# ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ülke ekonomisine olası etkilerine karşı alınan tedbirlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/42730
- **Veren:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 2 Nisan 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 42 gün sonra, 14 Mayıs 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4777f541-f87c-400f-924f-019d536953c4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42730-abd-ve-israil-in-iran-a-yonelik-saldirilarinin-ulke-ekonomisine-olasi-etkilerine-karsi-ali

> Cem Avşar (CHP), 2 Nisan 2026 tarihinde 7/42730 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 42 gün sonra, 14 Mayıs 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

24.03.2026 Salı Günü Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) 2026 yılı üçüncü toplantısı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantı sonrası yapılan basın açıklamasında; "Küresel ekonomi, belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir süreçten geçmektedir. Makroekonomik gelişmeler değerlendirilmiş, ABD/Israil-Iran Savaşı'nın küresel ekonomi ve ülkemiz üzerindeki olası etkileri Kurul üyeleriyle istişare edilmiştir. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin ekonomimize muhtemel etkilerini sınırlandırmak amacıyla güçlü bir koordinasyon içinde gereken tedbirleri almayı sürdüreceğiz. Enflasyonla mücadeleyi kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlı bir şekilde yürüteceğiz. Değişen küresel ticaret koşulları karşısında rekabet gücümüzü ve üretim kapasitemizi korumaya yönelik adımlar atmaya devam edeceğiz.", şeklinde ifadelere yer verilmiş ve savaşın enerji, akaryakıt, tarım ve dış ticarete yansımalarına ilişkin bir dizi tedbir alındığı ifade edilmiştir. Ancak somut adım anlamında- acil destek paketi vb.- topluma doğrudan yansıyacak herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

Uzmanlar, enerji maliyetlerindeki artışın cari denge ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğu ve Türkiye'den çıkan sermayenin iki yoldan makroekonomik dengeleri bozduğunu bunların; TL üzerindeki baskıyı artırarak enflasyonu besleme ve aynı zamanda dış borç servis maliyetlerini yükselterek cari açığı genişletme şeklinde gerçekleştiği, bu sürecin finansal koşulları sıkılaştırdığını, kredi kanallarındaki daralma ve yatırımların ertelenmesinin büyümeyi yavaşlattığını ifade etmektedir.

Bu bağlamda, Türkiye'nin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal ettiğini ve bu şokun; doğrudan enerji ithalat faturasının artması cari açığı büyüttüğünü, artan akaryakıt ve enerji maliyetleri enflasyonu beslediği, hükümetin pompa fiyatlarını baskılamak için ÖTV'yi düşürmesi ise bütçe gelirlerinde kayba neden olarak bütçe açığını artırdığı ifade edilmektedir. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki artış, gübre (doğal gaz girdisi), petrokimya ve alüminyum gibi enerji yoğun sanayi girdilerinin fiyatlarını da yukarı çektiği ve bu durumun üretim maliyetlerini artırarak enflasyona ek baskı oluşturacağı ve aynı zamanda bu girdilerin ithalat faturasını yükselterek cari açığı genişleteceği belirtiliyor.

20 Mart 2026 tarihli Oxford Economıcs raporuna göre: büyüme yavaşlıyor, enflasyon artıyor, enerji pahalı. Ortadoğu'daki çatışmalar, yalnızca bölgesel bir güvenlik sorunu değil; küresel güç dengelerinin, ticaret akışlarının ve enerji arzının yeniden şekillendiği daha geniş bir dönüşümün parçası olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte uluslararası sistem, tedarik zincirlerinden finansal koşullara kadar birçok alanda yeniden dengelenme eğilimine giriyor.

Bunun ekonomik yansımaları ise şimdiden hissediliyor: artan enerji maliyetleri, ticaret yollarındaki aksaklıklar ve yükselen belirsizlik, küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

Rapor, ¿Ortadoğu kaynaklı arz şokları enerji ve gıda fiyatları üzerinden enflasyonu yukarı çekerken, büyüme görünümünü zayıflatmakta ve ekonomik aktiviteyi daha kırılgan hale getirmektedir. Bu durum, ani bir krizden ziyade, etkileri zamana yayılan ve politika yapıcılar açısından daha karmaşık bir denge gerektiren bir sürece işaret ediyor. Bununla birlikte literatürde ve politika tartışmalarında öne çıkan ortak nokta açıktır: Türkiye gibi dışa bağımlılığı görece yüksek ekonomiler açısından, bu tür küresel dalgalanmalara karşı dayanıklılığı artırmanın yolu; enerji ve gıda başta olmak üzere stratejik alanlarda arz güvenliğini güçlendirmek, dış bağımlılığı kademeli olarak azaltmak ve ekonomik yapıyı bu doğrultuda daha dengeli ve sürdürülebilir bir zemine oturtmaktan geçmektedir."

Bu değerlendirmeler ve göstergeler ışığında ülkemizin kırılgan ekonomik yapısı dikkate alınarak savaşın ekonomik etkilerine ve risklerine karşı toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir 'acil önlem paketinin' gerekliliği ortadadır.

Bu bağlamda;

1. Ülkemizin doğal gaz ve ham petrolde dışa bağımlılığının azaltılması hususunda nasıl bir çalışma yürütülmektedir? Bu anlamda dış şokların etkisini bertaraf etmek üzere özel bir programın uygulamaya alınmasına ilişkin bir çalışmanız var mıdır? Bu konuda kamuoyunu bilgilendirmeyi düşünüyor musunuz?

