# Televizyon ve dijital platform yayınlarındaki şiddet unsurlarının denetimine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/42640
- **Veren:** Ali Yüksel (Yeni Yol, Konya)
- **Muhatap:** Kültür ve Turizm Bakanlığı (Mehmet Nuri Ersoy)
- **Veriliş tarihi:** 25 Mart 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 128 gün sonra, 31 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/10bf23f0-1edd-411f-89cf-019d2a6a1608
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42640-televizyon-ve-dijital-platform-yayinlarindaki-siddet-unsurlarinin-denetimine-iliskin

> Ali Yüksel (Yeni Yol), 25 Mart 2026 tarihinde 7/42640 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 128 gün sonra, 31 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.

Uzun süredir televizyonlarda ve dijital platformlarda, mafyayı meşrulaştıran, suç örgütlerini kahramanlaştıran, silahı bir hayat tarzı gibi sunan ve tehdidi sıradanlaştıran içerikler sistematik biçimde yaygınlaştırılmaktadır. Bu yayınlar, yalnızca reyting uğruna toplumun ahlaki dokusunu aşındırmakla kalmamakta; çocuklarımızı ve gençlerimizi doğrudan hedef alan bir şiddet kültürü üretmektedir.

Devletin ilgili kurumları ise bu süreç karşısında adeta seyirci kalmış, yıllardır süren bu tehlikeli gidişata karşı etkili bir yaptırım, denetim veya politika ortaya koyamamıştır. RTÜK'ün yaptırımlarının caydırıcılığının kalmadığı, denetim mekanizmalarının göstermelik hale geldiği, yapımcıların ise hiçbir çekince duymadan şiddeti bir pazarlama aracı olarak kullandığı artık açık bir gerçektir.

Üstelik bu içeriklerin çocuk ve genç psikolojisi üzerindeki yıkıcı etkileri bilimsel olarak defalarca ortaya konulmuşken, Bakanlığın bu konuda kayda değer bir çalışma yürütmemesi, ciddi bir ihmal olarak görülmektedir. Suçun özendirildiği, şiddetin olağanlaştırıldığı ve silahın normalleştirildiği bir medya atmosferinin toplumda bıraktığı tahribatın göz ardı edilmesi kabul edilemez. Toplum, özellikle de anne babalar artık "kaçınılmaz bir sorun" değil, doğrudan devletin kontrol edebileceği fakat kontrol etmediği bir ihmal zinciri görmekte ve bundan rahatsız olmaktadır.

Bu bağlamda;

I- Yayınlarda şiddeti, silah kullanımını ve suç örgütlerini özendiren içerikler yıllardır artmasına rağmen, Bakanlığınız neden bu konuda etkili, sonuç doğurucu ve bağlayıcı bir politika geliştirmemiştir? Bu ihmalin gerekçesi nedir?

2- RTÜK'ün mevcut yaptırımlarının caydırıcı olmadığı açıkça görülmesine rağmen, daha sert ve bağlayıcı düzenlemeler getirilmesi neden bugüne kadar gündeme alınmamıştır? Bu konuda bir çalışma başlatmayı düşünüyor musunuz?

3- Bakanlığınız, çocuk ve gençlerin bu içeriklerden nasıl etkilendiğine ilişkin son beş yılda hangi bilimsel araştırmaları yaptırmıştır? Yoksa hiçbir çalışma yapılmamış mıdır? Yapıldıysa sonuçları neden kamuoyundan gizlenmektedir?

4- Dijital platformlardaki içerik denetimi konusunda sıkça dile getirilen yetersizlikler ortadayken, Bakanlığınız neden hâlâ somut bir adım atmamaktadır? Mevcut tabloyu "yetersiz denetim" olarak mı, yoksa "bilinçli bir göz ardı edilme" olarak mı değerlendirmeliyiz?

5- Şiddeti reyting malzemesi olarak kullanan yapımcıları, sorumluluk altına alacak bir standart, rehberlik veya zorunlu içerik düzenlemesi hazırlamayı planlıyor musunuz? Planlamıyorsanız bunun toplumsal karşılığı olduğunu düşünüyor musunuz?

