# Emekliler arasında oluşan maaş farklılıklarının giderilmesi talebine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/43351
- **Veren:** Özgür Ceylan (CHP, Çanakkale)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 14 Nisan 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 125 gün sonra, 17 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/780eabc5-0b6c-4195-93ab-019d905f18df
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43351-emekliler-arasinda-olusan-maas-farkliliklarinin-giderilmesi-talebine-iliskin

> Özgür Ceylan (CHP), 14 Nisan 2026 tarihinde 7/43351 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 125 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat n tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim. /

Sosyal güvenlik sistemi, bireylerin çalışma hayatı boyunca ödedikleri primlerin karşılığında, emeklilik dönemlerinde insanca yaşayabilecekleri bir gelir güvencesi sağlamayı amaçlamaktadır. Ancak mevcut uygulamalar, özellikle farklı dönemlerde emekli olanlar arasında ciddi gelir adaletsizlikleri doğurmuştur.

Bu durum, yalnızca ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin ve toplumsal sözleşmenin zedelenmesi anlamına da gelmektedir. Emeklilik sistemine olan güvenin yeniden tesis edilmesi için, daha adil ve kapsayıcı düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye'de emeklilik sistemi, özellikle 2008 yılında yapılan sosyal güvenlik reformu sonrasında ciddi hak kayıplarına yol açan bir yapıya dönüşmüştür. Aylık Bağlama Oranlarının (ABO) düşürülmesi ve farklı statüler arasında yaratılan eşitsizlikler, sosyal güvenlik sisteminin adalet ve öngörülebilirlik ilkelerini zedelemektedir. Bunun yanında, 3600 ek gösterge düzenlemesi belirli kesimler için iyileştirme sağlarken, kapsam dışında kalanlar açısından yeni mağduriyetler doğurmuştur.

Bu çerçevede;

1. 2008 yılı sonrası uygulanan Aylık Bağlama Oranı sisteminin, emekli maaşlarını düşürücü etkisi bakanlığınızca kabul edilmekte midir?

2. 1999 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası emekliler arasında oluşan maaş farklarının giderilmesine yönelik bir intibak düzenlemesi yapılması planlanmakta mıdır? 3. Aylık bağlama oranlarının %70'lerden %35-40 seviyelerine düşürülmesinin, çalışanların uzun vadeli gelir beklentisini olumsuz etkilediğine dair bir etki analizi yapılmış mıdır? 4. 2008 reformu ile büyümeden (GSYH artışından) emekli maaşlarına yansıtılan payın düşürülmesinin gerekçesi nedir? Bu oranın yeniden artırılması gündemde midir? 5. 3600 ek gösterge düzenlemesi kapsamında, aynı eğitim düzeyine ve hizmet süresine sahip kamu görevlileri arasında ortaya çıkan maaş ve ikramiye farklarının giderilmesine yönelik yeni bir çalışma yapılmakta mıdır?

6. 3600 ek gösterge kapsamı dışında kalan kamu personelinin mağduriyetinin giderilmesi için bir genişletme planı bulunmakta mıdır?

7. Sosyal güvenlik sisteminde oluşan bu farklılıkların, Anayasa'da yer alan eşitlik ilkesi ile uyumlu olduğu düşünülmekte midir?

8. Emeklilik sisteminin uzun vadede sürdürülebilir ve adil bir yapıya kavuşturulması amacıyla Bakanlığınızın yürüttüğü kapsamlı bir reform çalışması var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi yazınız ile Çanakkale Milletvekili Sayın Özgür CEYLAN tarafından yöneltilen 7/43351 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

