# 10-29 Ocak 2026 tarihleri arasında sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlara yönelik yürütülen soruşturmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39956
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 30 Ocak 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 108 gün sonra, 18 Mayıs 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e67fb8b6-68b6-4ce3-85de-019c1e836ac0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39956-10-29-ocak-2026-tarihleri-arasinda-sosyal-medyada-yapilan-bazi-paylasimlara-yonelik-yurutu

> Serhat Eren (DEM Parti), 30 Ocak 2026 tarihinde 7/39956 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 108 gün sonra, 18 Mayıs 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

Suriye?de, Halep başta olmak üzere Kürtlerin ve diğer halkların yoğun olarak yaşadığı yerleşim alanlarına, Rojava'ya yönelik saldırıların yoğunlaşması üzerine, 10 Ocak 2026 tarihinden itibaren bölgesel gerilim ciddi biçimde tırmanmış; sivillerin doğrudan hedef alındığı, çocukların, kadınların ve yaşlıların yaşamını yitirdiği ağır bir şiddet ortamı ortaya çıkmıştır. Bu saldırılar, Kürtlerin yaşam alanlarının başta Rojava olmak üzere sistematik biçimde hedef alındığı, zorla yerinden edilmenin ve insani krizin derinleştiği bir süreci beraberinde getirmiştir.

Bu gelişmelere karşı Türkiye'nin birçok kentinde barışçıl ve demokratik protestolar gerçekleştirilmiş; yurttaşlar sivillere yönelik saldırıların durdurulmasını ve yaşam hakkının korunmasını talep ederek anayasal haklarını kullanmıştır. Ancak 10 Ocak-29 Ocak 2026 tarihleri arasında bu demokratik tepkiler, kolluk güçlerinin sert müdahaleleriyle karşılaşmış; aralarında gençlerin de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmış, ev baskınları yaygınlaştırılmış ve gözaltında darp, işkence ve kötü muamele iddiaları kamuoyuna yansımıştır.

Bu süreçte, bayrak provokasyonu sonucunda gözaltına alınan ve kolluk güçlerinin uyguladığı şiddet nedeniyle işkenceye maruz kaldığı görüntülerle belgelenen Diyar Koç'un sağlık durumu kritik seviyeye ulaşmıştır. Buna karşın, söz konusu işkence iddialarına ilişkin sorumlular hakkında etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütüldüğüne dair kamuoyuna yansıyan bir bilgi bulunmamaktadır.

Benzer şekilde, Tarsus'ta Koban& protestoları sonrasında yaşanan gerginlik sırasında, ateşli silahla vurularak yaşamını yitiren bir gencin ölümü, demokratik protesto hakkının korunması, kolluk kuvvetlerinin sorumluluğu ve kamu güvenliği politikalarının niteliği bakımından ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

Aynı tarih aralığında Kürtlere yönelik şiddeti, linci ve yok etmeyi açıkça teşvik eden ırkçı ve şovenist söylemler sosyal medya platformları başta olmak üzere kamusal alanda yaygınlaşmış; "öldürme", "vur emri verilmesi" gibi açık şiddet çağrılarına rağmen bu paylaşımlar hakkında etkili bir adli ve idari süreç işletilmemiştir. Buna karşın, Kürtlerle dayanışma gösteren ve Rojava'da yaşayan sivillere yönelik saldırıları protesto eden paylaşımlar hızla kriminalize edilmiş; ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken eylemler gözaltına ve adli tedbirlere dönüştürülmüştür. Bu çifte standartlı uygulama, Kürtlere yönelik nefret söylemi ve şiddet çağrılarının cezasızlıkla korunması; buna karşılık Kürtlerin ve Kürtlerin dostlarının demokratik haklarını kullandıkları için cezalandırılması şeklinde işleyen sistematik bir pratiği ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda;

10 Ocak—29 Ocak 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde Kürtlere yönelik linç, küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret söylemi içeren eylem ve paylaşımlar hakkında kaç adli ve idari soruşturma başlatılmıştır?

Bu soruşturmalar kapsamında kaç kişi gözaltına alınmış, kaç kişi hakkında tutuklama veya adli kontrol tedbiri uygulanmıştır?

Aynı tarih aralığında Kürtlere yönelik açık şiddet çağrısı içeren, "öldürme", "vur emri verilmesi" gibi ifadelerin yer aldığı paylaşımlar hakkında neden etkili bir soruşturma yürütülmemiştir?

Kürtlere yönelik küfür ve hakaret içerikli eylem ve paylaşımların soruşturmaya dönüşmemesinin nedeni, Kürtlerin Anayasa ve yasalarda açık biçimde tanınmamış olması mıdır?

Kürtlere yönelik hakaret ve nefret söylemlerinin mevzuatta ayrı ve açık bir suç olarak tanımlanmamış olması, bu fiillerin cezasız kalmasına yol açmakta mıdır?

