# Zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ile ÇEDES projesine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/4185
- **Veren:** Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 6 Eylül 2023
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 26 Ekim 2023)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8c263aa6-11bd-4e05-a09b-018a6e801a70
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4185-zorunlu-din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-dersi-ile-cedes-projesine-iliskin

> Celal Fırat (DEM Parti), 6 Eylül 2023 tarihinde 7/4185 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 26 Ekim 2023).

## Önerge metni

Aşağıda belirtilen sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Celal FIRAT İstanbul Milletvekili

Milli Eğitim Bakanlığı 2023 -2024 eğitim ve öğretim yılının 11 eylülde başlayacağını açıklamıştır.

Bu yıl ekonomik sıkıntıların yanında, zorunlu din dersleri, seçmeli din dersi sayısının artırılması, ÇEDES projesi ve sözde parasız eğitimin bağışlarla ikame edilmesi gibi eğitimi piyasalaştıran ve dinselleştiren devasa sorunlarla veliler ve öğrenciler niteliksiz eğitim sisteminin kıskacında çaresizliğe itilmeye çalışılmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2023-2024 itibariyle yayımladığı yeni çizelgeye göre, okullarda din derslerinin saati artacak, Liselerde sekiz saat zorunlu olan din dersi, ayrıca dört saat zorunlu seçmeli, dört saat de tercihe bağlı seçmeli olacak şekilde haftada 16 saate kadar yükseltilmiştir. Yapılan bu düzenleme hem hukuki dayanaktan yoksundur hem de seçmeli din derslerini fiilen zorunlu hale getirmektedir.

Diğer taraftan, ücretsiz kitap dağıtımının ek kaynak temini talepleri ile işlevsizleştirilmesinin yanında, eğitim sendikalarının bir araştırmasına göre okula başlama maliyeti bir önceki yıla göre 90126 oranında artmış durumdadır.

Yeni eğitim öğretim yılında eğitimciler, ekonomik krizin yanı sıra din görevlilerini okullara sokacak ÇEDES/le, tek tipe zorlayan önlük giydirme baskısıyla ve din dersi dayatmasıyla mücadele kararı alarak, MEB'in görevlerini Diyanet'le paylaşmasına karşı çıktıklarını ve demokratik, laik, bilimsel eğitimden ve adil bir yaşamdan yana tutum aldıklarını açıklamışlardır.

"Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)" projesi Anayasaya, 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu'na ve bakanlık mevzuatına aykırı olarak, laik ve bilimsel eğitime zarar verecek şekilde sözde manevi danışmanlar ile mevcut sorunları daha da derinleştirecek tehlike içermektedir.

Türkiye'de ataması yapılmayan binlerce rehber öğretmen, yüzbinlerce yetişmiş öğretmen varken ÇEDES gibi protokollerle eğitim sistemi öğrencilerin geleceğini belirsizliğe sürüklemektedir.

Bilindiği gibi, Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu zorunlu din dersinin din özgürlüğünün ihlali olduğu gerekçesiyle 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu değerlendirmek üzere 7 Nisan 2022 tarihinde toplanmıştır. AYM Genel Kurulunda 8 yıldır devam eden dosyada, "Anayasa'nın 24. Maddesinin dördüncü fıkrasında güvence altına alınan ebeveynlerin eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama hakkının ihlal edildiğine" dair karar verilmiştir. AYM'nin söz konusu kararı ile ebeveynlerin eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir.

1980 darbesi sonrası hazırlanan 1982 Anayasasıyla birlikte Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi okullarda zorunlu dersler arasında yer almıştır. Bu zorunluluk Türkiye'de yaşayan Sünni inancın dışındaki tüm diğer inançlar ve inançsızlar açısından bir insan hakkı ihlali olarak yıllarca dile getirilmekte, muafiyet talepleri ulusal ve uluslararası mahkemelere taşınmakta, uluslararası ve ulusal mahkemelerin verdiği kararlar yerine getirilmediğinden bitmeyen bu tartışma hem ülke gündemini meşgul etmekte hem de bu sorunu yaşayan ailelerin mağduriyetinin sürmesine neden olmaktadır.

