# Yaşayan Diller ve Lehçeler seçmeli dersi kapsamında okutulan dillerle ilgili çeşitli verilere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/42766
- **Veren:** Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 1 Nisan 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 83 gün sonra, 23 Haziran 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ecd4d827-be7a-4c22-af50-019d4e415fb9
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42766-yasayan-diller-ve-lehceler-secmeli-dersi-kapsaminda-okutulan-dillerle-ilgili-cesitli-veril

> Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 1 Nisan 2026 tarihinde 7/42766 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 83 gün sonra, 23 Haziran 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

C. di İT ——

Anadil, bireyin dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren duyduğu ve öğrendiği ilk dildir. Bu dil, yalnızca bir iletişim aracı olmanın ötesinde, bireyin kimlik oluşumunda belirleyici bir rol üstlenir. Aynı zamanda toplumsal hafızayı, tarihi, gelenekleri ve değerleri içinde barındırarak kültürel sürekliliğin taşıyıcısı olur. Bu nedenle anadilin korunması ve gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşır. Türkiye'nin etnik çeşitliliği dikkate alındığında, farklı dillerin ve lehçelerin yaşatılması ve eğitim aracılığıyla yeni kuşaklara aktarılması kültürel zenginliğin sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetlidir.

2025-2026 eğitim öğretim yılı kapsamında uygulanan "Yaşayan Diller ve Lehçeleri" seçmeli dersi, Türkiye'nin kültürel çeşitliliğinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak bu dersin tercih edilme oranlarına ve bölgesel dağılımına ilişkin kamuoyuna açık, ayrıntılı ve şeffaf verilerin sınırlı olduğu görülmektedir.

Bu bağlamda;

1) 2025-2026 eğitim öğretim yılında "Yaşayan Diller ve Lehçeleri" dersini tercih eden öğrenci sayısı kaçtır?

2) Söz konusu ders kapsamında tercih edilen diller ve lehçeler nelerdir? Her bir dil/lehçe için tercih eden öğrenci sayısı ayrı ayrı kaçtır?

3) Bu dersin tercih edilme oranları iller bazında nasıldır? İl bazlı öğrenci sayıları ve tercih dağılımı nedir? İller bazında söz konusu dersin açıldığı okul sayısı kaçtır?

4) Dersin açılabilmesi için gerekli asgari öğrenci sayısı kriteri nedir? Bu kriter nedeniyle açılamayan sınıf sayısı kaçtır?

5) Dersin uygulanmasında öğretmen temini, materyal eksikliği veya idari kısıtlar gibi sorunlar yaşanmakta mıdır? Yaşanıyorsa bu sorunların giderilmesine yönelik hangi adımlar atılmaktadır?

6) Bakanlığınız, "Yaşayan Diller ve Lehçeleri" dersine yönelik farkındalığı ve tercih oranlarını artırmak amacıyla herhangi bir çalışma yürütmekte midir?

## Bakanlığın cevabı

Bakanlığımıza İlgi'de kayıtlı yazıyla iletilen Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen'in 7/42766 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Milli Eğitim Bakanı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN

Strateji Geliştirme Başkanlığı > YÜZYILI YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Bireylere çağa yön verebilecek ve uluslararası düzeyde rekabet gücü sağlayacak becerileri edindirmenin temel kaynağı eğitimdir. Eğitimin niteliğinin artması kısa vadede bireye; uzun vadede ise ülke kalkınmasına katkı sağlamaktadır. Ülkeler eğitimin sağladığı katkılardan en yüksek düzeyde yararlanmak için eğitimin kapsayıcılığını artırmaya çalışırken aslında toplumun tamamının eğitime erişimini hedeflemektedir. Toplumdaki tüm kesimlerin eğitim olanaklarından aynı şekilde yararlanabilmesi ve bireyin sosyal, ekonomik, kültürel, etnik vb. özelliklerinden bağımsız olarak eğitime erişiminin sağlanması, eğitimde firsat eşitliği bağlamında değerlendirilmektedir.

