# Toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/43727
- **Veren:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Mustafa Çiftçi)
- **Veriliş tarihi:** 21 Nisan 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 118 gün sonra, 17 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6eb92682-278e-4619-be2e-019db5a29855
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43727-toplumsal-siddetin-onlenmesine-yonelik-calismalara-iliskin

> Gülderen Varli (DEM Parti), 21 Nisan 2026 tarihinde 7/43727 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 118 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Son dönemde toplumsal şiddet olgusu, yalnızca televizyon dizileri veya programlarında, dijital platformlar ya da sanal medya araçları üzerinden dolaylı biçimde topluma yansıyan bir sorun olmaktan çıkmıştır. Doğrudan doğruya gündelik yaşamın her alanında görünür ve hissedilir bir gerçeklik hâline gelmiştir. Toplumun her kesimini etkileyen bu şiddet türleri, bireylerin en temel hakkı olan yaşam hakkını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.

Kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, yeni doğan çocuklara yönelik ihmal ve istismar, yaşlı ve bakıma muhtaç bireylere yönelik kötü muamele; spor alanlarında yaşanan şiddet olayları, trafikte artan saldırganlık, iş yerlerinde meydana gelen iş kazaları ve iş cinayetleri, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet vakaları ile sokak ortasında gerçekleşen kargaşa ve şiddet olayları, artık günlük yaşamın sıradan bir parçası hâline gelmiş durumdadır.

Bu durum, yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile beraber belli temel düzenlemelere rağmen, toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik mevcut politikaların yeterince etkili olmadığını ortaya koymaktadır. Şiddet türleri, yalnızca artmakla kalmamakta; aynı zamanda biçim değiştirerek farklı alanlarda ve daha yıkıcı sonuçlar doğuracak şekilde varlığını sürdürmektedir.

Ayrıca toplumsal huzur ve refahın tesisine katkı sağlaması gereken siyasi, kamusal dil ve söylemlerin zaman zaman ayrıştırıcı, ötekileştirici ve nefret içerikli bir niteliğe bürünmesi; tanklı düşünce ve kimliklere yönelik dışlayıcı ifadelerin kamuoyunda yaygınlaşması, toplumsal gerilimi artırmakta ve şiddeti besleyen bir zemin oluşturmaktadır. Üst düzey kamu görevlileri ile yetkili mercilerin kullandığı dil ve geliştirdiği söylem ve uygulamaların, toplumun belli kesimlerini hedef alan veya dışlayan bir mahiyet taşıması da bu süreci olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Bununla birlikte, sosyal medya platformları üzerinden belirli kişi ya da grupların hedef gösterilmesi, nefret söyleminin yaygınlaştırılması ve bu içeriklerin yeterince denetlenmemesi, toplumsal şiddetin farklı boyutlarda yeniden üretilmesine neden olmaktadır.

Toplumsal şiddetin önlenmesi amacıyla tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kendi görev ve yetki alanları çerçevesinde daha etkin, önleyici ve koordineli politikalar geliştirmesi; mevcut yasal düzenlemelerin uygulama etkinliğinin artırılması ve gerekli görülen alanlarda yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem arz etmektedir.

Bu bağlamda;

1. Toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik olarak son beş yıl içinde yürütülen çalışmalar nelerdir?

2. Kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet ve sokak şiddeti vakalarının azaltılması amacıyla alınan tedbirler nelerdir?

3. Toplumsal şiddetin farklı türlerine (kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, çocuk ve yaşlıya yönelik şiddet, sporda şiddet, trafikte şiddet, iş yerlerinde meydana gelen iş kazaları ve iş cinayetleri, eğitim kurumlarında ve kamusal alanlarda yaşanan şiddet olayları vb.) ilişkin son 5 yıla ait istatistiki veriler nelerdir?

4. Yürürlükte bulunan mevzuatın uygulanmasında karşılaşılan sorunlar nelerdir? Bu mevzuatın etkinliğini artırmaya yönelik bir çalışma yapılmakta mıdır?

5. Toplumsal şiddetin artış nedenlerine ilişkin Bakanlığınız tarafından hazırlanmış analiz, rapor veya etki değerlendirme çalışmaları bulunmakta mıdır?

6. Toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik olarak kurumlar arası koordinasyon hangi mekanizmalar aracılığıyla sağlanmaktadır? Bu kapsamda ulusal düzeyde bütüncül bir eylem planı hazırlanmakta mıdır?

7. Sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştirilen hedef gösterme, nefret söylemi ve şiddeti teşvik eden içeriklere karşı hangi idari, teknik ve hukuki tedbirler uygulanmaktadır?

8. Toplumsal barışı güçlendirmek, ayrıştırıcı dili önlemek ve şiddeti azaltmak amacıyla kamuoyuna yönelik bilinçlendirme ve eğitim çalışmaları yürütülmekte midir?

9. Toplumsal şiddetin önlenmesi amacıyla Bakanlığınızın kısa, orta ve uzun vadeli politika hedefleri nelerdir?

10. Son beş yıl içerisinde toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik gerekli tedbirleri almadığı gerekçesiyle hakkında idari veya adli soruşturma başlatılan kamu personelinin sayısı kaçtır?

11. Sosyal medya platformlarında gazeteciler ve siyasetçilere yönelik içerik kısıtlama veya hesap askıya alma uygulamaları yapılabilirken, okullara yönelik şiddet veya saldırı içerikli paylaşımların tespit edilememesinin nedenleri nelerdir? Bu tür içeriklerin erken tespiti için hangi mekanizmalar geliştirilmektedir?