Türkiye'de yerel mahkemelerde açılan davalar ve AİHM nezdinde yapılan başvuruların ardından gelen mahkumiyet kararları, zorunlu din dersi uygulamasının toplumsal talepleri karşılayamadığı ve konu hakkında değişikliğe gidilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Özellikle Alevi inancına sahip ailelerin çocuklarının din dersinden muaf tutulması yönünde yapmış oldukları başvurular, yerel mahkemelerce lehte sonuçlanmasına rağmen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması için gerekli düzenlemeler bugüne kadar yapılmamıştır.

Aleviler tarafından zorunlu din derslerine karşı Türkiye'nin değişik yerlerinde her yıl okullar açılırken davalar açılmaktadır. Alevi örgütleri, anayasanın belirttiği eşitlikçi kavramları hatırlatarak bu sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etmektedirler. Bu kararlar, benzer olası davalar için emsal teşkil etmesi bakımından önem taşımaktadır.

Bu noktada, Türkiye'de zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi uygulamasında, sorunun ortadan kaldırılmasının yegâne yolunun zorunlu din dersi uygulamasının kaldırılması ve bu dersin yerine tüm dinlere ve inanma biçimlerine eşit mesafeden bakabilecek seçimli bir "Din Kültürü" dersi uygulamasının getirilmesi öneriler arasında yer almaktadır.

Diğer taraftan, zorunlu din dersinin yanı sıra, okul idarecilerinin "dini içerikli" derslerin seçilmesi yönündeki müdahaleleri her yıl olduğu gibi bu yılda devam etmektedir. Belirlenen seçmeli derslerin öğrencilerin pedagojik, akademik gelişimlerine olanak sağlamaktan uzak olduğuna dikkat çeken eğitimciler, öğrencilerin kendi ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda ders seçmelerinin önünün açılması gerektiğini ifade etmektedirler.

Yaşadığımız koşullarda siyasi iktidarın bütün okulları imam hatipleştirme gayretinde olduğu, normal ortaokul ve liselerde bu seçmeli dersler vasıtasıyla eğitimin dinselleşmesine yönelik politikaların sürdürüldüğü görülmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve il Milli Eğitim Müdürlükleri seçmeli dersleri eşit koşullarda tanıtması gerekirken, dini içerikli derslerin seçilmesi için çalışma yürüttüğü, velileri teşvik ettiği kamuoyuna yansıyan haberlerden de bilinmektedir.

Zorunlu din dersinin Alevi öğrencilere verilemeyeceği yönündeki yargı kararları uygulanmazken, tam aksine dini içerikli ders sayısının artırılması bilinçli bir politika yürütüldüğünün göstergesidir.

Laik, bilimsel, demokratik, kamusal, cinsiyet ayrımsız, eşit, ana dilinde eğitimden her geçen gün uzaklaşılmaktadır.

Bütün bunların dışında; çocuklarını okula kaydettiren velilerden bağış istenmesi ise hiper enflasyon ortamında kırtasiye malzemesi ve servis ücretleri ile birlikte aile bütçesini oldukça sarsmaktadır. Okullara yeterince ödenek verilememesi nedeniyle, bazı velilerin adrese dayalı kayıt yerine kendi seçtiği okula çocuğunu yazdırmak istemesi halinde 5 bin ile 100 bine yakın rakamlarla bağış istendiği bilinmektedir.

Topluma okullarda bağış adı altında kayıt parası alınmasının yasak olduğu söylenmesine rağmen okullara yeteri kadar bütçe verilmediği için okulların kendi imkânları doğrultusunda bütçe oluşturması gerektiği belirtiliyor, dolayısıyla okullar da kayıt dönemlerinde bu bütçeyi velilerden karşılamayı tercih etmektedirler.

Tüm bunlara göre;

1. Anayasa Mahkemesinin "zorunlu din derslerinin inanç özgürlüğünün ihlali" yönünde verdiği karara rağmen zorunlu din dersleri uygulamasına devam edilecek midir?

2. Seçmeli dersleri, çocukların ilgi ve yeteneklerine göre seçme özgürlüğüne okul idarecilerince neden müdahale etmektedir?

3. Adı üzerinde olan seçmeli dersin, okul idarelerince zorunlu dini içerikli derslere yönlendirilmesine bakanlık olarak neden sessiz kalınmaktadır?

