# 2 Mart 2026 tarihinde İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde çalıştığı okulda öldürülen bir öğretmene ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/41953
- **Veren:** Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 6 Mart 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 52 gün sonra, 27 Nisan 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/11a475fd-dcad-4f06-8e15-019cd7f6a0e0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41953-2-mart-2026-tarihinde-istanbul-un-cekmekoy-ilcesinde-calistigi-okulda-oldurulen-bir-ogretm

> Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 6 Mart 2026 tarihinde 7/41953 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 52 gün sonra, 27 Nisan 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim emekçilerini itibarsızlaştıran, öğretmeni hedef haline getiren ve okulları güvenliksiz alanlara dönüştüren uygulamaları ve okullardaki şiddete karşı ciddi yasal düzenlemeler içeren politikalar belirlememesi eğitim emekçilerini şiddetin hedefi haline getirmeye devam etmektedir.

Öyle ki son olarak İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görev yapan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik'in daha önce okulda yaşanan bir kavgada "can güvenliğimiz yok" diyerek uyarıda bulunmasına rağmen bu uyarılarının dikkate alınmaması sonucu 2 Mart 2026 tarihinde öğrencisi F.S.B. tarafından kesici aletle saldırıya uğraması sonucu yaşamını yitirmesi eğitim kurumlarının geldiği vahim noktayı bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Fail öğrencinin uzun süredir okula devam etmediği, hakkında defalarca rehberlik görüşmesi yapıldığı, tutanaklar tutulduğu ve psikiyatrik tedavi sürecinin okul yönetimi tarafından bilindiği basında yer almıştır. Tüm bu somut risk verilerine ve suça sürüklenme emarelerine rağmen, failin elinde kesici aletle üstelik de sürekli olarak okula girebilmesi okullardaki güvenlik zafiyetini ortaya koymaktadır.

Bu şiddet sarmalı münferit bir asayiş sorunu değil iktidar eliyle inşa edilen çok boyutlu bir sistem krizidir. Öğretmenlik mesleği bilinçli olarak itibarsızlaştırılmış, Kanun Hükmünde

Kararnameler ile kamuda güvenceli çalışma koşullarının ortadan kaldırılması, eğitim emekçilerini her türlü şiddete açık hale getirmiştir. Bölüşüm krizinin yarattığı yoksullaşma ve gençliğin içine itildiği geleceksizleştirme çeteleşmeyi ve şiddet kültürünü beslemektedir. Okullarda Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) hizmetlerinin, kadro yetersizliği ve angarya işlerle işlevsizleştirilmesi; suça sürüklenen çocukların önceden tespit edilmesini ve önleyici müdahalelerin yapılmasını imkânsız hale getirmiş, okulları birer şiddet mahalline dönüştürülmüştür. Bakanlığın bütçesinin okulların fiziksel güvenliğine, teknik donanımına ve eğitim emekçilerinin can güvenliği yerine; ÇEDES ve benzeri protokoller üzerinden liyakatsiz yapılara, "Ramazan etkinlikleri" adı altında okulları tarikat ve cemaatlerin arka bahçesi haline getirmeye yönelik projeler ile ideolojik kuşatma projelerine ayırması bu cinayetin zeminini hazırlayan en temel ihmaldir.

Bakanlığın en üst düzey yetkililerinin, Fatma Nur Çelik'in katledilmesinin ardından sosyal medya üzerinden paylaşıp akabinde silmiş olduğu 'Affet bizi öğretmenim' şeklindeki ifadeleri, kişisel bir üzüntünün ötesinde, devletin eğitim emekçisini koruma görevinde gösterdiği ihmalin ve sistemin iflasının açık bir itirafıdır. Kamusal eğitimi güvenli hale getirmekle yükümlü olan makamların görevi, cinayet gerçekleştikten sonra 'af dilemek' değil; şiddeti üreten engelleri ortadan kaldırmaya yönelik tedbirleri almak, bütçeyi dini ve milli organizasyonlara, protokollere aktarmak yerine güvenliğe ayırmak ve liyakati esas almaktır.