Z. Oluşan olağanüstü durum karşısında akaryakıtta hayata geçirilen ancak, oluşan yüksek artışla birlikte yüzde 75 olarak uygulamaya alınan ÖTV payının tükenmesi ile yetersiz kalan Eşel Mobil Sistemi'nin yüzde 100 olarak uygulanması hususunda bir çalışmanız var mıdır?

3. Söz konusu uygulamayla birlikte akaryakıta gelecek zamlarla enflasyon ve hayat pahalılığının daha da katlanmaması amacıyla akaryakıttan alınan KDV ile benzin ve motorinin ÖTV'sinin içindeki KDV'ye ilişkin bir düzenleme yapmaya yönelik bir çalışmanız bulunmakta mıdır? Bu hususta ne düşünüyorsunuz?

4. Enerji güvenliğinin sağlanması, gerekli altyapı entegrasyonu oluşturulması, arz güvenliğinin tahkim edilmesi için alternatif tedarik hatlarını güçlendirmeye ve yerli, yenilenebilir enerji kapasitemizi artırmaya ilişkin bir programınız bulunmakta mıdır? Bu sayede hem enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi hem de rekabet gücünün artırılması noktasında ne tür tedbirler alınmaktadır?

5. Bölgemizdeki jeopolitik gelişmelerin ve artan petrol fiyatlarının cari işlemler dengesi ve enflasyon üzerindeki olası etkilerini bertaraf etmeye ilişkin ne tür tedbirler alınmaktadır? Bu hususta bir destek paketi ve eylem planı açıklamayı düşünüyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

Enerji arz güvenliğinin kalıcı olarak tesis edilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması amacıylaiEnerjide Tam Bağımsız Türkiye Politikası" kapsamında yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarına ivme kazandırılmıştır. 2026 yılı Mart ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünde yenilenebilir kaynakların payı %62,4'e, yerli ve yenilenebilir kaynakların toplam payı ise %71,6 seviyesinin üzerine çıkmıştır. Sakarya Gaz Sahası'ndaki doğal gaz üretimi 9,5 milyon m'/gün'e çıkarılmış ve envanterimize katılan Türkiye'nin ilk yüzer üretim platformu "Osman Gazi" ile günlük üretimin 2026 yılında 20 milyon m"e çıkarılması, 2028 yılında devreye alınması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla da günlük üretim kapasitesinin 45 milyon m''e çıkarılması hedeflenmektedir. Ayrıca Gabar sahamızda günlük üretim 81 bin varile çıkarılmış olup toplam petrol üretimimizin artırılmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Tesisi depolama kapasitesi 1,7 milyar m' ve Silivri Doğal Gaz Yer Altı Depolama Tesisi depolama kapasitesi 4,6 milyar m' olmak üzere toplamda 6,3 milyar m' olarak tam kapasite ile hizmet vermektedir. Ayrıca Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Tesisi günlük 80 milyon m' ve Silivri Doğal Gaz Yer Altı Depolama Tesisi günlük 75 milyon m' olmak üzere toplam gazlaştırma kapasitesi günlük 155 milyon m3 'tür.

Yer altı depolarımızın yanı sıra 179 milyon m' boru hattı girişleri ve 161 milyon m' LNG tesisleri girişi olmak üzere toplam günlük doğal gaz giriş kapasitemiz 495 milyon m' seviyesinde olup, Mart 2026 döneminde gerçekleşen günlük ortalama 210 milyon m''lük talep, sahip olduğumuz boru hatları, LNG/FSRU terminalleri ve depolama tesisleri vasıtasıyla güvenle karşılanmaktadır. Toplam 6,3 milyar m' kapasiteye sahip yer altı depolama tesislerimizin mevcut doluluk oranı %72 seviyesinde seyretmekte olup, bu depolar sistemin esnekliğine katkı sağlamaktadır. 2035 yılına kadar kurulu güneş ve rüzgâr enerjisi kapasitesi için toplam 120 GW olacak şekilde Ülkemizin yenilenebilir kurulu güç hedefleri 2024 yılında güncellenmiştir. Bunun yanı sıra Ülkemiz yakın zamanda enerji portföyüne nükleer enerjiyi de dahil ederek üretim portföyünü çeşitlendirmeyi amaçlamaktadır. Küresel enerji piyasalarında yaşanan jeopolitik krizlerin enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü ciddi bir baskı oluşturduğu ve enerji ithalatçısı ülkelerin maliyetlerini doğrudan etkilediği bilinmektedir. Bu çerçevede mevcut kriz ortamında Brent petrol fiyatındaki her 1 dolarlık artışın Ülkemize yıllık yaklaşık 400 milyon dolar ilave maliyet getirdiği hesaplanmakta olup, küresel piyasalardaki bu dalgalanmaların vatandaşlarımıza ve hane halkına yansımasını asgari düzeyde tutmak amacıyla eşel mobil uygulaması devreye alınmıştır.

Vergi indirimleri ve akaryakıt fiyatlarının enflasyon üzerine etkilerine ilişkin hususlar Bakanlığımız görev, yetki ve sorumluluk alanında yer almadığından, bu hususlarda Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan görüş alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ülke ekonomisine olası etkilerine karşı alınan tedbirlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42730, 2 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42730-abd-ve-israil-in-iran-a-yonelik-saldirilarinin-ulke-ekonomisine-olasi-etkilerine-karsi-ali (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4777f541-f87c-400f-924f-019d536953c4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
