# Olası bir depreme karşı riskli ve çok riskli durumda olan yapıların güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39589
- **Veren:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ)
- **Muhatap:** Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Murat Kurum)
- **Veriliş tarihi:** 29 Ocak 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 200 gün sonra, 17 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/54610313-b7a7-4b30-b085-019c0dbd2716
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39589-olasi-bir-depreme-karsi-riskli-ve-cok-riskli-durumda-olan-yapilarin-guclendirilmesine-yone

> Cem Avşar (CHP), 29 Ocak 2026 tarihinde 7/39589 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 200 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim

Ülkemiz, jeolojik açıdan dünyanın en riskli ve afet potansiyeli en yüksek coğrafyaların biridir. 85 milyon nüfusun yüzde 7'i deprem riski taşıyan bölgelerde yaşamaktadır. Ülkemizde ortalama iki yılda yıkıcı bir deprem meydana gelmektedir. Bunun en bariz örneği, 6 Şubat depremleridir. Bununla birlikte, Türkiye'de 6 milyon bağımsız birim risk altında ve 2 milyonunun acil dönüşüm beklemektedir. Yani biz, deprem riski yüksek bir coğrafyada ve dirençli olmayan şehirlerde yaşamaktayız. Hal böyleyken; bütçeye baktığımızda Kentsel Dönüşüm Başkanlığına 111 milyar 125 milyon 672 TL, AFAD'a ise; 375 milyar 452 milyon 610 bin TL ayrılmıştır.

Depreme ve afette karşı, ülkemizi koruyacak bu iki kurumun toplam bütçesi; 486 milyar 578 milyon 282 bin TL'dir. Bununla birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bütçesi ise 275 milyar 11 milyon 91 bin TL'dir.

Bununla birlikte 2026 yılı bütçesinde yerel yönetimlerin genel bütçe içindeki payı, 2025'teki Y09,2'den *08,8'e düşürülmüştür. Şehircilik ve risk odaklı bütünleşik afet yönetiminin toplam bütçe içindeki payı ise 902,9"dan 962,7'ye gerilemiştir. Rakamların yanı sıra ne Komisyon görüşmelerinde ne de Genel Kurul görüşmelerinde bu "kendiliğinden yıkılabilecek? durumda olan 2 milyon bağımsız birime ilişkin herhangi husus gündeme getirilmemiştir.

2025 bütçe görüşmelerinde Sayın Bakan konuşmasında Marmara Depremine ilişkin şöyle ifadelere yer vermiştir; "Türkiye'nin bekasını tehlikeye atacak olan İstanbul'umuzun üzerine titriyoruz. Bilim insanlarımız uyarılarına her gün bir yenisini daha ekleyerek "İstanbul'un yakın geleceğinde bir deprem bekleniyor, acil ve kesintisiz kentsel dönüşüm şart." diyorlar. "İstanbul'a dair tüm gündemler ertelenmeli, süratle dönüşüme odaklanılmalı." diyorlar. Bu çağrıları da şu hakikatlere dayandırıyorlar: Bugün İstanbul'umuz toplam 7,5 milyon ev ve iş yeriyle devasa bir metropoldür. Bu yuvaların 1,5 milyonu mühendislik hizmeti almamış ve zemin nedeniyle de ileri derecede risk altındadır. Hele hele bunların 600 bini, bırakın 7 şiddetindeki bir depremi, her an kendiliğinden çökebilecek bir vaziyettedir. Zaten gün geçmiyor ki İstanbul'un bir mahallesinde kendiliğinden çöken bir bina olmasın"

Planlarda gördüğümüz ise; İstanbul'un depreme hazırlığı, bizatihi kendisinin jeolojik risk taşıdığı bilirkişilerce ispatlanan Kanal İstanbul'a dayandırılmasıdır.

Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

Kanal İstanbul güzergahı rezerv yapı alanı olarak yapılaşmaya açılacak ve Yenişehir Kanal İstanbul Projesi ile yapılar yenilenecek, şeklindedir. Ancak Danıştay'ın talebi üzerine 21 akademisyen ve uzmanın hazırladığı son Bilirkişi Heyet Raporunu göre Kanalın zaten yapılması büyük bir deprem riskini tetiklemektedir. Söz konusu Bilirkişi Heyetinin en kritik tespitlerinden biri, projenin jeolojik açıdan taşıdığı ağır risktir. Kanal güzergâhı boyunca yapılacak kapsamlı kazıların, bölgede bulunan gömülü fay hatlarını tetikleme ihtimalinin bulunduğu; bunun olası depremler üzerinde etkili olabileceği bilimsel verilerle ortaya konulmuştur. Dolayısıyla proje, İstanbul'un deprem güvenliğini zayıflatma potansiyeli taşıdığını açıkça göstermektedir. Bununla birlikte, Yenişehir Kanal İstanbul Projesi demek, yeni insan demek ve şehir yükünün artması, insan sirkülasyonun çoğalması demektir.