Eğitim-Sen'in ülke genelinde gerçekleştirdiği iş bırakma eylemi ve Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaptığı basın açıklamasında da vurguladığı gibi, bu olay münferit değil, yıllardır biriken ihmallerin sonucudur. Sendika, MEB'i olayın birinci derecede sorumlusu olarak tanımlamış; okullarda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir güvenlik politikası derhal hayata geçirilmesini, somut ve caydırıcı önlemler alınmasını, eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı ayrı ve ağırlaştırılmış cezai yaptırımlar getirilmesini talep etmiştir. "Okulda şiddete artık yeter" diyen eğitim emekçileri, bakanlığın önceliğinin öğretmen ve öğrenci güvenliği değil, başka alanlar olduğunu belirterek hesap sormaktadır.

Bu bağlamda;

1. Eğitim emekçisi Fatma Nur Çelik'in yaşamını yitirdiği okulda, olay anında görevli bir kadrolu güvenlik personeli bulunmakta mıydı? Okulun güvenlik zafiyetine dair daha önce mülki amirliklere veya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yapılmış bir şikâyet var mıdır? v.

Fatma Nur Çelik'in daha önce okulda yaşanan bir kavgada "can güvenliğimiz yok" diyerek uyarıda bulunmasına rağmen bu uyarıları dikkate almayan okul yönetimi hakkında başlatılmış olan herhangi bir idari işlem bulunmakta mıdır?

Fatma Nur Çelik'in yaşamını yitirmesi ile sonuçlanan güvenlik zafiyetinin sorumluları hakkında idari ve adli bir soruşturma başlatılmış mıdır?

Fail öğrenci hakkında tutulan PDR raporları, disiplin tutanakları ve bilinen psikiyatrik tedavi süreci göz önüne alındığında; okul yönetimi tarafından İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne veya kolluk birimlerine bir "risk bildirimi" yapılmış mıdır?

Uzun süredir okula devam etmeyen ve risk grubunda olduğu bilinen bir öğrencinin, elinde kesici aletle okula girişini engelleyecek bir güvenlik protokolü neden işletilmemiştir? Okulda o esnada görevli bir güvenlik personeli bulunmakta mıdır? Bakanlığınızca okul yönetiminin, öğrenciyle ilgili süreci bildiği halde somut önlem almaması; liyakat esaslı olmayan atama yöntemlerinin yarattığı bir "yönetim zafiyeti" olarak değerlendirilmekte midir?

Bakanlığınız, rehberlik servislerinin tuttuğu "şiddet riski" tutanaklarının takibi için dijital veya idari bir izleme mekanizmasına sahip midir? Yoksa bu raporlar sadece arşivlenmekte midir?

Failin ifadesinde de görülen "cezasızlık algısı" ve "öğretmen otoritesini tanımama" halinin; Bakanlığın öğretmenleri mülakatlarla, kariyer basamaklarıyla ve "yetersiz" nitelemeleriyle ayrıştıran, itibarsızlaştıran ve hedef alan uygulama ve söylemlerin öğretmenlere yönelik şiddeti arttırdığı düşünülmekte midir?

"Bütçe yetersizliği" gerekçesiyle okullara kadrolu güvenlik personeli ve yeterli PDR uzmanı atanmazken; aynı dönemde "Ramazan etkinlikleri" ve benzeri protokol bazlı organizasyonlar için ne kadarlık bir harcama yapılmaktadır?

KHK'lar ve güvencesiz istihdam modelleri ile eğitim emekçilerinin hukuksal korumalarının ortadan kaldırılması ile okullardaki şiddet vakalarında "caydırıcılık" unsurunun ortadan kalktığı tespiti Bakanlığınızca kabul edilmekte midir?

Gençleri yoksulluk ve umutsuzluk üzerinden devşiren çeteleşme girdabından korumak adına, Bakanlığınızın yürüttüğü somut bir "sosyal iyileştirme" programı mevcut mudur? Bakanlığınızca okul yönetiminin ihmallerinin, liyakat esaslı olmayan atama yöntemlerinin yarattığı bir "yönetim zafiyeti" olarak değerlendirilmekte midir?

13- Eğitim-Sen'in basın açıklamasında talep ettiği gibi, okullarda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir güvenlik politikası derhal hayata geçirilecek midir? Somut ve caydırıcı güvenlik önlemleri (metal dedektör, psikolojik destek birimleri, erken müdahale mekanizmaları vb.) için ne zaman adım atılacaktır?

14- Eğitim Sen'in "Öğretmene Şiddet Yasası" ve "Güvenli Okul" taleplerini karşılamak adına, bütçe önceliklerinizi kamusal eğitim ve çocukların beslenme hakkı lehine revize etmeyi düşünüyor musunuz?

