# İstanbul'da şiddetli rüzgarlara karşı alınan önlemlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39301
- **Veren:** Gökan Zeybek (CHP, İstanbul)
- **Muhatap:** Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Abdulkadir Uraloğlu)
- **Veriliş tarihi:** 13 Ocak 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 64 gün sonra, 18 Mart 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b7d0d603-646d-47f8-ae39-019bbbc906fb
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39301-istanbul-da-siddetli-ruzgarlara-karsi-alinan-onlemlere-iliskin

> Gökan Zeybek (CHP), 13 Ocak 2026 tarihinde 7/39301 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 64 gün sonra, 18 Mart 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir URALOĞLU tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

Gökan ZEYBEK İstanbul Milletvekili

Meteoroloji Genel Müdürlüğü 7—8 Ocak 2026 tarihleri arasında Marmara Bölgesi başta olmak üzere birçok bölgemiz için kuvvetli rüzgâr ve fırtına uyarısı yapmıştır. Buna rağmen Kuzey Marmara Otoyolu'nda yüksek kasalı araçların yan rüzgâr nedeniyle devrilmesi sonucu trafik saatlerce durmuştur. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı'nda pistlere inişkalkışlar yan rüzgâr nedeniyle iptal edilmek zorunda kalınmıştır. Ulaşımda ciddi aksamalar yaşanmış, İstanbul başta olmak üzere Marmara'da deniz ulaşımı neredeyse tamamen durmuştur. MGM uyarıları operasyonel karara dönüşmemiştir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı?nın sorumluluğunda bulunan otoyollarda, köprülerde ve havalimanlarında ciddi ulaşım aksaklıkları yaşanmış; yurttaşlarımız saatlerce yollarda mahsur kalmış, hava ulaşımı durma noktasına gelmiştir.

Özellikle İstanbul Havalimanı'nda yaşanan iniş—kalkış iptalleri ve pistlerin rüzgâr koşulları karşısındaki yetersizliği, "mega proje" söylemiyle sunulan bir altyapı yatırımının temel mühendislik ve planlama ilkelerinden ne denli uzak yürütüldüğünü bir kez daha ortaya koymuştur. benzer olayların tekrarlanmaması için gerekli politika değişikliklerini tespit etmek amacıyla aşağıdaki soruların yanıtlanması ihtiyacı doğmuştur.

Buna göre:

1. İstanbul Havalimanı'ndaki tüm pistlerin ağırlıklı olarak kuzey—güney doğrultusunda inşa edilmesi; lodos ve poyraz gibi İstanbul?un hâkim rüzgârlarına karşı iniş ve kalkış güvenliğini açıkça riske atan bu tercih, hangi mühendislik aklıyla, hangi bilimsel raporla ve hangi kamu yararı gerekçesiyle açıklanabilmektedir?

. İstanbul Havalimanı'nın pist yönlendirmeleri belirlenirken uzun yıllara dayalı meteorolojik veriler, hâkim rüzgâr analizleri ve iklim senaryoları dikkate alınmış mıdır?

Alındıysa, bu raporlar neden kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?

. 8 Ocak 2026 fırtınası öncesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yaptığı kuvvetli rüzgâr uyarıları Bakanlığınıza resmi olarak iletilmiş midir? İletildiyse, bu uyarılar neden karayolu ve denizyolu için somut önleyici kararlara dönüştürülmemiştir?

. Bakanlığınıza bağlı otoyollarda, köprülerde ve viyadüklerde rüzgâr riskine karşı önleyici taşıt kısıtlamaları neden zamanında uygulanmamıştır? Bu ihmaller nedeniyle yaşanan kazaların siyasi ve idari sorumluluğu kimdedir?

. İstanbul ve Marmara Denizi'nde deniz ulaşımının neredeyse tamamen durmasına rağmen, deniz hatları, limanlar ve iskeleler için önceden hazırlanmış bir fırtına ve rüzgâr senaryo planı bulunmakta mıdır? Yoksa milyonlarca yurttaşın günlük yaşamı "son dakika iptalleri"ne mi terk edilmektedir?

. "Dünyanın en büyük havalimanı" iddiasıyla inşa edilen İstanbul Havalimanı'nda, rüzgâr nedeniyle pistlerin kullanılamaz hale gelmesi, Bakanlığınız açısından bir planlama ve mühendislik başarısızlığı değil midir?

