# Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından satılan gübre fiyatlarında yaşanan artışa ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/42110
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Tarım ve Orman Bakanlığı (İbrahim Yumaklı)
- **Veriliş tarihi:** 12 Mart 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 82 gün sonra, 2 Haziran 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/bde2add3-62b9-4856-bca9-019ce75bd49c
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42110-tarim-kredi-kooperatifleri-tarafindan-satilan-gubre-fiyatlarinda-yasanan-artisa-iliskin

> Serhat Eren (DEM Parti), 12 Mart 2026 tarihinde 7/42110 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 82 gün sonra, 2 Haziran 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki soruların, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. İ

Serhat Eren

Türkiye'de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından en kritik girdi kalemlerinden biri gübredir. Gübre fiyatlarında yaşanan hızlı ve yüksek oranlı artışlar, özellikle hububat ve bakliyat üretiminde maliyetleri doğrudan artırmakta; bu durum hem çiftçilerin üretim kararlarını hem de gıda fiyatlarını belirleyici ölçüde etkilemektedir. Tarımsal üretim maliyetlerinin sürekli artması, küçük ve orta ölçekli çiftçilerin üretimden çekilme riskini büyütmekte; bu durum ise ülkenin gıda güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından yayımlanan 10 Mart 2026 tarihli fiyat listesine göre gübre fiyatlarında kısa süre içerisinde dikkat çekici artışlar yaşandığı görülmektedir. Buna göre üre gübresinin ton fiyatı 29.900 TL'ye, DAP gübresinin ton fiyatı 34.400 TL'ye, amonyum sülfat gübresinin ton fiyatı ise 16.200 TI.'ye yükselmiştir. Son fiyat güncellemesinde üre gübresine ton başına 700 TL, DAP gübresine 1.000 TL ve amonyum sülfat gübresine 600 TL zam yapılmıştır.

28 Şubat—10 Mart 2026 tarihleri arasındaki yaklaşık on günlük dönemde fiyat artış oranlarının amonyum sülfatta yüzde 14,08, ürede yüzde 11,15 ve DAP gübresinde yüzde 5,79 seviyesine ulaşması, tarımsal girdi fiyatlarının çok kısa bir süre içinde ciddi biçimde yükseldiğini göstermektedir. Bu artışların özellikle üst gübreleme dönemine denk gelmesi, çiftçilerin gübre kullanımını azaltmasına ve buna bağlı olarak verim kayıplarına yol açabileceği yönünde ciddi kaygılar doğurmaktadır. Öte yandan üre gübresinin ithalatında uygulanan yüzde 6,5 oranındaki gümrük vergisinin sıfırlanmasına rağmen fiyatların düşmemesi, piyasadaki fiyat oluşum mekanizması ve gübre piyasasının işleyişi konusunda kamuoyunda soru işaretlerine neden olmaktadır.

Tarım Kredi Kooperatifleri, Türkiye'de milyonlarca çiftçinin tarımsal girdi temin ettiği en önemli kurumsal yapılardan biridir. Bu nedenle gübre fiyatlarının belirlenmesi sürecinin şeffaflığı, maliyet unsurları ve kamu politikalarının etkisi yalnızca çiftçiler açısından değil, ülkenin gıda politikaları açısından da büyük önem taşımaktadır. Tarımsal üretim maliyetlerinin kontrol altına alınamaması halinde, üretimde daralma yaşanması ve gıda fiyatlarının daha da artması kaçınılmaz hale gelebilecektir.

Bu bağlamda;

Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından satılan gübrelerin fiyatları hangi maliyet kalemlerine göre belirlenmektedir? Son dönemde yapılan fiyat artışlarının gerekçeleri nelerdir?

2024, 2025 ve 2026 yıllarında Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından satılan üre, DAP ve amonyum sülfat gübrelerinin aylara göre fiyatları ne olmuştur?

Üre gübresinin ithalatında uygulanan yüzde 6,5 oranındaki gümrük vergisinin sıfırlanmasına rağmen fiyatların düşmemesinin nedeni nedir?

