# 1 Şubat 2026 tarihinde Muş'ta gerçekleşen protestolara yapılan kolluk müdahalesine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/39970
- **Veren:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 4 Şubat 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 103 gün sonra, 18 Mayıs 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ecf3c67b-4605-48bf-9df7-019c2ce3f672
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39970-1-subat-2026-tarihinde-mus-ta-gerceklesen-protestolara-yapilan-kolluk-mudahalesine-iliskin

> Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 4 Şubat 2026 tarihinde 7/39970 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 103 gün sonra, 18 Mayıs 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı tarafından Anayasa'nın 98. ve IBMM İçtüzüğü "nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Sümeyye BOZ Muş Milletvekili

I Şubat Rojava ile Dayanışma Günü kapsamında Muş'ta Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla gerçekleştirilen ve Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır'ın da katıldığı basın açıklamasının ardından yaşananlar, Türkiye'de barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının nasıl sistematik biçimde ihlal edildiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Basın açıklamasının sona erdiği ve kitlenin dağılma sürecine girdiği açık bir aşamada kolluk kuvvetleri tarafından yurttaşlara "tek tek dağılma" dayatması yapılmış; bu keyfi uygulamaya | tepki gösteren yurttaşlara yönelik orantısız güç kullanılmış; iki kişi darp edilerek gözaltına alınmıştır. Müdahale sırasında gazetecilerin görüntü alması engellenmiş, ana cadde kalkanlarla kapatılarak kamusal alan fiilen abluka altına alınmıştır. Bu müdahale, kamu düzeninin sağlanmasıyla açıklanamayacak ölçüde ağır ve açık bir hak ihlalidir.

Yaşananlar münferit bir kolluk aşırılığı değil cezasızlık politikasıyla beslenen ve süreklilik kazanan bir devlet pratiğinin sonucudur. Kolluk güçleri, barışçıl protestolara yönelik orantısız güç kullanımı, darp ve keyfi gözaltı uygulamalarının etkili biçimde soruşturulmadığını, sorumluların yaptırımla karşılaşmadığını bilerek hareket etmektedir. Bu durum, hak ihlallerinin bireysel değil, yapısal ve politik bir tercihin ürünü olduğunu göstermektedir.

Anayasa'nın 34'üncü maddesi ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri uyarınca devletin yükümlülüğü, barışçıl toplantı ve gösterileri dağıtmak değil bu hakların güvenli biçimde kullanılmasını aktif olarak korumaktır. Buna rağmen Muş'ta yaşanan müdahale, devletin pozitif yükümlülüğünü ihlal ettiğini, kamu gücünün hakları koruyan değil bastıran bir araç olarak kullanıldığını ortaya koymuştur. Özellikle bölgede barışçıl protestoların güvenlikçi yaklaşımla kriminalize edilmesi, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün fiilen askıya alındığını göstermektedir.

Cezasızlık, yalnızca geçmiş ihlallerin üzerinin örtülmesi değil yeni ihlallerin doğrudan teşvik edilmesi anlamına gelmektedir. Kolluk şiddetinin soruşturulmaması, basın özgürlüğüne yönelik engellemelerin yaptırımsız bırakılması ve gözaltı süreçlerinde kötü muamelenin cezasız kalması, bu uygulamaların bilinçli biçimde sürdürüldüğünü göstermektedir. Bu nedenle yaşananlardan yalnızca sahadaki kolluk personeli değil bu pratiği mümkün kılan, denetlemeyen ve süreklileştiren İçişleri Bakanlığı ve bağlı idari yapılar doğrudan sorumludur. Bu bağlamda:

Muş'ta | Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından kolluk * kuvvetlerinin müdahalesi hangi gerekçeyle gerçekleştirilmiştir?

Açıklamanın sona erdiği ve kitlenin dağılma sürecine girdiği bir aşamada yurttaşlara "tek tek dağılma" yönünde talimat verilmesinin hukuki dayanağı nedir?

Darp edilerek gözaltına alınan iki kişi hakkında hangi gerekçeyle işlem yapılmıştır? Bu kişilere ilişkin sağlık raporları alınmış mıdır?

