# Hürmüz Boğazı'nın kapatılması nedeniyle gübre tedarikinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı alınan önlemlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/42323
- **Veren:** Hikmet Yalım Halıcı (CHP, Isparta)
- **Muhatap:** Tarım ve Orman Bakanlığı (İbrahim Yumaklı)
- **Veriliş tarihi:** 19 Mart 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 120 gün sonra, 17 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7bc77f65-58c5-4b39-8220-019d201e2f1f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42323-hurmuz-bogazi-nin-kapatilmasi-nedeniyle-gubre-tedarikinde-yasanabilecek-aksakliklara-karsi

> Hikmet Yalım Halıcı (CHP), 19 Mart 2026 tarihinde 7/42323 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 120 gün sonra, 17 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. Maddeleri gereğince arz ederim.

13.03.2026 <a

Hilanet Yalım cı Isparta Milletvekili

Son dönemdeki ABD, İsrail, İran savaşıyla birlikte küresel ticarette yaşanan gelişmeler, tarımsal üretim açısından kritik öneme sahip gübre hammaddelerinin tedarik güvenliğini ciddi biçimde tartışmalı hale getirmiştir. Dünya gübre üretimi için hayati öneme sahip ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı, aynı zamanda enerji ve kimyasal ham madde taşımacılığının da merkezinde yer almaktadır.

Uluslararası ticaret verilerine göre, küresel üre ihracatının yaklaşık 90351, sülfür ihracatının ise yaklaşık 9645'i bu boğazdan geçmektedir. Bu durum, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda dünya gübre piyasasını ve dolayısıyla gıda üretimini doğrudan etkileyebileceğini göstermektedir.

Tarımda üretim döneminin yaklaşmasıyla birlikte, özellikle ilkbahar aylarında gübre talebi hızla artmaktadır. Bu süreçte gübre tedarikinde yaşanabilecek herhangi bir aksama veya fiyat artışı; çiftçinin üretim maliyetlerini artıracak, gübre kullanımını azaltarak verim kaybına yol açacak, nihayetinde tüketicinin gıda fiyatları üzerinden ağır bir yükle karşı karşıya kalmasına neden olacaktır.

Türkiye'de gübre üretimi büyük ölçüde dışa bağımlı olup sektör temsilcileri, gübre ve gübre hammaddelerinde yaklaşık 9090 oranında ithalata bağımlılık bulunduğunu ifade etmektedir. Bu tablo, küresel arz şoklarının Türkiye'de doğrudan üretim maliyetlerine ve gıda fiyatlarına yansıması riskini artırmaktadır.

Gübre fiyatlarının yükselmesi veya gübreye erişimin zorlaşması halinde çiftçilerin bir kısmının ekim alanlarını daraltması, hatta bazı üreticilerin üretimden çekilmesi ihtimali bulunmaktadır. Böyle bir durumda yalnızca çiftçi değil, toplumun gıdaya erişimi ve gıda güvenliği de ciddi biçimde tehdit altına girecektir. Şu anda gıda enflasyonunda dünyada ilk sıralarda yer alan Türkiye'de önlem alınmaması halinde çok daha vahim ulusal ve uluslararası bir gıda krizi yaşayabiliriz.

Bu bağlamda;

1. Türkiye'nin gübre ve gübre hammaddelerinde ithalata bağımlılık oranı tam olarak nedir? Ürün bazında dağılımı nedir?

2. Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek jeopolitik risklerin gübre tedariki üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınızın bir risk analizi veya acil durum planı var mıdır? Buradaki mevcut durumun devamı halinde Türkiye'deki tarımsal üretim ve gıdaya ulaşım konusunda yaşanacak sorunlar nelerdir? Buna yönelik hangi önlemler alınmaktadır?

3. Gübre fiyatlarındaki olası küresel artışların çiftçi üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla yeni bir destek programı hazırlanmakta mıdır?

4. Türkiye'de gübre üretim kapasitesini artırmaya yönelik yerli üretim yatırımları veya teşvik programları bulunmakta mıdır? Varsa kapsamı nedir?