Türkiye'de 2002-2025 yılları arasında eğitimde fırsat eşitliği ve demokratikleşme hususlarında önemli bir dönüşüm yaşanmıştır. Bakanlığımızca özellikle 2002 yılı sonrasında yapılan çalışmalar, gerçekleştirilen geniş kapsamlı reformlar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde eğitimde demokratikleşme uygulamaları daha belirgin bir şekilde sahaya yansımıştır.

Bununla birlikte Bakanlığımız 2024-2028 Stratejik Planı'nın 1. Amaç'ı; "Temel eğitimde firsat eşitliği ve eğitime erişimin sağlandığı, öğretim süreçleri ve eğitim ortamlarının etkin kullanıldığı bir ekosistem inşa ederek öğrencileri çağın gerektirdiği evrensel yeterliliklere sahip, milli ve manevi değerleri benimsemiş sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetiştirmek" olarak belirlenmiştir.

Çağın gerektirdiği evrensel yeterlilikler temelinde eğitimin daha demokratik hâle getirilmesi amacıyla atılan adımlar, eğitim sürecine daha fazla katılım ve fırsat eşitliği sağlayacak şekilde planlanmıştır. Bu amaçla çıkarılan mevzuat ve geliştirilen projelerle (Demokratik Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi Projesi ve Temel Eğitimde Demokrasi Kültürünün Güçlendirilmesi Projesi gibi) birlikte fırsat eşitliğinin artırılmasına yönelik önemli adımlar atılmıştır. 2004 yılında çıkarılan "Milli Eğitim Bakanlığı Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Yönergesi" ile eğitim sisteminin daha demokratik bir yapıya dönüşmesi hedeflenmiş, bu Yönerge ile öğrenci merkezli bir anlayışın benimsenmesini ve katılımcı yönetim süreçlerinin geliştirilmesi desteklenmiştir.

2007 yılında yürürlüğe giren 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında yapılan düzenlemelerle; azınlık okullarında Türkiye'deki diğer özel öğretim kurumlarında olduğu gibi eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesine katkı sağlanırken azınlık toplumlarının kendi dillerinde eğitim yapma hakkı ile kültürel ve dilsel kimliklerini koruma hakları da güvence altına alınmıştır. Bu yolla, Türk vatandaşlığının gereği olarak Türkçenin öğrenilmesi teşvik edilirken toplulukların kendi dillerini korumasına ve yaşatmasına da katkı verilmiştir.

Eğitimde niteliği ve fırsat eşitliğini artırmanın en önemli adımlarından birisi de eğitimde dijitalleşme konusunda atılmıştır. Türkiye'de Bilgisayarlı Eğitime Destek Projesi ve FATİH Projesi gibi projelerle de eğitimde fırsat eşitliğinin artırılması amaçlanmıştır. Söz konusu projeler aracılığı ile; donanım ve yazılım altyapısıyla okullar güçlendirilmiş, e-içerik yönetimi için 2012'de EBA platformu hizmete sunulmuştur. Eğitimde dijitalleşme konusunda devasa bir atılım içerisinde olan Türkiye, dünyada tüm sınıflarında etkileşimli tahta bulunan tek ülke konumundadır. eN A MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN

• iZ Xİ h > *; .. : : Xx YÜZYILI m Strateji Geliştirme Başkanlığı DO ta yi beni anl

Eğitimde fırsat eşitliğinin en kritik halkası olan erken çocukluk eğitimine erişimi kolaylaştırmak amacıyla "Okul Öncesi Eğitim Kurumları Eğitime Erişim Modelleri Uygulama Yönergesi" yürürlüğe girmiştir. Şube açılamayan ya da mekânsal imkânların sınırlı olduğu yerlerde "Geçici Köy Ana Sınıfı", "Taşıma Merkezinde Ana Sınıfı", "Evde Okul Öncesi Eğitim", "Mevsimlik Tarım İşçileri ile Göçer/Yarı Göçer Ailelerin Çocuklarına Yönelik Saha Sınıfları" ve "Mobil Ana Sınıfı" gibi esnek modeller, öğrencilerin ve ailelerin hizmetine sunulmuştur.

