# Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi bir kadının hayatını kaybetmesi üzerine yürütülen soruşturmaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39236
- **Veren:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 14 Ocak 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 117 gün sonra, 11 Mayıs 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5ef0a620-2730-453f-99de-019bc0590321
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39236-van-yuzuncu-yil-universitesi-ogrencisi-bir-kadinin-hayatini-kaybetmesi-uzerine-yurutulen-s

> Gülderen Varli (DEM Parti), 14 Ocak 2026 tarihinde 7/39236 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 117 gün sonra, 11 Mayıs 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş; kayboluşundan 18 gün sonra, Van Gölü Molla Kasım Sahili?nde cansız bedeni bulunmuştur. Aradan aylar geçmesine rağmen Rojin Kabaiş'in ölümü hâlâ aydınlatılamamış, soruşturmanın etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde yürütülmediğine dair ciddi kuşkular kamuoyunda varlığını korumaktadır.

Soruşturma dosyasında yer alan ve iki erkeğe ait olduğu açıklanan DNA örnekleri ile bir kadına ait olduğu belirtilen atletteki kan örneğinin kime ait olduğunun hâlen tespit edilmemiş olması, delil toplama ve inceleme süreçlerindeki ciddi eksiklikleri ortaya koymaktadır. Ayrıca, Rojin Kabaiş'in kaybolmasının üzerinden bir yıldan fazla süre geçtikten sonra cep telefonunun İspanya'ya gönderildiğinin açıklanması, soruşturmanın seyrine ilişkin yeni ve vahim soru işaretleri doğurmuştur.

Kaybolma sürecinden itibaren ilk sorumlu merci konumunda bulunan yurt yönetiminin, aileye geç haber verilmesi başta olmak üzere, soruşturma sürecindeki rolüne dair iddialar kamuoyuna yansımıştır. Buna karşın, Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yurt yetkilileri hakkında istenen soruşturma izni, Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından reddedilmiştir. Söz konusu karar, barolar ve hukuk çevreleri tarafından cezasızlık politikalarının somut bir örneği olarak değerlendirilmiş; Van Barosu, bu kararın yaşam hakkının korunması yükümlülüğüne, etkin soruşturma ilkesine ve adalete erişim hakkına açıkça aykırı olduğunu kamuoyuna açıklamıştır.

Türkiye'de son beş yılda en az 1267 şüpheli kadın ölümü kayda geçmiş olup, bu dosyaların büyük bir kısmı hâlâ aydınlatılamamıştır. Şüpheli kadın ölümlerinde yaşanan artışın tesadüfi olmadığı; bu dosyalarda etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturma yürütülmediği, kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin süreçlerde idari izin mekanizmalarının cezasızlığı derinleştirdiği yönünde ciddi toplumsal ve hukuki eleştiriler bulunmaktadır. Kabaiş dosyası bu şüpheli ölümlerin arasından sadece biridir.

Bu bağlamda;

Rojin Kabaiş'e ne oldu? Rojin'in şüpheli ölümü neden aydınlatılmamaktadır?

Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili soruşturmanın bugüne kadar hangi aşamalardan geçtiği ve mevcut durumda hangi noktada olduğu konusunda kamuoyunun bilgilendirilmemesinin gerekçesi nedir?

Soruşturma dosyasında yer alan ve iki erkeğe ait olduğu belirtilen DNA örnekleri ile atlette bulunan kan örneğinin kime ait olduğunun hâlâ tespit edilememesinin nedeni nedir? Bu delillerle ilgili hangi adli işlemler yapılmıştır?

Rojin Kabaiş'e ait cep telefonunun, ölümü üzerinden bir yıl geçtikten sonra İspanya'ya gönderilmesinin gerekçesi nedir? Rojin ait olan telefonun incelenmesi için neden bir yıl beklenilmiştir? İspanya'ya gönderilen telefona dair bakanlığınıza yapılan bir dönüş oldu mu? Olduysa kamuoyu ile ne zaman paylaşacaksınız?

İlk sorumlu kurum olan yurt yönetiminin, kaybolma ve sonrasındaki süreçteki ihmalleri hakkında neden etkin bir adli ve idari soruşturma yürütülmemektedir?

Rojin Kabaiş'in kaldığı yurdun güvenlik, denetim ve sorumluluklarına ilişkin bugüne kadar herhangi bir idari inceleme yapılmamış olmasının gerekçesi nedir?

Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talep edilen soruşturma izninin Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından reddedilmesinin gerekçesi nedir? Kararın hukuki dayanakları nelerdir? Bu kararda hangi somut deliller esas alınmıştır?

Yaşam hakkının ihlali iddialarının bulunduğu bu dosyada, idari makamların soruşturma izni vermemesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa'nın yaşam hakkına ilişkin hükümleriyle nasıl bağdaşmaktadır?

Şüpheli kadın ölümlerinde kamu görevlilerinin sorumluluğunun soruşturulmasını idari izin şartına bağlayan mevcut mevzuatın, cezasızlığı derinleştirdiği yönündeki eleştiriler dikkate alınarak bir yasal düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?

Son 10 yıl içerisinde şüpheli kadın ölümü olarak kayıtlara geçen dosya sayısı kaçtır? Bu dosyaların kaçında takipsizlik kararı verilmiştir?

Rojin Kabaiş dosyasında ve benzeri şüpheli kadın ölümü dosyalarında adaletin sağlanamamasının temel ve somut gerekçeleri nelerdir? Bakanlığınız bu durumun ortadan kaldırılması için hangi adımları atmayı planlamaktadır?

## Bakanlığın cevabı

c) 16.02.2026 tarihli ve 1798708 sayılı yazınız.

