# Ramazan ayı sebebiyle okullarda yapılması planlanan bazı etkinliklere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/41603
- **Veren:** Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 25 Şubat 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 61 gün sonra, 27 Nisan 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3514a2cc-2866-417b-9ee4-019c9a53f8c5
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41603-ramazan-ayi-sebebiyle-okullarda-yapilmasi-planlanan-bazi-etkinliklere-iliskin

> Ayten Kordu (DEM Parti), 25 Şubat 2026 tarihinde 7/41603 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 61 gün sonra, 27 Nisan 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın "98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Milli Eğitim Bakanlığı, anayasal bir kurum olarak tüm yurttaşlara eşit mesafede durmakla yükümlüdür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde düzenlenen laiklik ilkesi, devletin tüm inançlar karşısında tarafsız olmasını zorunlu kılmaktadır. 10. madde eşitlik ilkesini güvence altına almakta; 24. madde din ve vicdan özgürlüğünü koruma altına alarak kimsenin dini inanç ve kanaatlerinden dolayı zorlanamayacağını açıkça hükme bağlamaktadır. 42. madde ise eğitimin çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yürütülmesini işaret etmektedir. Bu anayasal çerçeve birlikte değerlendirildiğinde, kamusal eğitim alanının herhangi bir inanç pratiğinin kurumsal uygulama sahasına dönüştürülmesi hukuki açıdan ciddi tartışmalar doğurmaktadır.

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" başlıklı düzenleme; okul öncesinden lise düzeyine kadar öğrencilerin belirli bir dini dönem ve ritüel etrafında yönlendirilmesini içermektedir. Türkiye; Müslümanların, Hristiyanların, Alevilerin, Ezidilerin ve daha birçok inancı benimseyen yurttaşların birlikte yaşadığı çoğulcu bir toplumsal yapıya sahiptir. Kamusal eğitim politikalarının bu çoğulculuğu gözetmesi anayasal bir zorunluluktur.

Belirli bir dini dönemin sembollerinin, ritüellerinin ve anlatılarının merkezi planlamayla okullarda uygulanması; farklı kimliklere sahip çocukları görünmez kılma, dışlanma ve akran baskısına maruz bırakma riski taşımaktadır. Özellikle erken yaş grubunda, henüz eleştirel değerlendirme kapasitesi gelişmemiş çocukların tek yönlü dini içeriklere kurumsal olarak maruz bırakılması; pedagojik, gelişimsel ve çocuk hakları açısından sakıncalıdır.

Bu genel uygulamanın Alevi inancının yoğun olarak yaşandığı Dersim yerelindeki yansımaları ayrıca dikkat çekicidir. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yayımlanan yazı doğrultusunda, 3-6 Mart tarihleri arasında Atatürk Anadolu Lisesi kapalı spor salonunda ilkokulların katılımıyla Ramazan etkinlikleri planlandığı; programda davul ve manilerle karşılama, Ramazan anlatıları, şarkılar, rozet ve hediye takdimi gibi içeriklerin yer aldığı görülmektedir.

Ayrıca anaokullarında da benzer uygulamaların planlandığı belirtilmektedir. Henüz gelişimsel olarak soyut dini kavramları kavrayabilecek düzeyde olmayan okul öncesi çocukların bu tür etkinliklere dahil edilmesi pedagojik açıdan tartışmalıdır.

Velilerin yazılı ve açık rızası olmaksızın öğrencilerin bu tür etkinliklere yönlendirilmesi hukuki sorunlar doğurabilecektir. Eğitim emekçilerinin idari hiyerarşi içinde bu etkinlikleri uygulamakla yükümlü kılınması ise mesleki baskı ve uyum zorunluluğu algısı yaratabilmektedir.

Bu bağlamda

1. "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" genelgesi hazırlanırken Anayasa'nın 2., 10., 24. ve 42. maddeleri kapsamında laiklik, eşitlik ve din-vicdan özgürlüğü bakımından bir hukuki uygunluk değerlendirmesi yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu değerlendirme kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?

2. Türkiye'nin çok inançlı toplumsal yapısı dikkate alındığında; Alevi, Ezidi, Hristiyan ve diğer inanç topluluklarına mensup öğrencilerin hak ve hassasiyetlerinin korunmasına yönelik hangi somut önlemler alınmıştır?

3. Okul öncesi 4-6 yaş grubundaki çocukların dini içerikli etkinliklere yönlendirilmesinin pedagojik uygunluğuna ilişkin hangi bilimsel kurul ya da uzman görüşüne başvurulmuştur?

4. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Dersim'de 3-6 Mart tarihleri arasında planlanan etkinlikler Bakanlığınızın merkezi talimatı doğrultusunda mı gerçekleştirilmektedir?

5. İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin dini içerikli programları merkezi planlama doğrultusunda organize etmesi, kamusal eğitimin tarafsızlığı ilkesine uygun mudur?

6. Genelgede belirtilen etkinliklere katılım zorunlu mudur? Katılmak istemeyen öğrenciler için herhangi bir alternatif program öngörülmüş müdür? Bu öğrencilerin ayrımcılığa uğramaması için hangi mekanizmalar işletilecektir?