## Bakanlığın cevabı

Igı : a) 05.05.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1849186 sayılı yazınız.

b) 15.05.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1859955 sayılı yazınız.

İlgi'de kayıtlı yazılar ekinde yer alan Van Milletvekili Gülderen VARLI'ye ait 7/43727 ve 7/44449 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiştir.

Kadına karşı işlenen suçlara ilişkin iş ve işlemler, Anayasanın 10'uncu ve 41'inci maddeleri, Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Bakanlıklarımızca Eylem Planı kapsamında yürütülmektedir.

Bahse konu kanun kapsamında, aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleye ilişkin hizmetlerin daha etkin yürütülmesini sağlamak, mevcut hizmetleri geliştirmek ve bu alanda görev yapan kolluk personelinin profesyonelleşmesini sağlamak amacıyla 81 ilde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Büro/Kısım Amirlikleri kurulmuştur.

Akıllı telefon kullanıcısı kadınların, Google Play ve Apple Store mağazalarından indirebileceği (KADES) "Kadın Acil Destek Uygulaması" ile aile içi ve kadına yönelik şiddet olaylarının mağduru oldukları acil durumlarda cihaz konum bilgisini açarak bir tuşla 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşması sonrasında olay yerine en yakın ekip ve devriyenin sevk edilmesi sağlanmaktadır.

6284 sayılı Kanun kapsamında; haklarında uzaklaştırma kararı olan ve risk düzeyi yüksek olan vakalarda, şiddet mağduru kadınların can güvenliklerinin üst düzeyde sağlanması, ve kişilerin şiddet mağduru kadınlara yaklaşmadan kolluk personeli tarafından gerekli tedbirlerin alınması amacıyla hakimler tarafından verilen "teknik yöntemlerle takip" kararları verilebilmektedir.

Teknik Yöntemlerle Takip (Elektronik Kelepçe) Kararlarının Uygulanması; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve 6284 sayılı Kanun Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Dair Yönetmelik çerçevesinde 25.01.2021 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı bünyesinde kuruluşu gerçekleştirilen Elektronik İzleme Merkezi tarafından takip edilmektedir. Uygulama ile mağdur ve yükümlüye verilen GPS ünitesi ve yükümlüye takılan elektronik kelepçenin elektronik yazılım sistemine entegre edilmesi ile şiddet uygulama potansiyeli olan yükümlü şahsın mağdur şahsa yaklaşması durumunda olaya anında müdahale edilerek tehlikenin bertaraf edilmesi sağlanmaktadır. 2.000 kapasiteli Elektronik Kelepçe Uygulamasına devam edilmektedir.

6284 sayılı Kanuna Dair Uygulama Yönetmeliğinin 35/5 maddesi hükmünce şüpheli hakkında önleyici tedbir kararı verilmesi durumlarında tedbir kararlarının yerine getirilip getirilmediği karar süresince kolluk tarafından kontrol edilir. Bu kontrollerde ilgili kolluk tarafından korunan kişinin ikametinin haftalık olarak ziyaret edilmesi, yakınları ve komşularıyla iletişim kurulması, ilgili mahalle muhtarından bilgi alınması ve ikamet çevresinde araştırma yapılması şeklinde gerçekleştirilmektedir.

Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cad. No:17 Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği Telefon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı

6284 sayılı Kanun kapsamında meydana gelen olaylarda şiddet uygulayanların ateşli silah bulundurması, taşıması ve kamu görevi gereği zimmetinde silah bulunanlarla ilgili olarak Kanunun 5'inci maddesinin g ve ğ bentleri hakim tarafından verilecek önleyici tedbirler kapsamında olup mahkemelerce verilen kararların uygulaması Aile içi ve Kadına Karşı Şiddet birimlerince kanunun ilgili maddeleri doğrultusunda yürütülmektedir.

Tedbir kararlarının ihlal edildiğinin kolluk tarafından tespit edilmesi halinde tutulan tutanak Cumhuriyet Başsavcılığına iletilir. Bu tutanak zorlama hapis kararının verilmesi amacıyla ivedilikle Aile Mahkemesine gönderilir. Tedbir kararlarının ihlal edildiğinin Aile Mahkemesince onaylanması halinde zorlama hapsine ilişkin karar verilir.

Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararlarına aykırı hareket eden şiddet uygulayana, fiili bir suç oluşturmasa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre Aile Mahkemesi tarafından üç günden on güne kadar zorlama hapis kararı verilir.

Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.

Şiddet mağduru kadınların ifadesi kolluk personeli tarafından alınmakta ve Aile İçi Şiddet Kayıt Formu doldurularak risk değerlendirilmesi yapılmaktadır. Risk değerlendirme sonucuna göre 6284 sayılı Kanun kapsamında önleyici ve koruyucu tedbirler alınarak Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine (ŞÖNİM) bilgi verilmektedir.

Kadına karşı şiddetle mücadele kapsamında tüm olaylarla ilgili detaylı ve etkin soruşturmalar yapılmakta olup soruşturma ve kovuşturma işlemleri adli makamlar tarafından yürütülmektedir.

Adres : Ayrancı Mah. Selimiye Cad. No:17 Ayrıntıl Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği Telefon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı

Mustafa ÇİFTÇİ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43727, 21 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43727-toplumsal-siddetin-onlenmesine-yonelik-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6eb92682-278e-4619-be2e-019db5a29855

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
