# 10-29 Ocak 2026 tarihleri arasında sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlara yönelik yürütülen soruşturmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39898
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 30 Ocak 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e49e8241-2152-49a8-bc5d-019c1d0952d3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39898-10-29-ocak-2026-tarihleri-arasinda-sosyal-medyada-yapilan-bazi-paylasimlara-yonelik-yurutu

> Serhat Eren (DEM Parti), 30 Ocak 2026 tarihinde 7/39898 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM

İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren

Suriye"de, Halep başta olmak üzere Kürtlerin ve diğer halkların yoğun olarak yaşadığı yerleşim alanlarına, Rojava'ya yönelik saldırıların yoğunlaşması üzerine, 10 Ocak 2026 tarihinden itibaren bölgesel gerilim ciddi biçimde tırmanmış; sivillerin doğrudan hedef alındığı, çocukların, kadınların ve yaşlıların yaşamını yitirdiği ağır bir şiddet ortamı ortaya çıkmıştır. Bu saldırılar, Kürtlerin yaşam alanlarının başta Rojava olmak üzere sistematik biçimde hedef alındığı, zorla yerinden edilmenin ve insani krizin derinleştiği bir süreci beraberinde getirmiştir.

Bu gelişmelere karşı Türkiye'nin birçok kentinde barışçıl ve demokratik protestolar gerçekleştirilmiş; yurttaşlar sivillere yönelik saldırıların durdurulmasını ve yaşam hakkının korunmasını talep ederek anayasal haklarını kullanmıştır. Ancak 10 Ocak—29 Ocak 2026 tarihleri arasında bu demokratik tepkiler, kolluk güçlerinin sert müdahaleleriyle karşılaşmış; aralarında gençlerin de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmış, ev baskınları yaygınlaştırılmış ve gözaltında darp, işkence ve kötü muamele iddiaları kamuoyuna yansımıştır.

Bu süreçte, bayrak provokasyonu sonucunda gözaltına alınan ve kolluk güçlerinin uyguladığı şiddet nedeniyle işkenceye maruz kaldığı görüntülerle belgelenen Diyar Koç'un sağlık durumu kritik seviyeye ulaşmıştır. Buna karşın, söz konusu işkence iddialarına ilişkin sorumlular hakkında etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütüldüğüne dair kamuoyuna yansıyan bir bilgi bulunmamaktadır.

Benzer şekilde, Tarsus'ta Koban& protestoları sonrasında yaşanan gerginlik sırasında, ateşli silahla vurularak yaşamını yitiren bir gencin ölümü, demokratik protesto hakkının korunması, kolluk kuvvetlerinin sorumluluğu ve kamu güvenliği politikalarının niteliği bakımından ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

Aynı tarih aralığında Kürtlere yönelik şiddeti, linci ve yok etmeyi açıkça teşvik eden ırkçı ve şovenist söylemler sosyal medya platformları başta olmak üzere kamusal alanda yaygınlaşmış; "öldürme", "vur emri verilmesi" gibi açık şiddet çağrılarına rağmen bu paylaşımlar hakkında etkili bir adli ve idari süreç işletilmemiştir. Buna karşın, Kürtlerle dayanışma gösteren ve Rojava'da yaşayan sivillere yönelik saldırıları protesto eden paylaşımlar hızla kriminalize edilmiş; ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken eylemler gözaltına ve adli tedbirlere dönüştürülmüştür. Bu çifte standartlı uygulama, Kürtlere yönelik nefret söylemi ve şiddet çağrılarının cezasızlıkla korunması; buna karşılık Kürtlerin ve Kürtlerin dostlarının demokratik haklarını kullandıkları için cezalandırılması şeklinde işleyen sistematik bir pratiği ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda;

10 Ocak—29 Ocak 2026 tarihleri arasında Kürtlere yönelik linç, küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret söylemi içeren eylem ve paylaşımlar hakkında kaç adli soruşturma başlatılmıştır?

Bu soruşturmaların kaçı hakkında takipsizlik kararı verilmiş, kaçı hakkında iddianame düzenlenmiştir?

Kürtlere yönelik açık biçimde şiddet ve linç çağrısı içeren paylaşımlar hakkında takipsizlik kararı verilmiş ise, bu kararların gerekçeleri nelerdir?

Kürtlere yönelik küfür ve hakaret içerikli eylem ve paylaşımların soruşturmaya dönüşmemesinin nedeni, Kürtlerin anayasal ve yasal düzeyde açık biçimde tanınmamış olması mıdır?

Kürtlere yönelik hakaret ve nefret söylemlerinin mevzuatta ayrı ve açık bir suç tipi olarak tanımlanmamış olması, bu fiillerin cezasız kalmasına yol açmakta mıdır? Varlığı hukuken tanınmayan bir halka yönelik küfür, hakaret ve nefret söylemlerinin, mevcut yargı pratiğinde suç olarak değerlendirilmediği yönünde bir yaklaşım bulunmakta mıdır?

Kürtlere yönelik şiddet çağrıları ve nefret söylemleri hakkında etkili soruşturma yürütülmezken, Kürtlerle dayanışma içeren paylaşımların hızla adli soruşturma konusu yapılmasının hukuki gerekçesi nedir?

Bayrak provokasyonu sonrası gözaltına alınan ve işkenceye maruz kaldığı görüntülerle belgelenen Diyar Koç hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, işkence iddialarına ilişkin olarak kaç kamu görevlisi hakkında adli işlem başlatılmıştır?

Tarsus?ta Kobane protestoları sonrasında ateşli silahla vurularak yaşamını yitiren gencin ölümüyle ilgili olarak etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmüş müdür? Bu soruşturmanın mevcut durumu nedir?

10- Kürtlere yönelik nefret söylemi ve şiddet çağrılarında oluşan cezasızlık algısının giderilmesine yönelik olarak Bakanlığınızca alınmış özel bir tedbir veya çalışma bulunmakta mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “10-29 Ocak 2026 tarihleri arasında sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlara yönelik yürütülen soruşturmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39898, 30 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39898-10-29-ocak-2026-tarihleri-arasinda-sosyal-medyada-yapilan-bazi-paylasimlara-yonelik-yurutu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e49e8241-2152-49a8-bc5d-019c1d0952d3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