5. Tarımsal üretimde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli tohum geliştirme, toprak iyileştirme ve alternatif gübre üretimi konularında neden bir çalıştırma yürütülmemektedir?

6. Kimyasal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla organik gübre, biyogübre veya yerli kaynaklı gübre teknolojileri konusunda Bakanlığınızın destek programları var mıdır?

7. Gübre fiyatlarının artması nedeniyle çiftçilerin ekim alanlarını daraltması veya üretimden vazgeçmesi riskine karşı Bakanlığınızın aldığı somut önlemler nelerdir?

8. Çiftçinin üretimden çekilmesi durumunda ortaya çıkabilecek gıda arzı ve fiyat artışı risklerine karşı hükümetin bir stratejisi bulunmakta mıdır?

9. Önümüzdeki üretim sezonunda çiftçilerin gübreye erişimini güvence altına almak için hangi somut adımlar atılmıştır?

10. Türkiye'nin uzun vadede gübre ve tarımsal girdi bağımlılığını azaltmak amacıyla hazırlanan ulusal bir tarımsal girdi stratejisi var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

Ülkemizde tarımsal üretimi artırmak, verim ve kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği sağlamak, kayıtlılığı artırmak ve çevreye duyarlı alternatif tarım tekniklerinin geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla, üreticilerimize tarımsal desteklemeler verilmekte, hibe programları uygulanmakta ve projeler yürütülmektedir.

Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.

Gübrede 9018 olan KDV oranı 10 Şubat 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile kaldırılmıştır. 2017 yılında başlayan uygulama ile stratejik ürünlerde mazot maliyetinin "50'si karşılanmaya başlanmıştır.

Bakanlığımız tarafından üreticilere;

" Bitkisel üretim, " Hayvansal üretim, e Kırsal kalkınma, e Su ürünleri üretimi ve e Tarımsal araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) olmak üzere 5 ana başlık altında tarımsal destekler verilmektedir.

2026 yılında tarımsal desteklemeler için 168 milyar TL kaynak ayrılmıştır.

Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilmektedir.

8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Yeni destekleme modeli kapsamında hazırlanan Karar ile üretim maliyetine göre ürünler kategorilere ayrılmış ve her kategori için destek katsayısı belirlenmiştir.

Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlanması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.

Yeni destekleme modeliyle; e Bitkisel üretim destekleri ilk defa 3 yıllık olarak ve üretim döneminden önce açıklanmıştır. e Destek kalemlerinde sadeleştirmeye gidilerek, destekler daha yönlendirici, etkin ve öngörülebilir hâle getirilmiştir. e Üretim planlaması kapsamındaki stratejik ürünlere ilave destek verilmektedir. e Sukısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanmaktadır. e Kamukuruluşları tarafından ıslah edilen milli tohumla üretim yapan üreticilerimiz ilave destek almaktadır. e Destek tutarları girdi maliyetlerindeki değişikliklere göre her yıl güncellenmektedir. e Çiftçilerimiz üretime karar vermeden önce, hangi havzada, hangi ürüne, ne kadar destek alacağını bilerek planlı şekilde faaliyete başlayabilecekler ve bu sayede plansız üretimin sebep olduğu birtakım olumsuzluklardan etkilenmeyecektir.

Bitkisel üretimin desteklenmesi programıyla çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilmektedir.

Temel destek ve planlı üretim desteği ile planlama kapsamındaki ürünlere belirlenen havzalarda ekim yapıldığı takdirde kullanılan mazotun tamamı, gübrenin ise yarısı nakdi olarak verilmektedir.

Yem bitkileri üretim planlaması kapsamına alınmış olup tüm havzalarda desteklenecektir. Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üreten çiftçilere ilave 9450 planlı üretim desteği ödenmektedir. Diğer taraftan su kısıtının olduğu 11 ilin 52 ilçesinde ise planlama kapsamında az su tüketen arpa, buğday, yağlık ayçiçeği, aspir, fiğ, mercimek, nohut ve yem bezelyesi üreten çiftçilerimize gübre maliyetinin kalan 9650'lik kısmı da yer altı su kısıtı desteği olarak verilmektedir. Böylece bu bölgelerde üretim planlamasına uygun ekim yapan üreticilerin mazot ve gübre maliyetinin 90100'ü desteklenmektedir. Çiftçilerimize bitkisel üretim destekleri nakdi olarak ödenmektedir.

Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organik-organomineral gübre destekleri verilmeye devam edilmektedir.

10394 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 14.09.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

Karar ile 2026 yılı bitkisel üretim desteklerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır. e 2026 üretim yılı için destek katsayı değeri bir önceki yıla göre 9427 artırılarak dekara 310 TL olarak belirlenmiştir. e Kapalı ortam bitkisel üretime yönelik genç ve kadın çiftçilere ilave destek verilecektir. e Mısır (dane) ürünün destekleme kategorisi 1. kategoriden 2. kategoriye yükseltilmiştir. Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında hayvansal üretim, su ürünleri üretimi, tarımsal araştırma ve geliştirmenin desteklenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Hayvancılıkta dane yem ihtiyacını karşılamak amacıyla yulaf, çavdar ve tritikale ürünlerinde yeşil otun yanı sıra dane üretimi de destek kapsamına alınmıştır.

Hububat üretiminde sertifikalı tohum kullanımının artırılması amacıyla bir önceki yıla göre destek katsayısı artırılarak 0,56 belirlenmiştir.

Soya üretimini teşvik amacıyla mevcut sertifikalı tohum desteğine ek, yurt içinde ıslah edilip tescil edilen ve yine yurt içinde üretilerek sertifikalandırılan tohumların kullanımı halinde ilave destek sağlanacaktır.

Organik tarım desteğinde, 1. derece tarımsal amaçlı üretici örgütlerine üye çiftçilere, destek katsayısının 9625'i oranında ilave destek verilecektir.

Katı organik-organomineral desteğinde 0,21 olan katsayı, 0,32'ye çıkarılmıştır. Biyolojik/biyoteknik mücadele desteği birim fiyatları 9021 artırılmıştır.

Yıl boyunca (12 ay) hizmet sunan serbest tarım danışmanları ile ziraat odaları ve üretici örgütlerinde istihdam edilen danışmanlara verilen tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artırılarak 2025 için 345.450 TL olarak ödenecektir. sayılı 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin

Hayvansal üretimde yeni destekleme programı temel hayvancılık ve ürün geliştirme destekleri olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.

Temel hayvancılık destekleri; büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, atık, arıcılık ve ipek böceği faaliyetlerinin desteklenmesinden oluşmaktadır. Aile işletmeleri, genç ve kadın yetiştiriciler, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan yetiştiricilere temel destek tutarına ilave destek verilmektedir. Ayrıca suni tohumlama, soy kütüğü, yerli sperma, ari işletme, sürü yöneticisi (çoban) gibi verimlilik kriterlerine ilave destek sağlanmaktadır.

Ürün geliştirme destekleri; çiğ süt, besilik erkek sığır (karkas), tiftik üretimi desteklerini kapsamaktadır. Aile işletmeleri, genç ve kadın yetiştiriciler, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan üreticilere temel destek tutarına ilave destek verilmektedir. Ayrıca ari işletme, kendi tankında soğutma, örgüt üzerinden pazarlama, karkas ağırlığı, kaliteli tiftik ve sözleşmeli üretim gibi verimlilik kriterlerine ilave destek verilmektedir.

Yeni destekleme modeli ile ilk defa;

Oğlak ve kuzuya temel destek ödemesi,

Genç ve kadın yetiştiriciye ilave destek,

Aile işletmelerine temel destek oranında ilave destek,

Doğduğu aile işletmesinden kesime giden erkek sığırlara ilave destek, Gezginci arıcılık yapanlara ilave destek ve

Birinci derece örgüt üyesi yetiştiricilere ilave destek

Strateji Geliştirme Başkanlığı verilmektedir.

Ayrıca planlı üretim bölgelerinde uygun üretim yapanlara ilave destek ve her buzağıya temel destek ödemesi yapmak suretiyle üreten herkesin destek alması sağlanmaktadır.