Tarım Kredi Kooperatifleri gübre tedarikini hangi firmalardan ve hangi fiyatlarla gerçekleştirmektedir?

2024, 2025 ve 2026 yıllarında Türkiye'de gübre ithalatı ve yerli üretim miktarları ne olmuştur? i

Gübre fiyatlarındaki artışın çiftçilerin üretim maliyetlerine etkisine ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir etki analizi bulunmakta mıdır?

Gübre fiyatlarındaki artışların hububat ve bakliyat üretimi üzerindeki olası etkilerine ilişkin Bakanlığınızın öngörüsü nedir?

Çiftçilerin gübreye erişimini kolaylaştırmak ve üretim maliyetlerini azaltmak amacıyla yeni bir destek, sübvansiyon veya fiyat düzenlemesi planlanmakta mıdır?

Tarım Kredi Kooperatiflerinin gübre piyasasında fiyat istikrarını sağlamak üzere üstlendiği bir düzenleyici rol bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa bu rol nasıl uygulanmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

Türkiye'de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından en kritik girdi kalemlerinden biri gübredir. Gübre fiyatlarında yaşanan hızlı ve yüksek oranlı artışlar, özellikle hububat ve bakliyat üretiminde maliyetleri doğrudan artırmakta; bu durum hem çiftçilerin üretim kararlarını hem de gıda fiyatlarını belirleyici ölçüde etkilemektedir. Tarımsal üretim maliyetlerinin sürekli artması, küçük ve orta ölçekli çiftçilerin üretimden çekilme riskini büyütmekte; bu durum ise ülkenin gıda güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından yayımlanan 10 Mart 2026 tarihli fiyat listesine göre gübre fiyatlarında kısa süre içerisinde dikkat çekici artışlar yaşandığı görülmektedir. Buna göre üre gübresinin ton fiyatı 29.900 TL'ye, DAP gübresinin ton fiyatı 34.400 TL'ye, amonyum sülfat gübresinin ton fiyatı ise 16.200 TL'ye yükselmiştir. Son fiyat güncellemesinde üre gübresine ton başına 700 TL, DAP gübresine 1.000 TL ve amonyum sülfat gübresine 600 TL zam yapılmıştır.

28 Şubat-10 Mart 2026 tarihleri arasındaki yaklaşık on günlük dönemde fiyat artış oranlarının amonyum sülfatta yüzde 14,08, ürede yüzde 11,15 ve DAP gübresinde yüzde 5,79 seviyesine ulaşması, tarımsal girdi fiyatlarının çok kısa bir süre içinde ciddi biçimde yükseldiğini göstermektedir. Bu artışların özellikle üst gübreleme dönemine denk gelmesi, çiftçilerin gübre kullanımını azaltmasına ve buna bağlı olarak verim kayıplarına yol açabileceği yönünde ciddi kaygılar doğurmaktadır. Öte yandan üre gübresinin ithalatında uygulanan yüzde 6,5 oranındaki gümrük vergisinin sıfırlanmasına rağmen fiyatların düşmemesi, piyasadaki fiyat oluşum mekanizması ve gübre piyasasının işleyişi konusunda kamuoyunda soru işaretlerine neden olmaktadır.

Tarım Kredi Kooperatifleri, Türkiye'de milyonlarca çiftçinin tarımsal girdi temin ettiği en önemli kurumsal yapılardan biridir. Bu nedenle gübre fiyatlarının belirlenmesi sürecinin şeffaflığı, maliyet unsurları ve kamu politikalarının etkisi yalnızca çiftçiler açısından değil, ülkenin gıda politikaları açısından da büyük önem taşımaktadır. Tarımsal üretim maliyetlerinin kontrol altına alınamaması halinde, üretimde daralma yaşanması ve gıda fiyatlarının daha da artması kaçınılmaz hale gelebilecektir.

Bu bağlamda;

SORU 1) Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından satılan gübrelerin fiyatları hangi maliyet kalemlerine göre belirlenmektedir? Son dönemde yapılan fiyat artışlarının gerekçeleri nelerdir?

SORU 2) 2024, 2025 ve 2026 yıllarında Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından satılan üre, DAP ve amonyum sülfat gübrelerinin aylara göre fiyatları ne olmuştur?

