# Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta bulunan okullarda meydana gelen silahlı saldırı olaylarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/43689
- **Veren:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 21 Nisan 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/044176e8-105d-4d76-aef2-019db0b29dfe
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43689-sanliurfa-ve-kahramanmaras-ta-bulunan-okullarda-meydana-gelen-silahli-saldiri-olaylarina-i

> Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 21 Nisan 2026 tarihinde 7/43689 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YILMAZ tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

14-15 Nisan tarihlerinde Urfa'daki bir mesleki ve teknik lise ile Maraş'taki bir ortaokulda peş peşe yaşanan silahlı baskınlar/saldırılar sonucunda; saldırıyı gerçekleştiren çocuklar da dahil olmak üzere bir eğitim emekçisi ile 10 çocuk yaşamını yitirmiş, aralarında yoğun bakımda yaşam mücadelesi verenlerin de olduğu toplam 29 kişi yaralanmıştır. Saldırıları müteakiben kimi gazeteciler, Emniyet'in ve Savcılıkların yapılan ihbar ve şikayetleri dikkate almadıklarına ilişkin haberlerinden dolayı gözaltına alınmış, yayın yasağı getirilmiş, binin üstünde internet adresine erişim engeli konulmuş ve yüzün üzerinde kişi yanıltıcı bilgi yaymak suçlamasıyla gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanların kaçının çocuk olduğu ve suçlamaların detayları bilinmemekle beraber; basına parçalı olarak yansıyan bilgilerden okullarına saldırı yapacağını paylaşan Türkiye'nin farklı illerinden onlarca öğrenciye gözaltı furyası başlamıştır. Bu kapsamda Sivas'ta 1 öğrenci, Kırşehir'de 3 öğrenci, Tokat'ta 1 öğrenci, Bolu'da 1 öğrenci, Antalya Finike'de 2 öğrenci, Izmir Torbalı'da 8 öğrenci, Denizli'de 2 kişi ve İstanbul'da 12 öğrenci gözaltına alınmıştır. Yapılan paylaşımlar ile gözaltıların yayılımı; Urfa ve Maraş'ta yaşanan ve topluluğun tamamını yok etmeye/toplumun tamamına ödetmeye yönelik cinnet halinin yaygın olarak her yere her şehre sirayet ettiğini göstermektedir. Yaşadıkları topluma yabancılaşmış, dahası topluluğu-toplumu yok edilmesi gereken düşman olarak görecek raddede aidiyetini yitirmiş, yarınlara/yaşama dair umudu tükenmiş bir nesil; iktidarın can havliyle yaptığı "bireysel/münferit saldırı" açıklamalarının tam aksine tekçi-militarist ideolojik inşanın sebep olduğu ve yapısal önlemler alınmadığı takdirde benzerlerinin her an her yerde tekraren yaşanmasının önünde hiçbir engelin olmadığı "sistemik bir şiddettir". Tarihsel-toplumsal gerçekliğin inkar edildiği, ideolojik inşaya toplumun kurban edildiği, kültürün yeni modeller-yeni yüzyıllarla metazori olarak icat edilmeye çalışıldığı, militarist-tekçi-kutuplaştırıcı-eril dil ile nefret söyleminin topluma pompalandığı iktidar söylem ve politikalarının bedelini maalesef çocuklar canlarıyla ödemek zorunda kalmıştır.

Salt "şanlı" ve "kahraman" gibi sıfatlar üzerinden, ideolojilerin topluma aktarılmasında işlevselleştirilen yer ve mekân isimlerine bakıldığında; kamusal alanın her hücresine sızan militarist aklın, eğitimi de toplumun bir arada yaşama becerisi ve toplumsal barışın/huzurun inşa sahası olmaktan çıkarıp bir güvenlik sahasına dönüştürdüğü görülmektedir. Türkiye'deki okul isimlerinin ekseriyetle asker ve şehit isimlerinden seçilmesi, bizzat akademik tezlere konu olan sistemik bir hafıza inşasıdır; okul binaları şiddetin kutsandığı sembolik kaleler olarak kurgulanmıştır. Bu militarist kuşatma, MEB'in 2025 Yerli Malı Haftası'nda kreş öğrencilerini dahi "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" adlı savunma sanayi silahlarının sergilerine götürerek silahı çocuk dünyasında estetize etmesiyle zirveye ulaşmıştır. Bilimsel eğitime sırt dönerek iktidarın ideolojik kıblesinin hakim kılındığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline geçilmesi, ÇEDES protokolleriyle okulların pedagojik dokunulmazlığının ortadan kaldırılmaya çalışılması, MESEM'ler aracılığıyla çocuk emeği sömürüsünün staj adı altında meşrulaştırılması, öğretmenlerin CİMER üzerinden muhbirlik kıskacına alındığı bu baskıcı iklim, okulları toplumsal barışın değil, yapısal şiddetin üretim merkezleri haline getirmiş; çocukları ve gençleri yaşadıkları topluma, tarihsel-kültürel kodlarına yabancılaştırmıştır. Toplumsal barışın da teminatı olarak şiddetsiz eğitim; ancak kamusal, özgürlükçü, demokratik, bilimsel, anadilde eğitim ile mümkündür.

Gerçekleşen kanlı okul baskınlarının siyasi sorumluluğuna dair hesap vermeden ve salt güvenliğe indirgenmiş yaklaşımlarla atılacak her adım çocukları kontrol altında tutulması gereken potansiyel suçlu, okulları da güvenlik önlemleriyle kuşatılmış suç mahallerine çevirecektir.

Bu bağlamda:

1. Milli Eğitim Bakanının görevden alınması için daha kaç okulun suç mahaline dönüşmesi beklenmektedir?

---

**Kaynak gösterme:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta bulunan okullarda meydana gelen silahlı saldırı olaylarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43689, 21 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43689-sanliurfa-ve-kahramanmaras-ta-bulunan-okullarda-meydana-gelen-silahli-saldiri-olaylarina-i (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/044176e8-105d-4d76-aef2-019db0b29dfe

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