Yeni destekleme modeli ile birlikte hayvancılık işletmelerinin ekonomik açıdan güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefiyle sübvansiyonlu kredilerde; kadınlara, gençlere ve planlı üretim bölgelerine ilave indirim uygulanmaktadır. Bu sayede geleceğimizin teminatı gençlerimiz ve ailemizin temel direği olan kadınlarımızın üretimde kalmalarına imkân sağlanmaktadır.

10395 sayılı 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 14.09.2025 tarihinde Resmi Gazete?de yayımlanmıştır.

Karar ile 01.01.2025 tarihinden geçerli olmak üzere hayvancılık desteklerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

" Büyükbaş hayvancılık destekleri kapsamında buzağılar için bir önceki yıla göre 9040 artışla hayvan başına 1.400 TL, malaklar için 90180 artışla hayvan başına 2.800 TL'ye çıkarılmıştır.

" Küçükbaş hayvancılık destekleri kuzu/oğlaklar için ise bir önceki yıla göre yüzde 50 artışla hayvan başına 300 TLye çıkarılmıştır. e Çobandesteği, küçükbaş hayvancılıkta 300 TL olan temel desteğin 1,8 katı olmak üzere 150 baş üzerinden 81.000 TL olarak ödenmektedir. e Arıcılık desteği, üretici/yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına temel destek bir önceki yıla göre 9640 artışla 140 TL'ye, üye olmayanlara 9625 artışla 100 TLye çıkarılmıştır. e İpek böceği temel desteği bir önceki yıla göre "010 artırılarak kilogram başına 1.100 TLye, tiftik üretimi temel desteği "0100 artışla kilogram başına 160 TL'ye çıkarılmıştır. e Bakanlıkça programlanan aşı uygulamaları sonrasında oluşan atıklar için büyükbaş ve küçükbaş hayvan sahiplerine verilen temel destekleme tutarı, bir önceki yıla göre "5100 artırılmıştır. e Su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelere, ürettikleri türler ve üretim şekline göre yapılan temel destek oranları artırılmıştır. e Hayvan gen kaynakları birim destek tutarları artırılmış, Ankara keçisine ilave destek verilmektedir. e Hayvan ve sürü sağlığı desteği kapsamında, hayvan tanımlama araçlarıyla bazı aşı bedelleri de destek kapsamına alınmıştır. e Marmara Denizi'ne kıyısı olan 7 ilde, müsilajdan etkilenen balıkçı gemilerine, gemi başına ilave küçük ölçekli balıkçılık desteği verilmiştir. e Su ürünleri desteğinde, üretici örgütlerinin etkinliğini artırmak amacıyla birlik ve tanıtım kesinti oranları 962'den 903'e çıkarılmıştır.

Ayrıca ülkemizde etçi damızlık üretimi yapan işletme sayısını artırarak, daha fazla etçi ırk besilik materyalinin yerli imkânlarla yetiştirilmesi amacıyla "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi" hayata geçirilmiştir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Etçi ırk hayvan sayısını artırmak ve et arzının yerli kaynaklardan sağlanmasını desteklemek amacıyla "Güçlü Besi, Güçlü Üretim Projesi" başlatılmış; proje kapsamında etçi ırk spermasıyla doğan her buzağıya ilave destek sağlanacaktır.

Kırsalda üretimi güçlendirmek, aile işletmelerini büyütmek, gençlerimizi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dâhil etmek ve meraya dayalı üretimi daha kârlı hale getirmek amacıyla "Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi" hayata geçirilmiştir.

Bakanlığımızca 2021 yılından itibaren ülke genelinde işlenmeyen ve nadasa bırakılan arazilerde gerek bitkisel üretimin artırılması gerekse kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik azami 9675 ayni desteğin sağlandığı "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" yürütülmektedir.

Proje kapsamında uygun münavebe planı ve ekim yöntemleri uygulayarak stratejik ürünlerin üretiminde kullanılması, iklim değişikliğini dikkate alarak uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi sağlanmaktadır.

Kırsal kalkınma destekleri kapsamında; tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, kırsal kalkınma yatırımları (ekonomik ve alt yapı yatırımları), uzman eller proje desteği, bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi, IPARD ulusal eş finansman ödemeleri, çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA) katılım primi destekleri yer almaktadır.

