# Son 5 yılda karşılıksız çeklere dair verilere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/44071
- **Veren:** Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli)
- **Muhatap:** Hazine ve Maliye Bakanlığı (Mehmet Şimşek)
- **Veriliş tarihi:** 30 Nisan 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 56 gün sonra, 25 Haziran 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1bad6ce9-42d5-4883-b939-019df2180e3b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44071-son-5-yilda-karsiliksiz-ceklere-dair-verilere-iliskin

> Yasin Öztürk (İYİ Parti), 30 Nisan 2026 tarihinde 7/44071 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 56 gün sonra, 25 Haziran 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğinc^aygılarımla arz ederim. J 1

Karşılıksız Çekler: Ekonominin Sessiz Alarmı Bir çekin arkasında sadece bir imza yoktur.

O çek; bir güvenin, bir ticari ilişkinin, bir emeğin ve çoğu zaman bir ailenin geleceğinin teminatıdır.

Ama bugün o imza, giderek daha sık boşa düşüyor.

Son dönemde karşılıksız çeklerdeki artış, artık münferit bir sorun olmaktan çıkmış; ekonominin derinlerinde büyüyen bir krizin en net göstergelerinden biri haline gelmiştir. Çünkü çek, piyasanın nabzıdır. O nabız bozulduğunda, sistemin tamamı alarm verir.

Bugün piyasada yaşanan tablo açıktır:

Vadeler uzuyor, tahsilatlar gecikiyor, güven azalıyor.

İşletmeler ayakta kalabilmek için çekle dönmeye çalışıyor; ancak zincirin bir halkası koptuğunda, etkisi domino taşı gibi tüm piyasaya yayılıyor.

Bir esnafın aldığı çekin karşılıksız çıkması, yalnızca o kişiyi değil; onun borçlu olduğu diğer esnafı, çalışanını, tedarikçisini de doğrudan etkiliyor.

Bir çekin ödenmemesi, çoğu zaman onlarca işletmenin dengesini bozuyor. Peki bu noktaya nasıl gelindi?

Yüksek enflasyon, artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve daralan iç piyasa...

Tüm bu unsurlar işletmeleri kısa vadeli çözümlere yöneltiyor. Çek, adeta "kredi" yerine kullanılan bir araç haline geliyor. Ancak bu kredi, hiçbir güvencesi olmayan bir kredidir.

Bankaya değil, birbirine borçlanan bir piyasa...

Ve bu sistem sürdürülebilir değildir.

Daha da vahimi, karşılıksız çeklerin yarattığı hukuki ve ekonomik sonuçların caydırıcılığı da tartışmalıdır.

Çekin karşılıksız çıkmasının yaptırımları, piyasada güveni yeniden tesis etmeye yetmemektedir.

Alacaklı hakkını zamanında alamazken, borçlu çoğu zaman sistemin açıklarından faydalanarak süreci uzatabilmektedir.

Bu durum, dürüst ticaret yapan işletmeler için büyük bir haksızlığa dönüşmektedir. Çünkü yükümlülüğünü yerine getiren ile getirmeyen arasındaki fark, giderek silikleşmektedir. Bir diğer önemli sorun da şeffaflık eksikliğidir.

Karşılıksız çek sayıları, sektörlere göre dağılımı, bölgesel yoğunluk gibi veriler kamuoyuyla yeterince açık ve düzenli paylaşılmamaktadır.

Oysa bu veriler hem politika üretmek hem de piyasadaki riskleri öngörebilmek için hayati önemdedir.

Bugün gelinen noktada çek, güven aracı olmaktan çıkıp risk aracına dönüşmektedir. Ve bu dönüşüm, yalnızca ticareti değil; toplumsal güven duygusunu da zedelemektedir. Çünkü güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz.

Ticaretin olmadığı yerde ise üretim, istihdam ve büyüme sadece kâğıt üzerinde kalır.

Bu Bağlamda;

1. Son 5 yılda Türkiye genelinde karşılıksız çek sayısı ve tutarı yıllara göre nasıl değişmiştir?

Bu artışın temel nedenleri nelerdir?