Türkiye'de eğitimde demokratikleşme ve fırsat eşitliği hususunda gerçekleştirilen önemli atılımlarından bir diğeri de öğretim programlarının yeniden düzenlenmesi ile gerçekleştirilmiştir. Eğitim sistemleri; hızla dönüşen dünyada değişime ayak uydurma sorumluluğu ile birlikte, değişimi yönlendirecek yetkin bireyleri yetiştirmekle de sorumlu kabul edilmektedir. Değişimi yönlendirecek yetkin bireyler, ancak ve ancak eğitimini sağlam temellere dayandırarak gücünü köklerinden alanlardan oluşacaktır. Bu gereklilik eğitim sistemi içerisindeki öğretim programlarında etkin değişiklikler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu amaçla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli geliştirilerek uygulamaya konulmuştur. Modelin medeniyet kurma ve geliştirme iddiasını barındırmaktadır. Eğitimi salt teknik bir süreç olmanın ötesine taşıyarak bir anlam inşa etme süreci olarak ele alan bu yaklaşım, milli ve manevi değerleri temel bir referans ve çıkış noktası olarak benimsemektedir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, kapsamlı çalışmalar ile birlikte eğitime erişim ve eğitimde demokratikleşme sürecinin bir sonucudur. Bu süreç, yalnızca eğitim sistemi ve öğretim programının değişimiyle değil aynı zamanda düşüncenin ve düşünceyi şekillendiren dilin dönüşümüyle tamamlanmaktadır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Türkiye Cumhuriyetinin ikinci yüzyılına yön veren ve milli birikimi çağın eğitim anlayışıyla buluşturan özgün bir eğitim tasavvurudur. Model; öğretim süreçlerinden ölçme ve değerlendirmeye; öğretmen gelişiminden dijital öğrenme ekosistemine kadar tüm eğitim sistemini dönüştüren kapsamlı bir çerçeveye sahiptir. Modelin merkezinde; bilgiyi değerle, öğrenmeyi üretimle, eğitimi insanla bütünleştiren bir anlayış bulunmaktadır. Bu yaklaşım insanı zihinsel, sosyal-duygusal, fiziksel ve ahlaki yönleriyle bir bütün kabul etmektedir.

Sosyal, kültürel ve ekonomik normlara yönelik değişim ve dönüşüm sürecinin hız kazandığı bugünlerde, insanların ve milletlerin birbirleriyle olan iletişim ve etkileşimleri de aynı hızda ilerleme kaydetmektedir. Bu durum bir iletişim aracı olarak yabancı dilin önemini daha fazla öne çıkarmakta, birden fazla dilde iletişim yeterliğine sahip olmak kişiler için önemli bir ihtiyaç hâline gelmektedir. Eğitim sistemleri bu ihtiyaca cevap verebilmek için çeşitli politikalar geliştirmekte, uluslararası kuruluşlar bu konuyu önemli bir gündem maddesi olarak ele almaktadır.

Bakanlığımızca dil eğitimine yönelik birçok uygulama hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda, dil eğitiminin daha nitelikli ve verimli hale getirilmesi amacıyla 2021 yılında Yabancı Dil Eğitiminin Geliştirilmesi Projesi uygulamaya alınmıştır. Birçok alt faaliyete sahip olan projenin temel amacı; Türkiye'deki yabancı dil eğitimindeki kalitenin uluslararası standartlara uygun bir şekilde öğrenci, öğretmen ve öğretim programı gibi boyutları kapsayarak bilimsel veriler ışığında geliştirilmesidir. Yetişkin ve çocuk dil öğrenicilerinin yabancı dilde dört dil becerilerini (okuma, yazma, dinleme ve konuşma) geliştirmek amacıyla Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (D-AOBM) Tamamlayıcı Cilt Eğitici Eğitim Seti" hazırlanmıştır. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan yabancı dil öğretmenlerine yönelik D-AOBM Tamamlayıcı Cilt eğitimleri verilerek yabancı dil eğitiminin niteliğinin geliştirilmesine katkıda bulunulmuştur.

| MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI O) sizin

1 Strateji Geliştirme Başkanlığı O) iz i* İSİ kN yar

Öte yandan Bakanlığımız Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından öğrencilerin akademik derslerinin yanı sıra uluslararası düzeyde dil eğitimi almalarını sağlamak, öğrencilerin milli ve manevi değerlerine sahip, farklı kültürleri tanıyan, uluslararası düzeyde bilgi ve kültür sahibi, dünyadaki gelişmeleri, teknolojik ve güncel bilimsel ilerlemeleri, uluslararası düzeyde önem arz eden konuları takip edebilmelerine destek vermek ve yükseköğrenime hazırlamak amacıyla 2012 yılından itibaren Anadolu imam-hatip liselerinde hazırlık dil sınıfları açılmış; bu okullarda Almanca, Arapça, Çince, Farsça, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Japonca, Korece ve Rusça olmak üzere 1l ayrı dilde eğitim verilmektedir. Yine Yoğunlaştırılmış Yabancı Dil Programı uygulayan tüm imam hatip ortaokullarında "Aracı Dilsiz Eğitim" sloganıyla, dil eğitiminde dört temel becerinin geliştirilmesi esas alınarak öğrencilere çok erken yaştan itibaren kalıcı bir dil eğitimi verilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca Bakanlığımız Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yabancı dil ders saatlerinin yükseltildiği, İngilizcenin yanında Almanca eğitiminin de verildiği Çoklu Yabancı Dil Eğitim Modeli 2023-2024 eğitim öğretim yılında 26 ildeki 32 okulda, 2 bin 999 beşinci sınıf öğrencisinin katılımıyla başlatılmış ve o zamandan bu yana kapsamı genişletilerek devam etmektedir.

Türkiye; gerek toplumsal yapısı ve coğrafi konumu gerekse kültürel ve ekonomik ilişkileri bakımından birçok dilin konuşulduğu, bireylerin birden fazla dilde yeterlik kazanmayı arzuladığı ve buna ihtiyaç duyduğu bir ülke durumundadır. Eğitim sistemi de bu toplumsal talep ve ihtiyaçları karşılamayı sağlayacak şekilde şekillendirilmekte ve güncellenmektedir.

Bu kapsamda çoğul dillilik kavramı ortaya çıkmaktadır. Çoğul dillilik, bir dil çeşitliliği hazinesi olarak bireylerin ana dilini ve öğrendikleri diller ile lehçeleri içeren bir kavramdır. Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metninde çoğul dillilik; birden fazla dilde farklı derecelerde dil becerisine sahip olan ve farklı kültürlerde deneyimi olan sosyal bir varlık niteliğindeki bireyin, iletişim ve kültürler arası etkileşimde yer almak amacıyla dili kullanabilme becerisi olarak tanımlanmaktadır. Bireyin birden fazla dili kullanabilmesi ve birden fazla dilde iletişim ihtiyacını karşılayabilmesi durumuna da işaret eden bu kavrama göre birey, öğrendiği dilleri birbirinden zihinsel olarak ayrı şekilde taşımamakta; iletişim ihtiyacını en iyi şekilde karşılayabilmek için farklı dillere yönelik bilgisini birlikte kullanabilmektedir.

Bu anlayış çerçevesinde Bakanlığımız "Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersini; ülkemizin kültürel zenginliğinin bir parçası olarak eğitimde fırsat eşitliğini ve eğitimin demokratikleşmesini destekleyen, öğrencilerin bireysel ilgi ile ihtiyaçlarını dikkate alan ve öğrencilere her türlü ayrımcılıktan uzak bir eğitim ortamı sağlanmasına katkı sağlayan bir alan olarak değerlendirmektedir. Nitekim Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile öğrencilerin sosyoekonomik, inanç ya da kimlik durumları nedeniyle dezavantajlı olmadığı bir eğitim öğretim süreci tasarlanmıştır. Öğrencilerin bütüncül gelişim alanlarını hedefleyen bu model; bilgi, beceri, sosyal, duygusal öğrenme becerileri, eğilimler, okuryazarlık becerileri ve değerler etrafında yapılandırılan öğretim programlarıyla milli eğitim anlayışının somut göstergeleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Anlamlı ve derin öğrenmelere vurgu yapan öğretim programlarında içeriğin sadeleşerek derinleşmesi adına somut adımlar atılmıştır.