IPARD Programı kapsamında 2007 yılı itibarıyla başlayan program üzerinden 42 ilde birçok tedbir altında tarım ve hayvancılık alanlarında hibe destekleri sağlanmaktadır. IPARD | ve IPARD II dönemi olarak başarıyla yürütülen süreç, IPARD II dönemiyle birlikte ülke geneline yayılmıştır. IPARD 1lI döneminde çıkılan ve çıkılacak çağrılarda 9650-75 arasında değişen oranlarda yatırım tedbirlerine hibe desteği sağlanmaktadır.

IPARD Programı kapsamında yer alan tedbirler ile kırsal alanda yaşayan gençlere ve kadınlara yönelik ek sıralama puanı ve ek hibe oranı uygulanarak pozitif ayrımcılık yapılmaktadır.

Bakanlığımız tarafından 2006 yılından bu yana uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) 81 ilimizi kapsamakta olup tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar, tarımsal üretime yönelik yatırımlar, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar, su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar ile altyapı yatırım konularında; yeni tesis yapımına, kısmen yapılmış yatırımların tamamlanmasına, mevcut tesislerin kapasite artırımına ve modernizasyon/otomasyonuna bütçe imkânları ve hibe tutarı limitleri doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla yeni dönem uygulamalarında hibeye esas proje tutarının "650-9670'i oranında hibe desteği verilecektir.

2006'dan bu yana; Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı, IPARD hibeleri, Genç Çiftçi Projesi ve Kırsalda Uzman Eller Projesi kapsamında 102 bin projeye günümüz fiyatlarıyla toplam 237,9 milyar TL destek verilmiş, 288 bin kişiye istihdam sağlanmıştır.

ORKÖY Projeleri kapsamında orman köylümüze yüzde 20'si hibe, yüzde 80'i faizsiz ORKÖY kredisi verilmektedir.

2025 yılında 10.830 aileye ve 7 kooperatife günümüz rakamlarıyla 3 milyar TL ORKÖY desteği sağlanmıştır.

Ayrıca üreticilerin tarımsal üretime yönelik kredi/finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması amacıyla, 8038 ve 8039 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024- Strateji Geliştirme Başkanlığı

31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda 9425-9100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.

Bu kapsamda; Sütçü ve kombine sığır yetiştiriciliği, büyükbaş hayvan besiciliği, küçükbaş hayvancılık, hastalıktan ari hayvan yetiştiriciliği, arıcılık, kanatlı sektörü, su ürünleri sektörü, temel hayvansal üretim, kapalı ortamda bitkisel üretim, yem bitkisi üretimi, yurt içi sertifikalı tohum, fide-fidan üretimi, süs bitkisi, tıbbi ve aromatik bitkiler üretimi, meyve yetiştiriciliği ve bağcılık, temel bitkisel üretim, tarım makineleri, traktör, basınçlı sulama sistemi yatırımı, tarım makineleri parkı, arazi alımı (birleştirme), lisanslı depoculuk yatırımları, ELÜS karşılığı kredi, soğuk hava deposu yatırımları, tarımsal ürünlerin işlenmesi, sözleşmeli üretim, tarımsal elektrik bedeli, tarımsal yenilenebilir enerji yatırımları, biyo-tarım yatırımları ve tarımsal AR-GE konularında faaliyet gösteren ya da faaliyete başlayacak olan gerçek ve tüzel kişi girişimciler faydalandırılmaktadır.

Üreticilerimiz temel bitkisel ve temel hayvansal üretim konularında 300.000 TL'ye kadar (300.000 TL dahil) sıfır faizli, 300.000 TL'nin üzerindeki kredilerde ise 10 milyon TL'ye kadar "050-0100 aralığında faiz/kâr payı destekli kredi/finansman kullanabilmektedir.

Bu kapsamdaki işletme kredi/finansmanlarının belirli bir kısmı ayni olarak tahsis edilmekte, bu tutar akaryakıt, gübre, tohum, fide, ilaç, veterinerlik hizmeti, yem, aşı ve benzeri tarımsal girdilerin alımına yönelik kullandırılmaktadır.