SORU3) Üre gübresinin ithalatında uygulanan yüzde 6,5 oranındaki gümrük vergisinin sıfırlanmasına rağmen fiyatların düşmemesinin nedeni nedir?

SORU 4) Tarım Kredi Kooperatifleri gübre tedarikini hangi firmalardan ve hangi fiyatlarla gerçekleştirmektedir?

SORU 5) 2024, 2025 ve 2026 yıllarında Türkiye'de gübre ithalatı ve yerli üretim miktarları ne olmuştur?

SORU 6) Gübre fiyatlarındaki artışın çiftçilerin üretim maliyetlerine etkisine ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir etki analizi bulunmakta mıdır?

SORU 7) Gübre fiyatlarındaki artışların hububat ve bakliyat üretimi üzerindeki olası etkilerine Strateji Geliştirme Başkanlığı ilişkin Bakanlığınızın öngörüsü nedir?

SORU 8) Çiftçilerin gübreye erişimini kolaylaştırmak ve üretim maliyetlerini azaltmak amacıyla yeni bir destek, sübvansiyon veya fiyat düzenlemesi planlanmakta mıdır?

SORU 9) Tarım Kredi Kooperatiflerinin gübre piyasasında fiyat istikrarını sağlamak üzere üstlendiği bir düzenleyici rol bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa bu rol nasıl uygulanmaktadır?

CEVAP 1-9) Bakanlığımız, gıda arz güvenliğini sağlamak, üretim planlamasını güçlendirmek, üretimde yeterliliği artırmak ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim yapısını tesis etmek amacıyla kapsamlı stratejiler ve tedbirler uygulamaktadır. Halkın tüketim alışkanlıklarındaki değişiklikler ve mevsimsel talep artışları göz önüne alınarak ihtiyaca yönelik arz planlamaları ve ürün bazlı senaryolar hazırlanmaktadır.

Bakanlığımızın da üyesi olduğu Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi ile bu Komite bünyesinde faaliyet gösteren ilgili alt komitelerin aracılığıyla piyasa regülasyonuna yönelik karar alma süreçleri etkin şekilde işletilmekte ve kurumlar arasında koordinasyon sağlanmaktadır. Alınan kararlar, sektörel dengeyi gözeten, üretici ve tüketiciyi koruyan bir anlayışla yürürlüğe konulmaktadır.

Ülkemiz gübre ithalatının 9640'1, ana ithalat kalemi olan üre gübresi ithalatının ise 967091 Umman, Mısır, İran, Katar vb. Orta Doğu ülkelerinden gerçekleştirilmektedir.

Dünya üre gübresi ihracatının 9052"si, gübre hammaddesi olan amonyak ihracatının 9034'ü ve fosfatlı gübre ihracatının "020"si bu bölgeden yapılmaktadır.

Orta Doğuda yaşanan istikrarsızlık hem dünya hem de ülkemizde fiyatta dalgalanmaların yaşanmasına sebep olmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran savaşı nedeniyle Üre fiyatları dünya genelinde 9465, yurt içinde ise "026 oranında artış göstermiştir.

Ülkemizin gübre üretimi; 2024 yılında 4.718.718 ton, 2025 yılında 4.572.585 ton olarak gerçekleşmiş olup 2026 yılı geçici verilerine göre ilk 2 aylık dönemde 843.725 ton düzeyindedir.

Ülkemizin gübre ithalatı; 2024 yılında 4.540.897 ton, 2025 yılında 4.987.758 ton olarak gerçekleşmiş olup 2026 yılı geçici verilerine göre ilk 2 aylık dönemde 1.416.730 ton düzeyindedir.

İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve İran savaşının başlaması nedeniyle gübre firmalarının gübre hammadde tedariklerini yapmalarını sağlayacak çalışmalar Bakanlığımızca ilk andan itibaren sektörle koordineli bir şekilde yürütülmüştür. Gübre firmalarının tarımsal üretimde ve sanayide kullanılacak gübre ve gübre hammadde stokları, üreticilerimizin bu mevsim itibarıyla ihtiyaç duyacağı seviyeye ulaştırılmıştır.

