# Sosyal medya içeriklerindeki ve müzik videolarındaki çeşitli sembollere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/40442
- **Veren:** Şerafettin Kılıç (Yeni Yol, Antalya)
- **Muhatap:** Kültür ve Turizm Bakanlığı (Mehmet Nuri Ersoy)
- **Veriliş tarihi:** 10 Şubat 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 189 gün sonra, 18 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/dd43c62f-259e-4adc-a1aa-019c5206aba9
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40442-sosyal-medya-iceriklerindeki-ve-muzik-videolarindaki-cesitli-sembollere-iliskin

> Şerafettin Kılıç (Yeni Yol), 10 Şubat 2026 tarihinde 7/40442 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 189 gün sonra, 18 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasanın 98'inci ve İçtüzüğün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Bakanlığınız; sağlıklı bir geleceğin inşası için milli ve manevi değerleri gözeterek gerekli çalışmaları yapmakla mükelleftir. Son dönemde Instagram Reels gibi platformlarda yayılan popüler şarkı ve videolarda şiddet, madde kullanımı, teşhircilik ve cinselliğin yanı sıra Illuminati, piramit, tek göz (Eye of Providence), şeytani ritüel imgeleri, ters haç gibi sembollerin sistematik olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu içerikler tesadüfi değil; gençlerin zihinlerini bozmak, milli-manevi değerlerden uzaklaştırmak amacıyla finanse edilmekte ve küresel elit ağları tarafından yönlendirilmektedir. Jeffrey Epstein'ın cinsel istismar ve şeytani ritüel bağlantılı ağına müzik dünyasından Jay-Z, Beyonce, Michael Jackson gibi isimlerin karıştığı belgelenmiş olup; bu ağın eğlence sektörünü "şeytani düzen" için araç haline getirdiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda;

1. Son3 yılda Türkiye'de en çok dinlenen popüler şarkı ve videolarda Illuminati sembolleri (piramit, tek göz, şeytani işaretler), şiddet, madde kullanımı, teşhircilik unsurlarının oranı üzerine milli-manevi değerler açısından analiz yapılmış mıdır? Epstein benzeri ağların etkisi incelenmiş midir?

2. Sosyal medya platformlarında (Instagram Reels, TikTok, YouTube Shorts) şeytani semboller içeren içerikler algoritmayla gençlere öncelikli mi sunulmaktadır? Maneviyatımızı korumak için hangi düzenleme veya iş birliği yapılmaktadır?

3. Popüler müzik üretiminde yabancı sermaye ve uluslararası şirketlerin rolü nedir? Epstein dosyalarında adı geçen müzisyenlerin ve Illuminati iddialarının Türkiye'deki müzik sektörüne etkisi araştırılmış mıdır?

4. Bu içeriklerin gençlerin maneviyatı ve ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ölçen, Bakanlığınızca desteklenmiş herhangi bir saha araştırması var mıdır? Araştırma bulguları nelerdir?

5. Ahlak ve maneviyatı korumak, şeytani düzen iddialarına karşı gençlerimizi bilinçlendirmek için hangi farkındalık kampanyası, eğitim programı veya yasal düzenleme planlanmaktadır?

TBMM Halkla İlişkiler Binası, C Blok Kat : 3 Oda : C304, Bakanlıklar/ANKARA

## Bakanlığın cevabı

Bakanlığımız İlgili Kurumu Olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Alınan Yazıda;

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) uzmanlarınca, yayınlar dikkatle takip edilmekte ve Kanun hükümlerine aykırı yayınlar için rapor düzenlenmektedir. Bu raporlar ve yayın kopyaları Üst Kurulca değerlendirilerek, gerektiğinde aynı Kanun'un 32'nci maddesi hükümlerine göre kuruluşlara uyarı, idari para cezası, program durdurma, katalogdan çıkarma, geçici yayın durdurma ve yayın lisansı iptali şeklinde müeyyideler, hukuki sürecin tamamlanması ile uygulanmaktadır. Bu bağlamda son üç yılda müzik içeriklerini de kapsayacak şekilde uygulanan müeyyidelere ilişkin bilgiler aşağıda yer almaktadır.

01.01.2023 ile 06.03.2026 tarihleri arasında 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un çeşitli maddeleri kapsamında yayın ihlallerine ilişkin toplam 119 müeyyide uygulanmıştır. Bu dönemde en fazla müeyyide 67 karar ile 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında verilmiştir. Söz konusu bent, yayınların toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamayacağını düzenlemektedir.

Aynı dönemde 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca 18 müeyyide uygulanmıştır. Bu hüküm, alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı ile kumar oynamayı özendirici yayınların yapılamayacağını düzenlemektedir.