15-Son 5 yılda, şiddet vakalarının arttığı okullardaki idari kadroların sendikal dağılımı nasıldır? Liyakatsiz atamaların okul güvenliğini zayıflattığına dair bir denetim raporunuz mevcut mudur?

16- Bakan Yardımcısı düzeyinde paylaşılan ve sonradan silinen "Affet bizi öğretmenim" ifadesi, Bakanlığın bu cinayetteki idari ve siyasi sorumluluğunun en üst düzeyden tescili ve itirafı mıdır?

17- Fatma Nur Çelik öğretmenin can güvenliğini sağlayamayan, uyarılarını dikkate

"almayan ve okulları korumasız bırakan bir makamın sahibi olarak; bu ağır ihmaller zinciri karşısında siyasi sorumluluğu üstlenerek istifa etmeyi veya "görevden affınızı/azlinizi" talep etmeyi düşünüyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

c) 30.03.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1826809 sayılı yazınız.

ç) 30.03.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1826832 sayılı yazınız.

7)u1853 GL 125

71413u3 Ge (20 3/1951 6x 150 1141953 GK 130 3)i4955 Ge (70 7/11958 Ge '9 7) u1359 Gx 130 1)41962 © I30 7142071 Ge 1379

3Jud203. € '*

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç)'de kayıtlı yazıyla iletilen Iğdır Milletvekili Yılmaz HUN'un 7/41853, İstanbul Milletvekili Çiçek OTLU"nun 7/41949, İstanbul Milletvekili Cengiz ÇİÇEK"in 7/41951, İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU'nun 7/41953, Van Milletvekili Sinan ÇİFTYÜREK"'in 7/41955, Denizli Milletvekili Gülizar BİÇER KARACA''nın 7/41958, İstanbul Milletvekili Suat ÖZÇAĞDAŞ'ın 7/41959, Ordu Milletvekili Mustafa ADIGÜZEL'in 7141961, Kocaeli Milletvekili Nail ÇİLER"'in 7/41962, Antalya Milletvekili Aliye COŞAR"ın 7142071, Tekirdağ Milletvekili Selcan TAŞCI'nın 7/42076 ve Uşak Milletvekili Ali KARAOBA''nın 7/42173 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

7/(42132 GC 130

Yusuf TEKİN Milli Eğitim Bakanı Ek: Bilgi (38 Sayfa)

Elektronik Ağ; www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539

7)u41553 Ge 180 a Nİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN ğa ; Strateji Geliştirme Başkanlığı YÜZYILI YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Okullarımızdaki güvenlik tedbirlerinin, koruyucu ve önleyici yaklaşımla sürekliliğinin sağlanması, gerekli önlemlerin aksatılmadan alınması amacıyla, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliği arasında imzalanan; "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü'nün amacı; çocuklarımızın eğitim süreçlerinin güvenliğini sağlamak üzere onların her türlü suç ve zararlı alışkanlıktan uzak tutulması ile korunmasına yönelik Bakanlıklar arası yükümlülüklerin etkinlik ve verimliliğinin değerlendirilmesini sağlamak ve bu değerlendirme süreçleri çerçevesinde ilgili tarafların iş birliği ve koordinasyonunda koruyucu, önleyici eğitim ve güvenlik tedbirlerinin yeterli seviyede alınmasını, bu yolla çocuklarımızın bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki yönden nitelikli eğitim almış sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmesini desteklemektir. "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü" gereği, her yıl eylül ve şubat ayında kaymakam/vali başkanlığında il/ilçe protokol yürütme kurulunca yapılan toplantılar sonucu okul güvenliği kapsamında alınan kararlar doğrultusunda o yıl içerisinde alınacak tedbirler ve yapılması gereken çalışmalar belirlenmektedir.

Yapılan toplantılar sonucu okul güvenliği kapsamında alınan kararlar doğrultusunda, Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığı 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarımıza görevlendirilecek okul kolluk görevlisi ve güvenli eğitim koordinasyon görevlisi sayılarını belirlemek ve hangi okullarda görevlendirme yapılması gerektiğini tespit amacıyla Okul Durum Değerlendirme Ölçeği geliştirerek tüm okullarımız değerlendirilmiş ve öncelikli okullarımız belirlenmiştir.