4. Bakanlığınızın, okul idarelerince seçmeli derslerde dini içerikli derslerin seçilmesi yönünde ailelere baskı yapıldığı yönündeki haberlerden bilgisi var mıdır?

5. Öğrencilerin/velilerin seçme özgürlüğünü ortadan kaldıran idareciler hakkında bir işlem yapılacak mıdır?

6. Okulların zorunlu giderlerinin yüzde kaçı milli eğitim bütçesinden yüzde kaçı kayıt zamanında alınan bağışlarla karşılanmaktadır?

7. Binlerce atamayan rehberlik öğretmenleri varken ÇEDES projesi kapsamında manevi danışmanlara neden ihtiyaç duyulmaktadır?

8. ÇEDES projesi kapsamında görevlendirilen manevi danışmanlar hangi eğitimi almış, hangi pedagojik formasyona sahiptir? Bu danışmalara hangi ölçme ve değerlendirme sınavı yapılmaktadır?

9. ÇEDES projesi kapsamında görevlendirilen manevi danışmanların, idareye karşı sorumlulukları nelerdir? Manevi danışmanların sayısı kaçtır, hangi illerde görevlendirileceklerdir? Bir okula kaç manevi danışman verilecektir? Ücret skalası neye göre belirlenecektir?

10. Okullarda ki rehber öğretmen sayısı kaçtır? Rehber öğretmen açığı varsa neden atama yapılmamaktadır?

## Bakanlığın cevabı

b) 19.09.2023 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1285319 sayılı yazınız.

c) 27.09.2023 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1290201 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c)'de kayıtlı yazıyla iletilen Afyonkarahisar Milletvekili Burcu KÖKSAL ın 7/4083, İstanbul Milletvekili Celal FIRAT'ın 7/4185 ve Aydın Milletvekili Süleyman BÜLBÜL"ün 7/4507 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek"te sunulmuştur.

Ni YuSuf TEKİN j Milli Eğitim Bakanı

71441895

T.C. 6k-13 Strateji Geliştirme Başkanlığı SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru bireysel olup Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olmasının iptaline yönelik bir hüküm içermemektedir.

Talim Terbiye Kurulunun 24.08.2023 tarih ve 37 sayılı kararı ile 2023-2024 eğitim-öğretim yılından itibaren ortaöğretim seviyesinde uygulamaya geçirilen ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgelerinin açıklamalar kısmında: "Seçmeli dersler öğrencinin ilgi ve istekleri ile hedefledikleri yükseköğretim programları doğrultusunda öğrenci, veli ve okul tarafından ortaklaşa belirlenecektir." açıklaması ile birlikte "Öğrencilerin 9. ve 10. sınıf seviyelerinde "İnsan, Toplum ve Bilim", "Din, Ahlak ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor" seçmeli ders gruplarından her bir gruptan en az birer ders; 11. ve 12. sınıf seviyelerinde ise "İnsan, Toplum ve Bilim", "Din, Ahlak ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor" seçmeli ders gruplarının en az ikisinden birer ders seçmeleri zorunludur. Ancak ortak dersler kısmında yer alan İkinci Yabancı Dil dersi 2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren 9. sınıftan başlamak üzere kademeli olarak zorunlu dersler arasından kaldırılacağından Anadolu lisesi, fen lisesi ve sosyal bilimler liselerinin 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında 10. ve 11. sınıflarında, 2024-2025 eğitim ve öğretim yılında ise 11. sınıfında eğitim ve öğretime devam eden öğrencilerin, seçmeli ders saatlerini tamamlamak kaydıyla, seçmeli ders gruplarının her birinden ders seçme zorunluluğu bulunmamaktadır." açıklamasına yer verilmektedir.

Ortaöğretim seviyesindeki öğrenciler ders seçimlerini haftalık ders çizelgelerinde yer alan yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda yapmaktadır.

İlköğretim Kurumları (İlkokul ve Ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesi çağın gereklilikleri, toplumumuzun milli ve manevi değerleri, öğrencilerimizin ilgi ve ihtiyaçları, ayrıca ilgili paydaşların da görüşleri dikkate alınarak güncellenmiş olup Talim ve Terbiye Kurulunun 24.08.2023 tarih ve 43 sayılı kararıyla kabul edilmiştir. Söz konusu çizelge 2023-2024 eğitim-öğretim yılından itibaren temel eğitim seviyesinde uygulanmak üzere Ağustos 2023 tarihli ve 2789-EK 2 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanmıştır.