Planlardan anlaşıldığı üzere Yarısı Bizden Kampanyası ile Yerinde Dönüşüm Projesi hedeflerin de ise çok altında kalınmıştır. Bu şekilde Marmara'nın ve Türkiye'nin riskli konut yapı stokunu dönüştürmek mümkün değildir. Bütüncül bakış açısına sahip, ülkemizin depremselliğine uygun bir Deprem Kanununun gerekliliği ortadadır.

Bu bağlamda,

I. Mevcut durumda başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere riskli ve çok riskli durumda olan toplam bağımsız birim sayısı kaçtır? Bu birimlerin bölge ve il bazında dağılımı nasıldır? Söz konusu birimlerin kaçında faaliyet sürdürülmektedir?

2. 2025 yılı bütçe görüşmelerinde Türkiye genelinde 2 milyon ve İstanbul'da 600 bin olduğu resmi makamlarca belirtilen *kendiliğinde yıkılabilecek" durumda olan riskli bağımsız birimlere ilişiklin bir çalışmanız var mıdır? "Kendiliğinden yıkılabilecek" durumda olan birimleri önceleyen bir acil eylem planı hazırlamayı düşünüyor musunuz? Bu hususa ilişkin ne kadar kaynak tahsisi yapılmıştır?

3. Ülkemizin jeolojik yapısı ve riskli konut stoku göz önüne alınarak 2026 yılı bütçesi kapsamında AFAD Başkanlığına ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığına ayrılan bütçelerin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Söz konusu ihtiyaç karşısında ulusal ve uluslararası bağlamda alternatif kaynak oluşturmaya yönelik bir girişiminiz var mıdır?

4. Meri mevzuatın ülkemizin depremselliği karşısında yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Bu hususta bütüncül bir yaklaşımla, tüm paydaşlar arasında iş bölümünün yapıldığı, görev ve sorumluluklarının tespit edildiği; meslek odalarının, özel sektörün ve halkın dahil edildiği, kaynak planlamasını içeren ülkemizin depremselliğine uygun bir Deprem Kanunu çıkarmaya ilişkin bir düşünceniz var mıdır?

5. Danıştay'ın talebi üzerine 21 akademisyen ve uzmanın hazırladığı son Bilirkişi Heyet Raporunu göre Kanalın yapılması büyük bir deprem riskini tetiklediği gerçeğini dikkate alarak Proje kapsamında yapılan çalışmalar hususunda tarafınızca yeniden bir değerlendirme yapılmış mıdır? Söz konusu risklere ilişkin kamuoyuna bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz?

Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

6. Muhtemel bir Marmara depremine ilişkin bir acil eylem planınız var mıdır? Bu plan kapsamında tahliye koridorları, kaçış planı, acil müdahale ve ilk yardım, toplanma ve barınma alanları, iletişim, arama ve kurtarma vb. hususlara ilişkin ne tür hazırlıklar yapılmıştır? Bu hususta bir eğitim programı ve tatbikat yapılmış mıdır? Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

## Bakanlığın cevabı

İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI

SORULAR

1. Mevcut durumda başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere riskli ve çok riskli durumda olan toplam bağımsız birim sayısı kaçtır? Bu birimlerin bölge ve il bazında dağılımı nasıldır? Söz konusu birimlerin kaçında faaliyet sürdürülmektedir?

2. 2025 yılı bütçe görüşmelerinde Türkiye genelinde 2 milyon ve İstanbul'da 600 bin olduğu resmi makamlarca belirtilen "kendiliğinde yıkılabilecek" durumda olan riskli bağımsız birimlere ilişiklin bir çalışmanız var mıdır? 'Kendiliğinden yıkılabilecek' durumda olan birimleri önceleyen bir acil eylem planı hazırlamayı düşünüyor musunuz? Bu hususa ilişkin ne kadar kaynak tahsisi yapılmıştır?