Değerlendirmeye bağlı olarak, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için; okullarda sabit görev yapmak üzere okul kolluk görevlisi, okulda okul yönetimi ile sürekli iletişim halinde olacak güvenli eğitim koordinasyon görevlisi ve okulda, giriş-çıkış saatlerinde görevli Ekipler görevlerini sürdürmektedir.

Konuya ilişkin olarak Bakanlık Makamının 04.03.2026 tarihli ve 155057173 sayılı Onayı kapsamında başlatılan inceleme-soruşturma devam etmektedir.

Okullarda şiddeti önlemeye yönelik politikalar bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı'nda güvenli okul ikliminin oluşturulması, öğrencilerin psikososyal gelişimlerinin desteklenmesi ve önleyici rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi temel öncelikler arasında yer almaktadır.

Bu çerçevede;

"Amaç 4 Farklılıkları dikkate alan bir özel eğitim ve rehberlik anlayışıyla öğrencilerin, eğitim ve yaşam süreçlerindeki potansiyellerini en üst düzeye çıkaracak ve özel gereksinimli bireylerin toplumla bütünleşmelerini sağlayacak bilgi ve beceriler ile ilgi ve yetenekleri doğrultusunda gelişimlerini destekleyecek fiziki, beşeri ve teknolojik imkânları artırmak.

Hedef 4.3 Akademik, sosyal, duygusal ve mesleki gelişim alanlarında sunulan rehberlik hizmetleri desteklenecektir

5-4.3.3 Gelişimsel, önleyici ve iyileştirici psikososyal destek çalışmaları kapsamında öğrencilere yönelik düzenlenen eğitimler yaygınlaştırılacaktır." ifadeleri yer almaktadır. Ayrıca;

GEREN T.C.

EN A MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 10 EĞİTİMİN NN Ma N YÜZYILI Gn / Strateji Geliştirme Başkanlığı ho

"Amaç 7 Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda fiziki ve teknolojik altyapısıyla güçlü, nitelikli personelle eğitime erişimi ve eğitimde kaliteyi artıracak, etkin ve hesap verebilen kurumsal yapıyı geliştirmek.

Hedef 7.4 Yol gösterici ve önleyici rehberlik anlayışı ön plana çıkarılarak düzeltme, iyileştirme ve geliştirmeyi esas alan bir anlayışla denetsel ve hukuksal hizmetler etkin bir şekilde yürütülecektir.

$-7.4.2 Kurumsal rehberlik ve teftiş hizmetlerinin etkin sunumunu sağlamak üzere okul ve program türlerine bağlı ihtisaslaşmış insan kaynağının yapısı ve niteliği geliştirilecektir.

S-7.4.3 Rehberlik ve teftiş faaliyetleri, okul ve kurumların geliştirilmesini ve iyileştirilmesini sağlayacak şekilde kurumsal ve konu esaslı olarak yürütülecektir. " strateji ile okul ortamlarında risklerin erken tespiti ve gerekli müdahalelerin zamanında yapılması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda Bakanlığımız tarafından okul güvenliği, yalnızca fiziki tedbirler değil, rehberlik hizmetleri, psikososyal destek mekanizmaları, risk tarama ve önleyici müdahale süreçlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır.

Söz konusu stratejik hedefler çerçevesinde Bakanlığımızca 26.08.2024 tarih ve 2024/56 sayılı "Okullarda Şiddetin Önlenmesi Genelgesi" yayımlanmış, bu doğrultuda okul ve kurumlarda görev yapan 44.228 rehber öğretmen/psikolojik danışman, özellikle şiddet aktarımının önlenmesi ve olumsuz yaşantıların oluşmasını engellemeye yönelik faaliyetler yürütmektedir.

Bu kapsamda; şiddete maruz kalan öğrenci ve gençlerimizin hangi yetkili mercilere başvurabileceği konusunda bilgilendirme, rehberlik ders saatleri içerisinde öfke ve kontrolü konularında bilgilendirme çalışmaları, zararlı alışkanlıklar, risklerden korunma, şiddet ve saldırganlığın nedeni, öfke kontrolü, iletişim, stresle başa çıkma yöntemlerini kavrama ve sorun çözme becerileri kazandırma gibi konularda öğrencilere yönelik bilgilendirici çalışmalar yapılmaktadır.