Güzlük ekilişler için üst gübre, yazlık ekilişler için ise taban gübresinin yoğun olarak kullanıldığı ilkbahar dönemi içerisinde gübre fiyat artışlarının kontrol edilmesi amacıyla alınan tedbirler aşağıda sıralanmaktadır; e İlk etapta alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temininde 946,5 olan gümrük vergisi kaldırılmıştır. e Amonyum sülfat, kalsiyum amonyum nitrat, amonyum nitrat, diamonyum fosfat (DAP), 20.20.0 kompoze gübresi ve diğer kompoze gübrelerde 966,5 olan gümrük vergisi de tüm ülkeler için kaldırılmıştır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı e Gübre üretiminde hammadde olarak kullanılan kükürt ihracatına kısıtlama getirilmiştir. e Ülkemizin ihracat kapasitesine sahip olduğu amonyum nitrat, kalsiyum amonyum nitrat ve amonyum sülfat gübrelerinin yanında antrepolarda bulunan üre gübresinin ihracatı durdurularak bu ürünlerin yurt içinde kullanılması için tedbirler alınmıştır. e Yüksek patlayıcı özelliği nedeniyle terör eylemlerinde el yapımı bomba yapımında kullanılma riski taşıdığından 2016 yılından itibaren kullanımı yasaklanan amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanılmasına izin verilmiştir.

Ayrıca, gübre ve gübre hammaddelerinin alternatif ülkelerden temini amaçlı görüşmeler sürdürülmektedir.

Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.

Gübrede 9018 olan KDV oranı 10 Şubat 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile kaldırılmıştır. 2017 yılında başlayan uygulama ile stratejik ürünlerde mazot maliyetinin "050'si karşılanmaya başlanmıştır.

Bakanlığımız tarafından üreticilere;

"e Bitkisel üretim, e Hayvansal üretim, " Kırsal kalkınma, e Suürünleri üretimi ve " Tarımsal araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) olmak üzere 5 ana başlık altında tarımsal destekler verilmektedir.

2026 yılında tarımsal desteklemeler için 168 milyar TL kaynak ayrılmıştır.

Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.

8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Yeni destekleme modeli kapsamında hazırlanan Karar ile üretim maliyetine göre ürünler kategorilere ayrılmış ve her kategori için destek katsayısı belirlenmiştir.

Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlanması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal Strateji Geliştirme Başkanlığı üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.

Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.

Yeni destekleme modeliyle; e Bitkisel üretim destekleri ilk defa 3 yıllık olarak ve üretim döneminden önce açıklanmıştır. e Destek kalemlerinde sadeleştirmeye gidilerek, destekler daha yönlendirici, etkin ve öngörülebilir hâle getirilmiştir. e Üretim planlaması kapsamındaki stratejik ürünlere ilave destek verilmektedir. e Sukısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanmaktadır. e Kamu kuruluşları tarafından ıslah edilen milli tohumla üretim yapan üreticilerimiz ilave destek almaktadır.

" Destek tutarları girdi maliyetlerindeki değişikliklere göre her yıl güncellenmektedir.

" Çiftçilerimiz üretime karar vermeden önce, hangi havzada, hangi ürüne, ne kadar destek alacağını bilerek planlı şekilde faaliyete başlayabilecekler ve bu sayede plansız üretimin sebep olduğu birtakım olumsuzluklardan etkilenmeyecektir.

Bitkisel üretimin desteklenmesi programıyla çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilmektedir.

Temel destek ve planlı üretim desteği ile planlama kapsamındaki ürünlere belirlenen havzalarda ekim yapıldığı takdirde kullanılan mazotun tamamı, gübrenin ise yarısı nakdi olarak verilmektedir.

