# Hatay'da hayatını kaybeden bir üniversite öğrencisine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/43725
- **Veren:** Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Mustafa Çiftçi)
- **Veriliş tarihi:** 20 Nisan 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 119 gün sonra, 17 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/402ef51d-72aa-4148-b2f8-019db02bf937
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43725-hatay-da-hayatini-kaybeden-bir-universite-ogrencisine-iliskin

> Sevda Karaca Demir (EMEP), 20 Nisan 2026 tarihinde 7/43725 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 119 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98, TBMM Iç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi İlayda Zorlu, Hatay'da ailesinin evinde polis olan babasına ait beylik tabancasından çıkan kurşunla yaşamını yitirmiştir. İlayda'nın ölümüne dair açıklamalar yapan gençlik örgütleri; İlayda'nın ailesinin polisler tarafından aranarak "Kızınız eylemlere, 8 Mart yürüyüşüne katılıyor" denerek provoke edildiğini ve İlayda'nın bu nedenle ailesinden baskı gördüğünü kamuoyuna açıklamıştır. Genç bir kadını ölüme götüren bu süreç; kolluk uygulamalarının sınırları, gençlere yönelik takip ve baskı politikaları ve ailelere yönelen dolaylı tehditler bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu durum tekil bir olay değildir. Son yıllarda öğrenciler, gençlik örgütleri üyeleri ve muhalif faaliyetlerde bulunan gençlerin ailelerinin aranması, evlerine gidilmesi ya da çeşitli yollarla "uyarılması" şeklinde yaygınlaşan bir uygulamaya dönüştüğü önceki soru önergelerimizle de defalarca ifade edilmiştir.

Öte yandan İlayda Zorlu'nun yaşamını yitirmesinin ardından ülkenin çeşitli yerlerinde gerçekleştirilen protesto eylemlerine yönelik işkenceye varan kolluk müdahaleleri de kamuoyuna yansımıştır. Farklı kentlerde gençlerin yaptığı eylemlere izin verilmemiş, demokratik haklarını kullanan gençler, ağır derecede şiddet görerek gözaltına alınmıştır. İfade işlemlerinde ise işkenceye dair hem gençlerin hem de avukatların beyanları kolluk tarafından tutanak altına alınmamıştır. Sorulan sorulara verilen yanıtlar ise değiştirilerek tutanağa geçirilmiştir. Çağdaş Hukukçular Derneği Istanbul Şubesinin yaptığı açıklamaya göre kolluğun olay tutanağında "başını otobüs camına vurduğu", "kendini yere attığı" iddia edilen gençlerden söz edilerek bu gençler avukatlarıyla da görüştürülmemiştir.

Bu bağlamda;

1. İlayda Zorlu'nun yaşamını yitirmesi öncesinde kolluk birimleri tarafından kendisine yönelik herhangi bir izleme, takip, çağrı ya da işlem yapılmış mıdır? Yapılmışsa kapsamı nedir?

2. İlayda Zorlu'nun ailesinin polis tarafından aranmasının gerekçesi nedir? Bu aramalar hangi yasal dayanakla gerçekleştirilmiştir?

3. İlayda Zorlu'nun yaşamını yitirmesine giden süreçte kamu görevlilerinin herhangi bir ihmal ya da sorumluluğu bulunmakta mıdır? Bu konuda başlatılmış idari veya adli bir soruşturma var mıdır?

4. Kolluk kuvvetlerinin üniversite öğrencilerinin aile bireylerini araması, ziyaret etmesi veya bu kişiler üzerinden iletişim kurması Bakanlığınızca rutin bir uygulama olarak mı görülmektedir?

5. Son 5 yıl içinde, öğrenci ve gençlik örgütleriyle ilişkili olduğu gerekçesiyle kaç kişinin ailesi kolluk kuvvetleri tarafından aranmış veya ziyaret edilmiştir?

