# Kayyım atanan belediyelerin hizmetlerine ve yatırımlarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/42902
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Mustafa Çiftçi)
- **Veriliş tarihi:** 1 Nisan 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 121 gün sonra, 31 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fc086135-ef92-4464-8dc0-019d4d369354
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42902-kayyim-atanan-belediyelerin-hizmetlerine-ve-yatirimlarina-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 1 Nisan 2026 tarihinde 7/42902 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 121 gün sonra, 31 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Öznur Bartin

2016 yılından bu yana uygulanan kayyım politikaları, Türkiye'de yerel yönetimlerin demokratik meşruiyetini, idari özerkliğini ve kamusal hizmet üretme kapasitesini doğrudan etkileyen yapısal bir yönetsel müdahale pratiği haline gelmiştir. Bu süreç, yerel demokrasinin temel ilkeleri olan seçme-seçilme hakkı, katılımcılık, hesap verebilirlik ve yerinden yönetim ilkeleri bakımından ciddi bir aşınmaya yol açmıştır.

2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti); 3 büyükşehir, 7 il, 58 ilçe ve 10 belde olmak üzere toplam 78 belediyede yerel yönetimi kazanmış; tüm idari ve seçimsel tartışmalara rağmen halkın demokratik iradesi güçlü bir biçimde sandığa yansımıştır. Ancak seçimlerin hemen ardından başta Hakkâri Belediyesi olmak üzere; Van Büyükşehir, Mardin Büyükşehir, Batman, Halfeti, Tunceli, Bahçesaray, Akdeniz, Siirt ve Kağızman belediyelerinde seçilmiş eş başkanlar görevden alınmış ve yerlerine kayyım atanmıştır.

Özellikle Hakkâri Belediyesi örneği, kayyım uygulamalarının yerel hizmetler üzerindeki somut etkilerini ortaya koyan çarpıcı bir vaka niteliği taşımaktadır. 3 Haziran 2024 tarihinde Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış'ın gözaltına alınmasının ardından belediyeye kayyım atanmış; bu süreçte kent genelinde yol, su ve altyapı hizmetlerinde ciddi aksaklıklar yaşandığı yönünde yoğun toplumsal şikâyetler ortaya çıkmıştır. Sahadaki mevcut durum; altyapı yatırımlarının yetersizliği, (oulaşım ağlarının bozulması ve temel belediyecilik (hizmetlerinin sürdürülebilirlikten uzaklaşması şeklinde tezahür etmektedir.

Kayyım uygulamalarının yalnızca yönetsel bir tasarruf olmadığı; aynı zamanda hukuki dayanakları bakımından da tartışmalı bir alan yarattığı görülmektedir. Görevden alınan belediye eş başkanlarına yöneltilen suçlamaların büyük çoğunluğu belediyecilik faaliyetleriyle doğrudan ilişkili olmayıp; ifade özgürlüğü ve siyasal faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gereken fiillere dayandırılmıştır. Bu durum, ölçülülük ve hukuki güvenlik ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Nitekim yargı süreçlerinde; usul hataları, yetersiz gerekçeler ve savunma hakkının kısıtlanması gibi hususlar üst yargı mercilerince de tespit edilmesine rağmen, seçilmiş yöneticilerin görevlerine iade edilmemesi hukukun üstünlüğü ilkesini zedeleyen bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tarih Olar 2972 4 . 4 y 9 0 3

Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Konseyi bünyesindeki Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğini güvence altına alan temel bir uluslararası belgedir. Ancak Türkiye'nin bu Şarta koyduğu çekinceler, yerel yönetimlerin yetki ve kaynaklarını sınırlayan bir çerçeve oluşturmakta; kayyım uygulamaları ise bu sınırlamaların ötesine geçerek yerel yönetimlerin doğrudan merkezi idare tarafından ikame edilmesine yol açmaktadır.

2016 yılından bu yana toplam 153 belediyeye kayyım atanmış olması; bu uygulamanın istisnai bir tedbir olmaktan çıkarak süreklilik arz eden bir yönetsel modele dönüştüğünü göstermektedir. Bu süreçte eş başkanlık sistemi ortadan kaldırılmış, kadın politikalarına yönelik kurumsal yapılar tasfiye edilmiş, belediye emekçileri işten çıkarılmış ve kamuya âit taşınmazların satışına ilişkin ciddi tartışmalar ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeler, yerel yönetimlerin toplumsal fayda üretme kapasitesini önemli ölçüde zayıflatmıştır.