Yem bitkileri üretim planlaması kapsamına alınmış olup tüm havzalarda desteklenecektir. Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üreten çiftçilere ilave 9050 planlı üretim desteği ödenmektedir. Diğer taraftan su kısıtının olduğu 11 ilin 52 ilçesinde ise planlama kapsamında az su tüketen arpa, buğday, yağlık ayçiçeği, aspir, fiğ, mercimek, nohut ve yem bezelyesi üreten çiftçilerimize gübre maliyetinin kalan *050'lik kısmı da yer altı su kısıtı desteği olarak verilmektedir. Böylece bu bölgelerde üretim planlamasına uygun ekim yapan üreticilerin mazot ve gübre maliyetinin 90100'ü desteklenmektedir. Çiftçilerimize bitkisel üretim destekleri nakdi olarak ödenmektedir.

Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organik-organomineral gübre destekleri verilmeye devam edilmektedir.

10394 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 14.09.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

Karar ile 2026 yılı bitkisel üretim desteklerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

" 2026 üretim yılı için destek katsayı değeri bir önceki yıla göre 9627 artırılarak dekara 310 TL olarak belirlenmiştir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı e Kapalı ortam bitkisel üretime yönelik genç ve kadın çiftçilere ilave destek verilecektir. e Mısır(dane) ürünün destekleme kategorisi 1. kategoriden 2. kategoriye yükseltilmiştir. e Hayvancılıkta dane yem ihtiyacını karşılamak amacıyla yulaf, çavdar ve tritikale ürünlerinde yeşil otun yanı sıra dane üretimi de destek kapsamına alınmıştır. e Hububat üretiminde sertifikalı tohum kullanımının artırılması amacıyla bir önceki yıla göre destek katsayısı artırılarak 0,56 belirlenmiştir. e Soya üretimini teşvik amacıyla mevcut sertifikalı tohum desteğine ek, yurt içinde ıslah edilip tescil edilen ve yine yurt içinde üretilerek sertifikalandırılan tohumların kullanımı halinde ilave destek sağlanacaktır. e Organik tarım desteğinde, 1. derece tarımsal amaçlı üretici örgütlerine üye çiftçilere, destek katsayısının "625'i oranında ilave destek verilecektir. e Katı organik-organomineral desteğinde 0,21 olan katsayı, 0,32" ye çıkarılmıştır. " Biyolojik/biyoteknik mücadele desteği birim fiyatları 621 artırılmıştır. e Yıl boyunca(12 ay) hizmet sunan serbest tarım danışmanları ile ziraat odaları ve üretici örgütlerinde istihdam edilen danışmanlara verilen tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artırılarak 2025 için 345.450 TL olarak ödenecektir.

Bakanlığımızca 2021 yılından itibaren ülke genelinde işlenmeyen ve nadasa bırakılan arazilerde gerek bitkisel üretimin artırılması gerekse kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik azami *075 ayni desteğin sağlandığı "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" yürütülmektedir.

Proje kapsamında uygun münavebe planı ve ekim yöntemleri uygulayarak stratejik ürünlerin üretiminde kullanılması, iklim değişikliğini dikkate alarak uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi sağlanmaktadır.

Kırsal kalkınma destekleri kapsamında; tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, kırsal kalkınma yatırımları (ekonomik ve alt yapı yatırımları), uzman eller proje desteği, bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi, IPARD ulusal eş finansman ödemeleri, çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA) katılım primi destekleri yer almaktadır.

IPARD Programı kapsamında 2007 yılı itibarıyla başlayan program üzerinden 42 ilde birçok tedbir altında tarım ve hayvancılık alanlarında hibe destekleri sağlanmaktadır. IPARD |I ve IPARD II dönemi olarak başarıyla yürütülen süreç, IPARD III dönemiyle birlikte ülke geneline yayılmıştır. IPARD II döneminde çıkılan ve çıkılacak çağrılarda 9050-75 arasında değişen oranlarda yatırım tedbirlerine hibe desteği sağlanmaktadır.

IPARD Programı kapsamında yer alan tedbirler ile kırsal alanda yaşayan gençlere ve kadınlara yönelik ek sıralama puanı ve ek hibe oranı uygulanarak pozitif ayrımcılık yapılmaktadır.

