# 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen depremde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binasının yıkılması üzerine yürütülen yargı sürecine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39268
- **Veren:** Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 14 Ocak 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 167 gün sonra, 30 Haziran 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b1dbbf25-bf69-4662-9ca8-019bc5d99506
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39268-6-subat-2023-tarihinde-gerceklesen-depremde-hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ek-hizmet

> Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 14 Ocak 2026 tarihinde 7/39268 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 167 gün sonra, 30 Haziran 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük 'ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ilde ağır yıkıma yol açan depremlerin en fazla etkilediği illerin başında gelen Hatay'da kamu idaresinin ihmalleri depremin yıkıcı etkisini bir felakete dönüştürmüştür. Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nda 68 yurttaşımızın, idarenin göz göre göre gelen ihmalleri sonucu yaşamını yitirmesi bu durumun en acı örneğidir.

Adli soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporları ve iddianamede, söz konusu hastane binasının yaklaşık 10 yıl boyunca yapılan resmi yazışmalarla depreme dayanıksız olduğunun bilindiği, buna rağmen herhangi bir güçlendirme, tahliye ya da kullanım dışı bırakma işlemi yapılmadığı açıkça tespit edilmiştir. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, hem ilgili dönemin İl Sağlık Müdürü hem de geçmiş 10 yıllık süreçte görev alan İl Sağlık Müdürleri ve Başhekimler hakkında soruşturma izni talep etmesine rağmen Hatay Valiliğince sadece ilgili dönem İl Sağlık Müdürü hakkında soruşturma izni verilmiş, geçmişe dönük görevliler hakkında soruşturma izni verilmemiştir. Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin bu karara yapılan itirazları reddetmesi ile de dönemin kamu görevlileri hakkında ceza soruşturması açılmasının önü tamamen kapatılmıştır.

Bu süreç, yaşam hakkının ihlaliyle sonuçlanan bir olayda, kamu görevlilerinin ceza sorumluluğunun 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında

Kanun aracılığıyla idari bir kararla engellendiğini; deprem suçlarında cezasızlığın 39) 1k8 kurumsallaştığını ve mağdur ailelerin adalete erişim hakkının fiilen ortadan kaldırıldığını bir kez daha göstermiştir. Nitekim, AİHM'in yerleşik içtihatlarında açıkça vurgulanan "yaşam hakkı ihlallerinde bağımsız ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü", bu olayda 4483 sayılı Kanun'un idari izin mekanizmasına takılmış; savcılık makamının maddi gerçeği araştırma yetkisi idari bir kararla sınırlandırılmıştır. Bu durum, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, 10. maddesindeki eşitlik ve 36. maddesindeki hak arama özgürlüğü ilkeleriyle açıkça çelişmektedir.

Hatay'da yıllardır "Adalet İstiyoruz" diyerek seslerini duyurmaya çalışan ailelerin talepleri ise, bu kararlarla bir kez daha yok sayılmıştır.

Bu bağlamda,

. Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nın depreme dayanıksız olduğuna dair yıllara yayılan resmi yazışmalar ve uyarılar mevcutken, bu binanın kullanımına devam edilmesinde sorumluluğu bulunan geçmiş dönemin sorumlu kamu görevlileri hakkında hangi hukuki gerekçelerle soruşturma izni verilmemiştir?

. Savcılık iddianamesinde yer alan somut bulgulara ve ağır ihmal tespitlerine rağmen, idari amirin "soruşturma izni vermeme" yetkisini kullanması, yargının delil takdir yetkisine yapılmış idari bir müdahale anlamına gelmemekte midir? Bu durum kuvvetler ayrılığı ilkesini açıkça zedelememekte midir?

. Hatay Valiliği'nce eski başhekimler ve eski il sağlık müdürleri hakkında "soruşturma izni verilmemesi" kararının, Adana Bölge İdare Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunmasının yasal dayanağı nedir? Bu karar, kimi kamu görevlilerini yargı denetimi dışına çıkararak Anayasa'da güvence altına alınan eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı değil midir?