6. Bu tür uygulamaların kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği ve temel hak ve özgürlükler açısından yarattığı ihlaller konusunda Bakanlığınızca herhangi bir inceleme veya denetim yapılmış mıdır? Kaç kolluk personeline bu fiilleri nedeniyle soruşturma başlatılmıştır?

7. İlayda Zorlu'nun yaşamını yitirmesinin ardından gerçekleştirilen protesto ve anma eylemlerine hangi yasal gerekçeyle kolluk izin vermemiş ve saldırmıştır?

8. Söz konusu eylemlere yönelik müdahalelerde biber gazı, plastik mermi, cop veya tıziksel güç kullanılmış mıdır?

9. Protesto eylemlerine katılan gençlere yönelik saldırılar hakkında başlatılmış idari veya adli soruşturmalar var mıdır?

10. Gençlik örgütlerinin açıklamalarında ifade edilen, gençlere yönelik sistematik baskı ve yıldırma politikalarına ilişkin iddialar hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?

11. İfade alma işlemi yapmakla görevli kolluk kuvvetlerinin adli soruşturmanın en önemli belgelerinden biri olan ifade tutanağını keyfi şekilde yazması Bakanlığınızın talimatı mıdır? Bu konuda Bakanlığınız ne tür adımlar atacaktır?

TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23

## Bakanlığın cevabı

Ilgi'de kayıtlı yazı ekinde yer alan Gaziantep Milletvekili Sevda KARACA'ya ait 7/43725 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak usuller ile gerçek ve tüzel kişilerin düzenleyecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yeri, zamanı, usul ve şartları, düzenleme kurulunun görev ve sorumlulukları, yetkili merciin yasaklama ve erteleme halleri, güvenlik kuvvetlerinin görev ve yetkileri 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile bu Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte detaylı olarak düzenlenmiştir.

Avrupa Insan Hakları Sözleşmesi'nin 10 ve 1l'nci maddeleri ile de toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı güvence altına alınmış ve bu hakkın hangi durumlarda sınırlandırılabileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen hiçbir toplantı ve gösteri yürüyüşüne kolluk kuvvetlerince müdahalede bulunulmamaktadır. Kanunsuz olarak düzenlenen veya sonradan kanunsuz hale dönüşen eylemlerde, öncelikle güvenlik güçlerince topluluğun yetkilileri ile görüşülerek gösterilerin olaysız sonuçlanması sağlanmaya çalışılmakta, ancak müdahalenin kaçınılmaz olduğu durumlarda, görevlendirilen personel tarafından, "Toplumsal Olaylarda Görevlendirilen Personelin Hareket Usul ve Esaslarına Dair Yönerge" ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda kamu düzeninin tesis edilmesi açısından gösteriyi düzenleyen grupların dağılmalarını sağlamak amacı ile orantılı güç kullanımı ilkeleri çerçevesinde gerekli müdahalelerde bulunulmaktadır.

Emniyet Teşkilatı personelinin işlemiş olduğu iddia edilen suçlar ile ilgili olarak personele yönelik ihbar ve şikayetler, iddianın niteliğine göre Mülkiye Başmüfettişleri, Polis Başmüfettişleri ya da muhakkikler marifetiyle yürütülmekte ve neticesine göre yetkili mercilerce karara bağlanmaktadır.

Soru önergesine konu olan I.Z. isimli şahsa yönelik izleme, takip ve arama gibi bir işlem yapılmamış olup 1.Z'nin hayatını kaybetmesi olayıyla ilgili Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığı'nca adli soruşturma, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından da idari soruşturma yürütülmektedir.

Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cad. No: 17 Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği Telefon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı

Mustafa ÇİFTÇİ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “Hatay'da hayatını kaybeden bir üniversite öğrencisine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43725, 20 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43725-hatay-da-hayatini-kaybeden-bir-universite-ogrencisine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/402ef51d-72aa-4148-b2f8-019db02bf937

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