6- Toplumsal şiddeti artıran bu yayınlara karşı kamu spotu, zorunlu bilinçlendirme çalışmaları veya sektörel eğitimler hazırlamak gibi bir hedefiniz var mıdır? Yoksa Bakanlık bu konuda da pasif kalmayı tercih etmeye devam mı edecektir?

7- Her şey dahil kum, deniz, güneş zincir otelleri işletmecisi olarak, son yılların en uzun süreli Kültür ve Turizm Bakanı olmanıza rağmen, milli kültürümüzün ve bizi millet yapan değerlerimizin korunması adına, uzun bakanlık döneminizin yok hükmünde sayılacağının farkında mısınız?

## Bakanlığın cevabı

Bakanlığımız İlgili Kurumu Olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Alınan Yazıda;

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yayıncılık alanında kamu yararını gözetmek, toplumun milli ve manevi değerlerini korumak, çocukların ve gençlerin fiziksel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı gerekli tedbirleri almakla görevli anayasal bir kurumdur. Bu kapsamda yayınlar, 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde sürekli olarak izlenmekte ve mevzuata aykırı içeriklere gerekli yaptırımlar uygulanmaktadır. Ayrıca, medya sektöründe farkındalık oluşturmak ve sorumlu yayıncılığı teşvik etmek amacıyla çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.

Dijital yayıncılık alanı, son yıllarda hızla gelişen ve uluslararası boyutu olan bir alandır. 6112 sayılı Kanun'a 2018 yılında eklenen 29/A maddesi, internet üzerinden yayın yapan platformları ve bu platformlarda içerik sunan medya hizmet sağlayıcılarını RTÜK'ün denetim alanına dahil etmiştir. Bu düzenleme ile sadece klasik radyo ve televizyon yayıncıları değil, isteğe bağlı yayın hizmetleri de hukuki çerçeveye alınmıştır.

RTÜK, şiddet ve suç unsurlarının özendirici biçimde sunulmasına karşı açık hükümlere sahip olan 6112 sayılı Kanun çerçevesinde denetim faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu alanda yalnızca yaptırım uygulamakla kalmayıp, yayıncı kuruluşların ve içerik üreticilerinin toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini teşvik etmekte; yayıncı kuruluşlara yönelik ilke kararları, rehberler ve bilgilendirme çalışmalarıyla önleyici bir yaklaşım da benimsemektedir. Bu kapsamda ilke kararları, yayıncılık etik ilkeleri ve rehber dokümanlar oluşturulmuş; sektör paydaşlarıyla düzenli istişare mekanizmaları kurulmuştur.

RTÜK, tarafından uygulanan yaptırımlar, ilgili mevzuatın verdiği yetki sınırları içinde belirlenmektedir. İhlalin niteliğine göre idari para cezası, program durdurma ve yayın lisansının iptaline kadar uzanan yaptırımlar söz konusudur.

Diğer yandan, RTÜK tarafından, çocuk ve gençlerin medya içeriklerinden etkilenmesine yönelik olarak medya kullanım alışkanlıkları, izleme ve dinleme eğilimleri gibi çeşitli kamuoyu araştırmaları yapılmaktadır. Bu çalışmaların sonuçları, https://www.rtuk.gov.tr/rtuk-kamuoyu-arastirmalari-49 adresinden kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Ayrıca ilgili bakanlıklar ve üniversitelerle iş birliği içinde çalışmalar sürdürülmektedir.

Medya okuryazarlığı faaliyetleri kamu spotları ve bilinçlendirme kampanyaları ile özellikle çocukların ve ailelerin bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içinde yürütülen medya okuryazarlığı dersleri de bu kapsamda önemli bir yer tutmaktadır.

Mehmet Nuri ERSOY
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ali Yüksel (Yeni Yol, Konya). “Televizyon ve dijital platform yayınlarındaki şiddet unsurlarının denetimine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42640, 25 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42640-televizyon-ve-dijital-platform-yayinlarindaki-siddet-unsurlarinin-denetimine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/10bf23f0-1edd-411f-89cf-019d2a6a1608

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