6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi kapsamında müstehcen içeriklere ilişkin 17 müeyyide uygulanmıştır. Benzer şekilde, şiddeti özendirici veya kanıksatıcı yayınların yapılamayacağını düzenleyen 8'inci maddenin birinci fıkrasının ($) bendi kapsamında da 17 müeyyide uygulanmıştır.

6112 sayılı Kanun'un 1'inci maddesi "Kanun amacı; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi" hükmünü amirdir. Kanun'un 2'inci maddesi ise "Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altında, her türlü teknik, usul ve araçlarla ve her ne isim altına olursa olsun elektromanyetik dalgalar veya diğer yollarla yapılan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleriyle ilgili hususları kapsar" hükmünü içermektedir. 6112 sayılı Kanun'un amaç ve kapsam maddelerinden anlaşılacağı üzere radyo, televizyon yayınlarının ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi görevi Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna verilmiş; Kanun'un 29/A maddesi ile yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumunun lisanslanması ve denetiminde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkili kılınmıştır.

6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesi birinci fıkrasına göre; "Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini sadece internet ortamından sunmak isteyen medya hizmet sağlayıcılar Üst Kuruldan yayın lisansı, bu yayınları internet ortamından iletmek isteyen platform işletmecileri de Üst Kuruldan yayın iletim yetkisi almak zorundadır." Bahsi geçen Kanun'un 29/A maddesi dördüncü fıkrası; "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, bireysel iletişim bu madde kapsamında değerlendirilmez ve radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar ile radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler bu maddenin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmaz." hükmü ile Kanun'un kapsamına istisnalar getirmiştir.

5651 sayılı İnternet Ortamından Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 1'inci maddesi "Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir." hükmünü ihtiva etmektedir.

5651 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2'nci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde sosyal ağ sağlayıcı, "Sosyal ağ sağlayıcı: Sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri" ifadesiyle tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un ek #üncü maddesinin dördüncü fıkrasında "... Sosyal ağ sağlayıcı, bu Kanun kapsamındaki suçlara ilişkin içerikler ile başlık etiketlerinin yayınlanmamasına ilişkin kendi sistem, mekanizma ve algoritmasında Kurumla iş birliği hâlinde gerekli tedbirleri alır ve bu tedbirlere raporunda yer verir." hükmü yer almaktadır.

6112 sayılı Kanun ile radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi görevi Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna verilmiştir. Bu kapsamda Üst Kurulun müzik sektörünün sermaye yapısına veya işleyişine yönelik bir yetkisi bulunmamaktadır.

RTÜK tarafından yapılmış zararlı medya içeriklerinin gençlerin maneviyatı ve ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ölçmeye yönelik doğrudan bir araştırma bulunmamaktadır. Ancak gençlerin televizyon, internet, radyo, dijital müzik mecraları, dijital yayın platformları ve sosyal medya gibi medya araçlarını kullanım alışkanlıkları, dijital okuryazarlık seviyeleri ve ekran bağımlılığı üzerine 2022 yılında RTÜK tarafından gerçekleştirilmiş Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması bulunmaktadır. Ayrıca, araştırmanın devamı niteliğinde 2025 yılı içerisinde sahası tamamlanmış olan Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması-2026'nın hâlihazırda raporlaması devam etmektedir.

"Gençlerin Medya Kullanım Alışkanlıkları ve Dijital Okuryazarlık Araştırması/2022" kapsamında, 15-21 yaş grubu gençlerin medya kullanım alışkanlıklarına ilişkin olarak televizyon, internet, sosyal medya ve dijital oyunlarda geçirdikleri zaman, kullandıkları cihazlar, çevrimiçi aktiviteleri, dijital becerileri ve tükettikleri içerikler gibi medya kullanım alışkanlıklarının ortaya konulmasının yanı sıra ekran bağımlılığı ve dijital okuryazarlık düzeylerinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Sonuçlarına aşağıda detaylıca yer verilen araştırmaya göre; e Gençlerindijital okuryazarlık düzeyleri üç kategoriye ayrılmıştır: Katılımcıların 9035,6'sı düşük, 9635'i orta ve 9029,W'ü yüksek düzeydedir. Başka bir ifadeyle, her 10 gençten yaklaşık 3"ü yüksek dijital okuryazarlık seviyesine sahiptir.