8 Ocak 2026 tarihinde yaşanan ulaşım aksaklıkları nedeniyle mağdur olan yurttaşların, havayolu şirketlerinin ve taşımacılık sektörünün uğradığı zararlar için Bakanlığınız herhangi bir sorumluluk üstlenmeyi düşünmekte midir?

. Bakanlığınız, iklim krizinin giderek daha sık ve şiddetli hale getirdiği hava olayları karşısında, otoyollar ve havalimanları için bilim temelli, şeffaf ve hesap verebilir bir risk yönetim modeli oluşturmayı ne zaman planlamaktadır?

## Bakanlığın cevabı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan meteorolojik uyarılar Bakanlığımız sorumluluğundaki otoyol, köprü ve viyadüklerde, trafik yoğunluğu ve saha gözlemleri birlikte değerlendirilerek trafik güvenliğine yönelik gerekli tedbirler alınmaktadır.

Uzun açıklıklı asma ve eğik askılı köprülerde rüzgârın araçlar üzerindeki etkisi iklim analizleri ve rüzgâr tüneli testleri ile belirlenmekte, diğer köprü ve viyadükler ise yürürlükteki tasarım kriterlerine göre projelendirilmektedir. Bu kapsamda Yavuz Sultan Selim Köprüsü için rüzgâr analizleri gerçekleştirilmiş, rüzgâr siperleri tesis edilmiş ve rüzgâr altında trafik yönetimine ilişkin işletme talimatı oluşturulmuştur. Rüzgâr hızları 10 dakikalık ortalamalar esas alınarak takip edilmekte, kritik eşik değerlerin aşılması halinde trafik akışı güvenlik amacıyla durdurulabilmektedir.

İstanbul Havalimanı, uzun yıllara ait meteorolojik veriler esas alınarak ve uluslararası havacılık standartlarına uygun şekilde planlanmış ve inşa edilmiştir. İstanbul Havalimanının yer tespiti ve pist yönleri, hakim ve değişken rüzgarlar doğrultusunda, ICAO ve Annex-14 kriterleri çerçevesinde meteorolojik, topoğrafik ve seyrüsefer koşulları göz önünde bulundurularak belirlenmiştir.

Pistlerin, rüzgâr nedeniyle geçici olarak kullanılamaması; uçuş emniyetini sağlamak amacıyla uygulanan ve tüm dünya havalimanlarında geçerli olan standart bir tedbirdir.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından işletilen havalimanlarında meteorolojik riskler, SHY-SMS Yönetmeliği ve ICAO Annex 19 esaslarına göre yürütülen Emniyet Yönetim Sistemi kapsamında sistematik ve şeffaf bir şekilde yönetilmektedir. Risklerin tespiti ve takibi, çift yönlü açık iletişim kanalları ve EYS Tehlike Analiz Formları üzerinden yürütülmekte; ilgili tüm tarafların katılımıyla yapılan toplantılarda risk analizleri gerçekleştirilerek gerekli risk azaltıcı tedbirler alınmaktadır.

İstanbul Boğazı, Marmara Denizi de dahil olmak üzere tüm kıyı tesislerinde deniz trafiğinin emniyetli şekilde yürütülmesi ve gemilerin emniyetli şekilde barınması amacıyla; hava ve deniz raporlarının Meteoroloji Genel Müdürlüğü veya uluslararası hava durumu sitelerinden sürekli takip edilmekte, Gemi Trafik Hizmetleri merkezleri görüş, akıntı ve rüzgâr limitlerine göre gemi geçişlerini düzenlemektedir.

Liman idari sahasında yaşanabilecek olumsuz durumlardan ivedi haberdar olunması amacıyla VHF dinlemesi yapılmaktadır. Fırtına uyarılarının kıyı tesisi işleticileri, gemi ilgilileri ve kılavuzluk/römorkörcülük teşkilatlarına iletilmesi ve anlaşıldığının teyit edilmesi, kıyı tesis işleticileri tarafından alınan önlemlerden ilgili bölge liman/liman başkanlığına bilgi verilmesi sağlanmaktadır. Kıyı tesislerinde bağlı bulunan gemilerin palamar halatlarının sağlamlıkları yapılan denetimlerle kontrol edilmekte ve gemi personelinin gerekli önlemleri almaları yönünde uyarılması sağlanmaktadır.

Abdulkadir URALOĞLU
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Gökan Zeybek (CHP, İstanbul). “İstanbul'da şiddetli rüzgarlara karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39301, 13 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39301-istanbul-da-siddetli-ruzgarlara-karsi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b7d0d603-646d-47f8-ae39-019bbbc906fb

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