7. Velilerin yazılı ve açık onayı olmadan öğrencilerin bu tür etkinliklere dahil edilmesi hukuken mümkün müdür?

8. Bu tür etkinliklerin merkezi genelgelerle planlanması, uygulamaların raporlanmasının ve görsel belgelerle bildirilmesinin istenmesi; eğitim emekçisi öğretmenler üzerinde de bir beklenti ve uyum baskısı yaratmakta mıdır?

9. Okulda idari hiyerarşi içinde görev yapan öğretmen ve yöneticiler açısından, katılım göstermemenin mesleki konumları bakımından risk oluşturabileceği yönünde örtük bir baskı mekanizması söz konusu değil midir?

10. Dersim gibi başta Alevi yurttaşlar olmak üzere farklı inanç kimliklerinin yoğun olarak yaşadığı yerlerde bu genelde belirtilen uygulamaların yaratabileceği sakıncalar, sosyolojik etkiler ve toplumsal hassasiyetler konusunda özel bir etki analizi yapılmış mıdır?

## Bakanlığın cevabı

2141113

b) 11/03/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1813638 sayılı yazınız. ©) 11/03/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1815214 sayılı yazınız. A U çS$

ç) 12/03/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1816225 sayılı yazınız.

d) 17/03/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1817456 sayılı yazınız. Vul KY T

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Manisa Milletvekili Şenol SUNAT'ın 7/40558 ve 7/41372, Tunceli Milletvekili Ayten KORDU'nun 7/41603, İstanbul Milletvekili Çiçek OTLU'nun 7/41723, Aydın Milletvekili Süleyman BÜLBÜL'ün 7/41729, Mersin Milletvekili Perihan KOCA'nın 7/41855 ile Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU'nun 7/41857 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Yu&uf TEKİN Milli Eğitim Bakanı Ek: Bilgi (19 Sayfa) e-posta; sgb(gmeb.gov.ir Telefon: (0312)4132532

Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539

TANIYIN

1/1623 Gri

HLo5 T.C, (Ci 119

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı YÜZYILI mia SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Anayasamız, eğitim hakkını korunması gereken en temel insan haklarından birisi olarak kabul etmiştir. Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesinde yer alan "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. " ifadesiyle bu hak güvence altına alınmıştır.

Bu kapsamda 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 56. maddesinde yer alan "Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur." hükmü doğrultusunda sorumluluk Bakanlığımıza verilmiştir.

Bu sorumluluk çerçevesinde ve Anayasa doğrultusunda 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 301. maddesinde yer alan "Okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedeni, zihni, ahlaki, manevi, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek" yetkisi Bakanlığımıza, "eğitim ve öğretim programlarını, ders kitaplarını, eğitim araç-gereçlerini hazırlamak veya hazırlatmak Talim ve Terbiye Kuruluna sunmak. " görevi ise Bakanlığımızın ilgili birimlerine verilmiştir.

Türkiye Yüzyılı vizyonunun gerçekleşmesine katkı sağlayacak; öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve yetenek ve bireysel farklılıklarına hizmet edecek; bilgi, beceri, tutum ve davranış bütünlüğünü sağlayacak; çok yönlü gelişimlerini destekleyecek şekilde bütüncül bir yaklaşımla yeniden yapılandırılmasına ihtiyaç duyulmuş, yukarıda bahsi geçen hukuki dayanakların yanı sıra Anayasa'nın 58. maddesinde yer alan "Devler, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır." hükmü kapsamında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hayata geçirilmiştir.

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" konulu yazı 12.02.2026 tarihli ve E-21658195-821-153411101 sayılı yazı Bakanlık Makamınca imzalanarak gereği yerine getirilmek üzere 81 il valiliğine gönderilmiştir. İllerde yapılan etkinlikler, söz konusu yazıda yer alan esaslar doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.

Günümüzde sosyal, kültürel alanlar ile ekonomi, teknoloji alanlarında gerçekleşen hızlı değişim ve dönüşümler insanların sahip olması gereken bilgi ve becerilerin farklılaşmasını, eğilimlerin farklı şekilde işe koşulmasını ve değerlerin tabii bir şekilde kazandırılmasını gerektirmektedir. Bu değişim sürecinde zihinsel faaliyetlerin insanlar tarafından anlamlandırılıp kullanılması için değişim ve dönüşümün bir bütün olarak tanımlanması gerekmiştir. Buna göre söz konusu dönüşümlerin birer yansıması olarak öğrencileri çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatmak için çeşitli yenilikçi politika ve uygulamaları öğretim programları aracılığıyla hayata geçirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğretim programları, özellikle soyut zihinsel süreçleri daha anlaşılır ve adımlanabilir bir yapıda görünür MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı YüzyYıLı hâle getirerek öğrencilerin zihinsel süreçleri somutlaştırmalarına destek olmaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde becerilerin gelişimi; zihinsel, sosyal-duygusal, fiziksel ve ahlaki boyutları içeren bütüncül bir yapıda ele alınmaktadır.