Şiddeti önleme çalışmaları öz farkındalık, sosyal farkındalık, öz yönetim, ilişki becerileri ve sorumluluk alma başta olmak üzere sosyal ve duygusal becerilerinin gelişmiş olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda öğrencilerin iş birliği yapma, etkili öğrenme, toplumsal yaşam, aile yaşamı gibi alanlarda yeterli olabilmelerini sağlayan, başarı için önemli rol oynayan ve akademik başarıyı destekleyen yönlerini geliştirmek için sosyal duygusal beceri programları hazırlanmıştır.

Öğrencilerin Sosyal Duygusal Becerilerini geliştirmek amacıyla; e Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde tüm öğrencilere yönelik sosyal duygusal beceri programı, e Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde risk altındaki öğrencilere yönelik sosyal duygusal beceri psikoeğitim programı, e Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde yüksek risk altındaki öğrencilere yönelik sosyal duygusal beceri bireysel müdahale programı,

Öğretmenlere yönelik öğrenci temelli sosyal duygusal beceri programı,

Sosyal duygusal becerilere yönelik kuramsal bilgiye dayalı kitap,

Sosyal Duygusal Oyunlar kitapçığı,

Öğrencilere yönelik afiş içerikleri,

Öğretmenlere yönelik rehber/broşür ve sunu içerikleri,

Velilere yönelik rehber/broşür ve sunu içerikleri hazırlanmıştır.

Okullarda görevli psikolojik danışman/rehber öğretmenler bu çalışmaları yürütecek yeterliliğe lisans eğitiminde kazanmaktadır. Ancak mesleki gelişim çalışmaları kapsamında

Çi İN a MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN İİ eler (05 11 işti ğ YÜZYILI "Sie v2 Strateji Geliştirme Başkanlığı Do şiddet, akran zorbalığı, yaşam becerileri, psikososyal destek gibi farklı konularda Bakanlığımızca yapılan eğitimler yolu ile de desteklenmektedir.

Ayrıca 395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'na göre verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarından biri olan danışmanlık tedbiri, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuk hakkında mahkeme ya da hâkim tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir türlerinden biridir. Danışmanlık tedbirinin temel amacı çocuğun ailesi yanında ve kendi sosyal çevresinde korunmasını sağlamak veya çocuk hakkında verilen tedbir kararlarının uygulanması sırasında çocuğu ve bakımından sorumlu olan kimseleri desteklemek ya da uygulanması muhtemel tedbirler hakkında bilgilendirmektir.

Danışmanlık tedbiri kapsamında suça sürüklenen çocuğu, aileyi ve çocuğun bakımından ve eğitiminden sorumlu kişileri bir arada, sistematik bir şekilde ele alarak suç ve mağduriyetin tekrarlanmasını engellemek üzere riskleri ve koruyucu önlemleri değerlendiren ve çocuğun sağlıklı gelişimini destekleyen psikososyal ve eğitsel destek hizmetleri uygulanmaktadır.

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri kapsamında, öğrencilerin gelişimsel ihtiyaçlarının belirlenmesi ve risk durumlarının erken dönemde tespit edilmesine yönelik çeşitli izleme, değerlendirme ve risk tarama çalışmaları yürütülmektedir. Bu çalışmalar; okul rehberlik servisleri tarafından bireysel görüşmeler, gözlem, ölçme araçları ve rehberlik programları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri kapsamında Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda öğrencilerin gelişim özellikleri, ihtiyaçları ve olası risk durumlarının belirlenmesine yönelik sistematik çalışmalar yürütülmektedir. Bu kapsamda sınıf rehber öğretmenleri ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların iş birliğinde öğrencilerin bireysel özellikleri, gözlem ve görüşmelerden elde edilen bilgiler ile okul kayıtları dikkate alınarak sınıf ve okul risk haritaları oluşturulmaktadır. Hazırlanan bu haritalar aracılığıyla risk altında olabilecek öğrenciler erken dönemde belirlenmekte ve gerekli önleyici rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri planlanmaktadır.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği doğrultusunda her eğitim öğretim yılında sınıf rehber öğretmenleri tarafından hazırlanan sınıf risk haritaları rehberlik servisi tarafından birleştirilerek okul risk haritası oluşturulmakta ve bağlı bulunulan Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine iletilmektedir. Bu süreçte öğrencilerle ilgili gözlem, bireysel görüşmeler, öğretmen ve veli görüşleri ile okul kayıtlarından elde edilen veriler dikkate alınmakta; elde edilen sonuçlar doğrultusunda okul düzeyinde koruyucu ve önleyici çalışmalar planlanmaktadır.

