj.

Mevzuat Genel Müdürlüğü hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede; 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Birinci Bölümünde düzenlenen "Hayata Karşı Suçlar"a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

VI- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; soru önergesine konu edilen diğer hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızda bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

BEİ iii

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden z00N274 - wW8ij LYS - VHNYyT*#L - 31BL85S- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “2025 yılında yaşanan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39225, 14 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39225-2025-yilinda-yasanan-kadin-cinayetleri-ve-supheli-kadin-olumlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/aa7b9800-ff32-44e0-aa2a-019bc0c25235

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