Bakanlığımız tarafından 2006 yılından bu yana uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) 81 ilimizi kapsamakta olup tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar, tarımsal üretime yönelik yatırımlar, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar, su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar ile altyapı yatırım konularında; yeni tesis yapımına, Strateji Geliştirme Başkanlığı kısmen yapılmış yatırımların tamamlanmasına, mevcut tesislerin kapasite artırımına ve modernizasyon/otomasyonuna bütçe imkânları ve hibe tutarı limitleri doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla yeni dönem uygulamalarında hibeye esas proje tutarının "050-9670'i oranında hibe desteği verilecektir.

2006'dan bu yana; Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı, IPARD hibeleri, Genç Çiftçi Projesi ve Kırsalda Uzman Eller Projesi kapsamında 101 bin projeye günümüz fiyatlarıyla toplam 237,8 milyar TL destek verilmiş, 288 bin kişiye istihdam sağlanmıştır.

ORKÖY Projeleri kapsamında orman köylümüze yüzde 20'si hibe, yüzde 80'i faizsiz ORKÖY kredisi verilmektedir.

2025 yılında 10.830 aileye ve 7 kooperatife günümüz rakamlarıyla 3 milyar TL ORKÖY desteği sağlanmıştır.

Ayrıca üreticilerin tarımsal üretime yönelik kredi/finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması amacıyla, 8038 ve 8039 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024- 31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda 9425-90100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.

Bu kapsamda; Sütçü ve kombine sığır yetiştiriciliği, büyükbaş hayvan besiciliği, küçükbaş hayvancılık, hastalıktan ari hayvan yetiştiriciliği, arıcılık, kanatlı sektörü, su ürünleri sektörü, temel hayvansal üretim, kapalı ortamda bitkisel üretim, yem bitkisi üretimi, yurt içi sertifikalı tohum, fide-fidan üretimi, süs bitkisi, tıbbi ve aromatik bitkiler üretimi, meyve yetiştiriciliği ve bağcılık, temel bitkisel üretim, tarım makineleri, traktör, basınçlı sulama sistemi yatırımı, tarım makineleri parkı, arazi alımı (birleştirme), lisanslı depoculuk yatırımları, ELÜS karşılığı kredi, soğuk hava deposu yatırımları, tarımsal ürünlerin işlenmesi, sözleşmeli üretim, tarımsal elektrik bedeli, tarımsal yenilenebilir enerji yatırımları, biyo-tarım yatırımları ve tarımsal AR-GE konularında faaliyet gösteren ya da faaliyete başlayacak olan gerçek ve tüzel kişi girişimciler faydalandırılmaktadır.

Üreticilerimiz temel bitkisel ve temel hayvansal üretim konularında 300.000 TL'ye kadar (300.000 TL dahil) sıfır faizli, 300.000 TL'nin üzerindeki kredilerde ise 10 milyon TL?ye kadar "050-0100 aralığında faiz/kâr payı destekli kredi/finansman kullanabilmektedir.

Bu kapsamdaki işletme kredi/finansmanlarının belirli bir kısmı ayni olarak tahsis edilmekte, bu tutar akaryakıt, gübre, tohum, fide, ilaç, veterinerlik hizmeti, yem, aşı ve benzeri tarımsal girdilerin alımına yönelik kullandırılmaktadır.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu çerçevesinde üreticilerin ekonomik menfaatlerini korumak ve tarımsal girdileri en uygun şartlarda temin etmek amacıyla kooperatifler, bölge birlikleri, merkez birliği ve iştirak şirketlerinden oluşmaktadır. Tüm iş ve işlemler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 1581 sayılı Kanun ve ilgili iç mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütülmekte, denetlenmekte ve mevzuatın izin verdiği bilgiler şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

Tarım Kredi Kooperatifleri şirketlerinden "Halka Açıklık" statüsünde bulunanlar Sermaye Piyasası mevzuatı çerçevesinde gerekli açıklamaları yapmaktadır.

İbrahim YUMAKLI
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından satılan gübre fiyatlarında yaşanan artışa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42110, 12 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42110-tarim-kredi-kooperatifleri-tarafindan-satilan-gubre-fiyatlarinda-yasanan-artisa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/bde2add3-62b9-4856-bca9-019ce75bd49c

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
