# Ramazan ayı sebebiyle okullarda yapılması planlanan bazı etkinliklere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/41855
- **Veren:** Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 27 Şubat 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 59 gün sonra, 27 Nisan 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c259e3d5-a60a-494d-86da-019cada940d3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41855-ramazan-ayi-sebebiyle-okullarda-yapilmasi-planlanan-bazi-etkinliklere-iliskin

> Perihan Koca Doğan (DEM Parti), 27 Şubat 2026 tarihinde 7/41855 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 59 gün sonra, 27 Nisan 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Perihan KOCA Mersin Milletvekili

Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara gönderdiği bir genelge ile okullarda Ramazan etkinlikleri düzenlenmesinin istendiği ve bu etkinliklere ilişkin öğrencilerin evlerinde gerçekleştirdikleri sahur ve iftarların görüntüleriyle birlikte rapor hazırlanmasının talep edildiği yönünde bilgiler kamuoyuna yansımıştır.

Okullarda öğrencilere ücretsiz bir öğün yemek verilmemesi, personel eksikliği nedeniyle temizlik ve hijyen sorunlarının devam etmesi gibi temel problemler çözülmemişken, öğrencilerin oruç tutmaya teşvik edilmesi veya bu yönde baskı oluşmasına yol açabilecek uygulamalar herhangi bir pedagojik ilkeye bağdaşmamaktadır.

Ayrıca, OECD verilerine göre Türkiye'nin uluslararası eğitim göstergelerinde üye ülkeler arasında en alt sıralarda yer aldığı dikkate alındığında, eğitim sisteminin niteliğini yükseltmeye yönelik adımlar yerine ideolojik içerikli etkinliklere öncelik verilmesinin Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi politikası hâline gelmesi kamuoyunda ciddi endişelere yol açmaktadır.

Bu bağlamda;

1. Bakanlığınızın okullara gönderdiği genelge ile Ramazan etkinlikleri düzenlenmesi ve bu etkinliklere dair rapor tutulması talimatı verilmiş midir? Verildiyse bu talimatın hukuki dayanağı nedir?

2. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, okullarda ücretsiz bir öğün yemek uygulamasının bulunmamasının öğrencilerin yeterli ve dengeli beslenmeye erişimi üzerindeki etkilerine ilişkin bir araştırma yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir ve bu konuda alınması planlanan tedbirler nelerdir?"

3. Öğrencilerin oruç tutmaya teşvik edilmesi veya bu yönde baskı oluşmasına yol açabilecek uygulamalar, pedagojik ilkelere ve çocuk haklarına uygun mudur? Bu konuda Bakanlığınızın rehberlik ve denetim mekanizmaları nelerdir?

4. Türkiye'nin eğitim göstergelerinde OECD ülkeleri arasında alt sıralarda yer aldığı yönündeki değerlendirmeler dikkate alındığında, eğitimde kalite ve eşitlik sorunları yerine ideolojik içerikli etkinliklerin önceliklendirilmesi Bakanlığınızın politikası mıdır?

5. Okullarda dini veya kültürel etkinliklerin düzenlenmesine ilişkin standartlar nelerdir? Velilerin ve öğrencilerin rızası nasıl alınmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Manisa Milletvekili Şenol SUNAT'ın 7/40558 ve 7/41372, Tunceli Milletvekili Ayten KORDU'nun 7/41603, İstanbul Milletvekili Çiçek OTLU'nun 7/41723, Aydın Milletvekili Süleyman BÜLBÜL'ün 7/41729, Mersin Milletvekili Perihan KOCA'nın 7/41855 ile Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU'nun 7/41857 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ekte sunulmuştur.

Yu&uf TEKİN

Milli Eğitim Bakanı

T.C. / 4133

; a xa Ni G, — MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN. > 16 Strateji Geliştirme Başkanlığı yk YÜZYILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Anayasamız, eğitim hakkını korunması gereken en temel insan haklarından birisi olarak kabul etmiştir. Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesinde yer alan "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." ifadesiyle bu hak güvence altına alınmıştır.

Bu kapsamda 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 56. maddesinde yer alan "Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur." hükmü doğrultusunda sorumluluk Bakanlığımıza verilmiştir.

Bu sorumluluk çerçevesinde ve Anayasa doğrultusunda 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 301, maddesinde yer alan "Okw öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedeni, zihni, ahlaki, manevi, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek" yetkisi Bakanlığımıza, "eğitim ve öğretim programlarını, ders kitaplarını, eğitim araç-gereçlerini hazırlamak veya hazırlatmak Talim ve Terbiye Kuruluna sunmak" görevi ise Bakanlığımızın ilgili birimlerine verilmiştir.

Türkiye Yüzyılı vizyonunun gerçekleşmesine katkı sağlayacak; öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve yetenek ve bireysel farklılıklarına hizmet edecek; bilgi, beceri, tutum ve davranış bütünlüğünü sağlayacak; çok yönlü gelişimlerini destekleyecek şekilde bütüncül bir yaklaşımla yeniden yapılandırılmasına ihtiyaç duyulmuş, yukarıda bahsi geçen hukuki dayanakların yanı sıra Anayasa'nın 58. maddesinde yer alan "Devler, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır." hükmü kapsamında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hayata geçirilmiştir.

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" konulu yazı 12.02.2026 tarihli ve E-21658195-821-153411101 sayılı yazı Bakanlık Makamınca imzalanarak gereği yerine getirilmek üzere 81 il valiliğine gönderilmiştir. İllerde yapılan etkinlikler, söz konusu yazıda yer alan esaslar doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.