2. Karşılıksız çeklerin sektörlere ve bölgelere göre dağılımına ilişkin güncel veriler neden düzenli ve şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?

3. Çekin karşılıksız çıkmasına yönelik mevcut yaptırımların caydırıcılığı neden yetersiz kalmaktadır? Bu konuda yeni bir düzenleme planlanmakta mıdır?

4. Çekin bir "ödeme aracı" olmaktan çıkıp fiili bir "kredi aracı" haline gelmesi karşısında, finansal sistemde yapısal bir çözüm düşünülmekte midir?

5. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişim sorunu çözülmeden, karşılıksız çek sorununu azaltmanın mümkün olduğunu düşünüyor musunuz?

6. Çekleri tahsil edemediği için iflas eden veya ciddi zarara uğrayan işletmeler için herhangi bir koruma veya destek mekanizması mevcut mudur?

7. Piyasada güveni yeniden tesis etmek adına somut ve kısa vadeli hangi adımlar atılacaktır?

8. Her geçen gün artan karşılıksız çekler karşısında, ticari hayatın temelini oluşturan "güven" duygusunun zedelenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu sorular yalnızca bir ödeme aracının değil, bir ekonomik düzenin sorgulanmasıdır. Çünkü çekler karşılıksız kaldığında, aslında en büyük karşılıksızlık güvenin kaybıdır.

## Bakanlığın cevabı

iği : 11/05/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04- 1852982 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde alınan Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK'e ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4

7/44071 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye

Sayın Yasin ÖZTÜRK, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

Çek ile ilgili bilgiler, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) çeke ilişkin bölümlerinde ve 5941 sayılı Çek Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu çerçevede, çeke ilişkin işlemler 5941 sayılı Kanun ile TTK'nin çeke ilişkin hükümlerine tabi olup, söz konusu hükümlerin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların ortaya çıkması halinde, yargı mercilerinden alınacak kararlar doğrultusunda işlem tesis edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, karşılıksız çek adedi ve toplam tutar bilgileri "https://www.riskmerkezi.org/" internet adresinde yayımlanmakta ve kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kâr Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun çerçevesinde, T. Halk Bankası A.Ş. (Banka) tarafından esnaf ve sanatkârların finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanmasını teminen 2002 yılından itibaren yürürlüğe giren kararlar çerçevesinde Hazine faiz destekli krediler kullandırılmaktadır. Söz konusu kredilere ilişkin uygulama esasları son olarak 2025- 2027 yılları arasında kullandırılacak kredileri kapsayacak olan 9436 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Karar'da belirlenmiştir. Banka aracılığıyla esnaf ve sanatkârlara kullandırılan kredilere cari faiz oranları esas alınarak yüzde 50 indirim oranı uygulanmakta olup indirim nedeniyle oluşan fark Devlet bütçesinden karşılanmaktadır. Bu kapsamda 2025 yılı sonu itibarıyla 257.709 esnaf ve sanatkâra toplam 176 milyar TL tutarında kredi kullandırılmış olup aynı yıl itibarıyla esnaf kredilerine ilişkin toplam kredi bakiyesi ise 297 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Böylece 2025 yılında toplam yaklaşık 60 milyar TL'lik faiz desteği Devletimiz tarafından karşılanmış olup 2026 yılında bu desteğin 70 milyar TL'ye ulaşması planlanmaktadır.

Sağlanan bu imkân kapsamında, yıllar içinde geniş bir kesime ulaşılmış olup esnaf ve sanatkârlar için finansmana erişim kolaylaştırılmıştır. Böylece ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliği desteklenmiştir.

Soru önergesinde bahsi geçen diğer hususlar Adalet Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı uhdesinde bulunmaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEK
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Son 5 yılda karşılıksız çeklere dair verilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44071, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44071-son-5-yilda-karsiliksiz-ceklere-dair-verilere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1bad6ce9-42d5-4883-b939-019df2180e3b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