Aktüeryal dengelerinin ve sürdürülebilirliklerinin sağlanması için 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile 9/9/1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları ile aylık hesaplama yöntemleri tekrar düzenlenmiş ve farklı statülerdeki sigortalıların tek bir çatı altında toplanarak aynı koşullara tabi olmalarını sağlamak amacıyla 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları nihai hâlini almıştır. Ancak, 4447 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce sigortalılık başlangıcı olanların mevcut hakları korunmuştur. Dolayısıyla 8/9/1999 tarihi ve öncesi, 9/9/1999 ile 30/4/2008 tarihleri arası ve 1/5/2008 tarihi ve sonrasında ilk defa sigortalı olanların aylıklarının farklı yöntemlerle hesaplanıyor olması, 4447 sayılı ve 5510 sayılı Kanunların yürürlük tarihlerinden önce sigortalılık başlangıcı olanların kazanılmış haklarının korunması olarak değerlendirilmelidir.

Aylık miktarında önemli parametrelerden bir diğeri olan aylık bağlama oranı prim ödeme gün sayısı ile doğru orantılı olarak belirlenmektedir. 2000 ve 2008 yıllarında yapılan reformlar ile emeklilik sisteminde sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için prim-aylık arasındaki bağ güçlendirilmiştir. Sistemde daha uzun süre kalanın ve daha yüksek prim ödeyenin karşılığını alacağı mali yönden sürdürülebilir bir sistem kurgulanmıştır. Sistemde kalma süresi uzadıkça aylık bağlama oranı da artmaktadır. Dolayısıyla 2000 öncesi prim-aylık (nimet-külfet) dengesini gözetmeyen sistemlerden, sistemin sürdürülebilirliğini ve kazanç-aylık arasında dengeyi gözetip daha uzun çalışmayı ödüllendiren bir aylık bağlama sistemine geçilmiştir. 2008 sonrası kurgulanan sistemle Kurumun aktüeryal dengesi açısından, 5510 sayılı Kanunun kendi içerisinde tutarlı bir yapı oluşturulmuştur.

Sigortalılığı 2008/Ekim (hariç) öncesi başlayıp, 2008/Ekim (dahil) sonrası tahsis talebinde bulunan 4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamındaki sigortalıların aylıkları; gösterge veya basamak sistemi, 4447 sayılı Kanun'la getirilen sistem ve 5510 sayılı Kanun ile getirilen yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre hesaplanmakta olup, aylık bağlama sistemlerinde yıllar itibarıyla değişiklikler yapılmakla birlikte, sigortalılara, aylık talebinde bulundukları tarihte mevcut prim ödeme gün sayıları, prime esas kazançları, prime esas kazançlarının güncellenmesinde kullanılan güncelleme katsayısı ve yaşları gibi emekliliğe esas parametreleri dikkate alınmak suretiyle, yürürlükte bulunan emeklilik sistemi kurallarına göre aylık bağlanmakta, sigortalının dönemler itibarıyla geçen prim ödeme gün sayıları ve prime esas kazançları ile tahsis talep tarihleri bağlanacak aylığı belirlemekte, dolayısıyla bağlanacak aylıklar da sadece güncelleme katsayısı sebebiyle değil, aylık hesaplama parametrelerindeki farklılıklar sebebiyle her bir sigortalının durumuna göre farklılaşabilmektedir.

Diğer taraftan, 27/8/2025 tarihli ve 32999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun 26/8/2025 tarihli ve 2025/1 sayılı kararının 'Ek Gösterge Çalışması' başlıklı 50 nci maddesinde, birinci derecede bulunan bazı memur ve kamu görevlilerinin '3600' ek gösterge rakamından yararlandırılmasına yönelik çalışmanın 2026-2027 yıllarını kapsayan sözleş döneminde tamamlanacağı belirtilmiştir."

Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 - 71 68

---

**Kaynak gösterme:** Özgür Ceylan (CHP, Çanakkale). “Emekliler arasında oluşan maaş farklılıklarının giderilmesi talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43351, 14 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43351-emekliler-arasinda-olusan-maas-farkliliklarinin-giderilmesi-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/780eabc5-0b6c-4195-93ab-019d905f18df

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