Müdahale sırasında kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullandığına dair görüntüler Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Ulaşmışsa, sorumlu personeller hakkında herhangi bir idari ya da adli işlem başlatılmış mıdır?

Gazetecilerin görüntü almasının engellenmesi ve görevlerini yapmalarının fiilen önlenmesi talimatı kim tarafından verilmiştir?

Ana caddenin kalkanlarla kapatılarak kamusal alanın abluka altına alınmasının gerekçesi nedir?

Bölgede barışçıl toplantı ve gösterilere yönelik kolluk müdahalelerinin süreklilik kazanması Bakanlığınızca bir güvenlik politikası olarak mı uygulanmaktadır?

Kolluk şiddeti ve kötü muamele iddialarına ilişkin etkili soruşturma yürütülmemesi ve sorumluların cezalandırılmaması, Bakanlığınızın benimsediği bir cezasızlık politikası mıdır?

Anayasa ve uluslararası insan hakları yükümlülükleri uyarınca barışçıl protesto hakkının korunmasına yönelik Bakanlığınızın somut ve bağlayıcı bir denetim mekanizması var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 16.02.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1798708 sayılı yazınız.

İlgi'de kayıtlı yazı ekinde yer alan Muş Milletvekili Sümeyye BOZ"a ait 7/39970 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak usuller ile gerçek ve tüzel kişilerin düzenleyecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yeri, zamanı, usul ve şartları, düzenleme kurulunun görev ve sorumlulukları, yetkili merciin yasaklama ve erteleme halleri, güvenlik kuvvetlerinin görev ve yetkileri 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile bu Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte detaylı olarak düzenlenmiştir.

Mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen hiçbir toplantı ve gösteri yürüyüşüne kolluk kuvvetlerince müdahalede bulunulmamaktadır. Kanunsuz olarak düzenlenen veya sonradan kanunsuz hale dönüşen eylemlerde, öncelikle güvenlik güçlerince topluluğun yetkilileri ile görüşülerek gösterilerin olaysız sonuçlanması sağlanmaya çalışılmakta, ancak müdahalenin kaçınılmaz olduğu durumlarda, görevlendirilen personel tarafından, "Toplumsal Olaylarda Görevlendirilen Personelin Hareket Usul ve Esaslarına Dair Yönerge" ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda kamu düzeninin tesis edilmesi açısından gösteriyi düzenleyen grupların dağılmalarını sağlamak amacı ile orantılı güç kullanımı ilkeleri çerçevesinde gerekli müdahalelerde bulunulmaktadır.

Soru önergesine konu olan Muş ilinde 02.02.2026 tarihinde gerçekleştirilen basın açıklaması ile ilgili olarak gerekli tüm emniyet tedbirleri alınmış olup basın açıklaması sonrasında Muş Valiliği'nin belirlemiş olduğu toplantı ve gösteri yürüyüşü güzergahı dışında slogan atarak araç trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde yürüyüş yapmak isteyen gruba mevzuat hükümleri çerçevesinde ölçülülük ve orantılılık ilkesi gözetilerek müdahale edilmiştir. Müdahale işlemleri esnasında direnç gösteren şahıslar hakkında adli makamların talimatları doğrultusunda adli işlem başlatılmıştır.

Düzenlenen tüm eylem ve etkinliklerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli tedbirler alınmaktadır.

Mustafa ÇİFTÇİ Bakan

Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cd. No:17 Çankaya ANKARA Telefon/Fax: 0312 462 17 83/

Kep : emniyetgenelmudurlugu(ğhs0|i.kep.tr

Unvanı

Elektronik Ağ : soruonergeleri(Degm.gov.ir

Mustafa ÇİFTÇİ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “1 Şubat 2026 tarihinde Muş'ta gerçekleşen protestolara yapılan kolluk müdahalesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39970, 4 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39970-1-subat-2026-tarihinde-mus-ta-gerceklesen-protestolara-yapilan-kolluk-mudahalesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ecf3c67b-4605-48bf-9df7-019c2ce3f672

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