2012-2013 eğitim öğretim yılından bu yana ortaokullarda seçmeli ders olarak okutulan "Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersinin öncelikli amacı, ülkemizde var olan yaşayan diller ve lehçeleri gelecek kuşaklara aktarılabilmek, toplumsal temsiliyeti güçlendirmek ve farklı kültürlere saygılı, çoğulcu bir eğitim ortamı oluşturmaktır. "Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersi ile ana dili farklı olan öğrenciler Kürtçe (Kurmancca ve Zazaca) Abhazca, Çerkezce (Adıgece), Lazca, Gürcüce, Arnavutça, Boşnakça gibi dersleri alabilmektedir.

5 CN A MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN LE DM Strateji Geliştirme Başkanlığı hey YÜZYILI

"Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersinin öğretim programının hazırlanmasında bir arada yaşama kültürü temel alınmıştır. Bu doğrultuda hazırlanan öğretim programı çerçevesinde; Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu'ndaki eşitlik ilkesi gözetilerek temel insan hak ve özgürlüklerini destekleyen bir yaklaşımla ders kitapları hazırlanmakta; içerikler ırk, renk, din, dil veya etnik köken gözetmeksizin evrensel değerlerin herkes için geçerli olduğu bilincini aşılamaktadır. Hazırlanan içeriklerin tümü bilimsel esaslara dayalı olarak geliştirilmekte, bu içerikler toplumsal kesimlerin inanç ve düşünce biçimlerini küçük düşürebilecek her türlü ifade ve imadan arındırılmış bir şekilde sunulmaktadır.

Bu kapsamda öğrencilerin talepleri dikkate alınmakta, en az 10 öğrencinin tercihi ile dersler açılmaktadır. İlgili alanda kadrolu öğretmen bulunmaması durumunda diğer okullardan görevlendirme veya ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirilmesi yoluyla kesintisiz eğitim desteği sağlanmaktadır. Öte yandan talepler doğrultusunda Adığeceden Kürtçeye, Lazcadan Boşnakçaya kadar uzanan geniş bir yelpazede ders açılabilmektedir.

Seçmeli derslerin uygulanmasına ilişkin geri bildirimler ve sahadan elde edilen veriler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenli olarak takip edilmekte; ihtiyaç duyulması hâlinde öğretim programları, materyaller ve uygulamaya ilişkin iyileştirmeler sağlanmaktadır.

Aşağıda yer alan öğretim programları, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi eğitim öğretim kurumlarında Talim ve Terbiye Kurulunun ilgili kararları doğrultusunda 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaktadır: e oAdığece ve Abazaca (Kiril Alfabesi); 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar Öğretim Programı

2012/153 sayılı Karar

"e Lazca;5,6, 7 ve 8. Sınıflar Öğretim Programı 2013/119 sayılı Karar

"e Gürcüce 5,6, 7 ve 8. Sınıflar Öğretim Programı 2014/89 sayılı Karar e Adığece (Latin Alfabesi) 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar Öğretim Programı 2015/18 sayılı

Karar

" Kürtçe (Kurmancca ve Zazaca);

5. Sınıf Öğretim Programı 2012/154 sayılı Karar

6. Sınıf Öğretim Programı 2014/5 sayılı Karar

7. Sınıf Öğretim Programı 2014/22 sayılı Karar

8. Sınıf Öğretim Programı 2015/100 sayılı Karar e Arnavutça 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar Öğretim Programı 2017/8 sayılı Karar e Boşnakça5, 6, 7 ve 8. Sınıflar Öğretim Programı 2017/9 sayılı Karar

2025-2026 eğitim öğretim yılına ait veriler incelendiğinde temel eğitim düzeyinde 37.360 öğrencinin "Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersini tercih ettiği görülmektedir.

"Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersine ilişkin sunulan ders kitaplarında olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere ücretsiz olarak sunulan tüm ders kitapları ve eğitim materyalleri; pedagojik mükemmeliyet ve hukuki güvence prensibiyle hazırlanmaktadır. 14.10.2021 tarihli ve 31628 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca bu eserler; Anayasa ve güncel mevzuatla tam bir uyum içerisinde, bilimsel yeterliliği titizlikle denetlenmiş bir yapıya sahiptir. Öğretim programlarının amaçlarını kapsayan, öğrencilerin gelişim özelliklerini ve sınıf seviyelerini önceleyen bu kaynaklar; dil, anlatım ve görsel tasarım kalitesiyle öğrenme sürecini en üst seviyeye taşımaktadır.

Eğitim materyalleri ve ders kitaplarının hazırlanmasına yönelik kriterler, Talim ve Terbiye Kurulu tarafından 15.10.2024 tarih ve 117172165 sayılı Kurul Mütalaası ile uygun bulunan "TYMM Ders Kitapları ve Eğitim Araçları ile Bunlara Ait Elektronik İçeriklerin ad MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN İM NM Strateji Geliştirme Başkanlığı yüzyıLı

EN Hi mia

İncelenmesinde Değerlendirmeye Esas Olacak Kriterler ve Açıklamalar" belgesi ile belirlenmiştir. Özellikle farklı kültürlere saygılı, çoğulcu ve her türlü ayrımcılığı reddeden bir anlayışı temel alan kriterlerin bazıları aşağıda sunulmuştur: e Anayasa'da ve Milli Eğitim Temel Kanunu'nda açıkça hükme bağlanmış eşitlik ilkesi gözetilerek temel insan hak ve özgürlüklerini destekleyen ve her türlü ayrımcılığı reddeden bir yaklaşımla hazırlanmalıdır. e Ders kitabı ve eğitim aracı eşitlikçi ve kapsayıcı şekilde tasarlanmalı, bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edebilecek herhangi bir unsur bulundurmamalıdır.

" İçerikte çoğulculuk ilkesi gözetilmelidir.

" İçerikte ırk, renk, dil, din, siyasi tercih, etnik köken, mülkiyet veya başka herhangi bir ayrım gözetilmeksizin evrensel insan haklarının herkes için geçerli olduğu ilkesi esas alınmalıdır.

"e Konuların işlenişinde veya örneklerde, insanların betimlenmesi ve olayların sunulmasında toplumsal eşitlik ilkesi gözetilmelidir.

" İçerik oluşturulurken toplumun tüm kesimlerine hitap edilerek toplumsal temsiliyet dikkate alınmalıdır.

" İçerikte din ve vicdan hürriyeti, düşünce ve ifade özgürlüğü, adalet, toplumsal barış ve insan hakları gözetilmelidir; bu anlayışı bozan herhangi bir ifade veya ima yer almamalıdır.

" İçerikrol, statü ve kuşaklar arası çatışma oluşturmayacak mahiyette olmalıdır.

" Toplumsal kesimlerin düşünce ve inanç biçimini, siyasi görüş ve felsefi tercihini küçük düşürebilecek, ön yargı ile değerlendirilmesine yol açabilecek anlatımlara yer verilmemelidir.

" İçerikte tarafsızlık ilkesi gözetilerek kişileri ve toplulukları aşağılayıcı, dışlayıcı, etiketleyici veya aşırı yüceltici ifadeler bulunmamalıdır.

" İçerikte farklı kültürel ve etnik yapılar ile yerel-yöresel ayrıntılar, din ve mezhep kaynaklı özellik ve davranışlar üzerinden gidilecek genellemelere yer verilmemelidir.

" İçerikte gelir düzeyine veya sosyal konuma göre bireyi aşağılayacak ya da yüceltecek ifade, kinaye, ima yer almamalıdır.