Ülkemizde gübre üretiminde kullanılan amonyak, doğalgaz, fosfat kayası ve fosforik asit gibi hammaddelerin yaklaşık 9090'1 ithal edilmektedir. Gübre fiyatları, dünya gübre ve hammadde fiyatları ile döviz kuruna bağlı olarak serbest piyasa koşullarında belirlenmekte olup küresel emtia piyasalarındaki gelişmelere paralel olarak değişkenlik göstermektedir.

İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve İran savaşının başlaması nedeniyle gübre firmalarının gübre hammadde tedariklerini yapmalarını sağlayacak çalışmalar Bakanlığımızca ilk andan itibaren sektörle koordineli bir şekilde yürütülmüştür. Gübre firmalarının tarımsal üretimde ve sanayide kullanılacak gübre ve gübre hammadde stokları, üreticilerimizin bu mevsim itibarıyla ihtiyaç duyacağı seviyeye ulaştırılmıştır.

Güzlük ekilişler için üst gübre, yazlık ekilişler için ise taban gübresinin yoğun olarak kullanıldığı ilkbahar dönemi içerisinde gübre fiyat artışlarının kontrol edilmesi amacıyla alınan tedbirler aşağıda sıralanmaktadır, e İlk etapta alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temininde 96,5 olan gümrük vergisi kaldırılmıştır.

• Amonyum sülfat, kalsiyum amonyum nitrat, amonyum nitrat, diamonyum fosfat (DAP), 20.20.0 kompoze gübresi ve diğer kompoze gübrelerde 946,5 olan gümrük vergisi de tüm ülkeler için kaldırılmıştır. e Gübre üretiminde hammadde olarak kullanılan kükürt ihracatına kısıtlama getirilmiştir. e Ülkemizin ihracat kapasitesine sahip olduğu amonyum nitrat, kalsiyum amonyum nitrat ve amonyum sülfat gübrelerinin yanında antrepolarda bulunan üre gübresinin ihracatı durdurularak bu ürünlerin yurt içinde kullanılması için tedbirler alınmıştır. e Kurulu yerli üretim kapasitemizi kullanmak ve daha uygun fiyatla gübreye ulaşılması amacıyla 2016 yılından itibaren kullanımı yasaklanan amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanılmasına izin verilmiştir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Ayrıca, gübre ve gübre hammaddelerinin alternatif ülkelerden temini amaçlı tedarikçi ülkelerin bir kısmı ile anlaşma sağlanmış olup diğer ülkelerde de girişimlerde bulunulmuştur.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından akaryakıt fiyatlarındaki küresel dalgalanmaların üretici maliyetlerine yansımasını azaltmak amacıyla Eşel Mobil Sistemi kapsamında ÖTV düzenlemeleri uygulanmaktadır.

Bununla birlikte, 2026 üretim yılı için belirlenen destek katsayı değeri olan dekara 310 TL'nin mazot ve gübre fiyatlarındaki artışa bağlı olarak güncelleme çalışmaları devam etmektedir.

Toprak iyileştirme ve gübre çalışmaları kapsamında ise; Bakanlığımız, dışa bağımlılığı düşürme öncelikli hedefleri doğrultusunda yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla gübrenin doğru miktarda ve doğru şekilde uygulanması, sulama ile birlikte gübre kullanımını ifade eden fertigasyon yöntemleri, bitki besin maddelerinin toprakta daha uzun süre etkili olmasını sağlayan yavaş salınımlı gübreler ve daha düşük dozlarda kimyasal kullanımına yönelik uygulamalar hızla devam etmektedir. Böylece, gereksiz gübre kullanımının önüne geçilerek hem maliyetler düşürülmekte hem de çevresel etkiler azaltılmaktadır.

Tarımsal ve hayvansal atıkların kompost ve biyokömür gibi yöntemlerle işlenerek organik gübreye dönüştürülmesi konusunda Ar-Ge çalışmaları devam etmektedir. Proje sonuçları uygulama birimleri ile paylaşılarak hem atıklar ekonomiye kazandırılmakta hem de toprak verimliliği artırılarak kimyasal gübre ihtiyacı azaltılmaktadır.