Türkiye genelinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, okul ve kurumlarda görev yapan rehber öğretmen/psikolojik danışmanlar aracılığıyla yürütülmektedir. Öğrenci sayıları ve okul türlerine bağlı olarak değişiklik göstermekle birlikte bu hizmetler aracılığıyla öğrencilerin gelişimsel ihtiyaçlarının desteklenmesi, risk durumlarının erken dönemde belirlenmesi ve güvenli okul ikliminin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.

Davranışsal risk taşıdığı tespit edilen öğrenciler için Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri kapsamında izleme ve destek mekanizmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda sınıf rehber öğretmenleri ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların iş birliğiyle öğrencilerin gelişim özellikleri, ihtiyaçları ve risk durumları dikkate alınarak sınıf ve okul risk haritaları oluşturulmakta; risk altında olduğu değerlendirilen öğrenciler için uygun rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri planlanmaktadır.

Risk altında olduğu belirlenen öğrenciler için akran zorbalığı ve şiddetle mücadele başta olmak üzere öğrencilerin sosyal ve duygusal becerilerini geliştirmeye yönelik farkındalık

Fem A AMI T.C. x e ©) MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN iL N j Strateji Geliştirme Başkanlığı MO yözYıl

Yaz. "5 programları, psikoeğitim programları ve gelişimsel önleyici çalışmalar uygulanmaktadır. Bu kapsamda akran zorbalığına maruz kalan ve zorbalık davranışı gösteren öğrencilere yönelik ayrı ayrı hazırlanan psikoeğitim programları aracılığıyla öğrencilerin iletişim becerilerini geliştirmeleri, empati kurabilmeleri, öfke duygularını yönetebilmeleri ve kişilerarası ilişkilerde problem çözme becerileri kazanmaları amaçlanmaktadır.

Psikoeğitim programlarının uygulanması sürecinde veya sonrasında ihtiyaç duyulması hâlinde rehber öğretmen/psikolojik danışmanlar tarafından öğrencilere bireysel psikolojik danışma hizmeti de sunulmaktadır. Ayrıca öğrencilerin şiddet, öfke kontrolü, iletişim, stresle başa çıkma ve sorun çözme becerilerinin geliştirilmesine yönelik bilgilendirme ve destek çalışmaları yürütülmekte; öğrenci, öğretmen ve velileri kapsayan farkındalık faaliyetleri ile güvenli okul ikliminin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Okul ve kurumlarımızda çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan protokollere ilişkin etkinliklerin gönüllülük esası çerçevesinde ücretsiz olarak yapılması esastır. Bakanlığımızca protokollere yönelik herhangi bir ödeme yapılmamakla birlikte mevzuatta belirlenen esaslara uygun olmayan bir protokol imzalanması ve varsa yürürlükte kalması söz konusu değildir.

İstanbul Valiliğince konuya ilişkin olarak;

Bahse konu olayın gerçekleştiği Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinin dış güvenliğinde 2025-2026 eğitim öğretim yılı başından beri sabit olarak okul polisinin görev yaptığı, olay günü görevli polis memurunun olaya karışan öğrenciyi gözaltına aldığı,

Söz konusu okulun öğretmenleri tarafından okul idaresine "Can güvenliğimiz yok" şeklinde yazılı veya sözlü olarak iletilmiş herhangi bir talep ya da beyan bulunmadığı,

Okulda güvenliğin sağlanması adına okul girişine turnike sistemi kurulduğu, Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında ilgili okula beş kontenjan ayrıldığı ve bu personelin ikisinin okul bahçesi ve kapısında görevlendirildiği, bildirilmiştir.

Yusuf TEKİN
Milli Eğitim Bakanı

---

**Kaynak gösterme:** Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “2 Mart 2026 tarihinde İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde çalıştığı okulda öldürülen bir öğretmene ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41953, 6 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41953-2-mart-2026-tarihinde-istanbul-un-cekmekoy-ilcesinde-calistigi-okulda-oldurulen-bir-ogretm (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/11a475fd-dcad-4f06-8e15-019cd7f6a0e0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