" Gençlerin 9037,1'inin ekran bağımlılığı yüksek, 9026,9'unun orta ve 9636'sının düşük düzeydedir. Yani yaklaşık her 10 gençten 4'ü yüksek ekran bağımlılığı riski taşımaktadır. e Araştırmada dijital oyun oynama süresi ile ekran bağımlılığı arasında güçlü bir ilişki tespit edilmiştir. Günde 4-6 saat oyun oynayanların 9056,5'inin ekran bağımlılığı yüksek düzeydedir. Buna karşılık hiç oyun oynamayanlarda bu oran "022,gtür. Oyun süresi arttıkça bağımlılık riskinin belirgin biçimde yükseldiği görülmektedir. e" Medya kullanım oranlarına bakıldığında internet açık ara ilk sıradadır. Gençlerin "692'si internet kullanmaktadır. Televizyon kullanım oranı 9076, dijital yayın platformu kullanımı 9041, radyo dinleme oranı ise 9034'tür. Günlük ortalama kullanım süreleri incelendiğinde gençlerin televizyon izleme süresi 1 saat 42 dakika, internet kullanım süresi ise 4 saat 37 dakikadır. Türkiye genelinde televizyon izleme süresi 4 saat 33 dakika iken gençlerde bu sürenin daha düşük olduğu görülmektedir.

" Televizyon izleme süresi yıllar içinde belirgin biçimde azalmış; 2018'de yaklaşık 2 saat 51 dakika olan ortalama süre 2021'de 1 saat 42 dakikaya düşmüştür. Televizyon yayınları en çok klasik televizyon cihazından (9088,1) izlenmektedir; cep telefonu (9635,6) ikinci sıradadır.

"e Radyo dinleme oranı "633,8'dir. Günlük ortalama radyo dinleme süresi 52 dakika olup geçmiş yıllara göre ciddi bir düşüş söz konusudur. 2009 yılında 3 saat 25 dakika olan ortalama süre 2021'de 52 dakikaya gerilemiştir. Radyo en çok cep telefonundan (9073,5) dinlenmekte; bunu araç radyosu (9648,5) takip etmektedir. e Müzik tüketiminde ise dijital platformlar belirgin biçimde öne çıkmakta; gençlerin müzik dinlemelerinin 9070,3'ü dijital mecralardan gerçekleşmektedir. e İnternet kullanım oranı 692,"tür. Gençler internete en çok cep telefonu üzerinden (4694,4) bağlanmaktadır. Bilgisayar (9060,9) ve akıllı televizyon (243,2) diğer önemli araçlardır. Erkekler, üst sosyo-ekonomik gruplar ve dijital okuryazarlığı yüksek olanlar ortalamanın üzerinde internet kullanmaktadır.

Kadınların günlük internet kullanım süresi 4 saat 28 dakika, erkeklerin ise 4 saat 41 dakikadır.

" Dijital yayın platformlarını kullanan gençlerin oranı 9040,9; günlük ortalama kullanım süresi 1 saat 27 dakikadır. İçerikler en çok cep telefonundan (9672,5), ardından televizyon (9049,4) ve bilgisayardan (9037,2) izlenmektedir. e İçerik üretimi tarafında en yaygın faaliyet fotoğraf paylaşımıdır (9080,8). Web sitesine yorum yazma/post ekleme 060,9; video üretimi 4653,7; blog yazma ise "042,2 oranındadır. Erkekler, 19-21 yaş grubu ve CI sosyo-ekonomik grubu içerik üretiminde daha aktiftir.

"e Haber takip alışkanlıklarında gençlerin 9071'i sosyal medyayı, 9670'i televizyonu, 9046'sı internet haber sitelerini, 9018'i yazılı basını ve 9010'u radyoyu kullanmaktadır.

Genel olarak araştırma, gençlerin medya kullanımının belirgin biçimde dijitalleştiğini, internet ve sosyal medyanın geleneksel medyanın önüne geçtiğini göstermektedir. Üst Kurul, gençlerin ve çocukların medya içeriklerinden olumsuz etkilenmemesi amacıyla çeşitli bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri yürütmektedir. Bu kapsamda özellikle çocuklar ve gençlerin medya içeriklerini doğru analiz edebilmesi, dezenformasyon ve zararlı içeriklere karşı bilinç kazanabilmesi amacıyla medya okuryazarlığına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda öğrencilere medya içeriklerini eleştirel bakış açısıyla değerlendirme, dijital ortamda karşılaşılan içeriklere karşı bilinçli davranma ve sağlıklı medya kullanımı konularında eğitimler verilmektedir.

Mehmet Nuri ERSOY
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Şerafettin Kılıç (Yeni Yol, Antalya). “Sosyal medya içeriklerindeki ve müzik videolarındaki çeşitli sembollere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40442, 10 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40442-sosyal-medya-iceriklerindeki-ve-muzik-videolarindaki-cesitli-sembollere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/dd43c62f-259e-4adc-a1aa-019c5206aba9

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