3. Ülkemizin jeolojik yapısı ve riskli konut stoku göz önüne alınarak 2026 yılı bütçesi kapsamında AFAD Başkanlığına ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'na ayrılan bütçelerin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Söz konusu ihtiyaç karşısında ulusal ve uluslararası bağlamda alternatif kaynak oluşturmaya yönelik bir girişiminiz var mıdır?

4. Meri mevzuatın ülkemizin depremselliği karşısında yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Bu hususta bütüncül bir yaklaşımla, tüm paydaşlar arasında iş bölümünün yapıldığı, görev ve sorumluluklarının tespit edildiği; meslek odalarının, özel sektörün ve halkın dahil edildiği, kaynak planlamasını içeren ülkemizin depremselliğine uygun bir Deprem Kanunu çıkarmaya ilişkin bir düşünceniz var mıdır?

5. Danıştay'ın talebi üzerine 21 akademisyen ve uzmanın hazırladığı son Bilirkişi Heyet Raporuna göre Kanalın yapılması büyük bir deprem riskini tetiklediği gerçeğini dikkate alarak Proje kapsamında yapılan çalışmalar hususunda tarafınızca yeniden bir değerlendirme yapılmış mıdır? Söz konusu risklere ilişkin kamuoyuna bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz?

6. Muhtemel bir Marmara depremine ilişkin bir acil eylem planınız var mıdır? Bu plan kapsamında tahliye koridorları, kaçış planı, acil müdahale ve ilk yardım, toplanma ve barınma alanları, iletişim, arama ve kurtarma vb. hususlara ilişkin ne tür hazırlıklar yapılmıştır? Bu hususta bir eğitim programı ve tatbikat yapılmış mıdır?

CEVAP

Bakanlığımız Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızca yürütülen kentsel dönüşüm uygulamaları 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği uyarınca yürütülmektedir. Söz konusu kentsel dönüşüm uygulamalarına konu alan ve yapıların (Riskli Alan, Rezerv Yapı Alanı ve Riskli Yapı) belirlenmesine dair usul ve esaslar, anılan Kanun ve Uygulama Yönetmeliği ile tanımlanmış olup Başkanlığımızca anılan mevzuat kapsamında uygulama yapılmaktadır.

Bu kapsamda, Türkiye genelinde toplam 90.140 ha büyüklüğünde 1.673 adet aktif kentsel dönüşüm alanı bulunmaktadır.

02/02/2024 tarih ve 8189 sayı ile imzalanan, 23/02/2024 tarihli ve 32469 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul ilinde yürütülecek kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında parseldeki gerçek ve tüzel kişilere hibe, kredi ve tahliye desteğini kapsayan "yapım için yardım" verilmesine ilişkin Usul ve Esaslar belirlenmiştir. 30/04/2025 tarih ve 9768 sayı ile imzalanan Cumhurbaşkanı Kararı ile hak sahiplerine verilebilecek hibe ve kredi bedelleri bir konut için 875.000 TL'ye kadar hibe, 875.000 TL?ye kadar kredi, bir işyeri için 437.500 TLye kadar hibe, 437.500 TL'ye kadar kredi, diğer her bir konut için 1.750.000 TL'ye ve diğer her bir işyeri için de 875.000 TL'ye kadar kredi olmak üzere güncellenmiştir.

Ayrıca İstanbul'da deprem riskini bertaraf etmek amacıyla İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi kapsamında riskli yapı hak sahiplerine bir bağımsız bölüm için 3 milyon liraya kadar kredi desteği sağlanmaktadır. Kredi vade süresi azami 180 ay ve aylık faiz oranı 90,69 dur. Kredi geri ödemesi | yıl sonra başlamaktadır. Ekim 2028" e kadar devam edecek şekilde planlanan projede başvurular E-devlet üzerinden alınmaktadır. Belirli gruplar için faiz indirimleri sağlanan projede ilk ve tek konuta sahip olanlar, düşük gelir grubundaki vatandaşlar ve enerji verimli binalar bu avantajlardan yararlanabilmektedir. Her bir kriter için uygulanabilen 0,25 puanlık indirimlerle faiz oranı 960,61 seviyesine kadar düşebilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “Olası bir depreme karşı riskli ve çok riskli durumda olan yapıların güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39589, 29 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39589-olasi-bir-depreme-karsi-riskli-ve-cok-riskli-durumda-olan-yapilarin-guclendirilmesine-yone (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/54610313-b7a7-4b30-b085-019c0dbd2716

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