. Binanın yaklaşık 10 yıldır depreme dayanıksız olduğu bilinmesine rağmen tahliye kararı almayan geçmiş dönemin mülki amirleri ve bürokratları, hangi üstün kamu yararı gerekçesiyle yargı denetimi dışına çıkarılmaktadır?

. İddianamedeki somut delillere ve 10 yıllık resmi yazışma trafiğine rağmen geçmiş dönemde görev yapmış yetkililere yönelik "soruşturma izni verilmemesi" kararları, Bakanlığınızın deprem sonrası kamu görevlilerini korumaya yönelik sistematik bir cezasızlık politikasının parçası mıdır?

6 Şubat depremleri sonrası yıkılan kamuya ait bina ve tesisler ile ilgili olarak bugüne kadar hakkında soruşturma izni verilen kamu görevlisi sayısı kaçtır?

Aynı kapsamda, bugüne kadar kaç dosyada soruşturma izni verilmemiştir? Bu dosyaların kaç tanesi toplu ölümle sonuçlanan olaylara ilişkindir?

4483 sayılı Kanun'un mülki amirlere tanıdığı soruşturma izni yetkisi, Türkiye?de kamu görevlilerinin işlediği suçlar açısından fiili bir hukuki sığınak haline mi getirilmiştir? Bakanlığınızda bu yetkinin kötüye kullanımına ilişkin herhangi bir denetim mekanizması mevcut mudur?

AİHM'nin Türkiye aleyhine verdiği çok sayıda kararda, 4483 sayılı Kanun'un etkili soruşturma yürütülmesinin önünde engel teşkil ettiği tespit edilmişken, bu yapısal sorunun giderilmesi için Bakanlığınızca neden herhangi bir yasal düzenleme yapılmamıştır?

Geçmişte görev yapan sorumlulara soruşturma izni verilmemesi kararlarının, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalete erişim hakkını ortadan kaldırdığı ve yargı yolunu fiilen kapattığı açıkken, Bakanlığınız bu uygulamanın Anayasa'nın 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşam hakkına ilişkin hükümleriyle çeliştiğini kabul etmekte midir?

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'na ilişkin olarak, geçmiş dönem yetkililere soruşturma izni verilmemesi kararını alan ve onayan idari makamlar hakkında "görevi kötüye kullanma" veya "delilleri karartma" şüphesiyle herhangi bir inceleme ya da denetim başlatılmış mıdır?

Deprem suçlarında gerçek sorumluların ortaya çıkarılması ve benzer felaketlerin tekrar yaşanmaması amacıyla kamu görevlilerinin yargılanmasının önündeki idari engellerin kaldırılmasına yönelik Bakanlığınızın somut bir yol haritası bulunmakta mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi O: 27.01.2026 tarihli ve 1787827 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde yer alan İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU"'ya ait 7/39268 esas numaralı soru önergesi incelenmiştir.

Bahse konu soru önergesinde belirtilen hususlarla ilgili olarak yapılan incelemede;

05.02.2026 tarihi itibarıyla yapılan sistem ve arşiv araştırması neticesinde; bahse konu yapıya ilişkin Bakanlığımız tarafından yürütülmüş veya yürütülmekte olan herhangi bir soruşturma bulunmadığı anlaşılmıştır.

Mustafa ÇİFTÇİ Bakan

EKRİL

Bilgi i için: Ramazan ÖZÇELİK Ki

Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman Yardımcısı

Mustafa ÇİFTÇİ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen depremde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binasının yıkılması üzerine yürütülen yargı sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39268, 14 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39268-6-subat-2023-tarihinde-gerceklesen-depremde-hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ek-hizmet (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b1dbbf25-bf69-4662-9ca8-019bc5d99506

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