Türkiye Büyük Miltet Meclisi - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı gi Tarih: 11/05/2026 09:40

• Sayı E-1200703-1333845

NUN LİU İYLURA

ACELE

7)36630 &€ So 7124236 ak 04 7134924 GK toe

İlgi yazı ekinde alınan Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/36630, 7/39236 ve 7/39926 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

1. 7/36630-7/39236 Cevap Metni (4 Sayfa)

2. 7139926 Cevap Metni (1 Sayfa)

Bakan Sosyal Çalışmacı E Telefon No:(312) 705 73 30 ş

Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ'ye Ait 7/36630 ve 7/39236 Esas Numaralı Yazılı

Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda;

2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili ikincil mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. IV. Ulusal Eylem Planı'nın uygulama süresinin sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmalarına Bakanlığımız koordinasyonunda başlanmıştır. Yeni eylem planı, geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmaktadır.

Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. Van ilinde de kadına yönelik şiddetle mücadelede ilin özgün riskleri ve güçlü yönleri gözetilerek hazırlanan İl Eylem Planı yürürlükte olup faaliyetler kararlılıkla sürdürülmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmaları hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu bu alandaki mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği ve eş güdümün artırılması görevlerini yürütmektedir. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları ile il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 86 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında, kadına yönelik şiddet mağdurlarının travma sonrası iyileşme ve sosyal uyum süreçlerinin desteklenerek psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. ŞÖNİM"lerde şiddet mağduruna yönelik psikososyal destek başta olmak üzere hukuki, ekonomik, eğitim, mesleki ve sağlık destekleri sunularak vaka yönetimi sağlanmaktadır. Ayrıca, mağdurların barınma, hukuki, ekonomik, sağlık ve eğitim desteklerinden yararlanmalarına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

Şiddet uygulayanların ise teşvik edici, aydınlatıcı ve yol gösterici mahiyette olmak üzere; şiddet davranışını değiştirmeye, öfke kontrolü ve stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeye, şiddeti önlemeye yönelik farkındalık kazandırılarak tutum ve davranış değişikliğini desteklemeye yönelik eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılımına yönelik faaliyetlerde bulunulmaktadır. Bunun yanı sıra, bağımlılığı veya ruhsal bozukluğu bulunan kişilerin bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi olmaları, ayrıca meslek edindirme kurslarına yönlendirilmeleri amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Psikososyal destek ve müdahale hizmetlerini bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve kişinin özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde model halinde yapılandıran Ar-Ge çalışmalarımız ve personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 151 kadın konukevi bulunmaktadır.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 439 SHM Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız kadın hizmet birimlerince nitelikli hizmet sunumu gerçekleştirmek üzere Hizmet Standartları Rehberi, beraberinde iç ve dış değerlendirmeyi kapsayan Öz Değerlendirme Rehberi hazırlanmıştır. İlgili rehberlerde; gizlilik, güvenlik ve güçlenme ilkeleri temelinde fiziksel, yönetsel ve mesleki standartlar ve standartların yerine getirilmesi için gerekli olan koşulları belirleyen değerlendirme ölçütleri belirlenmiş olup öz değerlendirme çalışmaları sürdürülmektedir.

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının teknik araç ve yöntemler kullanılarak coğrafi bilgi sistemleri üzerinden izlenmesi amacıyla Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğinde Teknik Yöntemlerle Takip (Elektronik Kelepçe) Uygulaması yürütülmektedir. 2015 yılında pilot olarak başlatılan uygulama 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca çevrimiçi mesajlaşma (Whatsapp ve BİP) platformları üzerinden de hizmet sunulmaktadır. e Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak Kadın Destek Uygulaması (KADES) Mart 2018'de hayata geçirilmiştir. Kadın Destek (KADES) uygulamasında yer alan "yardım iste" butonuna basılması halinde acil çağrı merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır. e Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemi'ne düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

" Kadınayönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla Ar-Ge projeleri devam etmektedir. Bu "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "İhtisaslaşmış Kadın Konukevleri Hizmet Modelinin Geliştirilmesi" ve "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir. Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" projesi kapsamında yürütülen saha araştırması tamamlanmış olup, araştırma kapsamında elde edilen temel veriler 7 Ekim 2025 tarihinde TÜİK internet sitesinde haber bülteni olarak yayımlanmıştır. Proje kapsamında "Veri Portalı/Ambarı" ve "Şiddet Mağdurlarına Yönelik Psikososyal Destek Modeli" hedef çıktılarına ilişkin süreçler devam etmektedir. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 6,7 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.

Bu çerçevede kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları ile detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam edilmekte, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşılarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta olup tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar takip edilmektedir.

Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır.

Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin; Bakanlığımızca aile ile sürekli iletişim kurulmakta ve psikososyal destek verilmektedir. Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma halen devam etmekte olup Bakanlığımızca Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na soruşturma sonucunun bildirilmesi talepli yazı gönderilmiştir. Ayrıca Bakanlığımızca süreç yakından takip edilmekte ve olaya ilişkin şüpheli durumların tespiti halinde bu hususların araştırılması için Van Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasına talepte bulunulmaktadır. Soruşturma sonucunda iddianamenin düzenlenmesi durumunda 6284 sayılı Yasa kapsamında davaya müdahillik talebinde bulunulacaktır.

Diğer taraftan Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verisi, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda ilgili sorularda geçen bahse konu verilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi bir kadının hayatını kaybetmesi üzerine yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39236, 14 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39236-van-yuzuncu-yil-universitesi-ogrencisi-bir-kadinin-hayatini-kaybetmesi-uzerine-yurutulen-s (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5ef0a620-2730-453f-99de-019bc0590321

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
