# Hakkari'deki bir maden ocağında hayatını kaybeden bir işçiye ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/41916
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 6 Mart 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 161 gün sonra, 14 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d86aa31b-5888-47b8-bcfe-019cd28e1ac4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41916-hakkari-deki-bir-maden-ocaginda-hayatini-kaybeden-bir-isciye-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 6 Mart 2026 tarihinde 7/41916 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 161 gün sonra, 14 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

M Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili

Hakkâri ilimiz, son yıllarda madencilik faaliyetleri üzerinden şekillenen ekonomi politikaları sonucunda hem ağır bir ekolojik yıkımın hem de artan iş cinayetlerinin merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bölgenin dağları, meraları ve su kaynakları kamu yararı gözetilmeksizin ruhsatlandırılmakta; şirket faaliyetlerine açılan sahalarda doğa tahrip edilirken işçiler yüksek risk altında çalıştırılmaktadır. Ortaya çıkan tablo, doğa talanı ile emek sömürüsünün iç içe geçtiği bir düzeni göstermektedir.

28 Şubat 2026 tarihinde Ölmez Madencilik Şirketi'ne ait maden ocağında meydana gelen göçükte İdris Artuç (35) yaşamını yitirmiştir. Bu olay bir "kaza" değil, açık bir iş cinayetidir. Madencilik sektöründe göçük, gaz sıkışması, ezilme ve zehirlenme gibi riskler bilinmekte ve önlenebilir niteliktedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmadığında ve etkin denetim yapılmadığında yaşanan her ölüm, sistematik ihmalin sonucudur. 2025 yılı verilerine göre en az 2.105 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu sayı, işçi sağlığı ve güvenliği alanında yapısal bir sorun bulunduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim İSİG Meclisi verilerine göre 2013— 2025 yılları arasında yalnızca madencilik iş kolunda en az 1.267 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Ölümlerin yarıdan fazlasının göçük, ezilme ve zehirlenme kaynaklı olması, bilinen risklerin önlenmediğini göstermektedir.

Yaşamını yitiren madencilerin yüzde 68,2'sinin sendikasız olması; örgütsüz, güvencesiz ve taşeronlaştırılmış çalışma düzeninin iş cinayetlerini artırdığını ortaya koymaktadır. Genç işçilerin ve göçmen emekçilerin yüksek risk altında çalıştırılması ise emeğin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilmediğini göstermektedir.

Hakkâri'de madencilik faaliyetleri, bir yandan doğayı geri dönülmez biçimde tahrip ederken diğer yandan işçileri ölüm riski altında çalışmaya zorlayan bir düzen üretmektedir; şirketlere sağlanan imtiyazlar, yetersiz ve etkisiz denetimler ile caydırıcılıktan uzak yaptırımlar hem ekolojik yıkımı hem de iş cinayetlerini derinleştirmektedir. Hakkâri?de yaşanan iş cinayeti, ülke genelinde artarak süren iş cinayetlerinden bağımsız değildir ve yapısal bir soruna işaret etmektedir.

Bu nedenle, iş cinayetlerinin önlenmesi, doğa talanının son bulması ve güvencesiz ile örgütsüz çalışma biçimlerinin ortadan kaldırılması; yüksek riskli maden sahalarında faaliyetlerin sıkı biçimde denetlenmesi ve sorumlular hakkında etkili yaptırımların uygulanması konularında Bakanlığın gerekli tüm önlemleri ivedilikle alması anayasal bir yükümlülüktür.

Bu bağlamda;

Hakkâri'de Ölmez Madencilik Şirketi'ne ait maden ocağında meydana gelen iş cinayetinin teknik ve idari sorumluları kimlerdir? İşveren ve ilgili kamu görevlileri hakkında hangi adli ve idari işlemler başlatılmıştır?

Söz konusu işletmede 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında alınması zorunlu önlemler eksiksiz uygulanmış mıdır? Eksiklik tespit edilmişse neden işletmenin faaliyeti derhal durdurulmamıştır?

Hakkâri'de son beş yıl içinde faaliyet gösteren maden sahalarında kaç denetim yapılmıştır? Bu denetimler sonucunda kaç işletmeye faaliyet durdurma, ruhsat iptali veya ağır idari yaptırım uygulanmıştır?

2013—2025 yılları arasında madencilik sektöründe meydana gelen 1.267 iş cinayetinin kaçında işveren kusuru tespit edilmiştir? Bu vakaların kaçında işletmelerin faaliyetleri kalıcı olarak sonlandırılmıştır?