Bireyi bütün gelişim yönleri ile ele alan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde yer verilen ve yenilenen öğretim programlarına temel oluşturan kavramsal beceriler, alan becerileri, sosyal-duygusal öğrenme becerileri, eğilimler ve okuryazarlık becerileri eğitim bilimleri alanında güncel ulusal ve uluslararası literatüre dayalı olarak oluşturulmuştur. Bu bağlamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geliştirilen öğretim programları 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen "İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak" için çağın gerektirdiği becerilerle donanmış bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır.

Erdem Değer Eylem Çerçevesinde; "Sağlıklı bir kişilik yapısı; insanın kişisel anlamda tekâmülü, sosyal açıdan yaşadığı topluma uyumu ve fiziksel çevresiyle etkileşimi ile doğrudan ilişkilidir. Bu noktada kişilik yapısının temel taşlarından biri olan değer; insanın hem kendisi hem de çevresiyle ilişkilerinde duygu, düşünce ve davranışlarını biçimlendirir. Değer; kişinin varoluşsal olarak anlam kazanmasına, hayata anlam katmasına, kendi içinde ahenkli olmasına, ahlaklı ve erdemli bir kişilik yapısı kazanmasına ve böylece tekâmülüne hizmet eder. Diğer yandan içinde yaşadığı toplumla bütünleşmesine ve nitelikli toplumsal ilişkiler geliştirmesine kılavuzluk eder. İnsanın sosyal ve fiziksel çevresiyle ilişkilerinde olumlu kişilik özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlayan değer; insan, toplum ve çevre açısından gerekli bir yapıdır. Erdemler, eğitim-öğretim etkinlikleri sonucunda kişiye kazandırılması hedeflenen kişiliğin güçlü yanlarını ifade etmektedir. Bu erdemlere kişiler yaşantıları sonucu geliştirdikleri değerler aracılığıyla ulaşabilmektedir. Kişinin sahip olduğu değerler ise eylemlerinde kendini göstermektedir. Bu bakış açısı ile tutarlı olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde kişiyi erdemlere ulaştıran ve dahası eylemleri aracılığıyla gözlemlenebilen değerler, Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi ile kavramsallaştırılmaktadır. Modelde yer alan değerlerin temel dayanağını kendi medeniyet dünyamızın referansları olan milli ve manevi değerlerimiz oluşturmuş, değerlerin evrensel boyutu da göz ardı edilmemiştir." ifadelerine yer verilmiş olup; açıkça görüleceği üzere 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu madde 2'de Türk Milletinin fertlerine kazandırılması hedeflenen "Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri" esas alınmıştır. Bu kapsamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde atıfta bulunulan değerler ilgili kanun maddesinde de ifade edildiği üzere kaynağını medeniyetimizden alan ve aynı zamanda evrenselliği de göz ardı etmeyen bir yapıda tanımlanmıştır,

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin nihai hedefi, yetkin ve erdemli insanlar yetiştirmektir. Yetkinlik ve erdem, birbirini tamamlayan iki önemli değerdir. Yetkinlik belli bir alanda gerekli olan bilgi ve becerilere sahip olmayı ifade ederken; erdem, ruhsal olgunluğu başka bir ifadeyle ahlaken övülen meziyetleri kapsar. Yetkinlik ve erdemin merkezde olduğu öğrenci profilinde öğrencilerin bilgi, beceri, eğilim ve değerleri göz önünde bulundurulmaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; insanı ruh ve bedenden oluşan bir varlık olarak göz önüne alan bütüncül bir eğitim anlayışı benimsemekte, yetkin ve erdemli bireylerin yetiştirilebilmesi noktasında özgün bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu bağlamda insana bakışta "ontolojik bütünlük", bilgiye bakışta "epistemolojik bütünlük" eğitim sürecine bakışta "zamansal bütünlük", değerlere bakışta ise "aksiyolojik olgunluk" kavramları; Türkiye Yüzyılı Model'in öğrenci profiline temel teşkil eder." (Ortak Metin, s. 5). Açıkça görüleceği üzere Modelde tanımlanan öğrenci profili ile ilgili kanun maddesindeki ifade ile fertlerin "Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere," sahip olmaları yönündeki amaç birebir örtüşmektedir.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 10 EĞİTİMİN

. Nr " YÜZYILI Strateji Geliştirme Başkanlığı PO

Tunceli Valiliğince konuya ilişkin olarak;

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" konulu 12.02.2026 tarihli ve E-21658195-821-153411101 sayılı yazı doğrultusunda etkinlikler düzenlendiği, katılımın gönüllülük esasına dayalı olması sebebiyle velilerden açık onam formu alındığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı içerisinde şehrin tarihi, kültürel ve inanç mekanlarına (Anafatma Ziyareti, Tunceli Cemevi) düzenlenen geziler ile gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerin e-Okul sistemine kaydedildiği, bildirilmiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “Ramazan ayı sebebiyle okullarda yapılması planlanan bazı etkinliklere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41603, 25 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41603-ramazan-ayi-sebebiyle-okullarda-yapilmasi-planlanan-bazi-etkinliklere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3514a2cc-2866-417b-9ee4-019c9a53f8c5

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
