# Bir adliyede yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/41786
- **Veren:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Akın Gürlek)
- **Veriliş tarihi:** 27 Şubat 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d67dfb67-a9a2-45f1-94d5-019cadacffa4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41786-bir-adliyede-yasandigi-iddia-edilen-bazi-olaylara-iliskin

> Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 27 Şubat 2026 tarihinde 7/41786 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen bilgide; Ordu Adliyesi'nde Görev Yaptığım Dönemde Maruz Kaldığım Ayrımcılık, Fişleme var. Ben Faruk Çoşkun, 2013-2015 yılları arasında Ordu Adliyesi'nde zabıt katibi olarak görev yaptım. Bu süre zarfında kamu görevlilerinden kaynaklanan, görevimi yapmamı engelleyen ve temel hak ve özgürlüklerimi ihlal eden bazı ciddi uygulamalara maruz kaldım. Görev yaptığım yaklaşık bir yıl boyunca, Ordu Adliyesi'nde birlikte çalıştığım K Y ,G B Ö ve dönemin yazı işleri müdürü A tarafından şahsıma yönelik olarak ayrımcı, dışlayıcı ve tehdit edici tutumlara hemen hemen her gün, sürekli ve sistematik bir şekilde maruz bırakıldım. Bu kişiler yalnızca bana değil; diğer adliye personeline ve hatta görevli amirler olan hâkim ve savcılara, başsavcıya ve mahkeme başkanlarına kadar birçok kişiye karşı da fişleme ve hedef gösterme amaçlı benzer yöntemleri istikrarlı biçimde sürdürmüşlerdir. Fişleme sürecinde bu kişilerin çalışanlara dair özel bilgileri topladıktan sonra, bu bilgileri çevrelerine şu şekilde yorumladıklarına birçok defa bizzat şahit oldum: "Bu savcı terörist." "Bu katip örgütçü." gibi bu tür söylemlerle insanlar açıkça damgalanmakta, hedef gösterilmekte ve yaftalanmaktadır. Söz konusu kâtiplerin görev tanımlarında böyle bir yetki veya sorumluluk bulunmamaktadır. Herhangi bir kamu görevlisi hakkında şüphe doğuracak bir suç ya da suç deliline şahit olunması halinde, bunun yasal yöntemi kişisel fişleme değil; doğrudan Cumhuriyet savcılığına bildirimde bulunmaktır. Bu

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara kişiler tarafından toplanan verilerin kapsamı oldukça geniştir. Gözlemlediğim kadarıyla şu tür konularda çalışanlara ilişkin bilgi toplanmakta ve fişleme yapılmaktadır; doğum yeri, eğitim geçmişi, kaldığı yurtlar ve burs aldığı kurumlar, memuriyete giriş şekli, geçmişte görev yaptığı adliyeler veya birimler, eşiyle nasıl tanıştığı, eşinin mesleği ve sosyal çevresi, aile bireylerinin gazete âbonelikleri, özel okul veya dershane kayıtları, Bank Asya isimli bankada hesap açıp açmadığı, hesaba para yatırıp yatırmadığı, kredi kullanıp kullanmadığı, dini inançlar, ibadet alışkanlıkları, mezhebi, sosyal çevredeki dini davranışları, ilk maaşının nasıl harcandığı, nişan yüzüğü olarak altın mı yoksa gümüş mü tercih ettiği gibi kişisel tercihler, namaz kılıp kılmadığı. Bu kişisel veriler, kişilerin açık rızası alınmaksızın sistematik şekilde toplanmakta, saklanmakta ve olumsuz kanaatlerin oluşturulması için kullanılmaktadır. Bu durum 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na ve Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddelerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bir gün, aynı odada birlikte çalıştığım zabıt kâtibi Gülnur Burcu Öztürk, bana öfkeyle ve kin dolu gözlerle bakarak, başını hafifçe öne eğip "Benim arkadaşım örgütçü. Seni ihbar edeceğim!" diyerek açık bir tehdide bulunmuştur. Aynı şekilde K

Y tarafından da farklı zamanlarda benzer baskılayıcı ve itibarsızlaştırıcı davranışlara maruz kaldım. Hatta bir gün, adliye koridorunda yürürken alaycı bir ses tonuyla "Hey örgütçü!" diye seslenerek beni kamu önünde aşağılamıştır." yer almaktadır.

Bu bağlamda;

1. Yukarıda bahsi geçen iddialar doğru mudur?

2. Eğer bu iddialar doğruysa konu ile ilgili açılmış bir soruşturma var mıdır? Varsa soruşturmanın akıbeti ne durumdadır?

3. Eğer bu iddialar doğruysa bahsi geçen kişiler tarafından toplanan kişisel veriler hangi amaçla, nerede ve ne şekilde saklanmakta, kimlerle paylaşılmakta ve hangi işlemlerde kullanılmıştır veya kullanılmaktadır?

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Bir adliyede yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41786, 27 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41786-bir-adliyede-yasandigi-iddia-edilen-bazi-olaylara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d67dfb67-a9a2-45f1-94d5-019cadacffa4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