Ülkemizde özel sektör tarafından iyileştirme ve kapasite geliştirme çalışmaları yapılmış buna ilave olarak 2016 yılında Bandırma Gübre Fabrikaları T.A.Ş. (BAGFAŞ) tarafından Bandırma'da amonyum nitrat üretim tesisi, 2019 yılında Eti Bakır A.Ş. tarafından Samsun"da amonyum sülfat ve Mazıdağı'nda diamonyum fosfat/kompoze gübre üretim tesisleri faaliyete geçirilmiştir. Buna ilave olarak 2025 yılı itibarıyla; İstanbul Gübre Sanayi A.Ş. (İGSAŞ) tarafından Samsun ilinde 200 bin ton/yıl kapasiteli kompoze ve organik-organomineral gübre üretim tesisi, Eti Bakır A.Ş. tarafından Samsun ilinde 400 bin ton/yıl kapasiteli DAP gübresi üretim tesisi ve Gemlik Gübre Sanayii A.Ş. tarafından Bursa ilinde 550 bin ton/yıl kapasiteli üre gübresi üretim tesisi faaliyete geçirilmiştir.

Bu kapsamda "Biyo-Tarım Yatırımları" üretim konusunda hem yatırım hem de işletme kredi/finansmanı uygulamalarında 9650 indirim oranında 15 milyon TL üst limite kadar hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansman imkânı sunulmaktadır. Bu kapsamda mikrobiyal gübre, aminoasit içeren organik gübre, organik ve organomineral gübre, biyogaz atığından üretilen fermente gübre üretim tesis ve yatırımları için kredi/finansman kullandırılabilmektedir.

Yerli tohum geliştirme çalışmaları kapsamında tarla bitkilerinde 1.048 ve bahçe bitkilerinde 1.078 çeşit geliştirilmiş olup Ar-Ge faaliyetlerine devam edilmektedir.

İklim değişikliğine uyum kapsamında Tarla Bitkilerinde kuraklığa tolerant bitki olarak bugüne kadar farklı türlerde 82 çeşit tescil edilerek üretimde yaklaşık 9620 artış sağlanmıştır. Yıllık ortalama 5 yeni çeşidin tescil edilmesi hedeflenmektedir.

Tarla Bitkilerinde geliştirilen çeşitlerden 2024 ve 2025 yıllarında toplam 446 adet lisans sözleşmesi imzalanarak üretim hakları Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ve özel sektöre devredilmiştir. Bu şekilde üretilen tohumlar çiftçilerimiz tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. gi TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI LZ Strateji Geliştirme Başkanlığı

2002 yılında 145 bin ton olan sertifikalı tohum üretim miktarı 2025 yılında I milyon 351 bin tona ulaşmıştır.

2002 yılında 4 milyon adet olan sertifikalı fide/fidan üretimi, 2025 yılında yaklaşık 51 katına çıkarak 203,4 milyon adede yükselmiştir.

Ülkemizde meyvecilikte kullanılan fidan ve fidelerin "99'u yurt içinde üretilip sertifikalandırılmaktadır.

Tohum ihracatı; 2002'de 17 milyon dolardan 2025 yılında 942.065 artışla, 117 ülkeye ihracat yaparak 368 milyon dolara çıkmıştır. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 yılında "6129 olarak gerçekleşmiştir.

Ayrıca, ülkemizin genetik kaynaklarına sahip çıkmak ve atalarımızın yetiştirdiği tohumları gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla "Mirasımız Yerel Tohum Projesi" kapsamında tescil edilen yerel tohumların (Ata Tohumu) 2025 yılından itibaren Tarım Kredi Kooperatifleri marketlerinde satışına başlanılmıştır. 2026 yılında da bir milyon paketin satışa sunularak halkımızla buluşturulması planlanmıştır.

İbrahim YUMAKLI
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Hikmet Yalım Halıcı (CHP, Isparta). “Hürmüz Boğazı'nın kapatılması nedeniyle gübre tedarikinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42323, 19 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42323-hurmuz-bogazi-nin-kapatilmasi-nedeniyle-gubre-tedarikinde-yasanabilecek-aksakliklara-karsi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7bc77f65-58c5-4b39-8220-019d201e2f1f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
