# 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde yapılan çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/40017
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Abdulkadir Uraloğlu)
- **Veriliş tarihi:** 5 Şubat 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 196 gün sonra, 20 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b6b46280-bf90-42a2-b410-019c417c00fa
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40017-6-subat-2023-tarihli-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illerde-yapilan-calisma

> Öznur Bartin (DEM Parti), 5 Şubat 2026 tarihinde 7/40017 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 196 gün sonra, 20 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elâzığ, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa'yı doğrudan etkileyen depremler, resmi verilere göre 50 binden fazla yurttaşın yaşamını yitirmesine, 100 bini aşkın yurttaşın yaralanmasına ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açmıştır. Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölge genelinde barınma, sağlık, altyapı ve sosyal iyileşme alanlarında yapısal kriz devam etmektedir. Afetin yarattığı yıkım yalnızca fiziksel değil; ekonomik, toplumsal ve yönetsel bir çöküşe işaret etmektedir. Bu tablo, kamusal otoritenin deprem gerçeğine uygun, bilimsel ve bütünlüklü bir afet politikası geliştiremediğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Deprem bölgesinde yüzbinlerce konut yıkılmış veya ağır hasar almıştır. Hatay'da resmi verilere göre 80 bin 323 yapı yıkılmış ya da ağır hasar görmüş, 234 binin üzerinde konut ağır ve orta hasarlı tespit edilmiştir. Buna karşın teslim edildiği açıklanan 150 binin üzerindeki konutun önemli bir bölümünün altyapı ve donanım eksikleri nedeniyle fiilen yaşama geçmediği; anahtar teslimi yapılmayan veya oturulamaz durumda olan konutlar nedeniyle yurttaşların kira yardımından da mahrum kaldığı ifade edilmektedir. Kent genelinde 200'ü aşkın konteyner alanda en az 218 bin kişi halen geçici barınma koşullarında yaşamaktadır.

Hatay'da 24 bin 147 kişi yaşamını yitirmiş, 563 bin 751 kişi göç etmek zorunda kalmıştır. Kentte altyapı yıkımı büyük ölçüde giderilememiş; kazılmış yollar, temizlenmeyen enkaz alanları ve kesintili temel hizmetler gündelik yaşamı aksatmaktadır. Adıyaman'da 8 bin 387 kişi yaşamını yitirmiş, 17 bin 499 kişi yaralanmış; 1.485 yapı yıkılmış, 68 bin yapı hasar görmüştür. Diyarbakır'da 7 bina yıkılmış, 411 yurttaş hayatını kaybetmiş, yüzlerce yapı ağır hasar almıştır. Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman'da kalıcı konut üretiminin ihtiyacın gerisinde kaldığı; Osmaniye, Kilis ve Elazığ'da yeni yerleşim alanlarının altyapı eksikleriyle teslim edildiği; Gaziantep ve Adana'da ise göç baskısının kira ve konut krizini derinleştirdiği gözlemlenmektedir.

Rezerv alan uygulamaları özellikle Hatay ve Kahramanmaraş'ta yeni mağduriyetler yaratmış; mülkiyet hakkı, yerinde yaşam ve kent hafızası gözetilmeden yürütülen süreçler yurttaşları belirsizlik içinde bırakmıştır. Konteyner alanların güvenlik, hijyen ve sosyal yaşam koşulları ise insan onuruna yakışır barınma standartlarının uzağındadır.

Depremde çok sayıda sağlık emekçisi yaşamını yitirmiş, hastaneler ve aile sağlığı merkezleri hizmet dışı kalmıştır. Hatay'da yaklaşık 105 bin kişi aile hekimine erişememekte; Samandağ, Defne ve Antakya'da sağlık hizmetleri büyük ölçüde konteyner kliniklerde yürütülmektedir. Eğitim ve araştırma hastanelerinin kapasitesi deprem öncesinin gerisindedir; ruh sağlığı hizmetleri travmanın boyutuyla orantılı değildir.

Adıyaman'da yıkılan 12 Aile Sağlığı Merkezi'nin (ASM) yalnızca bir kısmı yeniden inşa edilmiş; halen 20 hekim konteynerlerde hizmet vermektedir. Yaklaşık 50 bin kişi birinci basamak sağlık hizmetini konteyner koşullarında almaktadır. Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nin ağır hasar alması, kadın ve çocuk sağlığı hizmetlerinde ciddi boşluk yaratmıştır. Diyarbakır'da afet sonrası kurulan sivil inisiyatiflerin vurguladığı üzere, afet yönetimindeki yapısal eksiklikler giderilmemiş; risk yönetimi ve hazırlık süreçleri kurumsallaştırılmamıştır.

On binlerce ailenin 20 metrekarelik konteynerlerde yaşamaya zorlanması, kadınlar ve çocuklar açısından çok boyutlu bir hak ihlali doğurmaktadır. Sahada yapılan araştırmalar, çocuklarda beslenme yetersizliğine bağlı gelişim geriliklerinin sürdüğünü göstermektedir. Hatay'da öğrenci sayısı 120 binden 77 bin 295'e düşmüş; okul yıkımları, ulaşım maliyetleri ve yoksulluk eğitime erişimi sınırlamıştır. Okul bulunmayan konteyner alanlarda çocuklar uzak bölgelere gitmek zorunda kalmakta, aileler yalnızca servis için yüksek bedeller ödemektedir.