Bu kapsamda, öğrencilerimizin akademik başarılarının artırılmasının yanı sıra ilgi ve ihtiyaç duydukları alanlarda yeteneklerinin geliştirilmesi amacıyla söz konusu çizelgenin seçmeli dersler bölümü "İnsan, Toplum ve Bilim", "Din, Ahlak ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor" olmak üzere üç grupta oluşturulmuştur. Öğrencilerimizin gelişimlerinin çok yönlü desteklenmesi için öğrencinin her alandan en az bir ders seçmesine imkân sağlanmış olup 5 6, 7 ve 8. sınıflarda seçmeli derslerin 1, 2, 3 veya 4 kez seçilmesine imkân verilmiştir.

Bakanlığımıza bağlı okulların mamul mal alımları, küçük onarım, kırtasiye, temizlik, fatura vb. ihtiyaçları Bakanlığımız tarafından gönderilen ödeneklerle karşılanmaktadır. Ayrıca, okullara öğrenci kayıtları esnasında kayıt parası veya başka ad altında zorunlu olarak herhangi bir ücret alınmayacağı, bu tarz uygulamalara dair şikâyetlerin valilikler tarafından ivedilikle değerlendirilerek gerekli işlemlerin yapılmasının sağlanacağına ilişkin 22.08.2022 tarihli ve 55644545 sayılı yazı tüm valiliklere gönderilmiştir.

Eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı Bakanlığımıza kullanım izni verilen öğretmen kadroları çerçevesinde karşılanmaktadır. Kontenjanlar ise öncelikle öğretmen istihdamında güçlük çekilen yerler olmak üzere, ihtiyaç olan alanlarda doluluk oranları dikkate alınarak belirlenmektedir. Bakanlığımıza bağlı resmi eğitim kurumlarında yeni eğitim öğretim yılında Strateji Geliştirme Başkanlığı ortaya çıkabilecek öğretmen ihtiyacına göre öğretmen alımı için hazırlık ve planlama çalışmalarına başlanmıştır.

MEBBİS kayıtlarına göre Bakanlığımıza bağlı resmi kurumlarında Rehberlik alanında görev yapan öğretmen sayısı 42.725'tir.

Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medyada yer alan, "ÇEDES Projesi adı altında okullara İmam Hatip, Kuran Kursu Öğreticisi, Vaiz ve Din Hizmetleri Uzmanı görevlendirildi." iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Proje kapsamında okullarımıza Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından herhangi bir atama olmamıştır. Diyanet görevlilerinin derslere girmesi, okullara proje kapsamında atanmaları ortak Protokol gereğince mümkün değildir.

Bakanlığımız tarafından, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine, Diyanet İşleri Başkanlığına, okullara manevi danışman görevlendirmesi ile ilgili yazı gönderilmemiştir.

Proje paydaşı devlet kurumlarımızın uzmanlarının sadece okul dışı değerler kulübü çalışmalarına destek vermelerine yönelik bir iş birliği yapılmıştır.

Manevi danışmanlar, Diyanet İşleri Başkanlığının ilgili mevzuatına uygun olarak Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenmektedir. Manevi danışmanlık sistemiyle ilgili Bakanlığımızın bir yetki ve tasarrufu bulunmamaktadır.

Proje paydaşımız olan devlet kurumlarımızca belirlenen uzmanların sadece okul dışı değerler kulübü çalışmalarına ihtiyaç halinde (araç, uzman personel desteği vb.) destek vermelerine yönelik bir iş birliği yapılmıştır. Okullara manevi danışman görevlendirmesi, atanması şeklinde bir mevzuat veya uygulama bulunmamaktadır. Manevi danışmanlık sistemi Diyanet İşleri Başkanlığı uhdesindedir.

---

**Kaynak gösterme:** Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “Zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ile ÇEDES projesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4185, 6 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4185-zorunlu-din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-dersi-ile-cedes-projesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8c263aa6-11bd-4e05-a09b-018a6e801a70

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