Günümüzde sosyal, kültürel alanlar ile ekonomi, teknoloji alanlarında gerçekleşen hızlı değişim ve dönüşümler insanların sahip olması gereken bilgi ve becerilerin farklılaşmasını, eğilimlerin farklı şekilde işe koşulmasını ve değerlerin tabii bir şekilde kazandırılmasını gerektirmektedir. Bu değişim sürecinde zihinsel faaliyetlerin insanlar tarafından anlamlandırılıp kullanılması için değişim ve dönüşümün bir bütün olarak tanımlanması gerekmiştir. Buna göre söz konusu dönüşümlerin birer yansıması olarak öğrencileri çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatmak için çeşitli yenilikçi politika ve uygulamaları öğretim programları aracılığıyla hayata geçirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğretim programları, özellikle soyut zihinsel süreçleri daha anlaşılır ve adımlanabilir bir yapıda görünür AĞIN o TC.

KEN A MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN a yi Strateji Geliştirme Başkanlığı ho4 YÜZYILI Ok ari amm hâle getirerek öğrencilerin zihinsel süreçleri somutlaştırmalarına destek olmaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde becerilerin gelişimi; zihinsel, sosyal-duygusal, fiziksel ve ahlaki boyutları içeren bütüncül bir yapıda ele alınmaktadır.

Bireyi bütün gelişim yönleri ile ele alan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde yer verilen ve yenilenen öğretim programlarına temel oluşturan kavramsal beceriler, alan becerileri, sosyal-duygusal öğrenme becerileri, eğilimler ve okuryazarlık becerileri eğitim bilimleri alanında güncel ulusal ve uluslararası literatüre dayalı olarak oluşturulmuştur. Bu bağlamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geliştirilen öğretim programları 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen "İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak" için çağın gerektirdiği becerilerle donanmış bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır.

Erdem Değer Eylem Çerçevesinde; "Sağlıklı bir kişilik yapısı; insanın kişisel anlamda tekâmülü, sosyal açıdan yaşadığı topluma uyumu ve fiziksel çevresiyle etkileşimi ile doğrudan ilişkilidir. Bu noktada kişilik yapısının temel taşlarından biri olan değer; insanın hem kendisi hem de çevresiyle ilişkilerinde duygu, düşünce ve davranışlarını biçimlendirir. Değer; kişinin varoluşsal olarak anlam kazanmasına, hayata anlam katmasına, kendi içinde ahenkli olmasına, ahlaklı ve erdemli bir kişilik yapısı kazanmasına ve böylece tekâmülüne hizmet eder. Diğer yandan içinde yaşadığı toplumla bütünleşmesine ve nitelikli toplumsal ilişkiler geliştirmesine kılavuzluk eder. İnsanın sosyal ve fiziksel çevresiyle ilişkilerinde olumlu kişilik özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlayan değer; insan, toplum ve çevre açısından gerekli bir yapıdır. Erdemler, eğitim-öğretim etkinlikleri sonucunda kişiye kazandırılması hedeflenen kişiliğin güçlü yanlarını ifade etmektedir. Bu erdemlere kişiler yaşantıları sonucu geliştirdikleri değerler aracılığıyla ulaşabilmektedir. Kişinin sahip olduğu değerler ise eylemlerinde kendini göstermektedir. Bu bakış açısı ile tutarlı olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde kişiyi erdemlere ulaştıran ve dahası eylemleri aracılığıyla gözlemlenebilen değerler, Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi ile kavramsallaştırılmaktadır. Modelde yer alan değerlerin temel dayanağını kendi medeniyet dünyamızın referansları olan milli ve manevi değerlerimiz oluşturmuş, değerlerin evrensel boyutu da göz ardı edilmemiştir.", İfadelerine yer verilmiş olup; açıkça görüleceği üzere 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu madde 2'de Türk Milletinin fertlerine kazandırılması hedeflenen "Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri" esas alınmıştır. Bu kapsamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde atıfta bulunulan değerler ilgili kanun maddesinde de ifade edildiği üzere kaynağını medeniyetimizden alan ve aynı zamanda evrenselliği de göz ardı etmeyen bir yapıda tanımlanmıştır.

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin nihai hedefi, yetkin ve erdemli insanlar yetiştirmektir. Yetkinlik ve erdem, birbirini tamamlayan iki önemli değerdir. Yetkinlik belli bir alanda gerekli olan bilgi ve becerilere sahip olmayı ifade ederken; erdem, ruhsal olgunluğu başka bir ifadeyle ahlaken övülen meziyetleri kapsar. Yetkinlik ve erdemin merkezde olduğu öğrenci profilinde öğrencilerin bilgi, beceri, eğilim ve değerleri göz önünde bulundurulmaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; insanı ruh ve bedenden oluşan bir varlık olarak göz önüne alan bütüncül bir eğitim anlayışı benimsemekte, yetkin ve erdemli bireylerin yetiştirilebilmesi noktasında özgün bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu bağlamda insana bakışta "ontolojik bütünlük", bilgiye bakışta "epistemolojik bütünlük" eğitim sürecine bakışta "zamansal bütünlük", değerlere bakışta ise "aksiyolojik olgunluk" kavramları; Türkiye Yüzyılı Modelin öğrenci profiline temel teşkil eder." (Ortak Metin, 5. 5). Açıkça görüleceği üzere Modelde tanımlanan öğrenci profili ile ilgili kanun maddesindeki ifade ile fertlerin "Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere," sahip olmaları yönündeki amaç birebir örtüşmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin). “Ramazan ayı sebebiyle okullarda yapılması planlanan bazı etkinliklere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41855, 27 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41855-ramazan-ayi-sebebiyle-okullarda-yapilmasi-planlanan-bazi-etkinliklere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c259e3d5-a60a-494d-86da-019cada940d3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