" İçerikte bireysel, sosyal, mesleki kimlikleri ve kişilikleri küçülten herhangi bir ifade veya ima yer almamalıdır.

Bu kapsamda "Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersine yönelik hazırlanan eğitim araçlarının listesi Tebliğler Dergisinde yayımlanmış olup bu eğitim araçları içinde Talim ve Terbiye Kurulu Kararı ile uygun bulunan eğitim araçları şunlardır:

Yaşayan Diller ve Lehçeler Abazaca 5-8 (Modül 1), Yaşayan Diller ve Lehçeler Abazaca 5-8. Sınıflar (Modül 3), Yaşayan Diller ve Lehçeler Abazaca 5-8. Sınıflar (Modül 4), Yaşayan Diller ve Lehçeler Adığece 5-8 (Modül 1), Yaşayan Diller ve Lehçeler Adığece 5-8. Sınıflar (Modül 3), Yaşayan Diller ve Lehçeler Adığece 5-8. Sınıflar (Modül 4), Yaşayan Diller ve Lehçeler Adığece -Çerkesçe Eğitim Aracı 5 (Batı Diyalekti), Yaşayan Diller ve Lehçeler Adığece -Çerkesçe Eğitim Aracı 6 (Batı Diyalekti), Yaşayan Diller ve Lehçeler Arnavutça 5, Yaşayan Diller ve Lehçeler Arnavutça 6, Yaşayan Diller ve Lehçeler Arnavutça 7, Yaşayan Diller ve Lehçeler Arnavutça 8, Yaşayan Diller ve Lehçeler Boşnakça 5, Yaşayan Diller ve Lehçeler Boşnakça 6, Yaşayan Diller ve Lehçeler Boşnakça 7, Yaşayan Diller ve Lehçeler Boşnakça 8, Yaşayan Diller ve Lehçeler Gürcüce (Modül 1), Yaşayan Diller ve Lehçeler Gürcüce (Modül 2), Yaşayan Diller ve Lehçeler Gürcüce (Modül 3), Yaşayan Diller ve Lehçeler Gürcüce (Modül 4), Yaşayan Diller ve Lehçeler Kurmanci 5, Yaşayan Diller ve f N A) MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN

• İĞL MS y İşK Gi ve N YUZYILI İN Ül v Strateji Geliştirme Başkanlığı DO

Lehçeler Kurmanci 6, Yaşayan Diller ve Lehçeler Kurmanci 7, Yaşayan Diller ve Lehçeler Kurmanci 8, Yaşayan Diller ve Lehçeler Lazuri 8 Doguroni Materyali/Lazca 8 Öğretim Materyali, Yaşayan Diller ve Lehçeler Zazaki 5, Yaşayan Diller ve Lehçeler Zazaki 6, Yaşayan Diller ve Lehçeler Zazaki 7, Yaşayan Diller ve Lehçeler Zazaki 8.

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan "İlk ve Ortaöğretim Kurumlarında Yabancı Diller, Yaşayan Diller ve Lehçelerin Öğretimi: Mevcut Durum Analizi ve Politika Önerileri" konulu rapor; yabancı diller, yaşayan diller ve lehçelerin öğretimindeki mevcut durumu, güçlü ve zayıf yönleri öğretmen ve öğrencilerin görüşlerine göre analiz edip bu görüşler rehberliğinde ileride geliştirilebilecek olan politikalara katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde yabancı diller, yaşayan diller ve lehçelerin öğretim sürecine yönelik politika önerilerine ve çalışma alanlarına yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından benzer şekilde dönemsel olarak konuya ilişkin izleme ve değerlendirme çalışmaları yapılmaktadır.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Yaşayan Diller ve Lehçeler seçmeli dersi kapsamında okutulan dillerle ilgili çeşitli verilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42766, 1 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42766-yasayan-diller-ve-lehceler-secmeli-dersi-kapsaminda-okutulan-dillerle-ilgili-cesitli-veril (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ecd4d827-be7a-4c22-af50-019d4e415fb9

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