Ayrıca kayyım yönetimleri döneminde belediyelerin borçluluk düzeylerinde artış yaşandığı, mali şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının zayıfladığı yönünde kamuoyuna yansıyan bulgular, bu uygulamanın ekonomik ve yönetsel etkilerinin de incelenmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu çerçevede; kayyım uygulamalarının hukuki, idari ve sosyo-ekonomik etkilerinin ortaya çıkardığı çok boyutlu tahribatın giderilmesi, yerel yönetimlerin demokratik işleyişinin yeniden tesis edilmesi ve Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleriyle uyumlu bir yerel yönetim rejiminin inşa edilmesi amacıyla; ilgili bakanlıkların mevcut yasal ve idari düzenlemeleri gözden geçirerek gerekli mevzuat değişikliklerini hayata geçirmesi, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı kapsamında konulan çekincelerin kaldırılması ve kayyım uygulamasına son verilmesine yönelik somut bir takvimin oluşturulması gerekliliği ortadadır.

Bu bağlamda;

1. Kayyım atamalarının dayanağını oluşturan mevzuatın, Anayasa'da güvence altına alınan seçme ve seçilme hakkı ile yerinden yönetim ilkesiyle uyumuna ilişkin Bakanlığınızca yapılmış kapsamlı bir etki analizi bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise bu analizlerin sonuçları nelerdir?

2. Kayyım uygulamasının geçici bir idari tedbir olmaktan çıkarak süreklilik arz eden bir yönetsel modele dönüşmesine ilişkin Bakanlığınızın kurumsal değerlendirmesi nedir? Bu uygulamanın sonlandırılmasına yönelik somut bir takvim veya yol haritası mevcut mudur?

3. Hakkâri Belediyesi başta olmak üzere kayyım atanan belediyelerde; eş başkanlık sistemi kaldırıldıktan sonra yönetim yapısında meydana gelen değişikliklerin hizmet sunumuna etkilerine ilişkin bir performans değerlendirmesi yapılmış mıdır?

4. Kayyım yönetimindeki belediyelerde son 10 yıl içerisinde altyapı, yol ve su hizmetlerine ayrılan bütçe kalemleri, bu kalemlerin gerçekleşme oranları ve yatırımların mahalle bazlı dağılımı nedir; söz konusu veriler hangi gerekçelerle kamuoyuyla düzenli ve şeffaf biçimde paylaşılmamaktadır?

42 5072.

5. Kayyım atanan belediyelerde borçluluk düzeyi, bütçe açığı ve mali yükümlülüklerde meydana gelen değişim nedir? Görevden alınan eş başkanların yönettiği dönem ile kayyım dönemine ilişkin karşılaştırmalı mali veriler nelerdir?

6. Kayyım yönetimindeki belediyelerde görevden alınan personel sayısı, bu personelin statüsü ve yerine yapılan atamaların niteliği nedir? Bu süreçte liyakat ilkesinin nasıl gözetildiği denetlenmekte midir?

7. Kayyım atanan belediyelerde kadın politikaları, kreşler ve toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı hizmetlerin kapatılmasına ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Bu hizmetlerin yeniden tesisine yönelik bir planlama bulunmakta mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi O: 10.04.2026 tarihli ve 1836040 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde yer alan Hakkâri Milletvekili Öznur BARTİN"'e ait 7/42902 esas numaralı soru önergesi incelenmiştir.

Bahse konu soru önergesinde belirtilen hususlarla ilgili olarak yapılan incelemede;

Anayasanın 127 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "(...)görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir. " hükmü,

Belediye Kanununun 45 inci maddesinde yer alan "Ancak, belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilir. Görevlendirilecek kişinin seçilme yeterliğine sahip olması şarttır. Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye meclisi üyesinin istifa etmesi halinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemleri valilik onayı ile defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gördürülebilir. Bu belediyelerde belediye meclisi, başkanın çağrısı olmadıkça toplanamaz. Meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkileri 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütülür. " hükmü ile,

Belediye Kanununun 46 ncı maddesinde yer alan "Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması ve yeni belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin yapılamaması durumunda, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından görevlendirme yapılır. Görevlendirilecek kişinin belediye başkanı seçilme yeterliğine sahip olması şarttır. " hükmünün amir olduğu,

Konu ile ilgili olarak, Mülkiye Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesinde yer

Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman Yardımcısı a er alan "Genel teftiş programları yıllık olarak düzenlenir ve genel olarak ilgili kurum ve kuruluşların üç yılda bir teftişi esas alınarak yürütülür. " hükmü uyarınca Hakkâri, Van,

Batman, Tunceli, Siirt, Mardin ve Kars Belediyelerinin teftiş edildiği anlaşılmıştır. Bilgilerinize arz ederim.

Mustafa ÇİFTÇİ Bakan

Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman Yardımcısı İŞ ak

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Kayyım atanan belediyelerin hizmetlerine ve yatırımlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42902, 1 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42902-kayyim-atanan-belediyelerin-hizmetlerine-ve-yatirimlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fc086135-ef92-4464-8dc0-019d4d369354

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
