# Sosyal medyada yaptığı nefret içerikli paylaşımlar sebebiyle hakkında soruşturma başlatılan kişi sayısına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39904
- **Veren:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 3 Şubat 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d5ca254f-ee72-4be7-ac31-019c276cef81
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39904-sosyal-medyada-yaptigi-nefret-icerikli-paylasimlar-sebebiyle-hakkinda-sorusturma-baslatila

> Gülderen Varli (DEM Parti), 3 Şubat 2026 tarihinde 7/39904 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Son dönemde özellikle sosyal medya platformlarında, dini değer ve kavramların istismar edilerek Kürtlere yönelik nefret, düşmanlık ve hedef gösterme içeren paylaşımların sistematik biçimde arttığı görülmektedir. Bu paylaşımlar, toplumsal barışı tehdit etmekte; dini, ayrımcı ve şiddet çağrıları içeren bir araç hâline getirmektedir.

Türkiye?de daha önce 6—7 Eylül Olayları, Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarının ortak özelliği; nefret söyleminin cezasız bırakılması ve hedef göstermenin normalleştirilmesidir. Günümüzde Kürtlere yönelik nefret dilinin yaygınlaşması, benzer bir toplumsal iklimin yeniden üretildiği yönünde ciddi endişelere yol açmaktadır. Anayasa'nın 10. maddesi devlete yalnızca ayrımcılık yapmama değil; aktif olarak eşitliği sağlama, koruma ve önleme yükümlülüğü de yüklemektedir. Buna rağmen Kürtlere yönelik açık hakaret ve hedef göstermelere karşı etkin ve caydırıcı bir hukuki mekanizmanın işletilmediği görülmektedir.

Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi halkın bir kesimini etnik köken temelinde aşağılamayı suç saymakta; 122. maddesi ise nefret ve ayrımcılığı açıkça yasaklamaktadır. Ayrıca Anayasa'nın 24. maddesi din özgürlüğünü güvence altına alırken, bu özgürlüğün başkalarına karşı nefret ve düşmanlık üretme aracı olarak kullanılamayacağını da açıkça ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda;

1. İçeriğinde dini referanslar bulunan ve Kürtleri hedef alan nefret söylemi niteliğindeki sosyal medya paylaşımları hakkında, 2025—2026 yılları arasında başlatılan soruşturma sayısı kaçtır?

. Bu soruşturmaların kaçı iddianameye dönüşmüş, kaçı kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmıştır?

. Dini istismar ederek bir halkı "vurun, öldürün "diyen kişiler hakkında soruşturma açılmamasının gerekçesi nedir? Nefret söylemlerine rağmen bu kişilerin içerleklerinin engellenmemesinin gerekçesi nedir?

. Nefret söylemi içeren bu paylaşımlara karşı BTK ve ilgili kurumlar tarafından herhangi bir izleme ve önleyici mekanizma işletilmekte midir?

. Dini istismar yoluyla üretilen nefret söylemine karşı Adalet Bakanlığı'nın özel bir eylem planı bulunmakta mıdır? Yapılan paylaşım ve söylemlere ilişkin bir önlem alınmamasının gerekçesi nedir?

. AİHM içtihatları doğrultusunda nefret söyleminin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği hususunda yargı mensuplarına yönelik bir eğitim veya genelge çalışması yapılmış mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Sosyal medyada yaptığı nefret içerikli paylaşımlar sebebiyle hakkında soruşturma başlatılan kişi sayısına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39904, 3 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39904-sosyal-medyada-yaptigi-nefret-icerikli-paylasimlar-sebebiyle-hakkinda-sorusturma-baslatila (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d5ca254f-ee72-4be7-ac31-019c276cef81

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