Varlığı hukuken tanınmayan bir halka yönelik küfür, hakaret ve nefret söylemleri, mevcut uygulamada suç olarak değerlendirilmemekte midir?

Kürtlere yönelik şiddet ve linç çağrıları cezasız kalırken, Rojava'da Kürt kadınlarına yönelik saldırıları protesto eden paylaşımların hızla gözaltı ve adli işlemlere konu edilmesinin hukuki gerekçesi nedir?

Kocaeli Gebze Fatih Devlet Hastanesi'nde görev yapan hemşire İ.A.'nin dayanışma ve protesto niteliğindeki bir paylaşımı nedeniyle gözaltına alınması, buna karşın Kürtlere yönelik şiddet çağrılarının cezasız bırakılması, hukuk önünde eşitlik ilkesiyle nasıl bağdaştırılmaktadır?

Belirtilen tarih aralığında Kürtlerin demokratik protestolarına yönelik kolluk müdahaleleri sırasında kaç kişi darp edilmiş, kaç kişi hakkında işkence ve kötü muamele iddiası kayda geçmiştir?

10- Diyar Koç'un maruz kaldığı işkence iddialarıyla ilgili olarak kaç kolluk görevlisi hakkında idari veya adli soruşturma başlatılmıştır? Olaylara ilişkin kamera kayıtları muhafaza altına alınmış mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi?de kayıtlı yazı ekinde yer alan Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'e ait 7/39956 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak usuller ile gerçek ve tüzel kişilerin düzenleyecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yeri, zamanı, usul ve şartları, düzenleme kurulunun görev ve sorumlulukları, yetkili merciin yasaklama ve erteleme halleri, güvenlik kuvvetlerinin görev ve yetkileri 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile bu Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte detaylı olarak düzenlenmiştir.

Mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen hiçbir toplantı ve gösteri yürüyüşüne kolluk kuvvetlerince müdahalede bulunulmamaktadır. Kanunsuz olarak düzenlenen veya sonradan kanunsuz hale dönüşen eylemlerde, öncelikle güvenlik güçlerince topluluğun yetkilileri ile görüşülerek gösterilerin olaysız sonuçlanması sağlanmaya çalışılmakta, ancak müdahalenin kaçınılmaz olduğu durumlarda, görevlendirilen personel tarafından, "Toplumsal Olaylarda Görevlendirilen Personelin Hareket Usul ve Esaslarına Dair Yönerge" ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda kamu düzeninin tesis edilmesi açısından gösteriyi düzenleyen grupların dağılmalarını sağlamak amacı ile orantılı güç kullanımı ilkeleri çerçevesinde gerekli müdahalelerde bulunulmaktadır.

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Polis Çevik Kuvvet Yönetmeliği, Göz Yaşartıcı Gazlar, Gaz ve Savunma Tüfekleri ile Bunlara Ait Teçhizat ve Mühimmatın Kullanımı, Depolanması ve Kullanıcı Personelin Eğitimine Dair Yönerge ve Toplumsal Olaylarda Görevlendirilen Personelin Hareket Usul ve Esaslarına Dair Yönerge'de müdahale ile ilgili hususlar yer almaktadır.

Suriye'de yaşanan gelişmeler sebebiyle gerek yasadışı sokak eylemlerine katıldığı gerekse de sosyal medya üzerinden suç unsuru içerir paylaşımlar yaptığı tespit edilen şahıslara/hesaplara yönelik gerekli adli işlemler yapılmıştır.

Emniyet Teşkilatı personelinin işlemiş olduğu iddia edilen suçlar ile ilgili olarak personele yönelik ihbar ve şikâyetler, iddianın niteliğine göre Mülkiye Başmüfettişleri, Polis Başmüfettişleri ya da muhakkikler marifetiyle yürütülmekte ve neticesine göre yetkili mercilerce karara bağlanmaktadır.

Meydana gelen olaylarla ilgili soruşturma ve kovuşturma işlemleri adli makamlar tarafından yürütülmektedir.

Mustafa ÇİFTÇİ Bakan

Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cd. No:17 Çankaya ANKARA Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği Telefon/Fax: 0 312 462 17 83/ Unvanı Kep : emniyetgeneimudurlugu(Zhs01l.kep.tr Elektronik Ağ : soruoncrgeleri(Degm.gov.tr

Mustafa ÇİFTÇİ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “10-29 Ocak 2026 tarihleri arasında sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlara yönelik yürütülen soruşturmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39956, 30 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39956-10-29-ocak-2026-tarihleri-arasinda-sosyal-medyada-yapilan-bazi-paylasimlara-yonelik-yurutu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e67fb8b6-68b6-4ce3-85de-019c1e836ac0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