2025 yılında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren en az 2.105 işçinin sektörel dağılımı nedir? Aynı yıl madencilik sektöründe kaç iş cinayeti meydana gelmiştir?

Madencilik sektöründe göçük, gaz sıkışması ve zehirlenme gibi bilinen risklere rağmen gerekli teknik altyapıyı kurmayan işletmelere karşı hangi yaptırımlar uygulanmaktadır? Bu yaptırımların caydırıcılığı nasıl değerlendirilmektedir?

İş cinayetlerinde yaşamını yitiren madencilerin yüzde 68,2'sinin sendikasız olduğu dikkate alındığında; sendikal örgütlenmeyi engelleyen işverenler hakkında son on yıl içinde kaç işlem yapılmıştır?

Hakkâri'de madencilik faaliyetlerinin çevresel etkileri ile işçi sağlığı ve güvenliği risklerini birlikte ele alan bir kamu politikası mevcut mudur? Mevcut değilse bu yönde bir çalışma yürütülmekte midir?

İdris Artuç'un ailesine sağlanan maddi ve sosyal destekler nelerdir? Bu destekler, iş cinayeti sonucu mağdur olan ailelerin uzun vadeli geçimini güvence altına almakta mıdır?

Bakanlık, madencilik sektöründe artarak süren iş cinayetleri ve doğa talanı karşısında denetim ve yaptırım mekanizmalarını güçlendirmeye yönelik yeni bir düzenleme hazırlamakta mıdır? Hazırlamakta ise içeriği ve takvimi nedir?

Madencilik sektöründe ve diğer yüksek riskli iş kollarında iş cinayetlerinin yıllardır artarak sürmesine rağmen, işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının neden etkili sonuç üretmediği Bakanlık tarafından nasıl açıklanmaktadır? Mevcut denetim modeli, taşeronlaştırma uygulamaları, uzun çalışma saatleri ve üretim baskısının iş cinayetleri üzerindeki etkisine ilişkin somut bir değerlendirme yapılmış mıdır?

Güvencesiz çalışma biçimleri, sendikasızlaştırma, düşük ücret politikaları ve işten çıkarılma tehdidinin işçilerin güvenli olmayan koşullarda çalışmaya zorlanmasına yol açtığı yönündeki yaygın tespitler karşısında, iş cinayetlerinin önlenmesi için çalışma koşullarını kalıcı biçimde iyileştirmeye dönük hangi yapısal tedbirler hayata geçirilmiştir? Mevcut uygulamaların neden iş cinayetlerini azaltmaya yetmediği Bakanlıkça nasıl değerlendirilmektedir?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 30.03.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1826790 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN tarafından yöneltilen 7/41916 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Ayrıca hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak için mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alması işverenin yükümlülüğündedir.

Bu kapsamda, Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. 6331 sayılı Kanuna göre madenler de dâhil olmak üzere tüm işyerlerinde, çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edilmesi durumunda; bu tehlike giderilinceye kadar işyerinin bir bölümünde veya tamamında iş durdurulması gerekmektedir. İşyerlerinde işin durdurulmasına ilişkin usul ve esaslar "İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelikle' belirlenmektedir. Maden işletmelerimizde güvenli bir çalışma ortamı sağlamak amacıyla Madencilikte İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi Projesi (MİSGEP) gerçekleştirilmiştir.

6331 sayılı Kanunun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlığımız iş müfettişlerince yapılmakta olup işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak idari para cezaları ve uygulamalarına yönelik hususlar Kanunun 26 ncı maddesinde düzenlenmiştir.

Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumunca yürütülen iş kazası soruşturmalarında; olayın iş kazası olup olmadığı, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunanların tespiti, sigortalı ve hak sahipleri için kısa vadeli sigorta kollarından sağlanacak hakların kusurlu kişilere rücu edilmesi hususlarına yönelik tespitler yapılmakta olup bahse konu soruşturmalar sonucu düzenlenen raporlar, gerekli iş ve işlemlerin tesisi için ilgili birimlere intikal ettirilmektedir.

Bununla birlikte, önergede yer alan iş kazalarına ilişkin veriler Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) internet sayfasında (www.sgk.gov.tr) yer almaktadır."

Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296— 71 68

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'deki bir maden ocağında hayatını kaybeden bir işçiye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41916, 6 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41916-hakkari-deki-bir-maden-ocaginda-hayatini-kaybeden-bir-isciye-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d86aa31b-5888-47b8-bcfe-019cd28e1ac4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