Kadınlar açısından uzun süreli geçici barınma koşulları psikososyal sorunları derinleştirmekte; sağlık, hijyen ve güvenli yaşam alanlarına erişim sınırlı kalmaktadır. Travma sonrası ruh sağlığı destekleri yetersizdir. Depremzedeler barınmadan temel ihtiyaçlara, kamusal hizmetlere erişimden adalete kadar birçok alanda hak ihlallerinin sürdüğünü ifade etmektedir.

Depremde yıkılan yapıların denetim süreçlerine ilişkin soruşturma ve davaların önemli bir kısmı sonuçlandırılmamış; sorumlular hakkında etkin ve caydırıcı bir yargılama süreci işletilmemiştir. £ Afet yönetiminde liyakat, şeffaflık ve sivil toplum katılımı kurumsallaştırılmamış; üç yıl geçmesine rağmen aynı yapısal eksiklikler varlığını sürdürmüştür. Bu durum, afetin doğal bir felaket olmanın ötesinde, kamusal ihmal ve denetimsizlikle ağırlaşan bir toplumsal yıkıma dönüştüğünü göstermektedir.

Üçüncü yıl itibarıyla deprem bölgesinde ortaya çıkan tablo, güvenli konut, erişilebilir sağlık | hizmeti ve insanca yaşam koşullarının hâlâ sağlanamadığını göstermektedir. Bilimsel planlama, toplumsal katılım ve kamusal sorumluluk temelinde köklü bir yeniden yapılanma programı hayata geçirilmediği sürece, bu çok katmanlı kriz derinleşerek devam edecektir.

Deprem gerçeği karşısında ihmale dayalı politikaların bedelini yurttaşlar ödemeye devam etmektedir.

Bu bağlamda;

| 1. Depremde zarar gören ulaşım altyapısının yüzde kaçı kalıcı olarak onarılmıştır? 2. Kentiçi ulaşım eksiklikleri nedeniyle hizmete açılamayan konut alanı sayısı nedir?

## Bakanlığın cevabı

Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında teknik ekiplerce yapılan ön incelemeler neticesinde; Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluk ağında bulunan 68.611 km uzunluğundaki yol ağının 184 km'sinin, 3.796 km olan otoyol ağının 61 km'sinin, 789 km olan tünellerin 17 km'sinin, 798 km uzunluğundaki köprü ve viyadüklerin 5,1 km'sinin etkilendiği tespit ve rapor edilmiştir.

Depremden etkilenen yolların onarımı ve bu yollardaki sinyalizasyon, oto korkuluk, yatay ve düşey işaretlemelerin yenilenerek trafik güvenliği tedbirlerinin arttırılması, köprülerin deprem sismik takviye izolatörlerinin değişimi, tünellerin yapısal olmayan hasarlarının giderilmesi, hasar gören tarihi köprülerin onarımı, hizmet tesisleri, bakımevleri ve diğer hizmet binalarında oluşan hasarların onarımı için kalıcı onarım çalışmalarının büyük bir kısmı tamamlanmış olup kalan kesimlerde onarım ve güçlendirme çalışmaları devam etmektedir. Deprem bölgesinde bulunan otoyollar üzerinde; yıkılan, büyük hasar gören ve kullanımı risk teşkil eden köprü bulunmamaktadır.

Cumhurbaşkanlığı'nın 14/08/2023 tarih ve 171271 sayılı yazısı ile depremden etkilenen illerdeki Kalıcı Deprem Konutlarının "Rezerv Alanlarının İmar ve Bağlantı Yollarının Altyapılarıyla Birlikte Yapılması" görevi Karayolları Genel Müdürlüğü'ne verilmiştir. Bu kapsamda 8 ilde, 32 lokasyonda yapılması planlanan 431 km yolun (215 km bölünmüş yol, 216 km tek yol) 304 km'si (136 km bölünmüş yol, 168 km tek yol) tamamlanarak 78.290 adet konuta erişim sağlanmıştır.

Demiryolu ağımızda; Mersin-Adana-Osmaniye-Narlı, Toprakkale-İskenderun, Fevzipaşa-Islahiye, Köprüağzı- Kahramanmaraş, Nizip-Gaziantep-Narlı, Narlı-Malatya, Çetinkaya-Malatya,Malatya-Elazığ, Malatya-Yolçatı-Diyarbakır Hat kesimleri olmak üzere toplam 1.275 km uzunluğundaki demiryolu hattımız depremden etkilenmiştir.

Depremin hemen sonrasında bakım ekiplerince ilk kontroller yapılmış, kısıtlı işletmeciliğe geçilebilmesi için hatların uygunluk durumları tespit edilerek, yapılan bakım onarım çalışmaları neticesinde toplam 1.232 km'lik hat acil kullanım ve deprem yardım trenleri için işletmeciliğe açılmıştır.

Fevzipaşa-Islahiye ve Köprüağzı-Kahramanmaraş kesimleri ile Malatya-Gölbaşı-Narlı-Nurdağ hat kesimlerindeki altyapı ve üstyapı çalışmaları tamamlanmıştır. Depremden etkilenen tüm hat kesimlerinde tren işletmeciliğine devam edilmekte olup,

Malatya-Narlı hat kesimindeki elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmaları devam etmektedir.

Abdulkadir URALOĞLU
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40017, 5 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40017-6-subat-2023-tarihli-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illerde-yapilan-calisma (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b6b46280-bf90-42a2-b410-019c417c00fa

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
